Toplumsal cinsiyet, ruh sağlığı ve aile: Bir annenin otizmli transseksüel kızıyla geçtiği zorlu süreçler

Genç yaşında aniden trans olduğunu söyleyen genç kızın annesi, toplumsal cinsiyet ideolojisinin ruh sağlığı sorunları ile mücade eden kızı ve ailesinin hayatını nasıl etkilediğini anlattı.
Toplumsal cinsiyet, ruh sağlığı ve aile: Bir annenin otizmli transseksüel kızıyla geçtiği zorlu süreçler


Kaynak: pitt.substack.com
Erişim tarihi: 05.04.2023

18 yaşına girmeden bir ay önce tamamen damdan düşer gibi erkek olduğunu ilan eden bir genç kızın annesi olarak konuşuyorum. Konuşuyorum çünkü son 3 yılda üzülerek keşfettiğim üzere, bu olgu benim ailemden çok çok daha büyük ve kesinlikle bu konuda konuşmamız ve çocuklarımıza yapılanlar konusunda farkındalık yaratmamız gerekiyor. Kızımız 21 yaşına yeni girdi ve 3 yıldan biraz fazla bir süredir transseksüel (biyolojik cinsiyetine belli yollarla müdahalede bulunup bir diğer biyolojik cinsiyete bürünen kişi) balonunun içinde. Geçtiğimiz yıl boyunca bizden uzaklaşmıştı, ancak tam bir hafta önce mucizevi bir şekilde bize ulaştı. Bu nedenle geçtiğimiz hafta ailemiz için çok duygusal bir hafta oldu. Çok fazla hasar aldık, iyileşme süreci uzun ve engebeli bir yol olacak, ancak şu anda, birkaç hafta önce bunu yazmaya başladığımda kesinlikle sahip olmadığım bir umut ışığı var.

Kızımız sevgi dolu, destekleyici bir ailede büyüdü. 31, 33 ve 36 yaşında üç büyük üvey erkek kardeşi ve 16 yaşında küçük bir erkek kardeşi var. Hepsi de kızımızı yetiştirdiğimiz gibi sevgi dolu bir şekilde yetiştirildi. Kızımız büyürken "kız gibi" değildi. Örneğin bebeklerden hoşlanmazdı, ama ben bunu hiç düşünmedim çünkü çocukken ben de bebeklerden nefret ederdim ve kendim de biraz erkek fatmaydım. Futbolu ve hentbolu çok severdi ve tekvandoda kahverengi kuşak sahibiydi. Pek çok müfredat dışı etkinlik denedi; dans, şarkı söyleme, jimnastik, yüzme ve tenis bunlardan birkaçı. Her sabah köpeklerimizi gezdirirken benimle birlikte yürürdü ve benimle birlikte spor salonuna gelirdi. Benimle alışveriş yapmaktan ve kendi kıyafetlerini seçmekten keyif alırdı. Birlikte tırnaklarımızı boyatmaya giderdik. Birlikte oyunlara ve konserlere giderdik. Çok yakın ve sevgi dolu bir ilişkimiz vardı. Çok zekiydi ve okulda gerçekten başarılıydı.

Okulda zorbalığa maruz kalması ve okuldan destek görmemesi sonucunda 13 yaşındayken onu yeni bir okula gönderdik. İlk 2 yıl işler iyi gitti ve gerçekten sevimli kızlardan oluşan istikrarlı bir arkadaş grubu vardı. Yaklaşık 15 yaşına geldiğinde arkadaş gruplarını değiştirdi. Yeni grupta, kız olmadığını iddia eden bir kız vardı ve bu benim toplumsal cinsiyet ideolojisiyle ilk tanışmam oldu. Yeni arkadaşlarının kızımız üzerinde çok olumsuz bir etkisi olduğunu hissettim.

