Sosyal medyanın parıltılı annelerine: 'Trans olduğunu söyleyen çocukların annelerini destekleyici olmamakla suçlamadan önce bir daha düşünün'

Trans olduğunu iddia eden bir kızı olan anne, sosyal medya annelerine sesleniyor: 'Çocuğumuzun bedeninde veya temel kimliğinde değişiklik yapmasına izin vermeden önce sorular sormak ve eleştirel düşünmek istismar değildir!'
Sosyal medyanın parıltılı annelerine: 'Trans olduğunu söyleyen çocukların annelerini destekleyici olmamakla suçlamadan önce bir daha düşünün'


Kaynak: pitt.substack.com
Erişim Tarihi: 30.03.2023

Bu cinsiyet çılgınlığının içinde sıkışıp kalmış bir ebeveyn olarak, sosyal medyanın parıltılı annelerinin paylaştığı gökkuşağı rengindeki popüler Facebook gönderileri benim için çok rahatsız edici: "Eğer ailen seni desteklemiyorsa, senin annen artık benim. Biraz uyu. Kahvaltı et. Vitaminlerini al." Benzer, renkli, paylaşması kolay gönderiler görmüşsünüzdür. Tanıdığım iyi kadınların bu basit gibi görünen duyguları yeniden paylaştığını görmek beni gerçekten incitti. Kederle düşündüm ki, hiçbir fikriniz yok.  

Bu gönderileri paylaşmak muhtemelen kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor. İyi adamlardan biri olduğunuz sinyalini vermenin hızlı bir yolu değil mi; doğru takımdasınız! Elbette nazik, destekleyici sözlerinizle üzgün bir çocuğu cesaretlendirmeniz hoş bir zihinsel imge olmalı. Ancak bu paylaşımları yapan arkadaşlar, komşular ve yabancılar trans bombasının evinizin ortasında patlaması halinde gerçekten neler olduğu hakkında muhtemelen hiçbir fikre sahip değilsiniz.  

Sosyal medyadaki bu insanlara yalvarmak istedim: "Lütfen, 'destekleyici olmayan ebeveynler' klişesini yaymadan önce biraz daha derine bakın!" Onlara biz ebeveynleri ya da patlayan bu cinsiyet değiştirme fenomenini gerçekten anlamadıklarını söylemek istedim. Son birkaç yılda, giderek artan sayıda ebeveyn (liberaller ve ilericiler de dahil olmak üzere) aniden cinsiyet disforik (cinsiyet hoşnutsuzluğu yaşayan) bir çocuk tarafından gafil avlandı ve genellikle karşı cinsiyet olarak tanınmayı veya tamamen yeni bir cinsiyet olarak kabul edilmeyi talep etti. Ve aralarından seçim yapılabilecek farklı cinsiyetlerin listesi her geçen gün artıyor gibi görünüyor. Çocuklar, mutluluklarının ve öz değerlerinin "otantik benliklerini" bulmaları ve çevrimiçi bir avatar seçmekten farkı olmayan şekilde queer bir tanım yani cinsel sınırsızlık ve nötrlük vurgusu ile birlikte cinsiyet rollerini kabul etmeyen, cinselliği propaganda etmenin yanı sıra toplumsal düzene de müdahale etmeyi hedefleyen bir ideolojinin menüsünden bir “cinsiyet” seçmeleri yoluyla belirleneceği fikriyle bombardımana tutuluyor. Gerçeklik bulanıklaşıyor ve insanlardan seçilen gerçekliği onaylamaları talep ediliyor. Hatta bazı yetişkinler bazen bir çocuğun sosyal cinsiyet değişimine yardım etmek ve bunu sevgi dolu ebeveynlerden aktif olarak gizlemek için komplo kuruyorlar. Birçok güvenilir profesyonel ve kurum artık açıklanamaz bir şekilde bu (genellikle geçici) öznel transseksüel hislerin herkes tarafından tamamen kabul ve teşvik görmesi gerektiği ve eğer çocuklar bu iddia edilen kimlikleri somutlaştırmak için tıbbi müdahaleler istiyorlarsa, o zaman bu çocukların hiçbir engelle karşılaşmaması ve endişeli ebeveynler de dahil olmak üzere hiç kimse tarafından keşfedici sorgulama yapılmaması gerektiği fikrini satın almış görünüyor.

