Transseksüel gençlerde intihar riskine bilimsel bakış

Transseksüel gençler arasında intihar riskinin bilimsel kanıtlar üzerinen ele alındığı bu yazı, cinsiyet değişimi ile intihar arasındaki doğru ilişkiyi ve bilimsel gerçekleri ortaya koyuyor.
Transseksüel gençlerde intihar riskine bilimsel bakış

 

Ebeveynler neden cinsiyet karmaşası yaşayan bir çocuğun bu tehlikeli tıbbi müdahalelere maruz kalmasına izin verir? Birçok vakada cevap, kendilerine söylenen gerçek dışı sözler ve yapılan duygusal şantajdır. Ebeveynler çocuklarından "Eğer bunu yapmama izin vermezsen, kendimi öldürürüm" tehditlerini duyarlar. İntihar tehdidi daha sonra transseksüel (kişinin biyolojik cinsiyetine belli yollarla müdahalede bulunup bir diğer biyolojik cinsiyete bürünme hali) endüstrisinin üyeleri tarafından pekiştirilir: "Canlı bir oğlunuz mu yoksa ölü bir kızınız mı olsun istersiniz?" Ya da tam tersi.

Sağlık çalışanlarının bu tutumu son derece rahatsız edicidir. Başka hiçbir tıbbi veya psikolojik durumda intihara meyilli bir hastanın - bırakın çocuğu - tedaviyi belirlemesi beklenmez ve buna izin verilmez. Çocuklar en temelde bilişsel olarak olgunlaşmamışlardır; intihara meyilli olduklarında düşünme yetileri daha da bozulur. Bu durumdaki hastaların kendilerine teşhis koyup kendi tedavilerini belirlemelerine izin vermek büyük bir tıbbi ihmaldir.

Kim olursa olsun, özellikle de gençse, bir kişinin intiharı bir trajedidir ve tüm intihar tehditleri ciddiye alınmalıdır. Bununla birlikte, trans gençler arasında tamamlanmış intihar vakaları nadirdir; anoreksiya ve otizm gibi diğer risk altındaki genç gruplarla karşılaştırılabilir. Daha da önemlisi, ergenlik engelleyicilerin, karşı cinsin hormonlarının veya "cinsiyet değiştirme" ameliyatlarının intiharı önlediğine dair uzun vadeli herhangi bir kanıt yoktur. Aksine, en iyi uzun vadeli araştırmalar, tıbbi olarak cinsiyet değiştiren bireylerin genel nüfustan 19 kat daha fazla oranda kendilerini öldürdüklerini göstermektedir.

Bilimsel sonuç nedir?

İsveçli çocuk ve ergen psikiyatristi Sven Roman (kendisi muhafazakâr değildir) araştırmayı şöyle özetlemektedir: "Şu anda intihar riskini azaltmak için gerçekleştirilen cinsiyet değiştirme uygulamalarının hiçbir bilimsel desteği bulunmamaktadır." Her ikisi de psikolog olan Dr. Michael Bailey (Northwestern Üniversitesi) ve Dr. Ray Blanchard (Toronto Üniversitesi) de bu fikri desteklemektedir: "En iyi bilimsel kanıtlar, intiharı önlemek için cinsiyet değişiminin gerekli olmadığını göstermektedir. … Cinsiyet değişiminin cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan çocukların kendilerini öldürme olasılığını azalttığına dair ikna edici bir kanıt yoktur."[1]

İntihar
İntihar riskini azaltmak için gerçekleştirilen cinsiyet değiştirme uygulamalarının hiçbir bilimsel dayanağı yoktur.

Kanıtlara Bakalım:

1. Trans gençler arasındaki intihar riski, risk altındaki diğer gençlik gruplarına göre daha azdır veya onlarla karşılaştırılabilir düzeydedir.[2,3]

a. Trans olmak intihar riskini 13 kat artırır.

b. Anoreksiya intihar riskini 18-31 kat artırır. 

c. Depresyon intiharı 20 kat artırır. 

d. Otizm intihar riskini 8 kat artırır. 

2. Cinsiyet disforisi olan çocuklar sıklıkla depresyon, anoreksiya, otizm ve intihara yatkınlık yaratan diğer psikolojik durumlara da sahiptir. [4]

Trans gençler arasındaki intihar, diğer psikolojik durumlardan veya her ikisinin bir kombinasyonundan kaynaklanıyor olabilir.