Kızımız 2016 yılının başlarında, 15 yaşına girdikten kısa bir süre sonra ve arkadaş gruplarını değiştirdiği sıralarda ruh sağlığı sorunları yaşamaya başladı. Üç yıl boyunca, 15, 16 ve 17 yaşlarındayken bu ruh sağlığı sorunları devam etti. Kızımız için yardım bulma çabalarımızda hem kamu sistemi hem de özel ruh sağlığı sistemleri arasında dolaştık. Bu 3 yıllık dönemde anksiyete, depresyon, bipolar Bozukluk* ve olası sınırda kişilik bozukluğu** tanılarını aldık. Kızımızı bu 3 yıllık dönemde ruh sağlığıyla ilgili 70'in üzerinde tıbbi randevuya götürdük. Kızımızı tedavi eden tıp uzmanları tarafından her zaman iyi muamele gördük. Sevgi dolu ve destekleyici ebeveynler olarak tanımlandık. Kızımız anksiyete ve depresyon ilaçlarına iyi yanıt vermedi, tam tersi daha kötü hissetti. Hem kamu hem de özel klinik ortamlarında ilaç tedavisine devam etmeyi reddettiğimizde, kızımızı tedavi eden tıp uzmanları tarafından hiçbir zaman eleştirilmedik veya kötü muamele görmedik. Devlet kliniği, ilaç tedavisi görmezse kızımızı bir daha görmeyeceklerini söyledi ancak o zamana kadar özel bir psikiyatrist bulmuştuk ve o da ilaç tedavisi konusunda ısrar etmedi. Devlet kliniği kesinlikle bizi çocuk koruma hizmetlerine bildirmeye çalışmadı ya da kızımızı ruh sağlığı sorunları için tıbbileştirmek istemediğimiz için hakkımızda kötü konuşmadı. Diyet, egzersiz, sevgi, destek ve psikoterapiye odaklanıyorduk.

2018 yılı boyunca kızımızın ruh sağlığı çok daha kötüye gitti. Kendini kestiğini ve tıkınırcasına yemek yediğini öğrendik. Birkaç yıldır vejetaryen olduğu için sağlıklı bir şekilde beslenme konusunda her zaman çok bilinçliydi. Geriye dönüp baktığımda bu dönemin transseksüelliğe odaklanmaya başladığı zaman olduğuna inanıyorum. Haziran 2018'de yerel bir özel hastanenin ruh sağlığı koğuşuna 4 haftalık bir yatış yaptı, çünkü yataktan çıkmayı ve okula gitmeyi reddettiği bir noktaya ulaşmıştı. Bu 4 haftanın ardından hastaneden çıktığında saçlarını kısacık kestirdi.

Sonraki birkaç ay ailemiz için son derece travmatik geçti. Okula çok az gidiyor, bize ve küçük kardeşine karşı agresif davranıyor ve sözlü tacizde bulunuyordu. Yalan söylüyor, çalıyor, aşırı yemek yiyor ve ondan istediğimiz hiçbir şeyi yapmıyordu. Uyuşturucu kullandığını öğrendim. Endişeli ve intihara meyilli olduğunu söylüyordu, bu yüzden bir yere gidemiyordum. Son derece manipülatif bir hale gelmişti. Yaşadığımız stres çok büyüktü. Oğlumuz o sırada 13 yaşındaydı ve ablasının tacizkar davranışları nedeniyle yaşadığı sıkıntı onun anoreksik olmasına neden oldu. Oğlumun yerde cenin pozisyonunda kıvrılıp hıçkıra hıçkıra ağladığını ve kontrolden çıkmış davranışlarını durdurması için ablasına yalvardığını hatırlıyorum. Sanırım oğlumuz kontrol edebileceği tek şeyin yemek yemesi olduğunu gördü. Bir aile olarak paramparça olmuştuk. Doktorunun ofisinde oturup hıçkıra hıçkıra ağladığımı ve yardım için yalvardığımı hatırlıyorum. Gerçekten bir kabustu. Sanırım bu süre zarfında kızım çevrim içi trans sitelerine girmeye başladı. Daha sonra web tarayıcısında trans aramaları ve translıkla ilgili sitelerle dolu bir geçmiş buldum.

Transseksüel

Daha sonra, Ekim 2018'de tüm sosyal medya hesaplarında aslında Josh adında bir erkek olduğunu açıkladı. Okuldaki insanlara bunu aylar öncesinden söylediğini ve bir süredir okulda bu ismi kullandığını iddia etti. Bize öğretmenler de dahil olmak üzere okuldaki herkesin kendisini desteklediğini söyledi. Ruh sağlığı sorunları ve okula çok fazla devamsızlık yapması nedeniyle okulla düzenli olarak irtibat halinde olduğumu göz önünde bulundurduğumda, okuldan hiç kimsenin kızımın transseksüel duyurusu hakkında bizimle iletişime geçmediğini öğrenmek beni hayrete düşürdü.

