Ergenlik engelleyicilerin etkileri iddia edildiği gibi 'geri döndürülebilir' mi?

Ergenlik engelleyiciler olarak bilinen GnRH agonistleri genellikle 'tamamen geri döndürülebilir' risksiz bir müdahale olarak sunuluyor. Ancak yapılan araştırmalar bunun aksini söylüyor.
Ergenlik engelleyicilerin etkileri iddia edildiği gibi 'geri döndürülebilir' mi?


Kaynak: transgendertrend.com
Erişim Tarihi: 28.03.2023

Ergenlik engelleyiciler olarak bilinen GnRH agonistleri genellikle 'tamamen geri döndürülebilir' risksiz bir müdahale olarak sunulur: Şayet çocuk cinsiyet değiştirme sürecine devam etmek istemezse değişimi durdurulabileceği ve ergenliğin daha sonraki bir aşamada da olsa yeniden başlayacağı iddia edilir. Bu müdahaleye öncülük eden Hollandalı ekip, bu süreyi şu şekilde yorumlamıştır: "Fiziksel kadınsılaşma veya erkeksileşmenin yarattığı sıkıntının önemli ölçüde azaldığı genişletilmiş bir teşhis aşaması”.

Çocuk cinsiyet değiştirmeye devam etmek isterse, engelleyicilerin ergenlikle tetiklenen ikincil cinsiyet özelliklerinin (erkeklerde çatlak ses, adem elması, yüz kılları, kızlarda meme gelişimi gibi) önlenmesini ve daha az cerrahi müdahalenin yeterli olmasını sağlayacağı iddia edilmiştir. Buna göre bir çocuk cinsiyet değiştirirse, bir yetişkin olarak kozmetik açıdan kadına benzeyecek ve trans gibi görünmeyecektir. Bu, her iki şekilde de kazanç ile sonuçlanan bir müdahaledir. Yani eskiden böyle bir iddia edilirdi.

Ancak ergenlik engelleyicilerle ilgili bilgilerimizdeki bazı boşluklar dolduruldukça daha ikna edici hale gelen bir durum var. Engelleyicilerin çocuğun tıbbi cinsiyet değişikliği adımlarını takip etme olasılığını büyük ölçüde artırdığını biliyoruz. Gerçek hayatta ise cinsiyet değiştirmekten vazgeçen çok kişi vardır: 'Çocuklarda cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) vakalarının yalnızca yüzde 10-30'u ergenlikten sonra da devam eder'. GIDS cinsiyet kliniği ekibinin 2016'da bildirdiği gibi, ergenlik engelleyiciler uygulandığında bu rakamlar değişmektedir:

“Kalıcılık, hipotalamik bloker (ergenlik engelleyici) gibi fiziksel müdahalelerin başlamasıyla güçlü bir şekilde ilişkiliydi (t=.395, p=.007) ve örneklemdeki hiçbir hasta hipotalamik bloker tedavisine başladıktan sonra tedaviyi bırakmadı (tıbbi cinsiyet değişikliğine doğru devam etti).”

Bu rapora göre, ergenlik engelleyici kullanan hastaların hepsi tedaviye devam ederken, ergenlik engelleyici kullanmayanların %90,3'ü tedaviyi bırakmıştır. Ya klinisyenler yarı ilahi bir şekilde kimin cinsiyet disforisinin devam edeceğini tespit etme gücüne sahiptir ya da engelleyicinin kendisi çocukların sonucunu güçlü bir şekilde etkilemiştir. Bu ilaç iddia edildiği gibi nötr, geri dönüşümlü bir müdahale değildir çünkü “gençleri uzun süreli bir çocuklukta dondurur, onları gerçekliğin belirli yönlerinden soyutlar ve akran gruplarından izole eder.”

