Otizmli trans bir oğlu olan annenin doğru tıbbi yaklaşım için zorlu mücadelesi

Otizm ve cinsiyet karmaşasıyla mücadele eden genç bir oğlu olan bir anne, bu süreçte oğlunun ihtiyaçları doğrultusunda doğru tedaviye erişmesi için verdiği mücadeleleri anlatıyor.
Otizmli trans bir oğlu olan annenin doğru tıbbi yaklaşım için zorlu mücadelesi


Kaynak: transgendertrend.com
Erişim Tarihi: 21.03.2023

Bu yazı, otizmli oğlu olan bir annenin kendisiyle benzer durumdaki ebeveynler için kurulmuş bir destek grubuna gönderdiği e-posta yazışmalarının bir derlemesidir. Bu uzun bir yazı ama sonuna kadar okumaya değer. Bu anneye, hikayesinin aynı durumdaki diğer tüm ebeveynler için yardım, teselli ve umut sağlaması umuduyla e-postalarını yazılı olarak paylaşmaya istekli olduğu için son derece minnettarız. 

-

Oğlum yakında 18 yaşına girecek ve yüksek işlevli otizmi var. Ekim 2015'te bana artık kadın olduğunu söyledi (üniversiteye gidene kadar buna dair hiçbir belirti yoktu). Bir kere Tavistock Cinsiyet Kliniği'ne gittik. Otizm teşhisi konduğunda, gelecekte onu uygunsuz şekilde etkileyebilecek şeylerden korunması gerektiği belirtilmişti ve üniversiteye gittiğinde, orada cinsiyet değiştirmiş sınıf arkadaşlarından transseksüelliği keşfetti, ayrıca takıntılı hale geldiği Japon animasyon kültü Anime'yle tanıştı.

Oğlumun otizminin tıp camiası ve NHS (Sağlık Bakanlığı) tarafından göz ardı edildiğini hissediyorum. Bebekliğinden itibaren sağlığı ve refahı için çok kez tavsiye ve destek verildi ancak şimdi trans olduğunu söylediğinde otizmi tamamen arka plana atıldı.

Bunun gerçek bir şey değil de yine bir takıntı (otizmli bireylerin sürekli meşgul oldukları, çok derinlemesine öğrenip yaşadıkları konular olur; takıntı olarak adlandırılan bu ilgi doğru kanalize edilirse yüksek işlevli otizmli hastalarda hayata işlevsellik katabilir) olup olmadığını anlaması için oğluma zaman ve alan tanınmıyorlar, bu da onu istismara açık hale getiriyor. Nasıl olur da tıp mesleği otizmi ana öncelik olarak kabul etmez? Yıllar boyunca bir aile olarak karşılaştığımız kalp kırıklığı ve zorluklar inanılmazdı. Tabii ki bu onun seçimi ama o otizmli ve bu nedenle bazen gerçek olmayan şeylere ilgi duyabiliyor. Bu durumda onu cesaretlendirmek çok yanlış.

Oğluma hayatının erken dönemlerinde Çocukluk Otizmi teşhisi kondu. Yüksek işlevli ancak çok küçükken çok rahatsızdı ve henüz 6 yaşındayken bir çöküş yaşadı ve iyileşmek için bir yıl okuldan uzak kaldı. Okula geri döndüğünde kendisine bir eğitim ihtiyaçları beyanı, bir birimde yer ve bire bir yardım verildi. Bu destek seviyesi okul hayatı boyunca devam etti ve ortaokula gittiğinde destek olağanüstü bir seviyeye ulaştı, şu anda üniversitede ve çok iyi gidiyor. 

Biz şanslıydık, mükemmel bir destekle kutsandık ve oğlum bu destekle gelişti. Okulda kızlarla arkadaşlık etmeyi tercih ederdi. Arkadaşlık ettiği erkekler de vardı ancak ne kızların ne de erkeklerin arkadaşlıkları hiçbir zaman başka bir seviyeye taşınmadı, yani onlarla sadece okulda gevşek bir şekilde ilişki kurardı, asla okul dışında buluşmak için plan yapmazdı ve kendi kendiyle olmaktan mutluydu. Bu benim gözümde tamamen otizmden kaynaklanıyor. 9. sınıfta cinsel eğitimle tanıştı ancak öğretmeninden, oğlumun eğitime katılmayı kesinlikle reddettiğini, bunun onu üzdüğünü ve her şeyi iğrenç bulduğunu söyleyen telefonlar aldım. 

Otizm
"Oğlum arkadaşlıkları ve üniversiteye uyum sağlama konusunda zorlanıyordu ve sonra bir anda transseksüel olduğunu söyledi."