Ancak bu kabul ve teşvik yaklaşımı, çok çeşitli karmaşıklıkları dikkate almakta başarısız oluyor ve savunmasız çocukları riske atıyor. Bu çocukların birçoğunun, arkadaşları, okulları, danışmanları, sosyal medya fenomenleri, politikacılar ve yeni trans cinsiyeti desteklemek için acele eden çeşitli sektörler tarafından bilinmeyen veya göz ardı edilen, bir arada var olan tıbbi ve ruhsal sorunları var. Translık, sorunları açıklamak için bir yol olarak kullanılıyor, ancak ne yazık ki bu diğer sorunları çözmüyor. Bu arada çeşitli kişiler, kurumlar ve medya, ebeveynler hakkında kışkırtıcı bir anlatı öne sürerek savunmasız çocukları ailelerinden uzaklaştırıyor. Bazen bu durum, sosyal hizmet uzmanları ve mahkemelerin zamirlerin "yanlış kullanımını", "istismar" ve "şiddet" ile bir tutarak çocukları evlerinden almalarına kadar ileri gidiyor. Farkında olmadan, iyi niyetli arkadaşlar ve komşular, kulağa hoş gelen basit paylaşımlarda bulunarak bu kışkırtıcı anlatının yayılmasına katkıda bulunuyorlar:  "Ailen seni desteklemiyorsa, senin annen artık benim!" Yeni beden, yeni aile, yeni cinsiyet… Olmazları oldurmaya çalışıyorlar.

Endişeli aileler, çocuklarının sıkıntısının kaynağını anlamaya çalışmak için sorular sorduklarında "transfobik" olarak reddediliyorlar. Çocuklarını geri dönüşü olmayan tıbbi zararlardan korumaya çalışan ebeveynler kötüleniyor. Müdahalelerin sonuçları, komplikasyonları ve riskleri genellikle küçümseniyor ve çocuklardan, ebeveynlerden ve genel kamuoyundan gizleniyor. "Cinsiyet yolculuklarından" pişmanlık duyan ve tekrar esas cinsiyetlerine dönen binlerce detrans (eski trans) görmeye başlamamızın bir nedeni de bu. Yanlış bilgilendirilenlerin birçoğu vücutlarında geri dönüşü olmayan değişiklikler yaptı ve bu da genç yaşamlarında bir aşama olarak ortaya çıkan şeyin ebedi hatırlatıcıları olacak.

Trans çocuk

Sayıları katlanarak artıyor gibi görünen detransların yaşadığı hasar ve pişmanlık gerçek. Ancak kontrolden çıkmış linç kültürü onların deneyimlerini inkar ediyor ve susturuyor. Bunlar karşı cinsiyet olduklarına kesinlikle inandırılmış çocuklar ve yetişkinlerdi. Birçoğu ergenliği engelleyen ilaçlar ve karşı cinsiyet hormonları aldı, çift mastektomi (sağlıklı memelerin alındığı transseksüel ameliyatı) ve sağlıklı cinsel organları ve iç organları çıkarmak için başka ameliyatlar geçirdi. Ancak şimdi bir hata yaptıklarını ve bunun yıkıcı fiziksel ve ruhsal sonuçlarıyla yaşamak zorunda olduklarını anlıyorlar. Kamuoyuna çocukların uydurdukları yeni cinsiyet kabul edilmezse kendilerini öldürecekleri söyleniyor. Ancak asıl karanlık gerçek şu ki, intihar tehlikesi aslında cinsiyet değişiminden 7-10 yıl sonra, kendilerine vadedilen devaların gerçekleşmeyeceğini anlayan bireyler için çok daha yüksek.

Bu nedenle arkadaşlarıma, komşularıma ve diğer annelere bağırmak ve yalvarmak istiyorum: Lütfen, detransları araştırın ve onların pişmanlıklarına kulak verin! Facebook sayfamda bazı detransların hikayeleri, ROGD (Hızlı Başlangıçlı Cinsiyet Disforisi) bilgileri ve bu duruma yakalanan çocukları tıbbileştirmenin potansiyel zararları dahil olmak üzere birkaç şey yayınladığımda hemen bazı kişiler "arkadaş" listemden kayboldu. Beni arkadaşlıktan çıkaran kişilerden biri, çocuklarımın düzenli olarak katıldığı bir etkinliği yöneten bir kadın ve bu beni gerçekten korkutuyor. İnternetteki o "destekleyici" annelerin anlamadığı bir başka şey de bu; çocuklarıma telkinde bulunmaya, kızımın benlik algısını etkilemeye ve arkamdan ama burnumun dibinde ebeveynlik korumalarımı baltalamaya çalışan tüm güçlerin ve insanların korkusu.