Trans olduğunu açıkladığı hafta psikiyatristinde planlanmış bir randevusu vardı ve psikiyatristine intihara meyilli olduğunu söyledi. Bu yüzden psikiyatrist, onu ergen ruh sağlığı koğuşuna kabul edilmesi için yerel devlet hastanemize götürmemiz konusunda ısrar etti. Kızımızı hastaneye yatıran psikiyatri kayıt memuru onda Sınırda Kişilik Bozukluğu olduğunu düşündüğünü söyledi. Kocamın da eşlik ettiği tüm gece süren yatış işleminin ardından, ertesi gün onu ziyaret etmek için hastaneye gittim. Kızımızı görmek istediğimde bana bir oğlum olduğu söylendi. Zaten yatağının üzerinde erkek ismi yazıyordu.

Drama grubuna katılan diğer iki kızın erkek olduklarını söylediklerinin farkındaydım, bu yüzden trans olduğunu açıklamasına çok şüpheyle yaklaştım. Hiçbir zaman cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) belirtisi göstermemişti. Şüpheciliğim ruh sağlığı koğuşu personeli tarafından reddedildi. Çocuğumuzun transseksüel olduğu beyanını hemen kabullenmeyen ebeveynler olarak, hastane koğuşundaki tıp uzmanları tarafından kınandık ve zorbalığa maruz kaldık. Dile getirdiğimiz tüm endişelerimiz bir kenara itildi. Hastane personeli tarafından kızımızın önünde aşağılandık; bağnaz olmakla, kapsayıcı olmamakla ve transfobik olmakla suçlandık. Ayrıca bize artık bir oğlumuz olduğunu kabul etmemiz gerektiği yoksa kızımızın kendini öldüreceği söylendi. "Canlı bir oğlunuz olmasını mı yoksa ölü bir kızınız olmasını mı tercih edersiniz?" dediler. 

Hastanedeki bir aile toplantısında, küçükken onu "kız gibi giydirdiğimiz" için alay konusu edildik. Onun 3 yıllık karmaşık ruh sağlığı geçmişiyle hiç ilgilenmediler. Hormonlar için acilen bir endokrinoloğa sevk edilmesi gerektiği söylendi. 17 yaşındaydı ve hayır dedik, sevki kabul etmediğimizi ve aile hekimi ile özel psikiyatristine geri döneceğimizi söyledik. Bu sevk için bizim onayımıza ihtiyaçları vardı. Hastane sevk işlemine devam etti ve taburcu özetinde hormon sevkini kabul ettiğimizi yazdı. Aile hekimimiz onu memleketimizde cinsiyet konusunda uzmanlaşmış özel bir psikiyatriste götürmemizi tavsiye etti. Tek sorun, randevu alabilmek için altı aylık bir bekleme listesi olmasıydı.

Kızımızın hastaneye yatışından itibaren onunla olan ilişkimiz önemli ölçüde kötüleşti. 5 gece geçirdikten sonra hastaneden çıktı ve hemen kafasını kazıttı. Bize yönelttiği tacizler arttı ve kontrolden çıktı. Yalan söylemeye, tıkınırcasına yemeye ve manipülatif davranışlarına devam etti. Kasım-Aralık 2018'de, 5 ay öncesinde yattığı özel hastanenin aynı ruh sağlığı servisine 3 haftalık bir yatış daha yaptı, bu sefer ona erkekmiş gibi davrandılar. Bu sırada kızım 18 yaşına girmişti.

O sıralar kızımın bilgisayarının tarayıcı geçmişinde bulduğum şey beni dehşete düşürdü. İnanılır gibi değildi. Genç kızların testosterona övgüler düzdüğü, vücutlarındaki değişiklikleri sergilediği ve birbirlerine tezahürat yaptığı YouTube videoları izlemişti. Bu genç kızlar ameliyatlarla övünüyor ve çift mastektomi (sağlıklı göğüslerin alındığı transseksüel ameliyatı) izlerini gösteriyorlardı. Çok ürkütücüydü. Bir insan nasıl olur da tüm bu genç insanları kendilerine bu kadar zarar vermeleri için teşvik edebilirdi? Hayatım boyunca hiçbir şeyden bu kadar rahatsız olmamıştım. Transseksüel yetişkinlerden gelen, kızımızı “destekleyen” ve ona destek olmayan ailesinden kurtulmasını söyleyen mesajlar buldum. "Bu o.. çocuklarını kes at" asla unutamayacağım bir cümleydi. Bu, medyamızda bir tür kahraman olarak tasvir edilen Avustralyalı bir trans yetişkine aitti. 

