Çocuklarda translık iddialarına ilişkin yeni hipotezler: Otojinefili, anime bağımlılığı, sosyal medya etkisi ve dahası

Aniden trans olduğunu söyleyen ergen ve genç yetişkin erkek grubu hızla büyüyor. Kendi oğlu da bu gruba dahil olan araştırmacı, bunun sebeplerinin acilen araştırılması çağrısında bulunuyor.
Çocuklarda translık iddialarına ilişkin yeni hipotezler: Otojinefili, anime bağımlılığı, sosyal medya etkisi ve dahası

 

Erişim Tarihi: 29.03.2023

Kaynak: pitt.substack.com

 

Bu makale, aniden trans olduğunu söyleyen yeni ve hızla büyüyen ergen ve genç yetişkin erkek grubunu araştırmaları için araştırmacılara yapılan bir çağrıdır. Erkeklerin tüm cinsiyet sorunlarını açıkladığı kabul edilen standart otojinefili (bazı erkeklerin kendilerini kadın olarak hayal ederek veya kadınsı bir şekilde giyinerek veya davranarak cinsel olarak uyarıldıkları cinsel bir saplantı) ve homoseksüel transseksüel (HSTS) modelleri yeniden değerlendirilmeli; yeni hipotezler ve modeller araştırılmalıdır. Bu çocuklardan birinin ebeveyni olarak, size oğlumun otojinefili veya HSTS'nin sadece bilim adamları tarafından dayanılan ve daha fazla sorgulamayı bastırmak için sıklıkla kullanılan standart tanımlarına uymadığını söyleyebilirim.

Oğlum 15 yaşında trans olduğunu ilan etti. Sadece bir ay öncesinde trans olduğunu düşünmeye başladı ve kendince trans olduğuna karar verdi. Çocukken kız olmak gibi bir isteği ya da arzusu yoktu. Translığı bir anda sadece bir beyanla başladı. Bu durumdaki diğer çocuklar gibi oğlum da zeki, hassas, duyusal sorunları ve henüz teşhis konmuş olmasa da otizm ihtimali olan ve ayrıca internette çok fazla zaman geçiren bir çocuk. Ayrıca diğer birçok erkek çocuk gibi, canlandırmak istediği kadın tipi aslında bir anime karakteri. Gerçek bir kadın gibi görünmek istemiyor, bir anime kızı gibi görünmek istiyor. Bu erkekler için otojinefili aslında Anime Kızı Düşkünlüğü/Sevgisi anlamına geliyor.

Yirmi yılı aşkın süredir akademide hibe teklifleri ve hakemli dergi makaleleri yazma deneyimine sahip araştırmacı bir bilim insanıyım. Uzmanlığım cinsiyet sorunlarının bilim ve psikolojisinden çok uzak bir konuda olsa da, bilimi biliyorum ve erkek çocuklarımız için "sadece otojinefili" yazılıp geçilmesinden dolayı çok hayal kırıklığına uğramış durumdayım. Doğru referanslara sahip birinin gerçekten risk alabileceği ve uygunsuz tıbbi müdahaleler konusunda yeterli ilgi gösterilmeyen oğullarımıza yardım etmeye çalışabileceği umuduyla kendime ait yeni bir hipotez önermek istiyorum. Bence çocuklarımızın çoğunun otojinefili ya da HSTS modellerine uymadığına dair ikna edici kanıtlar var. Bunun yerine, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı devasa bir etki yağmuru yoluyla transseksüel olduklarına inanmaları için radikalleştiklerine inanıyorum.

Hipotez 1: Erkan başlangıçlı cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan erkekler sadece bir başka otojinefili türüdür. Ergenlik döneminde veya sonrasında aniden translıklarını ilan eden genç ve genç yetişkin erkeklerde gözlemlediklerim beni şu soruları sormaya itiyor:

  • Neden bu çocuklar genellikle diğer cinsiyetin kıyafetlerini giyinmeye ilgi göstermeden veya başka herhangi bir otojinefili belirtisi göstermeden önce translıklarını açıklıyorlar? Bu tür şeylerden hoşlandıkları için mi "trans" oluyorlar yoksa "trans" oldukları için mi bu tür şeylerden hoşlanıyorlar? Oğlumdan bu çelişkili ifadelerin her ikisini de duydum. İkisi de aynı anda doğru olamaz.
  • Neden hormon almaya odaklanmış durumdalar? Neden sosyal olarak cinsiyet değişimi yapmadan önce hormon almakta ısrar ediyorlar? (Sosyal cinsiyet değişimi; herhangi bir tıbbi müdahale olmadan sosyal hayatta karşı cinstenmiş gibi yaşamak anlamına gelir.) Çocukluklarında herhangi bir cinsiyet sıkıntısı yaşamadıkları halde neden daha sonra aniden trans olduklarını söylüyorlar?
  • Neden cinsiyet ve trans meseleleri hakkındaki fikirleri ve konuşmaları yapmacık, senaryolaştırılmış ve kalıplaşmış söylemlerden oluşuyor? Tüm bu söylemler onlara ezberletiliyor mu? Oğlum ne hissettiğini veya neden hissettiğini söyleyemiyor, sadece bana sığ bir propaganda gibi gelen şeyleri tekrarlıyor.
  • Neden cinsiyet disforisi, internette uzun süre geçirdikten sonra belirgin şekilde kötüleşiyor ya da hiç yokken ortaya çıkıyor? Neden erkek çocuklarımız fişe takılı olmadıklarında ya da seyahate çıktıklarında bu yanılgıları azalıyor, hatta ortadan kalkıyor?
Transseksüel
Saatlerini sosyal medyada gezinerek ve anime izleyerek geçiren genç erkekler, transseksüel olduklarını iddia ettiklerinde gerçek bir kadın gibi değil, bir anime kızı gibi görünmek istiyor.

Hipotez 2: Çocuklarımız, dehşetli bir çevrimiçi ve çevrimdışı etki yağmuru yoluyla trans olduklarına inanmaları için radikalleştiriliyor. Ebeveynlere çocuklarındaki radikalleşmeyi fark etmeleri için verilen uyarı işaretleri, oğlumuzun durumunda yaşadıklarımızla aynıdır: 

·         Kendini arkadaşlarından ve ailesinden soyutlama

·         Senaryo ezberletilmiş gibi konuşma

·         Görüşlerini tartışma (veya sorgulanma) konusunda isteksizlik veya yetersizlik 

·         Başkalarına karşı ani saygısız tutumlar sergileme

·         Artan öfke seviyeleri

·         Özellikle internet kullanımı konusunda artan gizlilik 

Bu bilgilerin alındığı kaynak ayrıca şunu da ekliyor: "Radikalleşme riski taşıyan çocukların özgüvenleri düşük olabilir; zorbalık veya ayrımcılık mağduru olabilirler. Aşırılık yanlıları onları hedef alarak özel bir şeyin parçası olabileceklerini söyleyebilir ve daha sonra beyinlerini yıkayarak arkadaşlarından ve ailelerinden kopmalarına yol açabilir."

Benim gibi ebeveynler için bunlar çok tanıdık gözlemler. Birçoğumuz bu belirtilerin TÜMÜNÜ çocuklarında düzenli olarak gözlemlemişizdir. Hassas genç erkeklerin, internette gördükleri tuhaf ve yıkıcı ideallere inanmaları için telkin edilebileceğine inanmak çok mu zor? Benim sevimli, tatlı ama beceriksiz ve inek oğlum artık özel(!) bir şeyin parçası! O türünün tek örneği bir tek boynuzlu at ve herkesin alkışladığı ve cesur olduğu için övdüğü özel ayrıcalıklı biri(!). Trans aktivistlerin söylediklerine uymayan her şeye karşı tamamen kapalı. İnternette anlatılandan farklı bir hikayesi olan detransların (translıktan vazgeçmiş kişiler) varlığından söz edildiğinde bile tepki veriyor. Kendi fikirlerine ve inançlarına geçerli bir karşı görüş sunulduğunda ciddi anlamda sinirleniyor ve incindiğini iddia ediyor. Bizimle aşağılarcasına konuşuyor ve nazikçe soru sormaya çalıştığımızda saygısızca davranıyor. Translık konusunda her dediğine alkış tutan arkadaşları veya çevrimiçi trans dünyası dışında kimse ona ulaşamıyor. Ona ulaşmak için uçuruma sürüklenişine alkış tutmak gerekiyor. Çevrimiçi ve çevrimdışı faaliyetleri hakkında ketum davranıyor. O bilgisayarın başında ya da gittiği kafelerde ne yapıyor hiçbir fikrim yok. Yerleşik trans inançlarına karşı çıkan herhangi bir şeyi tartışmaya veya dikkate almaya tamamen isteksiz.

Cinsiyet disforisi
İnternette çok zaman geçiren gençler sanal gerçeklik benzeri bir deneyim yoluyla cinsiyet disforisi geliştirebiliyor.

