Odadaki fili görmek: Akademisyen bir annenin cinsiyet ideolojisi değerlendirmesi

Kızının trans olduğunu ilan etmesiyle cinsiyet ideolojisinin yansımalarına yakından şahit olan akademisyen bir anne, çocuk ve gençleri etkisi altına alan transgenderizm fenomenini değerlendirdi.
Odadaki fili görmek: Akademisyen bir annenin cinsiyet ideolojisi değerlendirmesi

 

Erişim Tarihi: 28.03.2023

Kaynak: pitt.substack.com

 

Kızım 11 yaşındayken, Amerikalı bir psikolojik danışmanla gerçekleştirdiği yirmi dakikalık iki seansın ardından Nisan 2021'de Hong Kong'da 'trans' olduğunu açıkladı. İntihara meyilli olduğu için onu bu yolda teşvik etmemiz gerektiği söylendi. Okulda zaten bir erkek ismi kullandığını keşfedene kadar aylarca karanlıkta kaldığımızı gördük. 

Bunu takip eden yıl boyunca kendimizi çok korkmuş ve yalnız hissettik. Neyse ki, Hong Kong'daki yasalar ebeveyn otoritesi konusunda net. Bu yüzden neler olup bittiğini anladığımızı hissettik. Okulu, kızımızın sosyal cinsiyet değişimini (herhangi bir tıbbi müdahale olmadan sosyal hayatta karşı cinstenmiş gibi yaşamasını) durdurma konusunda zorlayabildik. Kızımızı çok yakınımızda tuttuk ve her zaman yaptığımız şeyleri yaptık. Onu internetten uzak tuttuk, arkadaş gruplarını yavaşça değiştirdik ve onunla nazikçe konuşarak onu aile hayatımıza çektik.

Kızımızın elinde okul danışmanı tarafından kendisine verilen sahte kapaklı bir kitap bulmuştuk. Bu kitap onu ailesine güvenmemesi konusunda uyarıyor ve internette 'trans destekleyici bir topluluk' bulmasını söylüyordu. Ayrıca ona her türlü dehşeti bulabileceğiniz Reddit forumlarının adreslerini de veriyordu. Bu forumlarda pornografi, intihar notları, kendine zarar verme kılavuzları, uyuşturucuların nasıl elde edileceğine dair tavsiyeler vardı. Ayrıca ebeveynlerin tepki vereceğini de ön görmüş olarak çocukları bağnaz ebeveynlerine 'defolup gitmelerini ve ölmelerini' söylemeye davet eden kalıplar da vardı.

Kızım son zamanlarda yeniden kız kıyafetleri giymeye başladı (kendi isteğiyle) ve dışarıdan bakıldığında tamamen vazgeçmiş görünüyor. Translık yanılgısını keşfetmemizi takip eden o uzun yıl boyunca, bazı arkadaşlarının da bu yüzden başlarının belada olduğunu her zaman aklımda tuttum ve onu bu durumdan kurtarmanın yeterli olmadığına, aynı zamanda başkalarının da bu olguyu anlamasına yardımcı olmaya çalışmam gerektiğine karar verdim. 

İstifa etmeden önce siyaset teorisi dünyasında bir akademisyendim ve bir zamanlar 'Cinsiyet Teorisi ve Uluslararası İlişkilere Feminist Yaklaşımlar' üzerine dersler vermiştim; dolayısıyla yalanları, yanlışları ve propagandayı deşifre etme konusunda bir avantajım vardı. Cinsiyet siyasetinin uyuşturma etkisine ilişkin düşüncelerime başka bir yerde rastlamadım, ancak zararlı ideolojinin nasıl bu kadar yayıldığını ve görünüşte iyi niyetli pek çok insan tarafından yayıldığını açıklamaya yardımcı olabileceğimi düşünüyorum. 

Bu deneyimi tanımlamak için şöyle bir yol buldum. Görünüşte zeki ve medeni insanlardan oluşan büyük bir partiye ev sahipliği yapan bir odada olduğunuzu hayal edin. Etrafta oraya buraya çarpan, mobilyaları deviren ve ara sıra masum bir çocuğu ezen tehlikeli bir fili işaret ettiğinizi hayal edin. Diğer konuklar yaralı çocuğu bacağındaki yaralardan dolayı kutluyor ve fili görmüyorlar. Ya da ara sıra büyük, kötü kokulu bir hayvanın varlığını hissederlerse de, halının üzerinde böğüren ve dışkılayan büyük, istenmeyen bir hayvanın varlığını kabul etmek yerine, hatanın kendilerinde olduğuna inanıyorlar. Bu ideoloji kesinlikle buna benziyor.

Cinsiyet ideolojisi
Cinsiyet ideolojisi çocukları ve gençleri etkisine alarak onları trans olduklarına ikna ediyor. 

