Şiddet içeren pornolar genç kızlarda transseksüelliğe mi neden oluyor?

Milyonlarca genç için erkeklik ve kadınlık, derin ve çirkin sonuçları olan çevrimiçi pornografi tarafından tanımlanıyor. Bu da gençlerin yeni cinsel beklentilere kadın kimliğini reddederek tepki vermesine yol açıyor.
Şiddet içeren pornolar genç kızlarda transseksüelliğe mi neden oluyor?


Kaynak: europeanconservative.com
Erişim tarihi: 08.02.2024

2022 yılında The Daily Wire, Kadın Nedir? belgeselini yayınladı. Muhafazakâr yorumcu Matt Walsh'un röportajlar ve yerinde habercilik yoluyla bu soruyu araştırdığı filmin sonuçları, filmin başarısına öfkelenen trans aktivistler için tipik olarak tetikleyici oldu. X'e (eski adıyla Twitter) göre, belgesel bir hafta içinde platformda 177 milyon kez izlenerek tüm zamanların en başarılı belgesellerinden biri oldu.

Walsh'un filmi transseksüel tartışmasının sadece yüzeyini sıyırabildi. Porno sitesi Pornhub’ın 2023 tarihli bir basın bülteninde "transseksüel" kategorisinin şu anda sitenin en popüler üçüncü kategorisi olduğu belirtiliyor ve Michael Warren Davis'in de gözlemlediği gibi bu veriler "istatistiksel olarak Cumhuriyetçi erkeklerin büyük çoğunluğunun 'transseksüel' porno izlediğini" gösteriyor. Ancak bu ilgi, organik olmanın ötesinde teşvikle de besleniyor. Aralık ayında yayınlanan bir araştırma, Pornhub'ın çocukların 'sapkınlıklarını' bulmaları ve cinsel davranışlarını şekillendirmeleri için eşcinsel ve transseksüel pornosunu aktif olarak teşvik ettiğini ortaya koydu. Dijital pornografinin, cinsel meyillerin değişmesinde kilit bir rol oynadığına dair kanıtlar oldukça fazla.

Pornodan transseksüelliğe geçiş hattının büyük ölçüde göz ardı edilen önemli bir yönü daha var. Milyonlarca genç için erkeklik ve kadınlık, derin ve çirkin sonuçları olan çevrimiçi pornografi tarafından tanımlanıyor. Porno bağımlılığı artık gençler arasında sıkça görülüyor ve neredeyse bir nesil, Pornhub gibi büyük porno sitelerinde yayınlanan aşırı ve şiddet içeren içeriklerle şekillenen cinsellik algılarıyla büyümüş durumda. Bu da cinsel şiddetin normalleştirildiği, zehirli bir ortamın ortaya çıkmasına neden oluyor.

Örneğin, Archives of Sexual Behavior tarafından 2019 yılında yapılan bir araştırma, şiddet içeren pornografiye maruz kalan genç erkeklerin kızları mağdur etme ihtimalinin iki ila üç kat daha fazla olduğunu belirtiyor. 

İngiltere Çocuk Komiseri Dame Rachel de Souza ise, kısa süre önce porno kaynaklı cinsel şiddetin çocuklar arasında bile artmakta olduğu konusunda uyarıda bulundu. De Souza, "Bana erkek arkadaşıyla ilk öpüşmesinde onun kendisini boğduğunu anlatan 12 yaşındaki kızı asla unutmayacağım" dedi. "Çocuk bunu pornografide görmüştü ve normal olduğunu düşünüyordu."

İngiltere'de yayınlanan yeni bir rapora göre, "16-21 yaş arası kızların neredeyse yarısı, partnerlerinin cinsel ilişkide tokat atma ve boğma gibi fiziksel saldırganlık beklediğini söylüyor." Cinsel şiddetin normalleştirilmesi, erkeklerin ve erkek çocuklarının milyonlarca porno sahnesinde kendilerini saldırgan olarak hayal etmelerinin kültür çapında bir sonucu. 

Trans pornosu
Pornhub, çocukların cinsel davranışlarını şekillendirmeleri için eşcinsel ve transseksüel pornosunu aktif olarak teşvik ediyor.