Bu radikalleşme nasıl gerçekleşiyor? Bu dehşet verici fırtına toplumda şiddetleniyor ve çocuklarımızı her yönden bombardımana tutuyor:

1. Transgenderizm, toplumumuzun ve ülkemizin her kesiminde sivil haklar meselesi olarak yüksek sesle dayatılıyor. Terapistinin bize söylediğine göre oğlum arkadaşlarını desteklemek için transseksüel olmuş. Oğlum toplumsal sorunlarımızın çözümüne çok önem veriyor ve mazlumların durumuna karşı empati duyuyor. Belki de hassas erkek çocuklarımız kültürümüzde tasvir edildiği gibi hiper erkeklikle ilişkilendirilmek istemiyorlar. Bu hassasiyet, erkeklerin çoğunu ya da tamamını esasen şiddet yanlısı yırtıcılar olarak tasvir eden aşırı feminizm anlatısıyla birleştiğinde, erkek çocuklarımız bu tasvirin dışında kalmak istemiş olabilirler. Erkek çocuklarda erken başlangıçlı cinsiyet disforisi genellikle ergenlikle ve kızlara karşı cinsel duyguların başlamasıyla başlar. Belki de içselleştirilmiş erkek düşmanlığının tohumları, "toksik" bir erkeksi yırtıcı olarak algılanmak istememeleri sebebiyle o dönemde kök salmaya başlıyor. Kendilerini çaresiz hissedebilecekleri toplumsal sorunları çözmeye yardımcı olmanın bir yolu olarak erkeklikten kaçmaya çalışıyor olabilirler mi?

2. Çocuklarımız bilgisayar ve teknoloji meraklısı. İnternette çok zaman geçiriyorlar. Nature dergisinin, vücut dismorfisinin (kişinin vücudunda veya görünüşünde algıladığı bir kusurla meşgul olduğu veya sabitlendiği ruh sağlığı bozukluğu) sanal gerçeklik benzeri bir deneyim yoluyla zihinsel olarak nasıl tetiklenebileceğini gösteren büyüleyici bir makalesi var. Çocuklarımız internet kaynaklı bir tür çevrimiçi vücut dismorfisi yaşıyor olabilir mi? Animeye gömülme ve anime karakterleri olarak görünmek isteme, bunun doğru olabileceğine dair bazı anekdot kanıtlar sağlıyor gibi görünüyor. Buna bir de çevrimiçi erişimi çok kolay olan birçok porno çeşidinin bağımlılık yapıcılığını eklersek, vücut dismorfisinin artması ve cinselleşmesi büyük bir tehdit. Bunun internet kaynaklı vücut dismorfisi yoluyla tetiklenen bir tür sözde otojinefili olup olmadığını görmek için neden daha fazla araştırma yapılmıyor?

3. Reddit forumları, Twitter, trans Discord toplulukları ve hatta çevrimiçi oyunlar sırasında yapılan sohbetler bile cinsiyet değiştirme telkinleriyle dolu. Erkek çocuklarımızın trans olan her şey hakkında internette edindikleri bilgilerin kaynağı, genellikle trans aktivistler ve yaşlı trans kadınlardır (yani, cinsiyet değiştirmiş erkeklerdir). Yaşlı translar, genç erkekleri mümkün olduğunca genç yaşta hormon almaları ve böylece genç ve çocuksu bir görünüme sahip olmaları için çevrimiçi olarak yönlendiriyor. Çocuklarımıza sloganlar ezberletiliyor ve ideolojiye aykırı hiçbir şeyi sorgulamamaları veya hiçbir şeye inanmamaları öğretiliyor. Bu insanlar çocuklarımıza detransların (translıktan vazgeçenlerin) kötü insanlar olduğunu söylüyorlar. Çocuklarımıza evden kaçmalarını ve parıltılı trans ailesine katılmalarını söylüyor, ebeveynleri ise neler olup bittiğini sorguladıkları için tacizci transfobikler olarak ilan ediyorlar. Türlü iftiralarla evlatlarımızı bizden koparıyorlar. Oğullarımıza sorunlarının tek çözümünün tıbbi cinsiyet değişimi olduğunu söylüyorlar. Bu etki sahipleri oğullarımızı trans ideolojisi batağına batırıyor ve günümüzde yaşanan diğer radikalleşme biçimlerinden çok da farklı olmayan bir çevrimiçi endoktrinasyon (insanların manipüle edilerek, belirli seçimler yapmaya ve belirli ideolojik amaçları takip etmeye zorlandığı sistem) sistemi yaratıyorlar. 