Olumsuz sağlık sonuçlarının farkına varan ya da çocuklarını sosyal ve tıbbi bir cinsiyet değiştirme sürecine sokmak istemeyen ve sayıları giderek artan ebeveynlere "yobaz" oldukları söyleniyor. Çocuklarının neden böyle hissettiklerini sorgulamak için keşif terapisine katılmak isteyen ebeveynler "istismarcı" olarak etiketleniyor. Başka hangi senaryoda komorbiditeler (anoreksiya, depresyon, anksiyete, otizm, kendini kesme, beden imajı sorunları, zorbalık, geçmiş travma, zor ergenlik ve daha fazlası gibi) sadece görmezden gelinmekle kalmaz, aynı zamanda cinsiyet değiştirmek suretiyle iyileştirileceği vadedilir? Sadece çocuğun kendi kendine koyduğu teşhise dayanarak tıbbi tedavinin hızlı bir şekilde kabul edilmesi ve (bazen ilk ziyarette) sağlanması düşünülemez. Gerçek hayata uyum sağlayamayan pek çok çocuk için aidiyet (özel/şaşırtıcı/cesur/ilham verici olarak görülme ve bir topluluğa hemen kabul edilme) vaatleri çok caziptir.

Tuhaf zamanlarda yaşıyoruz ve çocuklarımız üzerinde tuhaf etkiler görüyoruz. Pek çok çocuk çevrim içi zorbalığa maruz kalıyor. Pek çok çocuk, gerçek insanların asla ulaşamayacağı (cinselleştirilmiş) güzellik standartlarına maruz kalıyor. Pek çok çocuk yalnız ve izole edilmiş durumda, uzun süreler boyunca kendilerini çevrim içi bir sosyal dünyaya bırakmak zorunda kalıyorlar. Ve onlara, yeni bir kimliğe büründükleri takdirde sıkıntılarına çare bulacakları vaadi satılıyor. Çocuğumun izleme geçmişi sayesinde, YouTube'da trans "influencer"ların akınına uğradığını gördüm. Çocuklarımıza sorulan eğlenceli görünümlü testler akınını gördüm: "LGBTQ+ topluluğunun hangi üyesisiniz?" Çocuklarım oyun oynarken ya da YouTube'da gezinirken ekranın kenarında "Ben trans mıyım?" diye soran reklamlar var. Çoğu zaman çocuklar, sosyal medya sitelerinde yüzlerce, hatta binlerce saat geçirdikten sonra kendi kendilerine trans oldukları teşhisine varıyorlar. İnsanların "mutlu" trans yolculuklarının videolarını izlerken, "otantik benlikleri" haline gelirlerse kendilerinin de "coşkulu" olacakları, kabul görecekleri ve kutlanacakları vadediliyor.

Trans çocuk

Kızımın neye baktığını araştırırken YouTube ve Reddit'te bu teşkilat benzeri ikna türünü gördüm. Yıkıcıydı. Özellikle ebeveynleri ve heteroseksüel olarak kabul edilen insanları hedef alan nefret seviyesi karşısında dehşete düştüm. Çocukları, cinsiyetlerini sorguladıkları takdirde kesinlikle trans olduklarına ikna etmeye adanmış çok sayıda grup ve forum var. Özellikle Reddit'te, cinsiyetini sorgulayan kız çocuklarını "gerçekten trans erkek" olduklarına ikna etmeye adanmış gruplar var. Gerekçeleri ise genellikle şu şekilde: "Çünkü heteroseksüel ya da cis (trans olmayan) insanlar bu tür düşüncelere sahip değildir." Şüpheler, translığı desteklemek için kanıt olarak görülür. Örneğin, trans olduğunuzu düşünüyorsanız ancak daha sonra şüpheleriniz varsa (gerçekten trans olup olmadığınızı merak etmek gibi), o zaman bu şüphelerin kendisi kesinlikle trans olduğunuzun kanıtıdır: "Çünkü heteroseksüel insanlar böyle şeyler düşünmez" ve "cis insanlar kendileri hakkında hiç şüphe duymazlar." Her şey hızla netleşiyor: Tüm işaretler trans olduğunuzu gösteriyor!

