Sosyal bulaşma bazı gençleri transseksüel olmaya itiyor olabilir

Yeni bir araştırma bazı gençlerin akranları ve sosyal medya aracılığıyla yayılan 'sosyal bulaşma' neticesinde trans olduklarını iddia etmeye başladıklarını gösteriyor.
Sosyal bulaşma bazı gençleri transseksüel olmaya itiyor olabilir


Kaynak: nationalpost.com
Erişim tarihi: 22.04.2024

Son 15 yılda transseksüel tıp alanında yaşanan en önemli ve kafa karıştırıcı gelişmelerden biri cinsiyet karmaşası yaşayan çocukların, özellikle de kızların, cinsiyet kliniklerine yönlendirilmesindeki şaşırtıcı artıştır. Bu artışa dair en çok tartışılan neden ise, bazı gençlerin akranları ve sosyal medya aracılığıyla yayılan "sosyal bulaşma" neticesinde trans olduklarını iddia etmeye başlamalarıdır.

Geçen hafta yayınlanan kapsamlı bir rapor, transseksüelliğin daha fazla kabul görmesinin tek başına sayılardaki hızlı artışı veya günümüzde cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) ile başvuran ergenlerin - ağırlıklı olarak erkekten kadına - neden "hiçbir önceki tarihsel döneme benzemediğini" açıklayamayacağını göstermektedir. "Yaşamın bu evresinde akran etkisi çok güçlüdür" diyen Cass raporu, gençlerde ergenlik engelleyicilerin ve karşı cinsiyet hormonlarının kullanımını destekleyen kanıtların oldukça zayıf olduğunu ortaya koymuştur.

"Sosyal medyanın etkisinin yanı sıra, inceleme, kız öğrencilerin okulda cinsiyet karmaşası yaşayan veya trans olan diğer öğrencilerle yoğun arkadaşlıklar kurduklarını ve daha sonra trans olduklarını iddia etmeye başladıklarını ortaya koymuştur.”

Cinsiyet karmaşası yaşayan reşit olmayan çocuklar ve ebeveynleri de araştırmacılara normal ergenlik rahatsızlıklarını trans olmanın olası bir işareti olarak tanımlayan çevrim içi bilgilerden ve belirli etkileyicilerin çocuklarının cinsiyetlerine ilişkin inanç ve anlayışları üzerinde önemli bir etkisi olduğundan bahsetmiştir.

Önde gelen İngiliz çocuk doktoru Hilary Cass tarafından yönetilen inceleme ise, "sosyal bulaşma" tartışmasının her iki tarafında da yer almamıştır. Araştırmacılar, ne “tüm translar bu şekilde doğuyor” demiş ne de "her şey sosyal bulaşmadan ibaret" diye yazmıştır. Araştırmada "her iki türden basit açıklamalar da gençlerin cinsiyetle ilgili sıkıntı yaşamalarına yol açabilecek çok çeşitli faktörleri dikkate almamakta ve onların deneyimlerini hafife almaktadır." görüşü benimsenmiştir.

Ancak bazıları, birçok gencin sosyal medyada gördüklerine dayanarak zihinsel veya duygusal sıkıntılarını cinsiyet disforisi olarak yorumlayabileceğinden ve yetişkinlerin onları onayladığından endişe etmektedir. Bloglarda ve hakemli dergilerde yayınlanan çalışmalarda, detranslar (trans olmaktan vazgeçenler) Tumblr, YouTube videoları ve çevrim içi topluluklar tarafından cinsiyet değişimine yönlendirildiklerini anlatmaktadır.

Cinsiyet tıbbı alanının önde gelen uzmanlarından biri olan Toronto'lu çocuk doktoru Dr. Joey Bonifacio, sosyal medya ve akran baskısının etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini söylemektedir. Michael's hastanesinde ergen tıbbı uzmanı olan Bonifacio, Cass raporunun cinsiyet değiştirme hizmeti sunan profesyoneller için bir sürpriz olmadığını söylemektedir. "2014'ten bu yana, genel sevklerden ve belirli demografik gruplardan, yani esas cinsiyeti kadın olan hastalardan ve nöroderjik olanlardan gelen sevklerde bu artış eğilimini fark ettik."

Nöroçeşitlilik denilen durum, otizm spektrum bozukluğu ve DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) gibi durumları kapsamaktadır. Bazı çalışmalar, trans ve “cinsiyet çeşitliliğine” sahip olduğunu iddia eden kişilerin otizmli olma ihtimalinin trans olmayanlara kıyasla üç ila altı kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Cass incelemesine göre, genellikle son derece açık sözlü ve zeki olmalarına rağmen, karşılaştıkları zorluklar  bazen bu gençlerin cinsiyet ve cinsellik hakkında nasıl hissettiklerini ifade etmelerini zorlaştırmaktadır. Bonifacio, Cass ile aynı fikirde olduğunu belirterek, "aşırı uçlardan kaçınmalıyız - 'tüm bu gençler transseksüeldir ve hayatlarının geri kalanında karşı cinsiyet olarak yaşamaya devam edeceklerdir' ya da 'hepsi sosyal etkiden kaynaklanıyor’ diyemeyiz. Birçok genç sosyal, tıbbi ya da cerrahi olarak cinsiyet değiştirme süreci geçirmiştir ancak giderek artan sayıda genç cinsiyet değiştirme sürecini durdurmakla kalmamış, aynı zamanda bundan pişmanlık da duymuştur. Bu gençlerin bir çoğu zarar gördüklerini ve sosyal faktörlerin cinsiyet değiştirme nedenlerini etkilediğini söylemiştir.” dedi.