Reddit forumları, Twitter, trans Discord toplulukları ve hatta çevrimiçi oyunlar sırasında yapılan sohbetler bile cinsiyet değiştirme telkinleriyle dolup taşıyor.

4. Okullar cinsiyet ideolojisini benimsiyor ve çocukların translık iddialarını ebeveynlerinden saklıyor. Çocuklarımıza cinsiyet hakkında bilimsel olmayan pek çok şey anlatıyor, transgenderizm fikrini tanıtıyor ya da ebeveynlerden gizlice bunu teşvik ediyorlar. Bu teşvik, cinsiyet ideolojisinin tohumlarını ekmeye ve sulamaya hizmet etmenin yanı sıra aile biriminin daha da parçalanmasına neden oluyor. Çocuklarımız internet üzerinden "transfobik" ebeveynlerini reddetmeleri için baskıya maruz kaldıklarında ve daha sonra öğretmenin ebeveynlere translıklarından bahsetmenin tehlikeli olduğunu söylediği okula gittiklerinde, radikalleşme tohumları sulanmış oluyor. 

5. Tıp camiası, ebeveyn otoritesinin altını oyarak ve genellikle reşit olmayan gençlere talep üzerine tıbbi müdahalelere kolay erişim sağlayarak bu tezgaha ortak oluyor. Aktivistlerin dayatmalarına dayanarak çalışan çok sayıda doktor ve terapist var; tıp-ilaç endüstrisi büyük kar elde ediyor. Ayrıca, gerçekten sadece sıkıntılı çocuklarımıza yardım etme niyeti olan birçok tıp uzmanının olduğunu düşünüyorum, ancak bunlar da çocuklarımıza zarar veriyorlar, çünkü cinsiyet değişimini teşvik eden modelin sattığı zayıf bilimi satın aldılar. Bu profesyoneller genellikle ilk ya da ikinci ziyarette ebeveynlerin isteklerine karşı çıkarak çocuğun bütün taleplerini onaylıyorlar. Ya da riskler hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen ve sorular soran ebeveynleri susturuyorlar. Bu genellikle çocuğun önünde yapılıyor ve ebeveyn otoritesi zayıflatılmaya çalışılıyor.

Şu anda içinde yaşadığımız dönem, Bailey ve Blanchard'ın otojinefili modeline öncülük ettiği 1980'lerin sonu ile 2000'lerin başı arasındaki dönemden son derece farklıdır. O zamanlar çocukların kolayca erişebileceği internet yoktu, sosyal medya ya da akıllı telefonlar yoktu, cinsiyet ideolojisi okullarda öğretilmiyordu, kadın avatarları kullanan gerçekçi çevrimiçi oyunlar yoktu, çevrimiçi porno her yerde bulunmuyordu ve erişimi kolay değildi.

Planlı Ebeveynlik (Planned Parenthood; nüfus planlaması, doğum kontrolü ve cinsiyet değişimi ile ilgili hizmet veren bir kuruluş, cinsiyet kliniği) transseksüel hormonları dağıtmıyordu, pandemi yoktu, çevrimiçi eğitim yoktu. Bunların her biri savunmasız gençlerimiz için büyük bir tehlikedir. Bu hızlı değişimler toplumumuzun tüm dokusunu parçalıyor. Çocuklarımızın içinde yaşadığı dünya tamamen farklı ve yirmi yıl öncesine kıyasla distopik bir dünyaya daha çok benziyor. Bir bilim insanı olarak, transseksüel erkek gençler ve genç yetişkinler hakkında sosyal medya dönemi öncesinde varılan sonuçların bugün çocuklarımız için geçerli olmadığını çok açıkça görebiliyorum. Bu büyük toplumsal sorunları ele alma umudumuz varsa, teorilerimizi yeniden değerlendirmenin ve bugünün erkek çocuklarıyla ilgili yeni bir bilimsel araştırma bütünü oluşturmanın zamanı gelmiştir.

Translıktan vazgeçip esas cinsiyetine dönenlerin sayısı arttıkça, bu çılgınlığın bir gün sona ereceğine ve yeni nesil çocukların cinsiyet karmaşasından uzak büyüyeceğine dair tatlı acı bir umudum var. Birleşik Krallık'taki Tavistock Kliniği'nin kapatılması, ABD'deki cinsiyet tıbbı uzmanları için bir uyarı olmalıdır. Davalar açılacaktır, fakat ne yazık ki bu davalar sadece insanlar ağır bilimsel ve tıbbi uygulama hataları ve ihmalkarlıklar nedeniyle çok zarar gördükten sonra açılacaktır.