Çocuklar neden bu kadar çok pazarlama ve trans olma baskısının hedefi oluyor? Bir sebep, bir kişinin kendi öznel durumunun desteklendiğini hissetmesinin en iyi yolunun başkalarının da ona katılması olduğudur. Bir diğer büyük neden ise tamamen parayla ilgili. Perdenin arkasına bir göz atıldığında, cinsiyet terapistleri, ilaç şirketleri ve cerrahlardan oluşan ve kârları hızla artan bir endüstri ortaya çıkıyor. Ergenlik ve genç yetişkinlik dönemini sağlam geçirmesine izin verilen çocuklardan hiç para kazanamıyorlar. Kendi bedenlerini kabullenmeyi öğrenenler de kâr getirmiyor. Öte yandan, tıbbileştirilmiş bir kimliğin yarattığı ömür boyu tıbbi hastalardan büyük paralar kazanılıyor.

Araştırmalar, cinsiyet disforik çocukların büyük çoğunluğunun, tıbbi müdahaleler olmaksızın ergenlik dönemini (ya da tam beyin gelişimi yaşı olan 25 yaşı) atlattıklarında disforilerini aştığını göstermiştir. Kendinizi kızlarının internet üzerinden veya akran bulaşması yoluyla, normal ergenlik mücadelelerinin (her genç kızı bedeninden rahatsız hissettiren) "aslında sen hiç de kız değilsin" anlamına geldiğine ikna edildiğini gören ebeveynlerin yerine koyun. Cinsiyet değişiminin disforiye yardımcı olduklarını gösteren saygın ve uzun vadeli hiçbir çalışma yoktur. Her şeyi derinlemesine incelemeye başladığınızda, bir trans yolculuğunun "desteklenmesi" zihinsel, duygusal ve tıbbi zarara doğru kayan çok kaygan bir yokuş olduğu görülür.

Egemen anlatıyı sorgulayan bizler zararı önlemeye çalışıyoruz!  "Senin annen artık benim" gibi akımların versiyonlarını paylaşan tanıdığım insanlara sesleniyorum: Çocuklarımız için ışıltılı bir anne olmak hakkında parıltılı gönderiler paylaşmadan önce lütfen aşağıdakileri düşünün:

1. Trans olduğunu söyleyen çocukların ebeveynleri, çocuklarını istismar eden ve onların varlıklarını kabul etmeyen ebeveynlerle aynı DEĞİLDİR. Ne olursa olsun çocuklarımızı seviyor ve kabul ediyoruz. Çocuklarımız büyük duygusal ve zihinsel sıkıntılar yaşıyor ve aniden farklı bir cinsiyete sahip olduklarını düşünüyorlar ve büyük ve çok ciddi müdahaleler istiyorlar. Çocuğumuzun bedeninde veya temel kimliğinde değişiklik yapmasına izin vermeden önce sorular sormak ve eleştirel düşünmek istismar değildir.

2. Ebeveynleri "destekleyici olmayan" olarak tanımlayanlar, genellikle soru soran, büyük veya geri dönüşü olmayan bir şey için acele etmeden önce konuları araştırmak isteyen, çocuklarının neden yanlış cinsiyette olduklarını sandıklarını anlamaya çalışan ve bunun çocuğun daha karmaşık ruh sağlığı, tıbbi veya gelişimsel profiline nasıl uyduğunu görmeye çalışan ebeveynlerden bahsediyor. Ebeveynler, çocuklarını ömür boyu tıbbi bir hasta olma yoluna sokmadan, zararlı engelleyiciler ve hormonlar almadan ve sağlıklı vücut parçalarını kesmeden sevebilir ve destekleyebilirler. Ailemizin dışındakiler, ailelerimizin içinde neler olup bittiğini bildiklerini varsaymamalıdır.

3. Bu ışıltılı gökkuşaklarını paylaşanlar, bir ebeveynin çocuğunun translık iddiasını hemen onaylamadığı için %100 hatalı olduğunu düşünüyorsa bile, bir çocuk ile ebeveynleri arasına takoz koymak ve birbirlerinden kopmalarını teşvik etmek ÇOCUĞA ZARAR VERİR. Bu konudaki araştırmalar nettir: Çocuklar ve gençler iyi bir ruh sağlığına sahip olmak için aile içi güven ve bağa sahip olmalıdır. Bu "Senin annen artık benim" paylaşımları bu güven ve bağa zarar veriyor.