Eski transseksüel: 'Eğer kimse bana 'toplumsal cinsiyet' kavramından bahsetmeseydi asla cinsiyet değiştirmezdim'

Çevrim içi forumlarda okuduklarından etkilenerek erkek olduğu düşüncesine kapılan Michelle, cinsiyet değiştirdikten sonra yanlış bir sonuca vardığını anlayarak esas cinsiyetine nasıl geri döndüğünü anlattı.
Eski transseksüel: 'Eğer kimse bana 'toplumsal cinsiyet' kavramından bahsetmeseydi asla cinsiyet değiştirmezdim'


Kaynak: somenuanceplease.substack.com
Erişim tarihi: 03.05.2023

Transseksüellikten vazgeçtikten sonra, bir süre beni trans olduğuma inanmaya neyin ikna etmiş olabileceğini anlamaya çalıştım. Trans olduğuma inanmamın nedenlerini sıraladığım bir listem vardı, ancak gerekçelerimin ardındaki psikolojiyi merak etmeye başladım. Elimde "kanıtım" vardı ama yanlış bir sonuca varmıştım. Bu nasıl olmuştu?

Beynimin yıkandığını söylediğimde bazı insanlar sert tepkiler verdi. Bu kesinlikle kışkırtıcı bir terim ve daha nazik bir kelime "etkilenmek" olabilir. Bir kişi vardığım sonucun radikalleştiğimi gösterdiğini iddia etti; birileri beynimin yıkandığını öne sürmüş olmalı ve ben de bunu iyice düşünmeden kabul etmiş olmalıymışım. Bu doğru değil. Enine boyuna düşündüm ve eğer kimse bana "toplumsal cinsiyet" kavramından bahsetmemiş olsaydı asla cinsiyet değiştirmeyeceğime hiç şüphem yok. Daha önce yaptığım gibi yaşamaya devam ederdim.

Geriye dönüp hayatım boyunca transseksüel olup olmadığımı ve bu nedenle cinsiyet değiştirmem gerekip gerekmediğini belirlemek için geçmiş davranışlarımı inceledim. Bir liste yaptım. Listemdeki her bir maddenin başka birçok açıklaması olabilirdi, ancak tüm bu açıklamaları bir kenara bırakarak bazı insanların "bu şekilde doğduğu" ve benim de onlardan biri olabileceğim fikrine kapılmıştım.

Kadın olup olmadığımı ilk kez sorguladığım zamanı hatırlıyorum. Sık sık ziyaret ettiğim bir forumdaki başlıkları okuyordum ve konulardan biri forum üyelerine yöneltilen bir soruydu: Cinsiyetiniz hakkında hiç düşündünüz mü? Kadın olduğumu ve başka türlü olabileceğimi hiç düşünmediğimi söyledim. Yorumumu gönderdikten hemen sonra kafamın içinde bir sesin şöyle dediğini duydum... "Peki, neden olmasın?"

Ve işte böyle başladı.

2010 yılının Ocak ayında, bana göre kesinlikle transseksüel olduğumun ve cinsiyet değiştirmenin benim için iyi bir fikir olacağının kanıtı olan "gerçeklerin" bir listesini yazdım. İşte bu listenin kısaltılmış bir versiyonu:

  • Gençken erkek karakterlerin rolüne girmem
  • Küçükken bile kadınsı görünümlü kıyafetlerden kaçınmam
  • Vulvamdan rahatsızlık duymam
  • Göğüslerimden rahatsızlık duymam (ilgi çekmesini istememem)
  • Üst ameliyat olma (sağlıklı göğüslerin alındığı transseksüel ameliyatı yaptırma) isteği
  • "Erkek rolünde" rahat hissetme (kıyafetler, boxer, daha kısa saç)
  • Erkeklerin benimle flört etmesini istememem
  • Erkeklerle arkadaş olmayı tercih etmem (daha fazla ortak nokta)
  • "Erkeklerden biri" olma arzusu
  • Kadınsı görümdüğünde gördüğüm ilgiden nefret etmem; erkeksi görümdüğünde gördüğüm ilgiden hoşlanmam
  • Erkek kıyafetleri almaya başlayana kadar alışveriş yapmayı sevmemem
  • Trans erkeklere merak duymam ve onların hikayeleriyle ilişki kurmam
Transseksüel
Eski transseksüel: "Eğer kimse bana 'toplumsal cinsiyet' kavramından bahsetmeseydi asla cinsiyet değiştirmezdim" 

Bir zamanlar bu "gerçeklerin" çoğunu tıbbi cinsiyet değiştirme sürecinde ilerlemem gerektiğinin kanıtı olarak görürken, şimdi bunların çoğunu hayatımın ve benim diğer yönlerimin kanıtı olarak görüyorum. Sadece bu da değil, aynı zamanda bu "gerçeklerin" bazılarını çarpıttığımı da fark ediyorum çünkü içten içe cinsiyet değiştirmek istiyordum. Ya da daha doğrusu, dünyada bu kadar rahatsız olmamın nedeninin transseksüel olmak olmasını istiyordum. Cinsiyet değiştirme sürecinin tüm sorunlarıma kolay bir çözüm olmasını istiyordum.

