Cinsiyet odaklı terapinin aile ilişkileri üzerindeki etkileri

Bir anne, oğlunun ruh sağlığı sorunlarını derinlemesine incelemek yerine transseksüellik iddiasına odaklanan terapiste mektup yazarak cinsiyet odaklı terapi tutumunun oğluyla ilişkilerini nasıl etkilediğini anlattı.
Cinsiyet odaklı terapinin aile ilişkileri üzerindeki etkileri


Erişim Tarihi: 05.04.2023
Kaynak: pitt.substack.com

Oğlum kısa süre önce korkunç bir terapiste gitti. Terapist oğlumun porno bağımlılığı gibi sorunlarını ele almayı reddetti, bunun yerine sadece translık iddiasına odaklandı. Cinsiyet disforisini (cinsiyet hoşnutsuzluğu) tedavi etmeyi amaçlayan terapistlerin; erkek çocuklarımız üzerinde yaygın olarak cinsiyet karmaşasına ve translığın gelişimine yol açan porno çeşitleri gibi altta yatan sebepleri anlamaları çok önemlidir. Oğlumun aşamadığı travmalar, bedenselleştirdiği sorunlar ve okuldaki ortamı gündeme bile alınmadı. Translık meraklısı ve bilgisiz bu terapiste gitmeyi bıraktıktan sonra bu e-postayı yazdım. Özellikle de üniversitede çalışan bir terapist olduğu için, onu bilgilendirmek için elimden geleni yapmak istedim. Bu terapistlere seslenmek ve onları bilgilendirmek önemlidir, böylece bilmediklerini iddia edemezler. Biliyorlar.

Sayın Dr. __, 

Oğlumu tedavi ettiğiniz süre boyunca, cinsiyet karmaşası ve disfori hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığınızı açıkça gördüm. Umarım bu konunun karmaşıklığı ve oğlum gibi gençlerin trans iddialarının gerçekleri hakkında farkındalığınızı artırmak umuduyla yazdığım bu mektubu okumak için zaman ayırırsınız.
 

Oğlumla geçirdiğiniz zamanın yarardan çok zarar getirdiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Bunu bilmeniz önemli. Sizin ve meslektaşınız Bayan B.'nin oğlumla benim aramızı açtığınızı düşünüyorum. Bayan B. oğlumu depresyona ve şiddete varan bir öfke sarmalına itti. Ebeveyn ile çocuğun arası açıldığında bunun çocuklar üzerinde zararlı etkileri olduğu çok kez kanıtlanmıştır. Yine de siz ve meslektaşınız çocuğumun zihnini zehirlemeye devam ettiniz. Hâlâ sinsice yaratılan bu ayrılığın üstesinden gelmeye çalışıyorum; ancak sizin dünyanız, ona hem doğrudan hem de dolaylı olarak annesinin düşman olduğunu söylerken bunu başarmam inanılmaz derecede zor.
 

Gençlerin iddia ettiği cinsiyetin geçersiz olduğu izlenimini vermemek için translığın altında yatan temel nedenleri göz ardı edip translık iddialarını teşvik ederek trans gençler için en iyi uygulamayı yaptığınızı sanıyorsunuz. Size hatırlatmalıyım ki, bazen "en iyi uygulama" olarak kabul edilen şey, tarihin merceğinden bakıldığında korkunç bir hata olarak ortaya çıkmaktadır. Şu anda transseksüellik müdahalelerinde olan da budur. Bir zamanlar tıp camiasında lobotomi (psikolojik vakaların tedavisinde beyinin ön kısmındaki bağlantıların kesilmesi operasyonu) çok revaçtaydı. Eminim seleflerinizin şizofreni ve depresyon gibi durumlar için bu prosedürü uyguladığını biliyorsunuzdur. Eminim o dönemde bu prosedürden rahatsız olan ve seslerini yükseltip konuya dikkat çekmeye çalışan insanlar olmuştur, ancak lobotominin mükemmel bir çözüm olduğunu ve uygulandıktan sonra hastaların çok daha mutlu ve iyi durumda olduğunu ilan eden sesler tarafından bastırılmışlardır.
 

Aynı şekilde, günümüzde sizin gibi terapistler ve diğer tıp uzmanları, trans tıbbını gençlerin cinsiyet karmaşalarının tek çaresi olarak lanse ediyor. Hastaların görünüşlerini tıbbi olarak değiştirerek karşı cinse benzemeye çalışmalarına yardımcı oluyor, kendilerine karşı cinse ait yeni isimler seçen hastalara çevrelerindeki dünyayı kontrol edebilecekleri ve bu kontrolle kendilerini doğrulayabilecekleri hissini veriyorsunuz. Ve bunu "kapsayıcı" ve "hayat kurtarıcı" olarak görüyorsunuz. Bu eylemlerin uzun vadeli olumsuz sonuçlarına ve yan etkilerine bakmıyorsunuz, yardımınızı isteyen incinmiş gençler için kısa vadeli tatminler sağladığınız için sırtınızı sıvazlamayı tercih ediyorsunuz.

Trans
"Terapist oğlumun porno bağımlılığı gibi sorunlarını ele almayı reddetti, bunun yerine sadece translık iddiasına odaklandı."