"Çocuklar kısırlaştırılmamalı" diyorum. 'Kısırlaştırılmıyorlar' diye yanıt geliyor. Kısırlaştırılıyorlar, ama bunu bir an için bir kenara bırakın. "Peki neden kısırlaştırılmıyorlar? diyorum. “Sonuçlarını anlayamayacak kadar küçükler." diyorlar. “Peki ya cinsiyetleri? Kısırlaştırılınca cinsiyetleriyle daha uyumlu olacaklarsa neden kısırlaştırmıyorsunuz? Madem iki yaşındaki bir çocuğun bile cinsiyetini “bildiğini” söylüyorsunuz, o halde kaçınılmaz olanı neden erteliyorsunuz? Kanser bir çocuğu henüz sonuçlarını anlayamayacak kadar küçük diye tedaviden men eder miydiniz?” diyorum. Sessizlik. Kendileriyle nasıl çeliştiklerini göremiyorlar. 

Cinsiyet eleştirisi yapan insanlar trans meseleleri hakkında konuşmaktan her zaman mutluluk duyarlar, ancak translar 'adına' konuşamayacakları gerekçesiyle sürekli olarak susturulurlar. Neredeyse her zaman trans olduğunu söyleyen insanlar için endişe duyduklarını belirtmelerine rağmen, transgenderizme karşı konuşma eğiliminde olanlar bağnazlık ve transfobi ile suçlanırlar. 

Peki trans sorunları hakkında kim konuşuyor? Translar ve onların müttefikleri, hepsi bu. Aralarında Dr. Marci Bowers ve Erica Anderson'ın da bulunduğu en önde gelen trans tıp uzmanlarından bazılarının kendileri de trans. Cinsiyet konusundaki iddialar, meslek etiğini gölgeliyor mu? Alkolizmi tedavi etmesi için bir alkoliğe güvenmeli miyiz? Yine de trans dünyasında, tedavinin tamamen trans olmak olduğu düşünüldüğünde, doktorun trans olması tedaviyi belirlemektedir. Translar adına kimin konuştuğundan daha önemli olan soru, trans meseleleri hakkında kimin doğruyu söylediğidir. Transların açıkladığı kendi gerçeklerinin, hakikat ile aynı şey olduğundan tamamen emin miyiz? 

Ne için tedavi? Cinsiyet disforisi mi? Tarihsel olarak, 'cinsiyet disforisi' yalnızca kişinin cinsiyetinden duyduğu rahatsızlığın belirtisini tanımlıyordu ve bu rahatsızlık ergenlik döneminde ortadan kalkarsa bunun kesinlikle geçici bir süreç olduğu anlaşılıyordu. (30 yıllık tıbbi araştırmalar, vakaların %98'inde ergenlik sonunda memnuniyetsizliğin sona erdiğini gösteriyor, bu psikiyatrik tıptaki en güçlü bulgulardan biri). 2018'de Amerikan Pediatri Akademisi cinsiyet disforisini 'kişinin cinsiyetinden duyduğu rahatsızlık’ olarak tanımlamaktan vazgeçip 'kişinin olduğunu iddia ettiği cinsiyeti ile esas cinsiyeti arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan sıkıntı' olarak yeniden tanımladı. Bu, doktor eliyle yapılmış korkunç bir hamledir. Dolayısıyla, 'uyumsuz bir cinsiyet’ varlığını destekleyen herhangi bir bilimsel kanıt sunulmamakta, yalnızca varsayımla hareket edilmektedir. Bir çocuğun trans olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? "Siz anlayamazsınız ama onlar bilir." Teşhis için ne kadar da uygun bir kriter(!). Gerçekten çok bilimsel ve güvenli bir yaklaşım(!). Bu sorunun çözümünün, 'cinsiyet uyumsuzluğundan' kurtulmanın tek yolunun kısırlaşmak olduğunu varsayalım. Yanıldıkları takdirde üreme organlarını asla geri alamayacak olan çocuklar için olmasa da, iyi maaş alan cerrahlar ve trans ideologlar için çok uygun bir çözüm bu.

Cinsiyet ideolojisi
Cinsiyet ideolojisi çocuklara geri dönüşü olmayan zararlar veriyor.

Tanısal gölgeleme, Dr. Hilary Cass tarafından kullanılan bir terimdir. İngiltere'deki Tavistock Cinsiyet Kliniğinde cinsiyet karmaşası kavramı üzerine yapılmış tüm araştırma ve incelemelerin kısıtlandığı süreci tanımlamak için kullanılmıştır. Bir hastanın trans olduğu tespit edildiğinde, onu kısırlaştırmaktan başka çare yoktur, hem de hızlı bir şekilde. Bu konuda, tüm eleştirel sorgulama askıya alınmıştır. Şüpheler ve garip sorular sadece bağnazlık olarak etiketlenip kınanır. Tanısal gölgeleme denen şey tam olarak budur.  