Bir aile olarak parçalanmanın eşiğindeydik, stres dayanılmazdı. Her gün sözlü taciz yağmuruna ve en aşağılık sözlere maruz kalıyorduk. Bana iğrenç ve zavallı bir ebeveyn, beyaz ayrıcalıklı bir yobaz, sıkıcı bir heteroseksüel, bir transfobik olduğumu söyledi. Taciz durmak bilmedi. Bir süre sonra, her zamanki günlük tacizlerinin ardından ona artık bu şekilde davranmasına müsaade etmeyeceğimi söyledim. Erkek kardeşi ona saldırdı ve onu zapt etmek zorunda kaldık. Kızım evden çıktı ve annesi ona erkekmiş gibi davranan arkadaşının “parıltılı” ailesinin yanına gitti. Arkadaşının annesine, babasının kendisini tehdit ettiğini söyleyince kadın onu karakola götürdü ve o akşam polis kapımızı çalarak kocama bir hane içi şiddet tebligatı verdi. Polis gelip bizimle konuşma zahmetine bile girmedi, ne olduğunu ya da eşimin bize karşı nasıl davrandığını öğrenmek istemedi.

O noktada artık bizimle yaşamasına izin veremeyeceğimizi fark ettik. Bir arkadaşımızın üniversite öğrencilerine konaklama için kiraladığı odaları olan bir evi vardı ve şansımıza bir oda boştu, biz de Mart ayında onu oraya taşıdık ve kiranın %50'sini ödedik. Evimizden sadece birkaç blok ötedeydi. Hemen testosteron kullanmaya başladı ve üniversiteyi bıraktı. 

Trans çocuk

İsteği üzerine Mayıs 2019'da kızımla birlikte endokrinolog randevusuna gittim. O sırada onu taşındığından beri görmemiştim ve testosterona başladığından henüz haberim yoktu. Daha sonra endokrinologla ikinci randevusunda testosterona başladığını öğrendim. Aralık 2018'de endokrinologla görüşmüş ve ardından Mart 2019'da testosteron için bir reçete verilmiş. Psikiyatri yok, psikoloji yok, üç yıllık ruh sağlığı geçmişi incelenmemiş. Akli dengesi ciddi şekilde bozuk bir gence, vücudunda geri dönüşü olmayan değişiklikler yapacak hormonlar verildi.

Sonunda onu haftalık Diyalektik Davranış Terapisi (DDT) sınıfı olan bir programa kabul ettirdik. 45 dakikalık bir mesafedeydi ve eşim kızımı alıyor, oraya götürüyor ve 3 saat sonra ders bittiğinde onu almak için geri geliyordu. Terapi sınıfına katılmasının ilk haftasından sonra kendi adını kullanmaya geri döndü. Birkaç hafta içinde testosteron almayı bıraktı. Ondaki bu büyük gelişmeyi görebiliyorduk. Haftada bir akşam yemeği için bize geliyordu. Oğlumuz onu görmek istemediği için içeride kalıyor, biz de arka odamızda yemek yiyor ve film izliyorduk. Öğrenci yurdunda yaşayan sevimli bir Fransız kızla arkadaş olmuştu ve onunla birlikte gelip köpeklerimizi gezdiriyordu. Sonra babaannesi öldü, Fransız kız Fransa'ya döndü ve kızım göğüslerini tekrar bağlamaya başladı.

Sonra bize göğüslerini kestirmek için bir plastik cerraha gittiğini söyledi. Birden içimizi bir huzursuzluk kapladı ve bunu yapmak için bizim özel sağlık sigortamızı kullanıp kullanamayacağını merak ettik. Sağlık fonumuzu aradık ve bir hafta önce ameliyat için yerel bir özel hastaneye fiyat teklifi verdiklerini öğrendik. Kızımızı derhal özel sağlık fonumuzdan çıkardık. 

Bu sıralarda kızımızı başka bir psikiyatriste götürmeyi başardım ve onun cinsiyet açısından eleştirel olduğunu bildiğim için bir mucize olmasını umdum. Psikiyatrist ona Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ve Otizm Spektrumu teşhisi koydu. Otizm spektrumu teşhisi gerçekten anlamlıydı. Geriye dönüp baktığımda, onun her zaman arkadaş gruplarının odağına girmeden çevresinde olduğunu ve hiçbir zaman gerçekten uyum sağlamış veya diğer kızlar gibiymiş hissetmediğini görebiliyorum. Ergenlik yıllarını geçirdikçe bu durum daha da belirginleşti. Yine de o 3 yıl boyunca onu götürdüğüm tüm sağlık uzmanları arasında hiç kimse Otizm Spektrumunu düşünmemişti.

