Bir detrans hikayesi: 'Cinsiyet değişimimin tüm yönlerinden pişmanlık duyuyorum'

Aile içi istismar, otizm, depresyon, anksiyete ve intihar meyli ile mücadele eden Laura, sorunun transseksüel olmasından kaynaklandığını düşünmüştü. Bunların cinsiyet değiştirmekle değil, terapiyle aşılabileceğini anladığında transseksüellikten vazgeçti ve kadınlığıyla barıştı.
Bir detrans hikayesi: 'Cinsiyet değişimimin tüm yönlerinden pişmanlık duyuyorum'


Kaynak: detransvoices.org
Erişim Tarihi: 07.12.2022

20'li yaşlarımın başında heteroseksüel bir kadınım. 3 yıllık bir transseksüellik deneyimim oldu. Resmi olarak cinsiyet değişikliği yapmadan önce 5 yıl boyunca trans olup olmadığımı sorguladım. Yedi ay boyunca testosteron kullandım ve 20 yaşında çift mastektomi (memelerin alındığı transseksüel ameliyatı) oldum. Cinsiyet değişimimin tüm yönlerinden pişmanlık duyuyorum. Bunun neden gerçekleştiği ve bugün bulunduğum noktaya nasıl geldiğim konusunda çok fazla düşünmek zorunda kaldım. Hayatım boyunca cinsiyet hoşnutsuzluğu ve genel olarak toplum normlarına uyumsuzluk yaşadım. 

Küçükken annem "cinsiyet açısından nötr" olduğumu ve hem erkek hem de kız çocuklarına ait kıyafet, aktivite ve oyuncaklardan hoşlandığımı söylerdi. Ailem bana kendince ifade özgürlüğü tanıyordu. Ancak onların bu yaptığı, büyüdükçe daha da erkek Fatma olmama sebep oldu. Hep erkek kıyafetleri giymeye başladım ve kadınsı olan şeylerden uzaklaştım. O zamanlar pek çok cinsiyet normunun farkında değildim ama "kız gibi" olan şeylerin çevrem tarafından itibarsızlaştırıldığını hatırlıyorum. 

Kızlardan farklı olduğumun farkındaydım ama aynı zamanda kendimi erkeklere de bağlı hissetmiyordum. Daha 5-6 yaşlarındayken bile kendimi çok izole ve yalnız hissediyordum. Daha sonra bunun trans olduğumun bir kanıtı olabileceğini düşündüm, ama şimdi bunun sadece otizmli olmamdan kaynaklandığını biliyorum. Bunu o zamanlar bilmiyordum. 9 yaşında fiziksel olarak olgunlaştım. Sütyen giymekten ve göğüslere sahip olmaktan nefret ettim. Regl olmaktan korkuyordum. İlk adetimi 11 yaşında gördükten sonra çok huysuz, sinirli ve depresif biri oldum. Evde davranış sorunları yaşadım. Hormonal bir dengesizliğim vardı ve bu da genel ergenlik huzursuzluğumun yanı sıra daha fazla huysuzluk yaşamama neden oluyordu. Erken yaşta ergenliğe girmem, babamın bana karşı duygusal ve sözlü tacizde bulunmasına yol açtı. 

Baştan beri özgüven sorunlarım vardı ve babam duygusal istismarıyla hayatımın büyük bölümünde özgüvenimi mahvetti. Ortaokulda sosyal olarak çok kötüydüm ve başkalarıyla bağlantı kuramadığım için kendimi izole ettim. Bana 11 yaşında otizm teşhisi kondu, ancak bunun için hiç yardım almadım. Belki de işlevselliğim yerinde olduğu ve hayatıma desteksiz devam ettiğim için kimse bu konuda bana bir tedavi önermedi. Fakat bu otizm durumu düşünce sistemimi ve algılarımı etkiliyordu.