3. Trans gençler için intiharın önlenmesi için başvurulan metot diğer gençlerle aynıdır: Konuşma terapisi ve FDA (Food and Drug Administration-Gıda ve İlaç İdaresi) onaylı psikiyatrik ilaçlar.[5]

Amerikan İntiharı Önleme Vakfı tarafından bildirildiği üzere, "İntihar ederek ölen insanların yüzde doksanının altta yatan - ve potansiyel olarak tedavi edilebilir - bir ruh sağlığı sorunu vardır."[6] Bir çalışma, intihar girişiminde bulunan ABD'li ergenlerin %96'sının en az bir ruhsal hastalıktan muzdarip olduğunu ortaya koymuştur.[7] İntihar eden transseksüellik iddiasındaki çocukların farklı olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur.

4. En güncel araştırmalar, çocuklarda ve ergenlerde cinsiyet disforisinin giderilmesinde psikoterapinin etkinliğini göstermektedir.[8]

2019 yılında yapılan bir çalışma, 1969-2012 yılları arasında yapılan ve psikoterapinin cinsiyet hoşnutsuzluğunun altında yatan nedenleri tedavi etmede oldukça etkili olabileceğini, böylece trans meyilli ve disforik hastaların esas cinsiyetlerini benimseyebileceklerini gösteren 16 çalışmanın bulgularını doğrulamaktadır.

Cinsiyet disforisi
Çocuk ve ergenlerde psikoterapi yoluyla cinsiyet disforisi giderilebilmektedir.

5. Ergenlik engelleyiciler aslında depresyona ve intiharla ilişkili diğer duygusal rahatsızlıklara neden olmaktadır.

Oxford Üniversitesi Profesörü Michael Biggs, İngiltere'de ergenlik engelleyicilerle ilgili deneysel bir çalışmayı tartışırken şunları yazmıştır: "Engelleyici verilen grup ile sadece psikolojik destek verilen grup arasında psikososyal işlevsellik açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna ek olarak, [ergenlik engelleyiciler] bir yıl sonra çocukların kendilerine daha fazla zarar verdiklerini ve kızların daha fazla davranışsal ve duygusal sorun yaşadıklarını ve vücutlarından daha fazla memnuniyetsizlik ifade ettiklerini, dolayısıyla ergenlik engelleyicilerin cinsiyet disforisini şiddetlendirdiğini gösteren kanıtlar vardır."

6. Karşı cinsiyet hormonları (kadınlar için testosteron; erkekler için östrojen) ruh sağlığını bozabilir.

Aslen kadın olan trans erkeklere, hormon seviyelerini kadın referans aralığının 10-40 kat üzerine çıkaracak kadar testosteron verilir. Geçmişte yapılan çalışmalar, testosteron gibi benzer yüksek doz hormonlarda çok sayıda psikiyatrik sorun yaşandığını belgelemiştir; öyle ki deneklerin %23'ü mani, hipomani ve majör depresyon gibi majör bir ruh hali sendromu için tanı almış ve %3,4-12'si psikotik (bilincin kaybolması) semptomlar geliştirmiştir.[9] Östrojen de ruh halini karmaşık şekillerde etkiler. Östrojen ile tedavi edilen menopoz sonrası kadınlar, hormonun fizyolojik dozlarına yerleştirilmelerine rağmen sıklıkla şiddetli anksiyete yaşamaktadır.[10] Aslen erkek olan trans kadınlara ise yüksek dozlarda östrojen verilmektedir; teorik olarak bu durum hem depresyonu hem de anksiyeteyi kötüleştirme potansiyeline sahiptir.

7. En güvenilir araştırmalar, uzun vadede tıbbi cinsiyet değişiminin intihara yol açabilecek psikolojik sıkıntıyı azaltmadığını ve hatta daha da kötüleştirebileceğini göstermektedir.

"Cinsiyet disforisi yaşayanlar arasında tamamlanmış intihar oranlarının önemli ölçüde yüksek olduğunu gösteren en büyük ve en kapsamlı iki çalışma (biri Hollanda'dan diğeri İsveç'ten), halihazırda karşı cinsi taklit eden yetişkinleri incelemiştir."[11] Bu nedenle bu çalışmalar, cinsiyet değiştirmenin intihar riskini azaltmadığı ve hatta artırabileceği sonucunu desteklemektedir. Cinsiyet değiştirmek sadece disforiye neden olan altta yatan psikolojik sorunları maskelemektedir - hastalıktan ziyade semptomları “tedavi” etmektedir.

8. İntihar sosyal bulaşıcılığa yatkındır, yani ne kadar çok ortaya çıkar ve ne kadar hakkında konuşulursa, savunmasız çocukların kendilerini öldürme olasılığı o kadar artar.

