Ergenlik Engelleyiciler: Tanımı, Kullanımı ve Riskleri

İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi, cinsiyet disforisi yaşayan çocuklar için ergenlik engelleyici tedariğini sona erdirmeye hazırlanırken, işte bu ilaçlar hakkında bilmeniz gereken her şey.
Ergenlik Engelleyiciler: Tanımı, Kullanımı ve Riskleri


Kaynak: theguardian.com
Erişim Tarihi: 18.03.2024
Yayınlanma Tarihi: 15.03.2024

Cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) teşhisi konulan çocuklar artık rutin bir uygulama olarak bilinen ergenliği engelleyici hormonlar almayacaklar. Bu karar, İngiltere Ulusal Sağlık Sisteminin (NHS) güvenlik ve etkinliklerine dair yeterli kanıt bulunmadığı sonucuna varmasının ardından alındı. Yeni politikaya göre, hormonlar sadece tıbbi bilgilerdeki eksiklikleri gidermeyi amaçlayan klinik deneyler yoluyla cinsiyet disforisi olan çocuklar için erişilebilir olacak, ancak istisnai durumlarda vaka bazında değerlendirme yapılacak. Halihazırda hormon tedavisi gören gençlerin tedavisi bu değişiklikten etkilenmeyecek.

Ergenliği engellemeye yönelik tedaviler, araştırmacıların "üreme sisteminin iletkenini" keşfettikleri 1960'lı ve 70'li yıllardaki çalışmalardan doğmuştur. Andrew Schally ve Roger Guillemin, yüz binlerce domuz ve kuzu beyninin diseksiyonunu içeren çalışmalarında, kendilerine 1977 Nobel tıp ödülünü kazandıran gonadotropin salgılatıcı hormonun (GnRH) yapısını çıkarmış ve belirlemiştir.

GnRH beynin hipotalamusunda üretilir. Serbest bırakıldığında, hipofiz bezini ergenliği ve cinsel gelişimi yönlendiren folikül uyarıcı hormon ve lüteinizan hormon gibi başka maddeler salgılaması için tetikler. Erkeklerde bu hormonlar testislere testosteron yapmalarını söyler. Kadınlarda ise yumurtalıkların östrojen ve progesteron üretmesini sağlar.

Araştırmacıların GnRH'yi anlamaya başladıklarında dikkat çekici buldukları şey, hormonun darbeleri hipofizi diğer ergenliğe yol açan hormonları üretmesi için uyarırken, sürekli bir dozun folikül uyarıcı hormon ve luteinize edici hormon üretimini etkili bir şekilde durdurarak ergenliği engellemesiydi.

Günümüzde triptorelin gibi GnRH'nin sentetik analogları prostat kanseri ve endometriozis için verilmekte ve erkeklerden çok kızları etkileyen bir durum olan erken ergenlik çağındaki çocuklar için de onaylanmaktadır. Etkilenen kızlar ergenliğe yeni yürümeye başlayan çocuklar olarak başlayabilir, ancak hormon tedavisi frene basar. Çocuklar ilaçları bıraktıklarında, normal bir şekilde ergenlik dönemine girerler. Oxford Üniversitesi'nde endokrinoloji profesörü olan Ashley Grossman, "Bu çocuklarda çok faydalı oldu" diyor.

Erken ergenlik için ergenliği baskılayan hormonlar alan çocuklar üzerinde yapılan çalışmalar, tedavinin genel olarak güvenli olduğunu göstermektedir, ancak bir takım problemler devam etmektedir. Bazı araştırmacılar, bilişsel gelişim, kısırlık ve kanser ve metabolik hastalık riski gibi önemli sonuçlara ilişkin yetersiz verilerin, uzun vadeli etkisi hakkında kesin sonuçlar çıkarmayı zorlaştırdığını belirtmektedir.

Ergenlik engelleyici
Ergenlik engelleyicilerin kemik mineral yoğunluğunu etkilediği ve kemikleri zayıflattığı tespit edilmiştir.

Cinsiyet disforisi olan çocuklarda ergenliği baskılayan hormonların kullanımı hakkında daha az şey bilinmektedir. İlaçlar, 1990'ların ortalarından bu yana, hastaların cinsiyet kimliklerini keşfetmeleri için zaman kazanmak ve potansiyel olarak sıkıntı verici cinsel olgunlaşmayı geciktirmek amacıyla endikasyon dışı (bir ilacın prospektüsünde belirtilenden başka bir kullanım için reçete edilmesi) olarak kullanılmaktadır.

Ancak, bu konuda çok az sayıda sağlam çalışma yapılmıştır. Grossman, "Eğer bir çocuğun ergenliğe girmesini engellerseniz, bu durumun sonuçları gerçekten bilinmeyen bir alandır ve uzun vadede ne olacağını tam olarak kestiremiyoruz" diyor.

Bazı çalışmalar, ergenliğin engellenmesinin cinsiyet disforisi nedeniyle aşırı sıkıntı çeken gençlerde ruh sağlığını ve refahı iyileştirebileceğini iddia etse de, bulguların çoğu az sayıda hastaya dayanmaktadır. Bu alandaki araştırmalar genellikle tartışmalıdır. Massachusetts General Hospital'ın 2020'deki manşetlik çalışması, ergenlik döneminde ergenliği baskılayıcı hormon alan transseksüel yetişkinlerde intihar düşüncelerinin, hormon almak isteyip de almayanlara kıyasla daha az yaygın olduğunu öne sürmüştür. Ancak eleştirmenler, kullanılan anketin güvenilmez olduğunu ve çalışmanın "hiçbir katkı sağlamadığını" ifade etmiştir.

Ergenlik kemik ve beyin gelişimi için çok önemli bir dönemdir. Birkaç çalışma, ergenlik engelleyicilerin kemik yoğunluğunu etkilediğini ve potansiyel olarak kemikleri zayıflattığını tespit etmiştir, ancak yine de tablo tamamen net değildir.

Ergenliğin bastırılmasının olgunlaşan beyin üzerindeki olası etkisi araştırmacılar tarafından çok az ilgi görmüştür. Bir çalışma, erken ergenlik için hormon tedavisi sırasında IQ'daki düşüşleri işaretlemiştir, ancak hiç kimse ergenlik döneminde ergenliği durdurmanın potansiyel bilişsel etkilerini ve herhangi bir değişikliğin geri döndürülebilir olup olmadığını sistematik olarak araştırmamıştır.

Bazı araştırmacılara göre, tedaviyi reçetelendirmeden önce bu uzun vadeli sonuçların doğru bir şekilde anlaşılması gerekmektedir. University College London'da klinik nöropsikoloji profesörü olan Sallie Baxendale, "Tıbbın hiçbir alanı böyle bir bilgi boşluğunda etik olarak işleyemez" diyor. Baxendale ayrıca ergenlerin "karmaşık karar verme süreçlerinin temelini oluşturan nöral mimarinin inşasını kesintiye uğratan" ilaçlara gerçekten bilgilendirilmiş onay verme kapasiteleri konusunda da "ciddi endişeler" taşıdığını ifade ediyor.