Bir çocuk cinsiyet değiştirme sürecine girse bile, ergenlik engelleyiciler vajinoplastiyi (yapay vajina yapma ameliyatı) zorlaştıracaktır çünkü cerrahın elinde yetişkin vajinasının bir benzerine dönüştürmek için yalnızca bir çocuğun ergenlik öncesinde sahip olacağı boyutlarda bir cinsel organ olacaktır: 'Genital azgelişmişlik bazı potansiyel yapay vajina yapma seçeneklerini sınırlayabilir'‍ (Ayrıca ergenliği engellenmiş bir kadının vajinasının alınması çok daha zordur çünkü östrojenden yoksun kalan cilt cerrahi müdahaleye iyi yanıt vermez).

Ergenlik engelleyici
Ergenlik engelleyici kullanan çocukların hepsi cinsiyet değişimi sürecine devam ederken, ergenlik engelleyici kullanmayanların %90'dan fazlası tedaviyi bırakmaktadır.

Ergenliği engellenen ve cinsiyet değiştirme sürecine devam eden bir çocuk mutlaka kısır kalacaktır. Şu anda 'doğurganlığın korunması' için girişimlerde bulunulmaktadır ancak ergenlik öncesi bir çocuk boşalamayabilir. Spermin anestezi altında elektro ejakülasyon yoluyla toplanması gerekir, fakat bu durumda meninin kalitesi muhtemelen düşük olacaktır ve meninin nihai kullanımı bir taşıyıcı annenin kullanılmasını gerektirecektir, yani cerrahi olarak şekillendirilmiş sahte bir kadının çocuk sahibi olması için kuluçkaya yatacak kiralık bir kadın bedenine ihtiyaç duyulacaktır. 

Ergenlik blokajından sonra genital rekonstrüksiyona giden bir erkeğin cinsel haz kapasitesi hakkında çok az şey bilinmektedir. Ancak engelleyicilerin libidoyu azalttığını kesin olarak söyleyebiliyoruz: sonuçta cinsel suçluları kimyasal olarak hadım etmek için de ergenlik engelleyiciler kullanılmaktadır. Cinsel suçlular için İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetlerinde (NHS) mevcut olan tıbbi tedavi, 'antilibidinal (libido azaltıcı) ilaç' olarak kullanılan GnRH agonistlerini içermektedir. Klinisyenler için hazırlanan kılavuzda “antilibidinal ilaçların karaciğer hasarı, meme büyümesi, ateş basması, depresyon ve kemik yoğunluğunda azalma riski de dahil olmak üzere bir dizi yan etkisi olduğu” hususunda uyarıda bulunulmaktadır. Ergenlik engelleyiciler bir kadını 'sahte menopoza' sokmaktadır.

Bu ilacı kullanmak bir çocuğun vücudunda büyük bir bozulmaya yol açar. Bir çocuk cinsiyet değiştirirse (ki ergenlik engelleyici almak bu sonucu neredeyse kesin hale getirir), engelleyiciler görünümü değiştirecektir ancak cinsel işlev ve doğurganlık yok olacaktır. Makul olan, doğuştan gelen ergenlik döneminin yaşanmasına izin vermektir.

Bir ebeveyn olduğunuzu varsayalım. Çocuğunuzu çok önemsiyorsunuz ve onun mutsuzluğunu görüyorsunuz. Sınırlı sayıdaki internet sitelerinde gerçekleri dile getiren yazıları okumadıysanız, önünüzdeki seçeneklerin sadece cinsiyet değişimi ya da intihar olduğuna inanabilirsiniz. Bu zor seçimle karşı karşıya kalan her ebeveyn cinsiyet kliniği ekibinin tavsiyesini sorgulayabilir. Ancak söz konusu benim çocuğum olsaydı kesinlikle biraz araştırma yapardım. Her dipnotu kontrol eder ve önerilen her müdahaleden kimin yararlandığını sorardım. Basit ya da duygusal cevapları reddederdim ve üstü kapalı ifadelere ya da net olmayan güvencelere tahammülüm olmazdı. Çok düşünürdüm çünkü çocuğumun gelecekteki mutluluğu benim ellerimde olurdu.

Ergenlik engelleyici protokolün deneysel doğası ve dayandığı kanıtların kalitesi hakkında giderek daha fazla endişe duymaya başlardım çünkü 2018'de yayınlanan bir incelemede 'Düşük kaliteli kanıtlar' ve 'bilgi boşluklarından' bahsediliyordu.