Bu öğeleri nasıl yanlış yorumladığıma dair bir örnek vereceğim: Gençken çok fazla başkalarıymış gibi davrandığım oyunlar oynardım. İnternetle tanıştıktan sonra da en çok yaptığım şey rol yapma oyunları oynamak oldu. Kesinlikle erkek karakterlerim vardı. Ama dürüst olmak gerekirse, muhtemelen daha çok kadın karakterler oynadım. Beni en çok temsil ettiğini düşündüğüm karakterlerin hepsi kadındı. Yani bu "gerçek" tamamen doğru değildi.

İnternette sürekli olarak hayatlarını aynı şekilde yeniden şekillendiren insanlarla karşılaşıyordum. Sadece birkaç ay önce, cinsiyet disforisinin (cinsiyet hoşnutsuzluğunun) "semptomlarının" inanılmaz derecede geniş bir listesini okudum. Listedeki pek çok özellik nörolojik olarak farklı, üstün yetenekli ve hatta sosyal açıdan beceriksiz insanlara benziyordu (örneğin, "ait değilmiş gibi hissetmek"). Bu listeler internette gerçek bir uzmanlığı olmayan gençler tarafından yazılıyor, ancak yetkili sözü olarak kabul ediliyor. Tumblr'da buna benzer şeyleri tekrar tekrar okumak beni de ikna etmişti. Bir erkeğin trans kadın olduğunu gösteren örnekler arasında "kız kotu" giymeyi tercih etmek, mezuniyet balosunda takım elbise giymek istememek ve tırnaklarını yaptırmaktan hoşlanmak yer alıyordu. Bir kadının trans erkek olduğunu gösteren örnekler ise şunlardı: 'çoğu kadının erkek olmayı istemediğini fark etmek', uzun boylu olduğunuz için kabul gördüğünüzü hissetmek ve emniyet kemerlerinin size göğüsleriniz olduğunu hatırlatmasından nefret etmek.

Tüm bunları okumak beni etkiledi ve transseksüelliğe yönelmemi teşvik etti. Aslında kimse beni bir şey yapmaya zorlamadı ama bana anlatıyı verdiler, kendilerini otorite olarak sundular ve (1) cinsiyet değiştirmenin cinsiyet disforisi için tek tedavi olduğunu ve (2) transların cinsiyet değiştirmesini engellemenin kendilerini öldürmelerine neden olabileceğini iddia ettiler. Zaten intihara meyilliydim. Tabii ki cinsiyet değiştirmek kaçınılmaz geldi.

Beni etkileyen insanların çoğunun genç, deneyimsiz ya da kendi duygularını başkalarına yansıtan kişiler olduğunu düşünüyorum. Birçoğu ayırt etme, öz farkındalık veya eleştirel düşünme becerilerinden yoksundu ve birçoğu, hizaya gelmeyen herkese sert davranan aktivist çevrelere kapılmıştı; zira trans topluluğunda, cinsiyet değiştirmenin iyi bir fikir olup olmadığının sorgulanması sıklıkla bağnazlık (özellikle de "içselleştirilmiş transfobi") ve başkalarına zarar verme olarak çerçevelenir. 

Gerçekte, vücudunuza sentetik karşı cinsiyet hormonları yerleştirmenin doğal olmadığı ve potansiyel olarak sizin için zararlı olabileceği hakkında konuşurken diğer insanların incinmesi veya kırılması önemli olmamalıdır. Sağlıklı bir grupta sorular memnuniyetle karşılanır ve yanıtlanır. Ağır bir uyuşturucunun gerçekçi bir şekilde tartışılması birilerinin size saldırmasına ve sizi bağnazlıkla suçlanmasına neden oluyorsa, sağlıksız bir gruptasınız demektir. "Yanlış düşüncenin" bu şekilde susturulması, bugünlerde trans aktivizminin kült benzeri olarak görülmesinin nedenidir.

Deneyimlerime göre, diğer translardan tıbbi cinsiyet değiştirme hakkında tavsiye isteyen kişiler neredeyse hiçbir zaman bunu yapmamaya yönlendirilmiyor. Onlara sıklıkla sadece hormonları deneyebilecekleri ve işe yaramazsa bırakabilecekleri söyleniyor. Bu, fiziksel sağlık açısından pervasızca bir yaklaşımdır ve ayrıca "geri dönmenin" sözde kolaylığı hakkında yanıltıcıdır. (Örneğin, testosteron hormonuna bağlı ses değişiklikleri birkaç ay içinde kalıcı olur. Bugünkü sesim 10 hafta hormon kullandıktan sonraki haliyle aynı kalınlıkta ve eski inceliğine asla kavuşmayacak).

Kendi cinsiyet değiştirmemde sorumluluğun bir kısmını üstleniyorum. Ancak ne cinsiyet aktivistlerinin ne de onlardan korkan profesyonellerin masum olduğunu kabul etmiyorum. Bu istismarcı bir ilişkidir ve ben bunu dile getireceğim.

Tek bir anlatı dayatıldığında ve açık diyalog yasaklandığında, savunmasız insanların doğru kararlar vermesi engellenir. Nihayetinde, en çok acı çekecek olanlar cinsiyet disforik kişilerdir.