Kayıp çocuklar: Transseksüellik ‘tedavisi’ alan 5 erkeğin hikayesi

Translıktan pişman olup esas cinsiyetine dönen detranslar, 'Kayıp Çocuklar' adlı yeni belgeselde cinsiyet değiştirme hikayelerini paylaşıyor.
Kayıp çocuklar: Transseksüellik ‘tedavisi’ alan 5 erkeğin hikayesi


Kaynak: europeanconservative.com
Erişim tarihi: 16.02.2024

Detrans (transseksüellikten vazgeçen) erkek Forrest Smith, The Christian Post gazetesinden Brandon Showalter ile yakın zamanda yaptığı bir röportajda hikayesini anlattı. Smith, akıl hastalığı ve karmaşık aile koşullarıyla mücadele ettikten sonra 20 yaşında karşı cinsiyet hormon ilaçları kullanmaya başladı. Beş yıl boyunca Portland, Oregon'da “trans kadın” olarak yaşadı ve hayatta kalmak için büyük ölçüde sübvansiyonlu konutlara güvendi. Bu noktada, yolun geri kalanını da gitti. "Göğsüme kalıcı hasar veren göğüs implantları ve beni kalıcı olarak kısırlaştıran - cerrahi kastrasyon olan - çift orşiektomi (her iki testisin de alındığı transseksüel ameliyatı) yaptırdım” dedi. Bu kararından hemen pişman oldu ve aylar sonra esas cinsiyetine dönüş yapmaya başladı.

Smith, penisinin cerrahi olarak alınması ve neo-vajina (vajinaya benzetilen yapay bir açıklık) oluşturma girişimi olarak bilinen "vajinoplasti" ameliyatı da dahil olmak üzere diğer transseksüel ameliyatlar için listede yer alıyordu, ancak bunları gerçekleştirmemeye karar verdi. Bunun üzerine terapistleri tarafından terk edildi ve tıp uzmanları onun durumuna olan ilgilerini kaybettiler. İçlerinden birkaçı ise ona "başladığı işi bitirmesi" gerektiğini söyledi. Uzun süren bir arayıştan sonra, birlikte çalışabileceği iyi bir erkek danışman buldu. Ona göre en büyük ihanet, cinsiyet disforisini (cinsiyet hoşnutsuzluğu) kutlayan ve cinsiyet değiştimesi için onu teşvik eden kilise cemaatiydi. Bu üzücü uğraşlara rağmen Smith, yaşadığı deneyim daha kötü noktalara ulaşmadığı için hala minnettar olduğunu söylüyor. "Vücuduma daha fazla zarar gelmediği için mutluyum. Bu olaydan canlı çıktım."

"Cinsiyet onaylayıcı bakım" gibi Orwellvari bir dille gizlenen cinsiyet değiştirme ameliyatlarının gerçekte ne hakkında olduğunu unutmak kolaydır. Aslında erkekleri ve oğlan çocuklarını hadım ediyoruz. Bu ayrıntılar ne kadar garip olsa da, trans aktivistlerin ve onların siyasi müttefiklerinin "cinsiyet onaylayıcı bakımı" savunduklarında neden bahsettiklerini anlamamız çok önemlidir. Onlar, gerçeği gizlemek için özenle hazırlanmış bir kelime dağarcığıyla konuşuyorlar. Bu sözde “bakımın”, "onaylanacak" hiçbir yanı yoktur. Gençlerin yaşadığı sakatlanmaları anlamak, kültürel tartışmalarımıza hakim olan trans hareketinin kötülüklerini ifşa etmek için gereklidir.

Cinsiyet değiştirme sürecinin dehşetine belki de Jazz Jennings'ten daha iyi bir örnek yoktur. Ailesinin onu beş yaşında "sosyal cinsiyet değişimi” (herhangi bir tıbbi müdahale geçirmeden karşı cinstenmiş gibi yaşama) sürecine sokmasının ardından Jennings, transseksüel olarak büyüme üzerine kurgulanmış bir reality şovun genç yıldızı haline getirildi. Esas cinsiyeti erkek olan bu çocuğun koluna, henüz 11 yaşındayken ergenlikteki cinsiyet gelişimini önlemek üzere bir hormon engelleyici yerleştirildi. Cinsiyet değiştirme ameliyatı geçireceği evrede ise, penisi neo-vajina oluşturulamayacak kadar küçük kaldı ve cerrahlar ameliyatla çıkarılan mide zarını kullanarak doğaçlama bir operasyon yapmak zorunda kaldılar. Ameliyattan sonra neo-vajina parçalandı ve Jennings bu korkunç durumu düzeltmek için çok sayıda yeni ameliyat geçirdi. Bu süreçte hem obez oldu hem de büyük bir depresyona girdi.