Ne yazık ki kızımız bize giderek daha fazla yabancılaştı. Trans deliğinden çıkacağını umduğumuz bir anda geri düştüğünü gördük. Noel 2020'de bizi görmeyi reddetti ve Ocak 2021'de bizi bir daha asla görmek veya bizimle konuşmak istemediğini söyledi. Öğrenci evinden taşındı ve tüm numaralarımızı engelledi.

21. yaş gününden kısa bir süre sonra, Kasım 2021'in ortalarında bize ulaştı. Neredeyse her akşam yemeğe gelmeye başladı. Her zaman hoş vakit geçiriyor değildik. Bizimle iletişime geçtikten iki hafta sonra bizi arayarak yaşadığı daireden onu almamız için bize yalvardı. Onu aldık ve kendi dairesinde bir daha uyumadı. Ertesi hafta eşyalarını daireden taşımasına yardım ettik. Odası sanki içeride bir fırtına kopmuş gibiydi. O dairede artık kendisiyle konuşmayan bir transla birlikte yaşıyordu. Bu transın partneri, daha sonra internette fotoğraflarını bulduğumuz, "Cuma gecesi sürtük enjeksiyonları" ve "Beni tasdik edin" başlıklarıyla elinde bir şırınga ve üstünde iç çamaşırlarıyla uzanmış bir şekilde poz veren bir MTF (erkekten kadına dönüşmüş) transtı. Kızımızın kime ve neye maruz kaldığını düşündükçe midem bulanıyordu.

Kızımızı tekrar evimizde görmek kolay değildi. Bizimle yaşamasının üzerinden neredeyse 3 yıl geçmişti ve çok kötü olan ruh sağlığı bu durumu son derece zorlaştırıyordu. Trans olmasını hiçbir zaman onaylamadığımız için bize karşı hala nefret doluydu. Çoğu günlerini yatakta yatarak geçiriyordu.

Transseksüel

Sonra, 19 Aralık'ta, 3 buçuk hafta bizimle kaldıktan sonra hiçbir şey söylemeden gitti. Devasa bir FTM (kadından erkeğe dönüşmüş- female to male) trans haydut onu almak için evimize geldi. Eşim ve oğlum evde değildi. Ben köpeklerimizi beslemek için arka kapıdan çıkmıştım ve bu devasa trans haydutla yüz yüze geldim. Ondan gitmesini istedim, ancak gitmeyi reddetmekle kalmadı, yanımdan geçip evimize girdi ve kızımızın eşyalarını arabasına taşımaya başladı. Kısa bir süre önce güvenlik kameraları taktırmış olduğumuz için tüm olay kameraya yansıdı. Kızımıza ne yaptığını sordum ama benimle konuşmayı reddetti ve trans haydutla birlikte gitti. Kalbim hızla çarpıyordu, titriyordum ve şoktaydım.

Olayı polise bildirdim, çünkü elimde trans haydutun plakası vardı ve polisin izinsiz giriş olduğunu düşündüğümüz bu olayla ilgili harekete geçmesini istedim. Birçok telefon görüşmesinden sonra polis sonunda evimize geldi. Trans haydutla irtibata geçeceklerini ve ona bir daha evimize girmemesi için uyarıda bulunacaklarını söylediler.

Kızımız numaralarımızı yine engelledi, bu yüzden onunla iletişime geçemedik. Nerede olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Onunla sadece gittiği günün sabahında konuşmuştum. Noel ve diğer planlarımız hakkında konuşmuştuk. Ocak 2022'deki aile tatilimize bizimle gelmesini umuyordum.

Noel geldi geçti ve ondan hiçbir haber alamadık. Onun için aldığım hediyeleri kaldırdım. Sonra Yılbaşı günü ondan bir telefon aldım, ruhsal olarak çok kötü bir durumda olduğunu ve gelip onu almamı söyledi. Ben de tabii ki evet dedim, o da eşyalarını toplayıp beni arayacağını ve onu nereden alacağımı haber vereceğini söyledi. Beni geri aramadı ve telefonlarıma cevap vermedi. Ertesi gün telefon ederek bizimle yaşamaya geri dönmeyeceğini, aksine son eşyalarını almak için geleceğini söyledi. Eşyalarını sokağa bırakmamı istedi, ancak şehir merkezinde yaşadığımız için hayır dedim, çalınabilecekleri için bunun aptalca bir fikir olduğunu söyledim. Onları evin ön basamağına bırakacağımı ve dış kapıyı açık bırakacağımı söyledim.