Aynı durum okullarda da yaşanıyor. Bir çocuk internette biraz fazla zaman geçirir ya da oyun parkında 'non-binary' (iki cinsiyeti reddetme, iki cinsiyetten birinde hissetmediğini iddia etme) ile ilgili konuşmalar duyar. Ergenliğin başlangıcında bedeninde yaşadığı değişimlerden duyduğu rahatsızlık hissiyle okul rehber öğretmeniyle konuşur. Hemen trans ilan edilir ve ebeveynleri tarafından onaylanmazsa intihar edebileceği söylenir. Çocuğun iddiası teşvik edilir, ebeveynler uyarılır; bir aile daha parçalanırken herkes kutlama yapar ve zavallı çocuklar cinsiyet girdabına çekilir. Cinsiyet neden bu güce sahip? Neden bir çocuğun 'trans' olduğu iddiası araştırılmıyor? Neden ebeveynlere çocuğun daha önce cinsiyetinden en ufak bir rahatsızlık duyup duymadığı bile sorulmuyor? Çünkü bu sorular, çocuğun ‘iddiası’ üzerine kurulu cinsiyet mitini yıkacaktır. Rahatsızlığın potansiyel olarak pek çok şeyin belirtisi olduğunu, uyumsuzluğun bunlardan sadece en saçma olanı olduğunu yeniden ortaya koyacaktır. Bir erkek ya da kızda yanlış cinsiyette olabilecek hiçbir şey yoktur. Ne zihin, ne beyin, ne de hormonlar. Cinsiyet ideolojisi, cinsiyet kavramını tahrip etmek için icat edilmiş, daha sonra psikologlar tarafından dış görünüşü tanımlamak için kullanılmış, şimdi de mitolojik bir öze atfedilen bir fantezidir. Hiç kimse 'yanlış bedende' doğmaz. Yanlış bedende doğmuş olma düşüncesi büyük bir yanılsamadır. Bu yüzden pek çok "trans kadın" gülünç kadın taklitleri gibi giyinir ve adet kanaması ya da mazoşist seks hakkında erotik terimlerle konuşur. Aynı şekilde kendilerini erkek olarak hayal eden kızların da erkek olmanın gerçekte nasıl bir şey olduğuna dair en ufak bir fikirleri yoktur. 

Birinin 'cinsiyet kimliğinin' var olduğunu iddia etmesi için, bunu iddialarla değil, bilimsel araştırmalarla kanıtlaması gerekir. Ancak bu asla gerçekleşmez. Asla gerçekleşmez çünkü 'cinsiyet kimliği' adına yapılan iddialar safsatadır. Birinin transseksüel olduğunu nasıl anlarsınız? Sadece öyle olduklarını söylemelerinden mi? Neden transseksüel olduklarını söylüyorlar? Çünkü yardımsever bir TikTok fenomeni ya da vasıfsız bir okul danışmanı onlara sadece böyle bir açıklama yapabilmiştir. Sen bir erkeksin ve yemek yapmayı mı seviyorsun? Transsın. Kızsın ve ağaçlara tırmanmayı mı seviyorsun? Transsın. Ses kayıtlarında duyduğun sesini sevmiyor musun? Transsın. Sorun ne olursa olsun, tüm yolları translığa çıkarırlar. 

Ergenlik engelleyicilerin (kimyasal kısırlaştırma) tamamen zararsız ve geri döndürülebilir olduğunu ve size düşünmek için zaman verdiğini söylerler. Her şey çocuğu trans batağına çekmek için mükemmel bir şekilde zamanlanmıştır. Ebeveynler mi? Onlara sakın söylemeyin. Öğrenirlerse, eğer 'translığı onaylanmazlarsa' çocuklarının intihar edeceği konusunda onları uyarın(!). Ödleri patlasın. İnsanları kontrol etmek için çocuklarının hayatından endişe etmelerine neden olmaktan daha iyi bir yol yoktur. Bu, çocuklarının kısırlaştırılmasına rıza göstermeye zorlamak için ebeveynleri baskı altına almak demektir. Baskı kurmak için söyledikleri vicdansız ve çirkin bir yalandır. Bu skandalın küreselleşerek binlerce savunmasız çocuğun hayatını ve ailesini mahvetmesi ise tam bir iğrençliktir.

Cinsiyet disforisi
Cinsiyet disforisi olan çocuk ve gençlere cinsel işlevlerini, doğurganlıklarını ve akıl sağlıklarını bozan ilaçlar veriliyor.