Bir tıbbi araştırmacı (kendisi de 13 yıl sonra kendi cinsiyeti olan kadınlığa dönene kadar, erkek olarak yaşamış bir uzman), intihar tehdidinin ebeveynlere ve yasa koyuculara zorbalık yapmak için manipülatif bir şekilde kullanıldığını belirtiyor:

"Trans endüstrisinin, [trans ergenlerin] sürekli olarak transfobiye bağlı intiharın eşiğinde olduğu ve bu intihar oranlarının aynı yaştaki diğer grupların çok üzerinde olduğu yönündeki ısrarı ve abartısı, toplumun odağını tercihen transgenderizm üzerinde tutmak için gerçekleştirilen utanç verici bir sosyal mühendislik stratejisidir. Trans aktivist yetişkinler ve bazı klinisyenler, gençler adına etkili bir şekilde intihar tehdidinde bulunmaktadır. Bunu, sektör dışından doktorları, politikacıları, toplum liderlerini ve [bu ergenlerin] ailelerini sosyal mühendislikle yönlendirmek, manipüle etmek ve korkutmak için yapıyorlar. Bu söylemle alacakları duygusal tepkilerin çok iyi farkındalar."[12]

9. Trans gençler, ebeveynlerinin tıbbi cinsiyet değişimine direnmesi halinde intihar tehdidinde bulunmaları için sosyal medya ve transseksüel endüstri üyeleri tarafından teşvik edilebilir.

Psikoterapist Dr. Wallace Wong Kanada'da yaptığı bir sunum sırasında böyle bir tavsiyede bulunmuştur: "İhtiyacınız olan şey ne biliyor musunuz? Bir numara çekin. Her seferinde intihar girişiminde bulunun, [o zaman] size ihtiyacınız olanı vereceklerdir." Wong, trans çocukların "bunu öğrendiğini" de sözlerine ekledi. “Bunu çok hızlı öğreniyorlar."[13]

Transseksüel
Cinsiyet endüstrisine hizmet eden bazı doktor ve terapistler, transseksüel olduğunu söyleyen gençleri bu iddialarında ısrarcı olmaları için teşvik etmektedir. 

Peki tıbbi müdahalelerin intihar girişimlerini azaltmada psikoterapiden daha etkili olduğunu gösterdiği iddia edilen çalışmalara ne demeli?

1. İstatistiksel araştırmalar yapan tıp uzmanları, bu sonuçlara ulaştığını iddia eden çalışmalarda birçok sorun tespit etmiştir. Bu sorunlar arasında güvenilmez örnekleme, manipüle edilmiş sayılar ve kabul edilen siyasi niyet yer almaktadır.

- Amerikan İntiharı Önleme Vakfı tarafından hazırlanan bir raporda (Haas ve ark. 2004), cinsiyet-disforik bireylerin %41'inin intihar girişiminde bulunduğu iddiası hatalı verilere dayanmaktadır.

- İntihara teşebbüs oranını %40 civarında bulan diğer iki çalışma ile birlikte Haas çalışması, istatistikçilerin genel nüfus hakkında sonuç çıkarmak için kullanılamayacağı konusunda hemfikir olduğu "kolayda örnekleme" yöntemini kullanmıştır.

- Haas yazarları, %41'lik rakamın önemli ölçüde şişirilmiş olabileceğini, çünkü konuyla ilgili açıklayıcı sorular olmaksızın sadece bir soru sorulduğunu kabul etmişlerdir.

- Yazarlar ayrıca "anketin, genel nüfusta hem intihara teşebbüs hem de tamamlanmış intihar için önemli risk faktörleri olarak tanımlanan ruh sağlığı durumunu ve geçmişini doğrudan araştırmadığını" itiraf etmiştir. Başka bir deyişle, çalışma intihar girişimlerinin cinsiyet disforisinden mi yoksa disforik bireyler arasında son derece yaygın olan diğer ruh sağlığı sorunlarından mı kaynaklandığı konusunda güvenilir bilgi sağlamamıştır.

- Çalışma, iddia edilen intihar girişimlerinin tıbbi cinsiyet değişikliği hizmetlerine başvurmadan önce mi yoksa sonra mı gerçekleştiğini belirlememiştir.

- Çalışma, kadın katılımcılar için "gizli olmanın" veya başarılı bir şekilde erkek olarak "görünmenin" kendine zarar verme eğilimini hafifletmediğini ortaya koymuştur. Bu nedenle çalışma, tıbbi cinsiyet değişiminin intihar girişimlerine yol açan sıkıntıyı çözeceği sonucuna varmak için hiçbir neden sunmamıştır.