Bu sıralarda bana anksiyete ve depresif bozukluk teşhisi kondu. Ancak 2 yıl boyunca depresyonda olduğuma inanmadım, çünkü sert olmak ve elimden geldiğince kırılgan olmamak için gerçekten çok çabalıyordum. Kırılgan olmamayı ve sert olmayı iyi olmak sandım. Sonunda depresyonda olduğumu kabul ettim ve çok fazla öz farkındalık, utanç ve acıyla yüzleşmek zorunda kaldım. Giderek daha az kadınsı olmaya başlamıştım. Depresyonum çok daha kötüleşti. Son derece yalnızdım ve kendime verdiğim değer düşüktü. Ortaokulda arkadaş olmaya çalıştığım kişiler tarafından reddediliyordum. Lisede arkadaş edinme zahmetine bile girmedim. İntihara meyilli hissetmeye başlamıştım. Sonra Tumblr'a girmeye ve kimliğimin şekillenmesine yardımcı olan benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışmaya başladım. 15 yaşındayken ot içmeye, içki içmeye ve deneyebileceğim her türlü uyuşturucuyu denemeye başladım ve sonunda tüm bu garip hallerimi kabul eden bir grup arkadaş edindim. Bunlar tiyatrocu çocuklardı ve çoğu transseksüel ya da geydi. Ailem, galiba bu arkadaş çevresinin de etkisiyle, giyim ve davranışlarımdan da şüphelenerek lezbiyen olup olmadığımı sordu, ben de onlara kızlara hiç ilgi duymadığımı, hep erkeklerden hoşlandığımı söyledim. 

15 yaşındayken internetten cinsiyet hakkında bilgi edindim. Transseksüel olup olmadığımı sorguladım çünkü kriterlerin çoğuna uyuyor gibi görünüyordum. Trans olabileceğimi düşünmemin bazı nedenleri, her zaman erkek karakterlere, kişiliklere, aktörlere ve müzisyenlere yönelmiş olmamdı. Çocukken arkadaşlarım ve ailemle oynadığım oyunlarda ya da fantastik rol yapma oyunlarında hep erkek karakter olarak oynadım. Kendimi her zaman bir erkek kahramanın veya ana karakterin perspektifinde gördüm. Medyada tasvir edilen kadın karakterlerle hiçbir zaman ilişki kurmadım. Giyim tarzım erkeksiydi ve çoğunlukla erkek kıyafetleri giyiyordum. Saçlarım kısaydı. Vücudumu beğenmiyor, göğüslerime kızıyor ve erkek sakalı arzuluyordum. Ya da okuduklarımın etkisiyle tüm bunları istediğimi sanıyordum.

Trans
"Trans olabileceğimi düşünmemin bazı nedenleri, her zaman erkek karakterlere, kişiliklere, aktörlere ve müzisyenlere yönelmiş olmamdı."

Cinsellikle ve filmlerdeki, televizyondaki, oyunlardaki ve popüler kültürdeki erkek karakterlerle olan bağımın trans olabileceğimin kanıtı olduğunu düşündüm. Ama aslında sadece normal bir kadın gibi erkeklere ilgi duyuyordum, otizmin de etkisiyle bunun erkek olduğum anlamına geldiğini sandım. Ayrıca, kadın karakterler kötü yazıldığı için kendimi erkek karakterlerle bağdaştırıyordum. Sevdiğim müzikte erkek egemenliği vardı, bu yüzden tabii ki erkek şarkıcılara yakınlık duyuyordum. Medyadaki kadınlarla ilişki kurmadım çünkü benim gibi düşünen, görünen, ses çıkaran veya davranan bir kadın hiç görmedim. Medyanın nesneleştirdiği kadınlar zaten pek çok kadını da yansıtmıyordu. Benim gibi bir kızın hayatının ilerleyen dönemlerinde başarılı, yetişkin bir kadın olabileceğini gösteren hiç kimse olmadı etrafımda. Medyada benim gibi kadınların temsil edildiğini hatırlamıyorum, tabii parodileri yapılmıyorsa. Kadın rol modellerim yoktu, bu yüzden sadece seksi veya pasif kadın idealleri yerine karmaşık insanlar olmalarına izin verilen erkek karakterlerle bağ kurdum. 

16 yaşındayken eşcinsel bir erkek arkadaşıma karşılıksız bir şekilde aşık oldum. Bana umut vermişti ama ben hislerimi açtığımda beni reddetti. Yıkılmıştım. Arkadaş olduğumuzda eşcinsel olduğunu söylememişti, ama sonunda itiraf ettiğinde ve beni reddettiğinde, bunun tamamen cinsiyetim yüzünden olduğunu düşündüm ve kendimi berbat hissettim. Eğer bir erkek bedenine sahip olsaydım beni seveceğini düşünüyordum. Ne de olsa kadın bedenimden hiç hoşlanmamıştım, başka hiç kimse de hoşlanmamıştı. 

