Trans bayrağını tasarlayan adamın anlatılmamış şoke edici hikayesi

Trans bayrağının tasarımcısı Robert Hogge, kendi itiraflarına göre gençliğinde annesinin ve komşularının iç çamaşırlarını çalan, cinsel deneyler yapan, kendisini kadın kıyafetleri içinde görmekten tahrik olan ve çocuklara yer veren cinsel içerikli hikayeler yazan sorunlu bir erkekti.
Trans bayrağını tasarlayan adamın anlatılmamış şoke edici hikayesi


Kaynak: lifesitenews.com
Erişim tarihi: 01.04.2024

Birkaç yıl önce "trans bayrağı" her yerde görülmeye başladı. İlk olarak 1999 yılında oluşturulan pembe, mavi ve beyaz şeritlerden oluşan bayrak, belediye binalarında, protestolarda, hükümet binalarında, devlet okullarında, Katolik okullarında ve hatta bazı kiliselerde dalgalanmaya başladı. Bayrağın tasarımcısı ise bayrağı şu şekilde tanımlıyor: "Üstteki ve alttaki şeritler geleneksel erkeksi renk olan açık mavidir. Onların yanındaki şeritler ise geleneksel kadınsı renk olan pembedir. Ortadaki şerit ise geçiş sürecinde olan ya da kendilerini nötr veya tanımlanmamış bir cinsiyete sahip olarak görenler için beyazdır."

Ana akım basında, artık her yerde bulunan transseksüel bayrağının tasarımcısı "Amerikalı trans kadın Monica Helms" olarak anılıyor. Ancak Cinsel Devrim'in pek çok mimarında olduğu gibi bu hikayede de biraz daha fazlası var. Esasen Robert Hogge isimli bir erkek olan ancak kendini kadın ve "bigender" (her iki cinsiyetten olduğunu iddia eden kişi) olarak lanse eden Helms, beynin "birden fazla rol arasında gidip geldiğini" iddia ediyor... Bazen aynı anda hem erkek hem de kadın oluyorum ya da bir nanosaniyede değişip aynı hızla geri dönebiliyorum." diyor.

Peki Robert Hogge kimdir? Kendi itirafına göre Hogge, zamanını annesinin iç çamaşırlarını çalarak, cinsel deneyler yaparak ve cross-dressing (karşı cinsiyetin kıyafetlerini giyme) yaparak geçiren sorunlu bir gençti. 1970'lerde Amerikan Donanmasına katıldı ve hemen ardından apartmanında yaşayan kadınların iç çamaşırlarını çalmaya başladı. Anılarında anlattığına göre, kendisini kadın kıyafetleri içinde görmekten tahrik olmuş, on yılın sonunda drag kulüplerine düzenli olarak katılmaya başlamış ve "kendini bir kadın olarak yeniden inşa etmenin" zamanının geldiğine karar vermişti.

Eşi Donna'ya eğilimlerinden bahsetmeden evlendi. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Donna onun cross-dressing yaptığını öğrendiğinde çok üzüldü. Yine de adam bunu yapmaya devam etti, transseksüel olma projesine büyük miktarda para yatırdı ve hatta diğer erkeklere karşı nasıl kadınsı davranacağına dair derslere katıldı. Helms 46 yaşındayken, "İkinci ergenliğime girmiştim ve rolümü oynuyordum" diye yazdı. Evliliği bozuldu ve Donna ile 1997'de boşandılar. Helms karısını ve çocuklarını terk etti çünkü traşlı bacaklarının ve göğüslerinin büyümesinin daha önemli olduğuna karar verdi ve "seks partileri" için seks kulüplerine gitmekle övündü.

Trans bayrağı
Trans bayrağının tasarımcısı Robber Hogge

Bir sonraki aşama ise kendini lezbiyen ve kısa öykü yazarı olarak tanıtmaya başlamasıydı. Öykülerinin çoğu burada bahsedilmemesi daha uygun olan temalar üzerineydi ve bir tanesi bir çocuğu cinselleştiriyordu. 

Helms, 1999'da trans bayrağını tasarladı. Reduxx haber sitesinden Genevieve Gluck'a göre:

StopSO (Cinsel Suçların Önlenmesi için Uzman Tedavi Kuruluşu) CEO'su ve araştırmacı Dr. Sarah Goode'a göre, internet üzerinden örgütlenen pedofillerin kendi kültürleri, dilleri ve sembolleri var. Pedofil forumlarında kullanılan yaygın bir sembol ise bebek mavisi, pembe ve beyaz renklerini içeriyor. 'Gizli Bilgi: Pedofiller Hakkında Bilmemiz Gerekenler'' adlı konferansında Dr. Goode bir slayt göstererek "Pembe 'kız çocuklarına ilgi duyanları', mavi ise 'oğlan çocuklarına ilgi duyanları' temsil ediyor" diyor. Çevrimiçi pedofil yanlısı forumlara göre renk kodu sistemi transseksüel bayrağının ilk tasarımından önceye dayanıyor ve en azından 1997'ye kadar izi sürülebiliyor. Avrupa'da pedofil seks turistlerine çocuk ticaretinin reklamını yapan bölgeler bu renk kodunu kullanmış: "Mavi perdeler erkek çocuk fahişe, pembe perdeler ise kız çocuk fahişe anlamına gelir."

Helms'in o sırada bu korelasyonun farkında olup olmadığı belli değil, ancak trans bayrağının arkasındaki sembolizmi tartışırken Helms sürekli olarak mavinin genç erkekleri, pembenin ise genç kızları temsil ettiğini belirterek: "Açık mavi erkek bebekler için, pembe ise kız bebekler için geleneksel renktir." demiştir. Tasarlanmasından bu yana geçen yirmi yıl içinde transseksüel onur bayrağı trans aktivistler, sağlık kurumları ve hükümetler tarafından benimsenmiş ve üniversitelerden anaokullarına kadar akademik kurumlarda dalgalandırılmıştır.

Bu bayrak artık her yerde dalgalanıyor. Sadece "Onur Ayında” değil yılın geri kalanında da dalgalanıyor. Kimi onurlandırmaya karar verdiğine bakarak bir kültür hakkında çok şey söyleyebilirsiniz. Bugünlerde milyonlarca kişi çocuklarını, kadın olduğunu iddia ederek cross-dressing alemlerine katılmak üzere karısını ve çocuklarını terk ettikten sonra bu bayrağı tasarlayan bir trans adamın bayrağını dalgalandıran okullara gönderiyor. Bu bayrakları savunanlar, bu tür davranışları desteklemeyen bizlerin ise yobaz olduğu konusunda ısrar ediyor.