- Çalışmanın analistlerinden biri şu sonuca varmıştır: "Elimizdeki kusurlu veriler göz önüne alındığında, tek geçerli seçeneğin tıbbi olarak cinsiyet değiştirmek ya da ölmek olduğunu varsaymak mantık hatasıdır. Çalışma verileri, dürüstçe değerlendirildiğinde, hizmet sağlayıcıları hem gençler hem de aileleri için etkili psikolojik sağlık değerlendirmesi ve tedavisi ile vücut bütünlüğüne en az zarar veren müdahaleleri sunmaya teşvik etmelidir."

- Haas raporunu hazırlayan ve tanıtan Williams Enstitüsü, Kaliforniya eyaleti tarafından uygun anket yöntemlerini kullanmak üzere görevlendirilmiş ve trans intihar girişimi oranını %22 olarak bulmuştur. Bu oran, psikolojik hastalığı olan ve genel LGB (Lezbiyen-Gey-Biseksüel) kişiler için olan oranlarla benzerdir.

2. Yakın zamanda yapılan bir çalışmanın sonuçlarının - cerrahi cinsiyet değiştirme müdahalelerinin psikolojik sıkıntıyı azalttığı bulgusunun - veriler tarafından desteklenmediği gösterilmiştir. Dr. Mark Regnerus, bu sonuçların "kısırlığa neden olan ve kalıcı olarak şekil bozukluğu yaratan ameliyatları normalleştirmeye çalışan aktivist gruplarla işbirliği yapmak uğruna bilimsel titizliğin ve mantığın terk edildiğine işaret ettiğini" gözlemlemiştir. "Klinisyenler, kanıta dayalı verilerden elde edilen mantıklı sonuçlara değil, korkuya dayanan radikal bir reçete yazmaya zorlanmaktadır."

3. İngiltere'de yapılan benzer çalışmalar da benzer nedenlerle çürütülmüştür. Yaygın olarak lanse edilen bir çalışmada, "cinsiyet karmaşası" olan gençlerde %48 oranında intihara teşebbüs vakası bulunduğu iddia edilmiş, ancak bu "çalışmanın" yalnızca 27 hastaya dayandığı ortaya çıkmıştır.

4. Psikolog Dr. James Cantor, Amerikan Pediatri Akademisi'nin (AAP) intiharı önlemek için tıbbi cinsiyet değişiminin gerekli olduğu iddiasını haklı çıkarmak için çok sayıda araştırmayı yanlış beyan ettiğini tespit etmiştir.

Transseksüel
Transseksüellerin toplum baskısı nedeniyle intihar etme riskine sahip olduğu iddiası bilimle desteklenmemektedir.

Trans gençlerin toplumun baskısı nedeniyle intihar etme ihtimali taşıdığı iddiası araştırmalar tarafından desteklenmiyor

- 2014 yılında Avustralya'da yapılan bir araştırma, LGBT'liler arasında intiharın önde gelen nedenlerinden birinin toplumsal reddedilmeden ziyade romantik partnerlerden kaynaklanan stres olduğunu bildirmiştir.[14]

- Hatzenbuehler ve arkadaşları tarafından 2014 yılında yapılan bir çalışma, LGBT karşıtlığının öne çıktığından şüphelenilen bölgelerde yaşayan cinsel azınlıklar için ortalama yaşam süresinin 12 yıl azaldığını iddia etmiştir. Ancak bu çalışma bilim camiası tarafından öylesine çürütülmüştür ki, tıp dergisi sonunda çalışmayı geri çekmiştir: "Yeniden gerçekleştirilen analiz, orijinal bulgunun hatalı olduğunu doğrulamıştır ve yazarlar buna uygun olarak orijinal çalışmalarını tamamen geri çekmek istemektedir." Bununla birlikte, Hatzenbuehler'in yanlış sonuçlarına yapılan atıflar, Yüksek Mahkeme özetleri de dahil olmak üzere devam etmektedir.

- Psikiyatrist Dr. Paul McHugh ve epidemiyolog (hastalıkların sınıflanması konusunda uzman) Dr. Lawrence Mayer tarafından bu konudaki tüm araştırmaların kapsamlı bir incelemesi şu sonuca varmıştır: "Bu çalışmalar aracılığıyla damgalamanın kötü ruh sağlığına yol açtığını kanıtlamak imkansızdır, bunun aksine, örneğin, kötü ruh sağlığı insanların daha yüksek düzeyde damgalama bildirmesine yol açar veya üçüncü bir faktör hem kötü ruh sağlığından hem de daha yüksek düzeyde damgalamadan sorumludur."