Bir kez daha mülkümüze giren ve bir kez daha çıkmayı reddeden aynı trans haydutla birlikte ortaya çıktı. Kızımız kafasını traş etmişti ve bizimle konuşmuyor ya da yüzümüze bakmıyordu. Onun bu kadar mutsuz göründüğünü ve hiçbir açıklama yapmadan tekrar gittiğini görmek çok üzücüydü.

Daha sonra 6 Ocak'ta eşim kızımızdan bir telefon aldı. Kızımız yerel bir hastanenin ruh sağlığı koğuşunda olduğunu ve ertesi gün taburcu edileceğini söyledi ve kendisini hastaneden almamızın mümkün olup olmadığını sordu. Ertesi gün, 7 Ocak 2022'de tekrar aradı ve eşim onu hastaneden aldı.

Yıllık 2 haftalık aile tatilimiz için 8 Ocak 2022'de yola çıkacaktık ve ona bizimle gelmesi gerektiğini söyledik. Onu böyle bir durumda evde yalnız bırakamazdık. Kuzeydeki bir eve tatil için 3 saatlik bir yolculuk yapacaktık ve 16 yaşındaki erkek kardeşi ve 2 ağabeyi de (her ikisi de evli ve 2'şer çocuklu) aileleriyle birlikte gelecekti. Yola çıkacağımız gün yataktan kalkmayı reddetti. Eşim bana ve oğluma arabalardan birini alıp gitmemizi söyledi, biz de öyle yaptık. Ayrıca, sağlık durumu kötü olan büyükbabasını da ziyaret edecektik. Kocam saatlerce yataktan kalkması için kızımıza yalvardı. Bu büyükbabasını görmek için son şansı olabilirdi, çünkü büyükbabası çok hastaydı. Sonunda yataktan kalktı ve eşimle birlikte oraya vardı.

Onunla konuşmaya çalıştık ve yürüyüşe, plaja vs. giderken bize katılmasını istedik ama o bunu yapmadı. Bir gece onunla konuşmaya çalışırken ve neden dışarı çıkıp bizimle yemek yemediğini sorduğumda, bana kendinden ve testosteronun vücuduna yaptıklarından nefret ettiğini söyledi.  Tatilin son gününde eşimin babasını görmek için son ziyaretimizi yapacaktık. O da bizimle gelmeyi kabul etti. Çok memnun olmuştum. Sonra kardeşi ve benimle birlikte nehir boyunca yürüyüşe çıktı.

Zihinsel olarak çok kötü durumda olduğu için çok üzülüyorum. Belli ki yeme bozukluğu var ve kendinden nefret ediyor. Sanırım kişilik bozukluğu da var. Hastanenin taburcu raporu bunu ima ediyordu. Akıl sağlığı sistemi çökmüş durumda. Gerçekten kime başvuracağımı ya da ne yapacağımı bilmiyorum. Onu yataktan çıkaramıyorum. Translık onun hayatını mahvetti.

*Bipolar Bozukluk: Kişinin depresyon ve aşırı coşku hallerini deneyimlediği ruh sağlığı bozukluğu. İki uç [polar] arasında gidip gelmeden ötürü bu isim verilmiştir. Önemli olan nokta, bu iki ruh halinin çok hızlı bir şekilde değişmeyip en az bir hafta süren bir halin ardından diğer halin aylar sonra gelebilmesidir. Kişi depresif veya coşkun hâlde olmadığı zamanlar da yaşar.

**Borderline Kişilik Bozukluğu: Kişilik bozuklukları bireyin hayatına genel olarak hakim olan ruh sağlığı bozukluklarıdır. Terk edilme korkusu yoğun olduğu için bu korkuyu insan ilişkilerine yansıtıp aşırılıklara kaçabilirler. Karşısındaki kişileri sıklıkla test etme, zorlama davranışları sergilerler. Kendine zarar verme davranışları vardır. Depresif ve coşkun halleri yaşamaya çok meyillidirler fakat bu hallerin çok kısa aralıklarla değişim göstermesi açısından bipolardan farklıdır.