Transgender sohbetleri: İnternet, akran etkisi ve okul materyalleri

Ergenlik çağında iki yıl boyunca transgender olduğunu düşündükten sonra bu iddiasından vazgeçen genç, kendisini bu düşünceye iten etkenleri ve translıktan vazgeçme nedenlerini annesiyle paylaşıyor.
Transgender sohbetleri: İnternet, akran etkisi ve okul materyalleri

 

Erişim Tarihi: 30.03.2023

Kaynak: pitt.substack.com

 

Kısa bir süre önce, ergenlik çağındaki oğlumla iki yıl boyunca transgender bir kız olduğuna inanmasına neyin yol açtığını ve bu inancından vazgeçmesine neden olan şeylerin ne olduğunu tartıştık. Oğlum konuşmamızı kaydetti ve başka bir aileye yardımcı olabileceği umuduyla paylaşmam için bana gönderdi. Yaşadığı deneyimden sonra artık gençlerin cinsiyet değiştirmesine karşı olduğunu ve Florida eyaletinin gittiği yönü desteklediğini ifade ediyor (Florida eyaleti çocuklara cinsiyet değiştirmeyi teşvik eden müdahaleler yapılmasını yasaklamıştır).

Ben: Bana cinsiyet konusuyla ilk ne zaman karşılaştığını anlat lütfen.

Oğlum: Okuldaki okuma listesinde yer alan bir kitapta karşılaştım.

Ben: Rebecca Caudill listesindeki Lily ve Dunkin kitabı mı?

Oğlum: Evet, o. Ondan sonra bu konuda başka kitaplar buldum (elektronik olarak) ve onları okudum. Aklıma başka isim gelmiyor. Belki de ben de böyleyim dedim. Kitaplardaki insanlar cinsiyet değiştirdikten sonra çok mutlu görünüyorlardı. Sanırım en önemli etken bir Discord (anlık mesajlaşma ve dijital dağıtım platformu) topluluğuna katılmamdı. Katıldığım topluluk transseksüellikle ilgili bile değildi, sadece orada trans insanlar vardı çünkü bu çok yaygındı. Arada bir trans meseleleri hakkında konuşuyorduk ve bu beni ”rahatlatıyordu”.

Ben: Discord kanalı neyle alakalıydı?

Oğlum: Fortnite'la ilgiliydi (bilgisayar oyunu).

Ben: Peki bilgisayar oyunundan konu nasıl translığa geldi?

Oğlum: Kanalı işleten kişi trans olduğunu söyledi. Başka birçok psikolojik sorunları da vardı. İnsanları buna teşvik etmedi ama bu konu hakkında konuşurdu ya da diğer insanlar konu dışı olsa bile bunu konuşurdu. Ondan sonra internette kendi kişiliğimi yaratmaya başladım sanırım. Bununla bir sorunum olmadığını düşünüyordum, belki de ben aslında buyum, dedim.

Ben: Bunun seni daha iyi (daha az depresif) hissettireceğini düşündün. Seni daha iyi hissettirdi mi?

Oğlum: Daha ziyade “az kaldı, sonra iyi olacağım” şeklinde düşündüm. Hiçbir zaman daha iyi hissetmedim.

Ben: Trans olduğunu gerçekten düşünmeye ne zaman başladın? Bize ne zaman söyledin?

Oğlum: 8. sınıf civarıydı. O zamanlar gerçekten depresyondaydım. Ve lise birinci sınıfa giderken, bunu gerçekten düşünmeye başladım. O zaman size söylemiş miydim?

Ben: Evet, 8. sınıftayken bana bir mesaj göndermiştin.

Oğlum: Evet, o sıralarda ben buyum ve bunu aileme söylemem gerekiyor diye düşünüyordum.  

Ben: Bu çevrimiçi topluluklarda herhangi birinin seni belirli bir yöne ittiğini hissettin mi?

Oğlum: Pek sayılmaz. Daha çok "şu insanlara bak, onlar da bunu yapıyor ve sen tek değilsin" gibi bir şeydi. Birisi bana başka bir trans topluluk grubunun linkini gönderdi.