Cinsiyet disforim (cinsiyet hoşnutsuzluğu) giderek kötüleşmeye başladı. Düzgün bir kadın ya da erkek olmayan, kimseyi memnun etmeyen ve kimse tarafından, hatta kendim tarafından bile arzulanmayan biri olduğum için kendimi her gün azarladım. Kimliğim tamamen kendinden nefret ve depresyonla çevriliydi. Trans olabileceğimi düşünmeye başladım ama hayatımı trans olarak devam ettireceğimi düşünmek beni dehşete düşürüyordu. 18 yaşımdayken korseler giymeye başladım. Bu hoşuma gidiyordu çünkü büyük göğüslerim gizleniyordu ve düz bir göğüsle erkek kıyafetlerimle daha iyi görünüyordum. Sakal bırakmayı ve erkeksi görünmeyi arzuluyordum ama kadın olarak bunun anlamsız olduğunu biliyordum. O yıl, yani 18 yaşımdayken, bana bir öncekinden daha da fazla umut veren başka bir gey erkek arkadaşıma aşık oldum. Bir yıldan fazla bir süre boyunca benimle oyun oynadı. Sonunda tamamen homoseksüel olduğunu fark ettiğinde bu sefer daha da beter yıkıldım ve bir kez daha romantik ve cinsel olarak sevilmediğim için kendimi %100 suçlu hissettim. Sadece bir erkek bedenim olsaydı beni seveceğinden emindim ve belki mutlu olabilirdim, hatta intihara meyilli ya da depresif olmayabilirdim. Ayrıca kendimi ve karşılıksız aşkımı düşünerek çok fazla eşcinsel erkek pornosu izliyordum ve fantezilerimin gerçek olmaması nedeniyle sık sık ağlıyordum. Bedenimin sevildiği, istendiği ve takdir edildiği ve sevdiğim kişiyi cinsel ve duygusal olarak mutlu edebildiğim bir fantezide kayboluyordum. "Sevdiklerimle", yani gey erkeklerle mutlu olabilmek için erkek olabilmeyi çok istedim. 

Gey erkekler kuralları esnetebiliyor, kadınsı veya çift cinsiyetli olabiliyorlardı. Ama yine de erkek ayrıcalıklarına sahip gibi görünüyorlardı. Bu süre zarfında gey erkekleri çok kıskandım ve onlara içerledim, çünkü hayatımın, kişiliğimin, cinselliğimin gey bir erkek olarak mükemmel bir anlam ifade edeceğini, heteroseksüel bir kadın olarak ise hiç anlam ifade etmediğini hissettim. Nasıl olmak istersem öyle olabileceğimi biliyordum ama bunun heteroseksüel bir kadın kadar saygı görmeyeceğini veya takdir edilmeyeceğini sanıyordum. Heteroseksüel ve cinsel olarak arzulanan biri olmayı arzuluyordum ama bunun gerçekliğinden şüphe ediyordum. Daha sonra trans olduğuma karar verdim. Ailem ve arkadaşlarım tarafından sorgulanmadan kabul edildim. Bir ucube olduğumu ve kafamın karışık olduğunu biliyorlardı, bu yüzden bunun büyük bir mesele olduğunu düşünmediler. Otizmimi, kafa karışıklığımı, depresyonumu, kalp kırıklıklarımı, hiçbirini umursamadılar. 

İntihar
"Doktorlara intihar eğilimim ve zihinsel hastalıklarımdan söz ettim, ancak bir saatlik sohbetten sonra bana testosteron vermekte bir sorun görmediler."

Bir süredir terapi görüyordum ancak kimse cinsiyet sorunlarım hakkında söyleyecek bir şey bilmiyordu. Terapistim bu konuları bilen farklı bir terapist bulmamı önerdi, ben de birilerini aradım ama işe yarar kimse yoktu. Kimse durumumla ilgili tavsiyede bulunmadı. Sadece beni geçiştirmek için translığımı desteklediklerini söylediler. Disforim konusunda yardım almayı çok istiyordum ancak profesyonel yardım alamamak beni hayal kırıklığına uğratmıştı. İntihara meyilliydim ve asla istenmeyeceğimi, sevilmeyeceğimi ya da mutlu olamayacağımı düşünüyordum. Kimse bana tavsiye vermiyordu. Bu yüzden 19 yaşındayken Chicago'da bir cinsiyet kliniğine gittim ve testosteron aldım. Onlara intihar eğilimim ve zihinsel hastalıklarım hakkındaki gerçeği söyledim, ancak bir saatlik sohbetten sonra haftalık olarak enjekte etmem için bana testosteron vermekte bir sorun görmediler. 