Ancak, tıpkı iki nesil önce lobotomiye karşı çıkanlar gibi, cinsiyet tıbbına karşı çıkan pek çok kişi var ve sesleri güçlenip sayıları artarken bile siz onları dinlemeyi reddediyorsunuz. Onları görmezden gelmeye devam ediyorsunuz. Ebeveynlere "transfobiksiniz" ve "çocuğunuzu gerçekten tanımıyorsunuz" suçlamalarında bulunmaya devam ediyorsunuz. Üstelik kanıt temelleri zayıf bir çalışmadan alıntı yapıyorsunuz. Eminim ki araştırmalar en parlak döneminde lobotomi hakkında da harika şeyler söylemiştir.
 

Ne yazık ki tıp camiası, özellikle de ruh sağlığı camiası şu anda kapsayıcılık adına gençlere fazlasıyla zarar veriyor. Açıkça söylemek gerekirse, benim gördüğüm kadarıyla trans hareketi otizm yelpazesindeki çocukları hedef alan modern bir kısırlaştırma hareketinden başka bir şey değil. Halihazırda ABD dışındaki ülkeler, trans tıbbının "hayat kurtarıcı" olmaktan ziyade, ergenlikten sonra muhtemelen cinsiyet karmaşasından kurtulacak olan çocukları ömür boyu tıbbi hastalar haline getiren bir uygulama olduğunu görmeye başlıyor. Bu ülkeler ABD medyasının görmezden geldiği kanıtları yeniden inceliyor ve günümüzün genç disfori vakaları için sosyal ve tıbbi "cinsiyet değişiminin" etkinliğini ve uygunluğunu sorguluyor. (Sosyal cinsiyet değişimi, herhangi bir tıbbi müdahale olmadan sosyal hayatta karşı cinstenmiş gibi yaşamaktır. Tıbbi cinsiyet değişimi ise hormonlar ve birtakım ameliyatlarla cinsiyet değiştirmektir.) Ömür boyu sürecek bu “tedavilerden” tek kazançlı çıkanlar ise devasa kârlar elde eden tıp ve ilaç endüstrileri.
 

Trans tıbbının sanıldığı kadar iyi bir şey olmadığının bir başka kanıtı da hızla büyüyen detrans (translıktan vazgeçenler) topluluklarında görülebilir. Binlerce genç insan, sosyal ve tıbbi olarak "cinsiyet değiştirmiş" ancak daha sonra bunu yaptıklarından pişman olmuşlardır. Toplantılarımızda size detranslar hakkında soru sorduğumda, bunun hiç olmayan ya da çok nadir görülen bir şey olduğunu iddia etmekten çok mutlu görünüyordunuz. Yalan söylüyorsunuz, bunu yüzünüze söylemek istedim. 
 

Muayenehanenizde çocukları sevgi dolu ailelerinden uzaklaştırmaya devam etmeden önce, biz ebeveynlerin çocuklarımızı en iyi tanıyan kişiler olduğumuzu anlamanız gerekir. Çocukların ve gençlerin özellikle öğretmenler, okuldaki akran grupları, sosyal medya ve internet aracılığıyla güçlü dış etkilere maruz kaldıklarında nasıl değiştiklerini görüyoruz. Hatta bazı okullar ebeveynlerden bilgi saklıyorlar (tıpkı çocuk istismarcılarının çocuklara ebeveynlerinden sır saklamalarını söylediği gibi). Çocuklara trans ideolojisini empoze eden bazı sitelerde, bir çocuğun internette nerelerde gezdiğini ebeveynlerinden hızlı bir şekilde gizleyebileceği bir özellik bile var. Bu artık o kadar yaygınlaştı ki, ebeveynler çaresizce yardım arayıp seslerini duyuramıyorken, pek çok alanda insanlar ve profesyoneller çocukla ebeveynin arasını açmanın yollarını buluyor. İnternet ve tehlikeli akranlar, çocukların kulağına sosyal olarak cinsiyet değişimi yapmalarını, bunun onları nasıl hissettirdiğini görmelerini ve yeni isimler denemelerini fısıldıyor. Gerçekten siz de bu olumsuz dış etkilerden biri olmak istiyor musunuz?
 

Ebeveynler internet ve sosyal medyanın etkilerini doğrudan görüyor ve seslerini kimseye duyuramadıkları için boşluğa haykırıyorlar. Oğlum, internetin derinliklerinde trans ideolojisinin manipülasyonlarını okuyarak, izleyerek ve fenomenlerden ona 'trans olması gerektiğini' duyarak sonsuz saatler harcıyor ve umutsuzca internette tanıştığı sözde “arkadaş” grubuna ait olma ihtiyacını hissediyor. Oğlumun "translığını bulmasına" yardımcı olan YouTube videolarını izledim ve çevrimiçi testleri yaptım. Bu videolara ve testlere göre ben de bir şekilde transım. Neden bir gençlik modasını destekliyorsunuz? Kaç kişi terapistine dönüp bunun bir hata olduğunu söyleyecek? 
 

Saygılarımla, Eski Bir Hastanızın Annesi