- Bu çalışmalar olmasa bile, "damgalanmanın" trans gençleri intihara sürüklediği iddiası mantıklı değildir. Epidemiyolog Hacsi Horvath, "cinsiyet rollerinin, cinsiyete özgü kıyafet kurallarının, cinselliği düzenleyen yasaların ve sosyal kontrolün diğer yönlerinin çok daha katı bir şekilde 'uygulandığı' 1950 yılında" bu tür ergenler için intihar oranlarının şimdikinden çok daha düşük olduğuna dikkat çekmektedir. Eğer sosyal reddedilme o zaman intihara neden olmuyorsa, neden şimdi çok daha düşük düzeyde olan bir sosyal reddedilme intihara neden olsun?

Eyalet yasaları, gençlerin bedenlerini psikolojik olarak reddetmelerinin altında yatan nedenleri keşfetmelerine ve çözmelerine yardımcı olmak ve ömür boyu pahalı, radikal, acı verici, kısırlaştırıcı, tehlikeli ve potansiyel olarak ölümcül müdahaleleri önlemek için psikoterapi kullanımını teşvik etmelidir.

 

Alıntılar:

[1] https://www.meselelgbt.com/haber-ya-intihar-ya-da-cinsiyet-degisimi-cinsiyet/

[2] Smith AR, Zuromski KL, Dodd DR. Eating disorders and suicidality: what we know, what we don't know, and suggestions for future research. Curr Opin Psychol. 2018 Aug;22:63-67. doi: 10.1016/j.copsyc.2017.08.023. Epub 2017 Aug 12. PMID: 28846874.

[3] Hirvikoski T, Mittendorfer-Rutz E, Boman M, Larsson H, Lichtenstein P, Bölte S. Premature mortality in autism spectrum disorder. Br J Psychiatry. 2016 Mar;208(3):232-8. doi: 10.1192/bjp.bp.114.160192. Epub 2015 Nov 5. PMID: 26541693.

[4] Bechard M, VanderLaan DP, Wood H, Wasserman L, Zucker KJ. Psychosocial and Psychological Vulnerability in Adolescents with Gender Dysphoria: A "Proof of Principle" Study. J Sex Marital Ther. 2017 Oct 3;43(7):678-688. doi: 10.1080/0092623X.2016.1232325. Epub 2016 Sep 6. PMID: 27598940.

[5] https://www.meselelgbt.com/haber-transgenderizm-patojenik-bir-trend

[6] Cavanagh JT, Carson AJ, Sharpe M, Lawrie SM. Psychological autopsy studies of suicide: a systematic review. Psychol Med. 2003 Apr;33(3):395-405. doi: 10.1017/s0033291702006943. Erratum in: Psychol Med. 2003 Jul;33(5):947. PMID: 12701661.

[7] Nock MK, Green JG, Hwang I, et al. Prevalence, Correlates, and Treatment of Lifetime Suicidal Behavior Among Adolescents: Results From the National Comorbidity Survey Replication Adolescent Supplement. JAMA Psychiatry. 2013;70(3):300–310. doi:10.1001/2013.jamapsychiatry.55

[8] Churcher Clarke A, Spiliadis A. 'Taking the lid off the box': The value of extended clinical assessment for adolescents presenting with gender identity difficulties. Clin Child Psychol Psychiatry. 2019 Apr;24(2):338-352. doi: 10.1177/1359104518825288. Epub 2019 Feb 6. PMID: 30722669.

[9] Hall RC, Hall RC, Chapman MJ. Psychiatric complications of anabolic steroid abuse. Psychosomatics. 2005 Jul-Aug;46(4):285-90. doi: 10.1176/appi.psy.46.4.285. PMID: 16000671.

[10] https://psycheducation.org/blog/estrogen-in-psychiatry/

[11] Dhejne C, et al., "Long-Term Follow-Up of Transsexual Persons Undergoing Sex Reassignment Surgery: Cohort Study in Sweden," journals.plos.org, 22 Şubat 2011; https://www.meselelgbt.com/haber-ya-intihar-ya-da-cinsiyet-degisimi-cinsiyet/

[12] https://4thwavenow.com/2018/12/19/the-theatre-of-the-body-a-detransitioned-epidemiologist-examines-suicidality-affirmation-and-transgender-identity/

[13] https://thefederalist.com/2019/04/01/doctor-advises-threatening-suicide-get-transgender-treatments-kids/

[14] Skerrett DM, Kõlves K, De Leo D. Suicides among lesbian, gay, bisexual, and transgender populations in Australia: an analysis of the Queensland Suicide Register. Asia Pac Psychiatry. 2014 Dec;6(4):440-6. doi: 10.1111/appy.12128. Epub 2014 Apr 2. PMID: 24692051.