Psikiyatristime ayrıca çift mastektomi ameliyatı olmak istediğimi söyledim ve o da bir sevk mektubu yazdı. Bildiğim kadarıyla cinsiyet disforimi teşhis etmek için herhangi bir değerlendirme yapmadı ama bir şekilde reçeteyi aldım. İyi tanımadığım pratisyen doktorum soru sormadan ikinci bir sevk yazdı ve aldığım tüm bu sevkleri eyaletimdeki bir cerraha gönderdim. 

Henüz 20 yaşıma yeni girmişken intihar düşüncesi nedeniyle üçüncü kez hastaneye yattım. Çıktığımda cerrahla görüştüm ve üst ameliyat için yer ayırttım. Olumlu olmaya çalıştım ama boşa umut ediyor gibiydim. İçimi dışımı komple dönüştürmek istedim. Saçmalıklarla uğraşmayı bırakıp her şeyi kontrol altına almak istedim. Bu da pervasız ve agresif olmam anlamına geliyordu. 

Testosteron beni daha iyi hissettirmedi. Sakal bırakmayı düşünmek beni biraz mutlu etti ama bu beni olduğumdan daha da karamsar yaptı. Daha umursamaz, öfkeli ve düşüncesiz oldum. Çok fazla içki ve ot içmeye, alkollü araba kullanmaya, küçük hırsızlıklar yapmaya ve kavgalara karışmaya başladım. Yazın ameliyat olup göğüslerimi aldırdım. Ameliyat için hastaneye yattığım gün intihara meyilliydim ama cerrah yine de ameliyatı gerçekleştirdi. 

Ameliyat kendimi daha iyi hissetmemi sağlamadı. Korse takmamaktan ve kıyafetlerimin içinde düz görünen bir göğse sahip olmaktan keyif aldım ama kesinlikle umduğum gibi daha "ben", "doğru" ya da "tamamlanmış" hissetmedim. Yaşadığım duygusal acıyı daha beter hale getirdikleri için hormonları bıraktım. Hormonları kestikten sonra cinsiyet disforisi hakkında çok fazla düşünmedim. O sıralarda meydana gelen diğer travmatik olaylara çok fazla odaklanmıştım. Tüm arkadaş grubumu kaybetmiştim çünkü artık benim sorunlarımla uğraşmak istemiyorlardı. Ruhsal olarak çökmüştüm ve yoğun bir keder ve utanç hissediyordum. Birkaç ay sonra Diyalektik Davranış Terapisine (DDT) başladım ve radikal kabullenme pratiği yaptık.

Zamanla terapide pratik beceriler öğrendim ve kendimi ve kusurlarımı da daha fazla kabul ettim. Ancak, hiç arkadaşım olmadığı için kendimi çok yalnız hissettim ve flört uygulamalarına girdim. Üç ay boyunca 47 yaşında biseksüel bir adamla çıktım. Çok sağlıksız olmasına rağmen, bu tecrübemde benim için en önemli şey ilk kez birinin beni gerçekten bir kadın olarak istemesiydi. Bu adam vücudumu biraz olsun takdir etmiş ve en azından beni önemsiyormuş gibi davranmıştı. Benden kız arkadaşı olarak söz ettiğinde huzursuzluk hissetmemiş; aksine mutlu hissetmiştim. Sonunda benden ayrıldı. Ondan ayrıldıktan sonra kadın bedenimi takdir eden başka biseksüel erkeklerle takılmaya başladım. Kendimi kabul edilmiş hissettim ve bedenimle ilişki kurmaya başladım. 

Cinsiyet değişimi
"Şimdi cinsiyet değişimimin olgunlaşmamış, mantıksız ve umutsuzken yaptığım korkunç bir fikir olduğunu kabul ve itiraf ediyorum."

Ayrıca internette giderek daha fazla cinsiyet eleştirisi yapmaya başladım, ki trans topluluğu içinde bile her zaman öyleydim. Detaylı okumalar yaptıkça kendim ve cinsiyet dünyası hakkında pek çok şeyin farkına vardım. Bende büyük yankı uyandıran pek çok detrans (translıktan pişman olup esas cinsiyetine dönen) kadının hikayesini okudum ve onlarla konuştum. Böylelikle kadınlığımla bağlantı kurmaya başladım ve birkaç ay sonra translıktan vazgeçtim. 