Ben: Kullandığın ana platform neydi?

Oğlum:  Discord. Bazı YouTube videoları da izledim.

Trans
İnternet, akran etkisi ve okul materyalleri ergenlik çağındaki gençleri trans ideolojisine maruz bırakıyor.

Ben: Zaman zaman bir senaryodan konuşuyormuşsun gibiydi.  

Oğlum: Ebeveynlere ne söyleneciğe dair bir listeyle karşılaşmadım. Daha çok ebeveynleriniz anlamaz şeklinde bir mesaj vardı. Karşılaştığım en aptalca şey, soru sormadan bir şeyler yapan doktorların listesiydi. Aptalca olduğunu düşünmüştüm. Düşünsene, bir tıp uzmanından daha zekice düşünüyordum! Bu, YouTube'daki tüm bu şeylerden aboneliğimi iptal ettiğim sıralarda oldu çünkü "ben bu değilim" diye düşünmeye başlamıştım.

Ben: Trans olduğundan şüphe duymaya ne zaman başladın?

Oğlum: Okulda ismimi değiştirdiğimde. Sınıfta hiçbir soruya cevap vermiyordum çünkü bu konuda bir şey söylemelerinden çok korkuyordum. Aman Tanrım, yanlış bir hamle yaptım, dedim.

Ben: Okulda adını nasıl değiştirdin?

Oğlum: Birkaç kez danışmana gittim. "Hayır, ailen istemiyorsa bunu yapmayacağım" dedi. Beni vazgeçirdi ama yaklaşık beş kez gittim. Ona gerçekten baskı yaptım. Yalan söyledim ve annem gelecek dedim. Sanırım ısrarcılığımı başka konulara saklamalıydım.

Ben: Dansa giderken elbise giymek için ısrar etmiştin.

Oğlum: LGBT üyeleriyle birlikteydim ve “şunlara bak, mutlu görünüyorlar, belki zorlamaya devam edersem daha iyi hissederim” diye düşündüm. Bunu trans topluluğundaki insanlarda çok görüyorum, "Son bir şey daha yapacağım" diyorlar, o son bir şeyden sonra mutluluğa kavuşacaklarını inanıyorlar. Ama sonra öyle bir noktaya geliyorlar ki artık yapabilecekleri hiçbir şey kalmıyor ve hatta "bu benim için yeterli değil" diye itiraf ediyorlar.

Ben: Sana neden başka bir isimle hitap etmediğimizi anladın mı?

Oğlum: Belki bana iyi nedenler söyledin ama o kadar öfkeliydim ki dinlemedim bile.  

Ben: Bir okul yöneticisiyle konuştuğumu ve seni doğum adınla çağırmalarını istediğimi biliyor muydun?

Oğlum: Evet, bana söyledi ve o sıralar ‘çok şükür!’ diyeceğim bir noktaya gelmiştim. Bu yüzden karşı çıkmadım.

Ben: Sonrasında bir süre daha devam ettin.

Oğlum: Evet...

Ben: Senin için son dönüm noktası neydi?

Oğlum: Bana bazı videolar gösteriyordun ve ilk başta bunun aptalca olduğunu düşünerek seni kulak ardı ediyordum. Sonra düşündüğümden çok daha kötü olduğunu fark ettim. Kırılma noktasında olmasaydım yardımcı olur muydu bilmiyorum. O noktada gerçekten yıkılmış haldeydim ve yaptığın şey sonunda beni kendime getirdi. Bana o videoları daha önce gösterseydin inanmazdım, aptalca bir şey olduğunu düşünürdüm. O zaman olduğumdan daha farklı bir insan olduğumu hissediyorum.

Ben: İnternette gördüğün uygunsuz içeriklerin trans olduğunu düşünmende bir etkisi olduğunu düşünüyor musun?

Oğlum: Bence sorun daha çok YouTube'da bunu zorlayan çok sayıda insanın olması. Yetişkin olup aklı başında olması gereken kişiler bile insanları buna itiyordu. "Eğer buradaysanız, kendinizden şüphe etmenize gerek yok, kendinize inanın" mesajı veriliyordu.