Jazz Jennings
Transseksüel olarak büyüme üzerine kurgulanmış bir reality şovun yıldızı olan Jazz Jennings, henüz çocuk yaşta ailesi tarafından cinsiyet değişimine başlatıldı.

Katıldığı TLC reality şovu ise, annesinin neo-vajinasını her gün genişletmeyi unutacağından endişe ettiği anları konu alıyordu, ki çocuğun bunu yapması gerekiyordu çünkü vücut neo-vajinayı iyileşmeye başlayan bir yara olarak görüyor ve o yarayı kapatmaya çalışıyordu. Çocuğun, ameliyattan hemen sonra günde en az iki saat, sonraki zamanlarda ise daha kısa sürelerle ama ömür boyu olacak şekilde neo-vajinayı genişletme işlemini uygulaması gerekiyordu. Jennings'in annesi ise programda, bunu yapmazsa "[Jazz'ın] boynunu kıracağını" söylüyor. Jennings dünyanın en görünür transseksüel süper starlarından biri ve çocuklara yönelik Ben Jazz adlı çok satan bir kitabı var ve bu kitap okullarda sıkça okutuluyor. Ancak küçüklüğünden beri kobay olma travmasına katlanan Jennings'i dinlerseniz, tüm bunların onu mutlu etmekte başarısız olduğunu görürsünüz.

Programın bir yerinde "Sadece kendim gibi hissetmek istiyorum, hepsi bu" diyor. "Tek istediğim mutlu olmak ve kendim gibi hissetmek ama hiçbir zaman kendim gibi hissetmiyorum." Elbette Jennings'in annesinin ve onu destekleyen trans aktivistlerin göstermeyi umdukları gerçeklik bu değildi; ancak transseksüel ideolojinin pek çok kurbanının yaşadığı gerçeklik bu.

Transseksüel ideolojinin erkek kurbanları, Jennifer Lahl'ın Lost Boys: Searching for Manhood (Kayıp Çocuklar: Erkekliği Aramak) adlı yeni belgeseline konuk oluyor. Lost Boys, yani Kayıp Çocuklar belgeseli ise, cinsiyet değiştirme sürecine giden yolda kendilerini neyin yönlendirdiğini ve erkeklerde cinsiyet disforisine katkıda bulunan kültürel güçleri açıklayan beş detrans erkeğin hikayesini anlatıyor. Bu belgesel, pek çok kişinin sorduğu bir soruya akıllıca ve düşünceli yanıtlar sunuyor: Neden bu kadar çok erkek çocuğu, yanlış bedende doğduğunu düşünüyor?

Yıllardır cinsiyet disforisinden muzdarip olanlarla çalışan Dr. Joe Burgo, katı cinsiyet kalıplarının sıklıkla disfori oluşumunda itici bir güç olduğunu gözlemlemiş. Örneğin, spor ya da fiziksel rekabet gibi kültürel erkeklik işaretlerine ilgi duymayan erkek çocuklarına sıklıkla kız oldukları söyleniyor. Görüştüğümüz genç erkeklerin çoğunun hikayesi bu gibi görünüyor. Erkek çocuklarına, erkek olmanın kendi ilgi alanlarını veya karakterlerini dışlayan belli bir yolu olduğunu söylemek, bazı erkek çocukların başka bir şey olup olmadıklarını merak etmeye başlamalarına neden oluyor.

Sınırların olmadığı bir dünyada ergenlik, zorbalık ve akıl hastalıklarının kafa karıştırıcı labirentinde gezinen gençler, trans aktivistlerin çağrısını duyuyor: “Senin sorununun ne olduğunu biliyoruz. Seni iyileştireceğiz ve kendin gibi hissedeceksin. Daha da iyisi, cesaretin için kutlanacaksın.” Genç bir adamın üzücü bir şekilde ifade ettiği gibi: "Sizi [cinsiyet değiştirme sürecine] iten şey öz-sevgi değil, öz-nefrettir."

Detrans
Translıktan pişman olup esas cinsiyetine dönen detranslar, yeni belgeselde cinsiyet değiştirme hikayelerini paylaşıyor.