Yakın tarihli verilerden bir örnekleme yapalım:

  • İngiltere'de yapılan bir araştırma, pornografi izleyen 11-16 yaş arası erkek çocukların %44'ünün pornografinin kendilerine denemek istedikleri cinsel eylemler hakkında fikir verdiğini söylediğini ortaya koymuştur.
  • 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre, 11-16 yaş arası erkeklerin %53'ü ve 11-16 yaş arası kızların %39'u pornografinin gerçekçi bir seks tasviri olduğuna inandıklarını söylemiştir.
  • 2021 yılında yapılan bir araştırma, porno ana sayfalarında ilk kez kullanıcılara gösterilen her 8 videodan 1'inin cinsel şiddet eylemleri içerdiğini ortaya koymuştur.
  • 2021 yılında yapılan bir araştırma, genç yetişkinlerin %24,5'inin nasıl seks yapılacağını öğrenmek için en yararlı kaynak olarak pornografiyi gösterdiğini ortaya koymuştur.

Kızlar ve oğlanlar artık pornografi tarafından şekillendirilen bir flört ortamında reşit oluyorlar. Cinsel şiddet sadece dijital porno ve Grinin Elli Tonu gibi cinsel eğlenceleri taklit eden yetişkinler için değil, aynı zamanda çocuklar için de normatif hale geldi. 

Toplumumuzda meydana gelen cinsel şiddetin büyük bir kısmı artık kadın ve erkeklerin -ve kız ve erkek çocukların- birbirlerine davranış biçimlerinin bir parçası haline geldi ve bu davranışların çoğu rıza, suç ve zorlama arasındaki giderek büyüyen bir gri bölgede gerçekleşiyor.

Bir örneği ele alalım: 2019'da The Atlantic'te yayınlanan bir rapor, cinsel ilişki sırasında boğulma uygulamasında keskin bir artış olduğunu ve Amerikalı kadınların %24'ünün bunun sonucunda yakınlaşma sırasında korku hissettiklerini bildirdi. 2021 yılında The Insider tarafından yayınlanan bir anket, büyük bir Amerikan üniversitesinde okuyan 18-24 yaş arası her üç kız öğrenciden birinin en son cinsel ilişki deneyiminde partnerleri tarafından boğulduklarını bildirdiklerini ortaya koydu; kız üniversite öğrencilerinin %58'i bir partnerleri tarafından boğulduklarını söylerken, neredeyse %65'i bunun ilk cinsel temasları ya da öpüşmeleri sırasında gerçekleştiğini bildirdi. Araştırmaya göre, bu uygulama Z kuşağı arasında o kadar yaygın ki, çoğu bunu tartışmıyor bile.

Milyonlarca kız ve erkek çocuk için "Kadın nedir?" sorusunun yanıtı Pornhub'dan geliyor. Bu bağlamda, birçok kızın kadınlıklarını neden net bir olumsuzluk olarak gördüklerini anlamak zor değil - bu onları istenmeyen cinsel ilgi ve istismarın hedefi haline getirebilecek bir şey.

Abigail Shrier, Geri Dönüşü Olmayan Hasar: Kızlarımızı Baştan Çıkaran Transseksüel Çılgınlığı (2020) adlı kitabında bu eğilime değiniyor. Ana akım pornografide cinsel işkencenin yaygın olduğuna dikkat çeken Shrier, Çocuklar Trans Olduklarını Söylediklerinde (2023) kitabının yazarlarından terapist Sasha Ayad'dan alıntı yapıyor. Ayad, muayenehanesinde gördüğü ergen kızlar hakkında Shrier'e ‘Deneyimlerime göre, birlikte çalıştığım çocuklar genellikle pornodan korkuyorlar’ diyor ve ekliyor ‘Bazı durumlarda da porno, benimsedikleri yeni kimliklerinde büyük bir rol oynuyor.’ 

Shrier de: "Transseksüel yaşamın cazibesini anlamakta güçlük çekiyorsanız, bugün genç kadınlara sunulan tipik flört yaşamının eskisi kadar harika görünmediğini düşünün... Bu kültür, bir insanın neden kız olmak isteyeceğini hayal etmeyi zorlaştırıyor.” diyor.

On yılı aşkın bir süredir başta öğrenciler olmak üzere pornografi konusunda konuşuyorum ve pek çok kızın pornografide gördükleri karşısında dehşete düştüğüne tanıklık edebilirim. Karşılaştıkları videolarda, kadınlar neredeyse her zaman kötü muameleye ve hatta işkenceye maruz kalıyor. Bu yaygın dijital tecavüz kültürü kendi gerçekliklerine de sirayet ettiğinden, bazı kızların bu yeni cinsel beklentilere kadın kimliğini reddederek tepki vermesi olağan duruyor. Gerçekten de, giderek artan sayıda kız çocuğu androjenliği benimsiyor ve kendilerini "non binary (iki cinsiyeti reddeden)" olarak tanımlıyor. Birçoğu ille de erkeklere dönüşmek istemiyor, sadece kız olmak istemiyorlar.