Transseksüel
Sosyal medyada translar tarafından paylaşılan içerikler savunmasız zihinleri transseksüelliğe yönlendiriyor. 

Ben: Bu mesajları çoğunlukla internet üzerinden mi yoksa yüz yüze mi aldın?

Oğlum: İkisi de. Okulun LGBT grubundan da.

Ben: Anladım. Mesajlar grup yöneticisinden mi yoksa diğer grup üyelerinden mi geliyor?

Oğlum: Diğer grup üyeleri. Yönetici söylediklerine gerçekten dikkat ediyordu. Orada benimle aynı durumda olan diğer insanları görünce, belki de kendimden bu kadar şüphe etmemeliyim diye düşünüyordum.

Ben: Bize trans olduğunu söylediğinde sana kesinlikle hayır diyerek daha sert bir tavır takınmış olsaydık, sence bu bir fark yaratır mıydı?

Oğlum: Bu iyi bir soru. Ben öyle düşünmüyorum. Bence ideal olan, bunu daha önce yapmadığınız için sizi suçlamıyorum, belki de ebeveynlerin dikkatli bir şekilde yapmak isteyeceği şey, çocuklarının zihinlerine düşünmeleri için daha fazla şüphe tohumu atmak olacaktır.

Ben: Trans olduğunu söyleyen bir gencin yanılıyor olabileceğini destekleyen bilgiler bulmak gerçekten zordu.

Oğlum: Bir çocuğu arabaya bindirip sen araba kullanacak kadar akıllısın demeyiz. Çocuklar eleştirel düşünme becerisine sahip değiller.

Ben: Ne kadar zeki olurlarsa olsunlar.

Oğlum: Evet, çete zihniyetine karşı dirençleri yok.

Ben: Evet, akran baskısı. Ama senin için tüm bunlar internette başlamış gibi görünüyor.

Oğlum: Benim için sorun, YouTube videolarında bunu söyleyen benden daha büyük (trans) insanlara güvenmekti. Benden daha büyük oldukları için belki bir şeyler biliyorlardır diye düşündüm. Yalnızca translardan ve diğerlerinden bahseden, kendilerinin böyle olduğunu söyleyen ama arada bir transları da işin içine katarak başka içerikler oluşturan YouTuber'lar vardı. Çok az kişi şu durumda neler yapılır gibi yönlendirme yapıyordu. Daha çok, “hey, şu anda kendimi iyi hissediyorum” şeklinde içerikler vardı.

Bunu ben de yaptım.  Adımı değiştirdiğimi ve kendimi çok daha iyi hissettiğimi söyledim. Açıkçası, bu tamamen saçmalıktı.

Ben: Bu nasıl oluyor?

Oğlum: Kendime yalan söylüyordum.

Not: Bir süre, aslında çok uzun bir süre, internette geçirilen uzun zamanın oğlumun ani trans iddiasını belirlemesinde etkili olabileceğine dair sezgilerimi yok saydım. Ne de olsa translığın internet kullanımıyla ilgili olabileceğini düşünmenin mantıksız ve üstüne üstlük "transfobik" olduğu söyleniyordu. Çocuğumun ortaokuldaki okuma dersi sırasında trans karakterlerle karşılaşması ve konuyla ilgili birden fazla kitaba erişimi olması şaşırtıcıydı. 15 yaşına geldiğinde, sosyal cinsiyet değişimi için adımlar atarken, mümkün olan en kısa sürede hayatını değiştirecek bir tıbbi yol izleyeceğinden daha fazla endişe duymaya başlamıştım. Büyük ölçüde sakin kalmaya çalıştım, ancak bir noktada, büyük bir öfkeyle oğluma "Sen transseksüel değilsin, beynin yıkanmış!" diye haykırdığımı hatırlıyorum. Hayatım boyunca bir liberal olarak benim de trans ideolojisi tarafından beynimin yıkandığını aylar sonra fark ettim.