Heteroseksüel ne demektir ve toplumdaki yansımaları nasıldır?

Birçok toplum tarafından doğal ve norm kabul edilen heteroseksüellik, terim olarak 19. yüzyılın ortalarında gündeme gelmiş ve karşı cins için duyulan romantik ve cinsel çekimi ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.
Heteroseksüel ne demektir ve toplumdaki yansımaları nasıldır?

 

"Heteroseksüellik" terimi belirli bir zaman dilimine veya olaya dayanmaksızın, insanlığın yaratılışıyla beraber karşı cinsiyete duyulan doğal cinsel çekim olarak ortaya çıkmıştır. Ancak, "heteroseksüellik" modern anlamda, "homoseksüellik" (hemcinse duyulan ilgi) terimiyle karşıtlık oluşturacak biçimde 19. yüzyılın ortalarında gündeme gelmiştir. Bu terimlerin kullanımı zamanla değişse de heteroseksüellik kavramı, cinsel yönelimlerin sınıflandırılmasında önemli bir terim olarak kabul edilir.

Etimolojik açıdan "heteroseksüel" terimi, iki farklı kökenden gelir: Yunanca ve Latince.

  • "Hetero," Yunanca kökenlidir ve "farklı" veya "başka" anlamına gelir.
  • "Seksüel" ise Latince kökenlidir ve "cinsel" anlamına gelir.

Bu ikisinin birleşiminden oluşan "heteroseksüel" terimi, doğal olarak karşıt cinsiyete duygusal/cinsel çekim hisseden kimseleri ifade eder. Heteroseksüellik, toplumda baskın ve içseldir. Heteroseksüeller, genellikle kendilerini tanıtırken bu şekilde adlandırma ihtiyacı hissetmezler çünkü toplumda herkes aksi beyan edilmediği sürece zaten heteroseksüel olarak kabul edilir.

Heteroseksüel terimi Karl Maria Kertbeny tarafından 1868'de ortaya atılmış ve zamanla karşı cinsiyete duyulan ilgiyi tanımlamak için yaygın olarak kullanılan bir terim haline gelmiştir. "Heteroseksüel" kelimesi ilk olarak Merriam-Webster'ın Yeni Uluslararası Sözlüğü'nde tıbbi bir terim olarak yer almış ve "karşı cinsler arasındaki cinsel tutku" olarak tanımlanmıştır; ancak sözlüğün 1934 baskısında aynı terim, "karşı cins için duyulan cinsel tutkunun ortaya çıkış biçimi; normal cinsellik" olarak tanımlanmıştır (Katz, 1995).

Toplumsal olarak, heteroseksüellik terimi birçok kültürde heteroseksüel ilişkilerin norm olarak kabul edildiği dönemlerde gelişmiştir ancak bu kavrama ihtiyaç olmadığı için daha öncesinde heteroseksüellik terimi icat edilmemiştir.

Heteroseksüel ilişkiler, birçok toplumda yasal olarak tanınan ve desteklenen ilişki türüdür. Evlilik, heteroseksüel çiftler arasındaki birleşmeyi ve aile oluşturmayı teşvik eder. Bu, çocuk yetiştirmeyi ve aile yapısını destekleyen toplumsal normları da beraberinde getirir.

Heteroseksüel ne
Heteroseksüellik, karşı cins için duyulan romantik ve cinsel çekim olarak ifade edilmektedir.

Heteroseksüellikle ilgili bağlamları açıklamak ve heteroseksüelliğin toplum içindeki yeri, algılanış biçimleri ve ilişkilendirildiği farklı konuları daha iyi anlamak için heteroseksüellikle ilgili terimlerden birkaçına değinmek gerekir:

  • Heteronormativite: Heteroseksüelliğin toplum tarafından varsayılan, doğal ve norm olarak görüldüğü yapıdır. Bu norm, heteroseksüelliği standart olarak kabul eder ve diğer cinsel yönelimleri veya sözde kimlikleri kabul etmez.
  • Heteroseksizm: Sadece heteroseksüelliği normal ve doğal olarak gören tutumdur. Heteroseksizm, toplumda yaygın olarak kabul gören birçok normun temelini oluşturur. Evlilik, aile oluşturma, romantik ilişkiler ve cinsellik gibi konular, heteroseksizmin etkisi altında genellikle heteroseksüelliği varsayılan ve kabul gören bir durum olarak ele alınır. 
  • Hetero Ally (Hetero Müttefik): Heteroseksüeller arasında, LGBT ideolojisine destek veren kişilere verilen isimdir. Bu kişiler heteroseksüel olsalar da eşcinsellerin yanında yer alır ve onlara destek verirler.

Diğer bir yandan, LGBT ideolojisi heteroseksüelliğe karşı bir duruş sergileyerek cinsel yönelim alfabesini sürekli güncellemekte, her yeni bir harf ile yeni bir cinsel yönelim türetmekte ve harflerin sonuna eklediği "+" işaretiyle bunların sonunun gelmeyeceğine işaret etmektedir. Parıltılı gökkuşağı renkleriyle sergilenen bu harfler, uyum sorunu yaşayan, özellikle belirli gruplara ait hissetmek, kabul görmek veya özel hissetmek isteyen gençlerin LGBT anlatısını benimsemesine yol açabilmektedir. 

Gençlik dönemindeki bireyler, kabul görme arzusu, kendilerini ifade etme isteği ve özdeşleşme ihtiyacıyla mücadele edebilirler. Özellikle sosyal grupları arasında kabul görme, özel hissetme, ‘’farklı’’ ve ilgi çekici olma arzusu gençleri eşcinselliği deneyimlemeye yönlendirebilmektedir. Kişinin içsel çatışmaları, benlik arayışı veya dış dünyadan aldığı sinyaller de buna katkıda bulunabilir. Bu bağlamda homoseksüellik ‘’farklı ve marjinal’’ gösterilirken; heteroseksüellik sıradan ve sıkıcı olarak gençlere empoze edilmektedir. Uyum sorunu yaşayan ergenlik dönemindeki çocuklar, kendilerini başkalarının beklentilerine uydurmak için bu marjinal etiketleri sahiplenebilirler. Kimlik arayışı, kabul görme isteği ve dış dünyadan gelen baskılar, gençlerin kimliklerini ve kendilerini keşfetmelerini etkileyebilir.

Bu tür durumlar, gençlerin yaşadığı derin ve karmaşık içsel süreçleri yansıtır. Bu gençlerin duygusal ve zihinsel sağlıklarını desteklemek, maruz kaldıkları uyaranları kontrol etmek, yaşadıkları içsel sıkıntıları çözmek için çabalamak ve güvende hissetmelerini sağlamak önemlidir. Onlara açık iletişim, destek ve anlayış sunmak, bu süreçlerde önemli bir rol oynayabilir. Bu konuda cinsiyet değişimini teşvik etmeyen profesyonellerden yardım ve rehberlik almak da oldukça faydalı olacaktır.

KAYNAK

KATZ , Jon. The Invention of Heterosexuality , Penguin Books, NY: Dutton, 1995.