Oğlumun üniversiteye başlaması ve alışma süreci de travmatikti. Kendisine çarpmak üzere olan bir arabanın farlarından ürken bir tavşan gibiydi. Ancak destekle okula devam etmeyi başardı. Sınıf grubunda kadından erkeğe cinsiyet değiştirmiş 2 transla tanıştı, biri yaklaşık 3 hafta sonra okulu bıraktı; diğeri Noel'e kadar dayandı ve sonra ayrıldı. Oğlum bu noktaya kadar trans biriyle hiç tanışmamıştı. Arkadaşlıkları ve üniversiteye uyum sağlama konusunda zorlanıyordu ve sonra bir anda bana ve eşime transseksüel olduğunu ve kadın olmak istediğini söyledi. Uzun zamandır, yıllardır böyle hissettiğini ama bunun ne olduğunu bilmediğini ve şimdiye kadar ifade edemediğini söyledi.

Şoku yaşayan kocam çılgına döndü ve bunun asla kendi çatısı altında gerçekleşmeyeceğini söyledi. Ani bir tepki verdi ve kıyamet koptu. Kocam Viktoryen değerleri ve eski moda yaşam tarzıyla tanınır. Onunla 25 yıl önce tanıştığımdan beri benim için pek çok şakanın konusu olmuştur. Bense oğlumun büyürken otizmiyle ilgili yaşadığı sıkıntıların çoğuyla başa çıkmıştım ve translığın da takıntılarından biri olabileceğini düşündüm. Oğlumun takıntılı davranışları var ve her biri yaklaşık 3-5 yıl sürüyor. Eşime bunun başka bir takıntı olabileceğini açıklayarak onu sakinleştirdim. Oğlum sıkıntılı bir durumdayken, onu doktora götürdüm çünkü ruh sağlığı aniden tekrar endişe verici bir hal almıştı, babasından korkuyordu, tekrar sinirsel tikleri başlamıştı ve intihara meyilli hissettiğini söylüyordu. Doktor onun için anti-depresan reçete etti ancak işimi bırakmaya ve bu süre zarfında ona tekrar destek olmaya karar verdim ve sonuç olarak ilaca ihtiyacı kalmadı. Onun yerine bir ajansta işe girdim, bu da artık kendini kötü ya da stresli hissettiği her an yanında olabileceğim anlamına geliyordu.

Bu travmatik dönemi atlattık. Oğlum Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Birimine (CAMHS) geri yönlendirildi ve aldığı cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) teşhisi ile ilgili bir yıl daha danışmanlık aldı. Ardından Tavistock Cinsiyet Kliniğine yönlendirildi. Üniversitede başarısız olmaya başladı. Neyse ki projelerine 2 aylık bir uzatma verildi, bu yüzden yaz tatilleri boyunca projeleri üzerinde çalışarak dönemi bitirmeyi başardı ve okuldan atılmadı. Ancak tüm bu süre boyunca, cinsiyet karmaşası hakkında sadece benimle konuştu ve benimle her yalnız kaldığında bir gün kız olacağına dair güvence istedi. Dürüst olmak gerekirse ben de en az eşim kadar şoktaydım ancak ruh sağlığımın bozulmasını önlemek için cesur bir yüz ifadesi takınarak ona söyleyebildiğim tek şey, sorularının hiçbirinin cevabını bilmediğim oldu, çünkü bu benim yabancısı olduğum bir konuydu.

Üniversitenin "çeşitlilik" sorumlusu onu LGBT grubuna dahil olan bir danışmana yönlendirdi. Bu danışman ona kendisini kadın ismiyle çağırmasını ve kendisinden 'kız' olarak bahsedilmesini isteyip istemediğini sordu. Dehşete düştüm. Ona oğlumun otizmli olduğunu, bunun ona yardımcı olmadığını, bunun yanlış olduğunu ve oğlumun hiçbir şekilde cesaretlendirilmemesi gerektiğini söyledim. Danışman ise danışmanlığın bu şekilde yapıldığını ve ona diğerlerinden farklı davranılmayacağını söyledi, ben de bu durumda otizminin anlaşılmadığı açık olduğu için danışmanlığı hemen sonlandırdım.

Oğlum Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Birimi'nde bir doktora görünmeye devam etti. O harika bir doktordu, politik doğruculuk adına LGBT anlatısını dayatmıyordu, sadece oğlumun ihtiyaçlarını dinliyor ve ona göre hareket ediyordu. Oğlumu birkaç gruba dahil etmeye çalıştım ama otizmi nedeniyle onlarla başa çıkamadı, sosyal ortamları hiç istemiyordu. Bunu kocamın arkasından yapıyordum çünkü onun tek istediği bu gündemin kapanmasıydı ve hâlâ da öyle! Tüm bunlarla tek başıma uğraşıyorum ve ergen kızım da tüm bunlardan çok etkileniyor, dikkatimin çoğu oğluma gidiyor ve kızımın ihtiyaçları ihmal ediliyor. 