Daha önce de bildirildiği gibi, bu konuda özellikle otizmli erkekler savunmasız durumda. Otizmli zihin siyah - beyazdır. Eril kategorisine bakıp belirli özelliklerden yoksun oldukları sonucuna varırlarsa, kadın oldukları yanılgısına kapılabilirler. Bir internet bülteni olan Parents With Inconvenient Truths About Trans (PITT), cinsiyet ideolojisinin otizmli çocukları nasıl içine çektiğini anlatan yürek parçalayıcı hikayelerle doludur.

Toksik maskülinite ile ilgili baskın kültürel anlatılar da genç erkeklere utanç aşılamada rol oynuyor. Lost Boys'ta bir terapistin gözlemlediği gibi, erkek çocuklarına iyi bir erkek olmanın bir yolu olmadığı söylenirse, bazıları bir çıkış yolu arayabilir ve birçoğu akıl hastalığıyla mücadele edebilir. Tahmin edilebileceği gibi porno da bu konuda büyük bir rol oynuyor. Birçok erkek, son derece popüler ve inanılmaz derecede kafa karıştırıcı bir kategori haline gelen transseksüel pornosunu izlemiştir. Pornografi beyni yeniden yapılandırma ve yeni uyarılma kalıpları yaratma gücüne sahiptir ve birçok erkeği transseksüelliğe giden yola itecek pornografi türleri vardır.

Belgeseldeki en kötü sahnelerden biri, yaşlı erkeklerin internet üzerinden tanıştıkları kafası karışık erkek çocuklarını kız kıyafetleri giymeye teşvik etmek için nasıl manipüle ettiklerini gösteren sahnedir. Burgo, "Bu genç erkeklerin utancını istismar eden bir grup yırtıcı erkek var" diyor. Gerçekten de pedofil forumlarında ergenlik engelleyicilerin genç erkek çocuklar için sözde "faydaları" üzerine tartışmalar yapılıyor ve pedofil gruplar erkek çocukların cinsiyet değiştirmesini onların cinsel ilişkiye rıza gösterebileceklerinin bir kanıtı olarak görüyor. PITT'te de bu karanlık hikayelerin birçoğu yer alıyor - cinsiyet disforik çocuklar için cinsiyet değiştirme ve karşı cins hormon ilaçlarının uygulanmasının, "cinsel azınlık" olarak tanınmak için verdikleri mücadelenin ön koşullarını sağladığına inanan birçok pedofil var.

Son olarak belgesel, şu anda pek çok gencin yaşadığı cinsiyet değiştirme telaşına odaklanıyor. Bu hikayeler, bu konuyla ilgilenen herkes için acı verici bir şekilde tanıdık. Genç bir adam, Forrest Smith gibi "hemen" pişman olduğu hadım edilme sürecinden bahsediyor. Bir diğeri ameliyattan uyandığında cinsel organının hala orada olduğunu hissettiğini anlatıyor - bir "hayalet uzuv"- ve sonra hemşireler ona plastik bir torba içinde testislerini göstermişler. Aynı adam, neo-vajinasını günde iki kez otuz dakika boyunca genişletmek zorunda olduğunu üzülerek söylüyor. Bir adam ise: "Ben artık ömür boyu hastayım. Hastanelerden bıktım usandım." diyor. Daha pek çok kişiyi temsil eden bu beş genç adam, tıbbi sorunların ölene kadar peşlerini bırakmayacağını bilerek hayatlarının geri kalanını yaşamanın yollarını bulmaya çalışıyor.

Lost Boys izlemesi zor bir belgesel, tıpkı Brandon Showalter'ın eserlerini okumanın ve dinlemenin zor olması gibi. Aynı zamanda da önemli. Çünkü neredeyse istisnasız olarak, cinsiyet değiştirme ameliyatları ana akım basın ve eğlence endüstrisi tarafından sterilize edilmiş bir dille sunuluyor. Bu kasıtlı yapılan bir hamledir. Çünkü onlar, Jazz Jennings gibi küçük erkek çocuklarının ergenlik engelleyici ilaçların cinsel organları tahrip etmesi nedeniyle mide zarından neo-vajinalar oluşturulması gerektiğini ya da genç erkeklerin sözde tıp uzmanlarının teşvikiyle hadım edildiğini ya da "cinsiyet onaylayıcı bakım" adı altında cinsiyet değiştirme prosedürlerinden geçenlerin ömür boyu ciddi komplikasyonlarla mücadele edeceğini bildirirlerse transseksüellik hareketinin, çirkin gerçeğin ağırlığı altında çökeceğini biliyorlar.