Sosyal bulaşma
Cass raporu, bazı gençlerin "sosyal bulaşma" neticesinde trans olduklarını iddia etmeye başladıklarını gösteriyor.

Cass'ın incelemesi hakkında onu şaşırtan ve endişelendiren şey ise rapora verilen yanıttır. Etraflıca ve dikkatle düşünülmüş tartışmalar gerçekleştirmek yerine, birçok meslek örgütü, erken çocukluktan itibaren cinsiyet sıkıntısı yaşayan ve daha az karmaşık ruh sağlığı sorunları olan, çoğunlukla esas cinsiyeti erkek olan kişileri içeren sınırlı çalışmalara dayanan fikir birliği beyanlarını ikiye katlamaktadır.

Kanada'da yapılan bir araştırmaya göre, Kanada'daki 10 cinsiyet kliniğinden birine ergenlik engelleyici için sevk edilen 15 yaş ve altındaki 174 gencin yüzde 82'sinin esas cinsiyeti kadındır. Sevk edilenlerin üçte ikisinin cinsiyet disforisi dışında anksiyete, depresyon, DEHB veya otizm gibi en az bir başka tanısı daha bulunmaktadır. İngiltere'de ise ergenlik engelleyiciler ve karşı cinsiyet hormon ilaçları için yapılan sevkler on yıldan kısa bir süre içinde 100 kattan fazla artmıştır.  Ottawa'da, Doğu Ontario Çocuk Hastanesindeki cinsiyet kliniği bir zamanlar yılda bir ila iki hasta görürken şu anda bir yıl boyunca 400 ila 500 çocuk ve gence bakmaktadır.

Cass incelemesi, “cinsiyet kimliği” etrafındaki nesilsel inançlar gibi artışa ve demografik değişime neden olabilecek çeşitli faktörleri araştırmıştır. Cass, Z kuşağı ve genç Y kuşağının "cinsiyetin akışkanlığı ve değişebilirliği" konusunda eski kuşaklardan farklı inançlara sahip olduğunu ve tutumların hızla değiştiğini ortaya çıkarmıştır. 

Ancak Cass araştırmacıları, 1995-2009 yılları arasında doğan Z Kuşağı ve 2010'dan bu yana doğan Alfa Kuşağı'nın eşi benzeri görülmemiş bir online erişimle büyüdüğünü ve bunun sadece büyük avantajlar değil, aynı zamanda yeni riskler de getirdiğini belirtmiştir. Bir odak grubunda, cinsiyet karmaşasına sahip bir genç, "pek çok transın YouTube videoları çektiğini ve bunun pek çok insan için (önemli) bir bilgi kaynağı olduğunu düşündüğünü" iletmiştir.

16 yaşında tıbbi olarak kadından erkeğe cinsiyet değiştirme süreci geçiren Alex: "İnsanlar beden rahatsızlığını olduğundan daha büyük bir sorun haline getiriyorlar. Rahatsız olduğunuz için diğer cinsiyette olmanız gerektiğini düşündürüyorlar." diyor. National Post'a verdiği röportajda Alex: "Sanki Victoria's Secret'ı zorlamak ve sıska ve sıfır beden olmak yerine, şimdi ‘Bir erkek olabilirsin. Cinsiyetini değiştirebilirsin.” diyorlar.” Gizlilik nedeniyle kimliğinin tam olarak açıklanmasını istemeyen Alex, 21 yaşında testosteron almayı bıraktı ve şu anda esas cinsiyetine dönüş sürecini tamamlıyor. 

Cass, cinsiyet kliniklerine yapılan başvurulardaki keskin artışın ve cinsiyet çarpıklığının, hem erkek hem de kız çocuklarında daha geniş çaplı ruh sağlığı sorunlarındaki artışla paralellik gösterdiğini ve en çarpıcı artışın ise kız çocuklarında olduğunu tespit etmiştir. Araştırmacılar, bu kişilerin ruhsal sıkıntılarının, tıpkı yeme bozukluğu gibi, cinsiyet disforisi yoluyla kendini gösteriyor olabileceğini belirtmektedir.

Aşırı sosyal medya kullanımının bu fenomene ne kadar yol açtığı tartışmalıdır. Birleşik Krallık'ta yaklaşık 20.000 ailede doğan çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada, 14 yaşındaki kızların erkeklere kıyasla daha fazla sosyal medya kullandıkları, çevrimiçi tacize daha fazla maruz kaldıkları ve erkeklere kıyasla öz saygılarının daha düşük olduğu ya da vücutlarından memnun olmadıkları görülmüştür. Ortalama olarak, kızların depresif belirti puanları erkeklere kıyasla daha yüksektir. Cass hakemleri, biyolojik faktörlerin cinsiyet karmaşası yaşayan çocuk sayısındaki artışta rol oynuyor olabileceğini ancak biyolojik faktörlerin son 10 yılda değişmediğini ve şu anda trans olduğunu veya cinsiyet çeşitliliğine sahip olduğunu iddia eden orantısız sayıda kız çocuğunu tek başına açıklayamayacağını söylemektedir.

Araştırmacılar toplumsal kabul daha fazla olsa da, beş yıllık bir zaman dilimi içinde sayılardaki üstel artışın, bir azınlık grubunun kabulü için beklenenden çok daha hızlı olduğunu ve ayrıca, ergenlik engelleyicilerin liberal kullanımının ve tıbbileştirme için daha düşük bir eşik kullanılmasının daha fazla gencin tedavi aramasını etkilemiş olabileceğini söylemektedir.