Otistik spektrum
"Oğlumun otizminin ve bu konuda ihtiyaç duyduğu onca yıllık desteğin bu trans desteği için bir kenara itilmesinden korkuyordum."

Oğlum üniversitede Anime ile ilgilenen birkaç arkadaş edindi. Anime filmlerine ve kostümlerine bağımlı hale geldi, arkadaşlarından biri ona insanların en sevdikleri karakterler gibi giyinerek gidebilecekleri bir etkinlik için bir elbise yaptı. Oğlum bu ilgiden kesinlikle çok hoşlanıyor ve trans olduğunu açıkladığından beri bazı öğrencilerden, özellikle de kızlardan çok sevgi gördüğünü belirtiyordu. Oğlumu zayıf noktasından vuruyolardı.

Oğlumun otizminin ve bu konuda ihtiyaç duyduğu onca yıllık desteğin bu trans desteği için bir kenara itilmesinden korkuyordum. Yıllardır bu şekilde hissettiğini söylese de bunu öylece doğru kabul edemem çünkü hiçbir zaman kadınsı bir davranış belirtisi göstermedi, sadece erkeklerin şamatasından ve takım sporları gibi dokunsal şeylerden korkuyordu. Bunları kızlar yapsa da korkardı, onun için cinsiyet değil takıntıları ve korkuları merkezdeydi. O her zaman sessiz ve çok hassas bir insan olmuştur, bunun ne zaman başladığını ve herhangi bir ipucunu hatırlayamıyorum.

Neyse ki oğlum son 3 aydır artık kadın olmak istemediğini ve kendi cinsiyetinde, yani erkek olarak mutlu olduğuna karar verdi. Şu anda spor salonuna gidip kas kütlesi kazanmaya çalıştığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum.

Oğlumun neden kadın olmak istediğini hiçbir zaman bilemeyeceğim ama onu etkileyen şeylerin başında Anime karakterleri gibi giyindikleri Cosplay eğlenceleri ve liseden üniversiteye geçtikten sonra üniversitede arkadaşlık kurmakta zorlanması geliyordu. Ayrıca, erkek olmanın maço olması gerektiği anlamına geldiğini düşünüyordu; profesyonel bir boksör olan bir ağabeye ve Viktorya döneminden kalma oldukça testosteronlu bir babaya sahip olmak onu bu düşünceye itmişti. Bu da erkeklere bakış açısına negatif etki yarattı. 

Oğlumun bana yaptıklarının çoğunu görmezden geldim. Yaşadıklarımızı olay haline getirmedim ve kendini ifade etmesine izin verdim. Zor oldu ama ona mahremiyet içinde yapmak istediği her şeyin kendi tercihi olduğunu; saç şekillendirme, tırnak boyama, makyaj gibi şeyler için benden yardım beklememesini söyledim. Çok geçmeden tüm bunları sürekli yapmanın ne kadar can sıkıcı olduğunu keşfetti. Ben bir kadın olarak özel olarak dışarı çıkmadığım sürece bunları yapmıyorum ve o zamanlarda da doğal makyaj yapıyorum, bu yüzden bunların hiçbirini benden görmedi. Neyse ki bu tür şeylere olan ilgisi sona erdi ve oğlum artık otizmini kabul ediyor ve daha fazla kucaklıyor. Artık ait olacağı bir kabile aramıyor ve insanların onun hakkında ne düşündüğüne bakmaksızın kendisi olmak için biraz güven buldu. Sosyal olarak garip olsa bile, bunu kendi yararına kullanıyor. 

Arkadaşlık konusunda hâlâ çok zorlanıyor. Bu engellerin bazılarını aşmak için bir otizm danışma grubundan destek alıyorum. Küçükken onları sosyalleştirmek daha kolaydı, yetişkin olduklarında çok zor.

Oğlum ilk kez trans olduğunu söylediğinden beri aile olarak yaşadığımız onca travmadan sonra, mucizelerin gerçekleştiğine inanıyorum. Oğlumun fikrini değiştireceğini hiç düşünmemiştim ama birdenbire değiştirdi ve bunun devam edeceği umuduyla yaşıyoruz. 

Eğer hikayemiz bizim yaşadıklarımızı yaşayan birilerine yardımcı olabilecekse, bu bilgiyi paylaşmaktan mutluluk duyarım. Toplumda insanların yanlış bedende doğmuş gibi hissedebildikleri vakalar olduğunu ve bunu yaşamanın çok yorucu olduğunu biliyorum. Ancak cinsiyetin değişmeyeceğini, dış dünyanın gençlerin davranışlarını, inançlarını ve otizmini etkilediğini biliyorum. Sağlık Bakanlığı bu konuda teşhis koymakta çok aceleci davranıyor. Aktivistlerin ve farklı düşünen grupların misillemesinden korkmadan bu çocuklarla çok daha fazla araştırma ve terapi yapması gerekiyor. Büyük değişikliklere ihtiyaç var.