Ergenlik engelleyici ilaçların kemik sağlığı, bilişsel işlevler ve IQ performansı üzerinde çeşitli olumsuz etkileri olduğu tespit edilmiştir.

Ergenlik engelleyicilerin hayvan çalışmalarından önce insan denekler üzerinde kullanılmış olmasından da endişe duyardım zira normalde tam tersi olurdu. Ve ergenliği bu ilaçlarla geçici olarak engellenen koyunların kalıcı zihinsel etkilere sahip olması hoşuma gitmezdi. GnRHa tedavisi IQ'da 'yaklaşık 8 puanlık bir düşüş' yarattığı için, çocuklarda erken ergenlik tedavisi olarak kullanılması bile artık sorgulanıyor.

Dahası erkekten kadına cinsiyet değiştiren hastalarda ergenlik blokajının neden olduğu kemik gücü kaybının daha sonra alınan karşı cinsiyet hormonları tarafından tam olarak telafi edilmediğini öğrenirdim. Ergenliği engellenmiş ilk çocuğun (kadından erkeğe) 22 yıllık takibinde, inşa edilmiş cinsel organlarından utanarak yakın bir cinsel ilişki sürdürme ihtimali engellenmiş yakışıklı, profesyonel olarak başarılı bir erkek olması endişe verirdi: "B, kadınla arasına mesafe koyma ihtiyacının, genital görünümünden duyduğu utanç ve cinsel konulardaki yetersizlik duygularıyla ilişkili olabileceğini düşünmüştür.”

Bir ilaç şirketi olan Ferring'in ergenlik engelleyicilerle ilgili önemli Hollanda araştırmasına neden sponsor olduğunu bilmek isterdim: 2006 tarihli Delemarre-van de Waal ve Cohen-Kettenis makalesi '4. Ferring Pharmaceuticals Uluslararası Pediatrik Endokrinoloji Sempozyumu, Paris'te (2006) sunulmuştur' ve Ferring Pharmaceuticals bu bildirilerin yayınlanmasını desteklemiştir.

Ferring, pahalı ilaçlarının bu yeni kullanımıyla ilgileniyordu çünkü cinsiyet kliniklerinde kullanılan GnRH antagonistlerinden biri olan Triptorelin'i Diphereline ve Gonapeptyl markaları altında pazarlıyordu.

Amsterdam kliniği, cinsiyet disforik ergenlerde ergenliği engellemeye yönelik deneysel projesinde, yeni protokollerinden ticari kazanç elde etmek isteyen bir ilaç şirketi tarafından finansal olarak destekleniyordu. Ben çocuğumun seçiminin uluslararası ilaç şirketlerinin kâr güdüsü veya endokrinologların merakı tarafından yönlendirilmesini istemezdim.

Bir ebeveynin görevi gerçeği aramak ve ne kadar zor olursa olsun bu gerçeği çocuğuna şefkatle sunmaktır. Yeni yürümeye başlayan oğlumun bana "Ölecek miyim?" diye sorduğu anı hatırlıyorum (hasta değildi, sadece ölümlü olduğunu anladığı anı yaşıyordu). Ona ölümsüz olduğunu söylemek istedim ama yapmadım. Ve çocuğunuz "Ama sperm erkekten kadına nasıl geçiyor?" diye sorduğunda derin bir nefes alıp açıklamanız gerekir. ('Bu inanılmaz! Yarın bu konu hakkında daha fazla konuşmalıyız" dedi ve bir daha bu konudan hiç bahsetmedi). Çocuklar bize bedenler, seks ve ölüm hakkında sorular soruyorlar çünkü dünyaya bu gerçekleri bilerek gelmiyorlar. Dürüst olmak yerine dayatılan nezaket kurallarının çocuklar için sorun yarattığına inanıyorum. Bazen kaçınmaya çalıştığımız şey, çocuğumuzun geçici ama yoğun sıkıntısından ziyade kendi duygularımız oluyor.