Tüm cinsiyet tıbbı yalanlar, ideolojiler, çelişkiler ve sessizlikle örülüdür. Bu kaygan zeminde, çocukların cinsel işlevleri, doğurganlıkları ve akıl sağlıkları; onları kimyasal olarak kısırlaştıran ruhsatsız ilaçlar, vücutlarını deforme eden yanlış cinsiyet hormonları ve vücut bütünlüklerini bozan ameliyatlarla kurban ediliyor. İnanılır gibi değil, ancak dünyanın her yerinde bu yaşanıyor. Bu konuyu diğerlerinden farklı olarak ele alan bu kadar çok profesyonel insanın eleştirel melekelerini askıya alan şey nedir? Başka hiçbir tıbbi durum, tehlikeli sonuçları bilinen ve işe yaradığı hiçbir araştırmayla kanıtlanmamış ruhsatsız ilaçlar kullanılarak tedavi edilmez. Vücut dismorfisi, vücudu cerrahi olarak değiştirerek tedavi edilmez. (Vücut dismorfisi; kişinin vücudunda veya görünüşünde algılanan bir kusurla meşgul olduğu veya sabitlendiği bir ruh sağlığı bozukluğudur. Kişi, aslında öyle olmadığı halde vücudunun bir kısmının "çirkin" veya "deforme" olduğuna inanır. Kişi, vücudunun bu "çirkin" veya "deforme" kısmına sahip olduğuna dair inancı ile hareket eder. Burada işlevsel bir böbreğin, sırf kişi kendini kötü hissettiğini söylediği için alınması gibi bir örnek verilmektedir.) Başka hiçbir kimlik iddiası, kadınların kendi sporları, tuvaletleri ve soyunma odaları üzerindeki temel haklarını geçersiz kılmak için kullanılmaz. Başka hiçbir kimlik iddiası tecavüzcüleri kadın hapishanelerine koymaz. Başka hiçbir kimlik iddiası, bir öğretmenin çocuklara ders verirken kocaman sahte plastik göğüsler takmasına izin vermez. 

Bu fil, tehlikeli bir şekilde odanın içinde dolaşmaya devam ederken, çocuklarımızı korumakla görevli profesyoneller paramparça olmuş bedenlere bakıyor ve sakince ebeveynlere daha anlayışlı olmaları gerektiğini söylüyorlar. Bunların hiçbirinin yaşanmaması gerekirken, sihirli 'cinsiyet kimliği' kelimesi telaffuz ediliyor ve eleştirel muhakeme askıya alınıyor; kutsal 'cinsiyet kimliği' için çocuklar kurban ediliyor. 

Öğretmen ve doktorların, bu cinsiyet ideolojisine kapılıp kendilerince iyi niyetle translık iddialarını hemen onaylaması, gündemde duyarlılık olarak lanse ediliyor. Ergenlik öncesi çocukların hızla kimyasal kısırlığa yönlendirilmesi bile içlerindeki koruyucu içgüdüleri harekete geçiremiyor; çünkü zaten duyarlı olduklarına inanmış veya inandırılmışlar. 'Kimlik' ile pazarlıkları çoktan yapılmış. Üstelik, eğer çocuk trans olduğuna ikna edilirse, bağnaz ebeveynlerin nasıl manipüle edileceği bile çocuklara ezberletilir. Hepsi bu duyarın içindedir. 

Peki ya ebeveynler? İlk öğrendikleri şey, çocuklarının intihar edebileceği ve bu saçmalığı kabul etmezlerse bunun kendi suçları olacağıdır. Bu zararlı ideolojiye karşı mücadele eden her ebeveyn, yoğun ikilemleri, uykusuz geceleri, umutsuz umudu, kontrol edilemeyen öfkeyi, korku okyanusunu tanıyacaktır. Bu konuda bilgi edinen her ebeveyn, bu konuda hiçbir fikri olmayanlara bildiklerini haykırmak isteyecektir. Hiçbiri bizim yaşadıklarımızı başka bir ebeveynin yaşamasını istemeyecektir.

Bu düzen artık sona ermelidir. Fil açığa çıkarılmalı ve onu göremediğini iddia eden herkes ifşa edilmelidir. Sesimizi yükseltmeyerek tehlikeye attığımız şey çocuklarımız, geleceğimizdir. Öğretmenlerimiz, psikolojik danışmanlarımız ve pediatri kurumlarımız; kimlik politikalarının emirlerine boyun eğdiler ve otizmli, ergenlikle mücadele eden ya da sadece utangaç olan savunmasız çocukları yanlış cinsiyette olduklarına ve bu sorunun tek çözümünün hızlıca kısırlaştırılma olduğuna ikna etmek için kandırıldılar. Dünyanın her yerinde çocuğun ebeveynlerinin rızası olsun ya da olmasın bunu gerçekleştiriyorlar.

Bu devasa bir fil. Hâlâ görmediniz mi?