Şimdi cinsiyet değişimimin olgunlaşmamış, mantıksız ve umutsuzken yaptığım korkunç bir fikir olduğunu kabul ve itiraf ediyorum. Bunun için kendimi suçlamıyorum. Beni "tedavi eden" profesyonelleri de tam olarak suçlamıyorum, çünkü bazılarının iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Ancak disforimi terapi ile tedavi etmeye çabalamadıkları için onları suçluyorum. Ne yaptıklarını bilmiyorlardı. Geçmişimi ve psikolojik durumumu yeterince incelememişlerdi. Ne kadar intihara meyilli olduğumu, kendimden nasıl nefret ettiğimi ve sahip olduğum diğer akıl hastalıklarını  bile bile cerrahıma sevk mektupları yolladılar. İntihara meyilli ve berbat durumda olan bir insanın hayatını değiştirecek deneysel hormonlar alması bu kadar kolay olmamalıydı. Çift mastektomi yaptırmak, sağlıklı organları aldırmak bu kadar kolay olmamalıydı. O zamandan beri disforime katkıda bulunan birçok faktörü not ettim. Bunların hepsi terapistlerim tarafından terapi, kabullenme ve gerçekliği onaylayan öneriler kullanılarak ele alınmalıydı. Onlar yapamıyorsa ben yaparım dedim ve sorunlarımı, tetiklendiğim konuları not alıp hepsinin üzerinde tek tek çalışmaya, kendimi iyileştirmeye çalıştım.

Babamın istismarından kaynaklanan Travma Sonrası Stres Bozukluğum (TSSB), bariz özgüven sorunlarım, romantik sorunlarım, otizmim, şiddetli depresyonum, anksiyetem ve intihar meylim vardı. Terapistlere cinsiyet disforimi cinsiyet değiştirmekle değil, terapiyle tedavi etme arzumu dile getirdim. Fakat bu sorunlardan herhangi birine yardımcı olmak veya bunların cinsiyet disforik duygularımda rol oynayabileceğini düşünmek yerine, BİRÇOK terapist ve psikiyatrist bana translığı övüp tek çözümmüş gibi sundu. Beni düzgünce dinlemediler bile. Yönlendirme yapıp, sevk kağıdımı imzalayıp beni postaladılar. Hiçbiri benden hayatımdaki diğer faktörleri göz önünde bulundurmamı istemedi. Ama cinsiyet değiştirmek disforinin tek çözümü değil. Ben disforimden terapi ile kurtuldum. Trans olmadan disforiyle başa çıkan birçok insan tanıyorum. Şu anda hala şiddetli depresyonum olmasına ve anksiyete, otizm ve TSSB ile uğraşmama rağmen cinsiyet disforim yok. Kendimden uzaklaşmama sebep olan sorunları hallettikçe ve kadınsı deneyimlere açık hale geldikçe disforimin yok olduğunu gördüm. Belki de sadece büyümeyi ve kadın bedenine alışmayı beklemeliydim. 

Fiziksel olarak çok garip bir yerdeyim. Sosyal olarak ise hala toplumun sınırlarındayım. Ama yolumu bulmaya çalışıyorum ve hiçbir şeyden ödün vermiyorum. Göğüslerim yok ama hala oldukça kadınsı görünüyor ve hissediyorum. Bilişsel olarak da bunun farkındayım ve dişiliğimi kabul ediyorum. 

Hâlâ yalnızım, bir sevgilim yok ve hangi heteroseksüel erkeğin memeleri olmayan bu erkeksi kadını beğeneceğini hâlâ bilmiyorum ama kendime ve genel olarak yalnızlığa karşı çok daha fazla güven duyuyorum. Zihinsel olarak sağlıklı, mantıklı hissediyorum ve artık intihara meyilli değilim. Tek bildiğim, garip bir depresif kız/kadın olmanın cehennem olduğu, ancak bunun gerçekten imkansız olduğunu bilerek bir erkek gibi görünmeye ve olmaya çalışan garip bir depresif kız/kadın olmanın daha da kötü olduğu. Cinsiyet değişimiyle ilgili çok aptalca kararlar verdiğimi biliyorum, ancak o zamanlar elimden gelenin en iyisini yaptım ve benim gibi insanlara sunulan tek tedavi gibi görünen şeyi takip ettim. Ne yazık ki bu “tedavi” gerçek bir ruh sağlığı tedavisi sunmamış, sadece kendime olan nefretimi arttırmıştı. 

Ne olursa olsun, cinsiyet değişimimi, disforimi ve travmalarımı geçmişte bırakmaya çalışıyorum ve şimdi çok daha sağlıklıyım. Yaşadığımı hissediyorum. Garip bir kadın olarak umut verici bir geleceğim var. Ve bunu kanıtlayacak yara izlerim var.

Laura B. 24 yaşında ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşıyor.