İskoç klinisyenin itirafı: Gençlerin cinsiyet değiştirmeleri için çok hızlı karar alındığına şahit oldum

İskoç bir klinisyen, kız çocuklarının sorgusuz sualsiz bir şekilde karşı cinsiyet hormonlarına yönlendirilerek kısırlaştırılması konusunda uyarıyor.
İskoç klinisyenin itirafı: Gençlerin cinsiyet değiştirmeleri için çok hızlı karar alındığına şahit oldum


Kaynak: thetimes.co.uk
Erişim tarihi: 15.05.2024

İskoçya'da 20 yıl boyunca ruh sağlığı hastalarıyla çalıştım. Pandemiden önce cinsiyet değiştirme sürecinde olan sadece iki kişi gördüm. İkisi de kadın olduğunu iddia eden erkeklerdi. Hastalarımın karmaşık sorunları olduğu için vaka yüküm azdı. Ancak geçtiğimiz iki buçuk yıl boyunca erkek olmak isteyen dokuz kadın hastaya baktım. Çoğu onlu yaşlarının sonu ile yirmili yaşlarının başındaydı. Duygusal olarak da oldukça küçüklerdi. Aslında gördüğüm en savunmasız hastalar arasında yer alıyorlardı ve genellikle zor bir çocukluk döneminin getirdiği çoklu ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ediyorlardı.

İngiltere'deki Tavistock Cinsiyet Kliniği Servisi ile ilgili raporu kaleme alan Dr. Hilary Cass, geçtiğimiz haftalarda İskoç parlamentosuna hitap etti. Tıpkı onun dediği gibi, hastalarımdan bazıları otizm spektrum bozukluğuna sahip, diğerleri ise ihmal ve cinsel istismar gibi çocukluk travmaları geçirmiş. Cinsiyet değiştirme sürecinde olan hastalar arasında yeme bozukluğu olanlar, kendine zarar verenler ve zorluklarla mücadele eden sınırda kişilik bozukluğu olanlar var. 

Randevularımız sırasında bazı hastalarımız temiz kıyafetleri olmadan ya da temel kişisel hijyen konusunda yardım almadan büyüdüklerini anlattılar. Zayıf sosyal koşullara sahip olduklarından ve çoğu çocuğun sahip olduğu normal şeylere sahip olamadıklarından bahsettiler. Kendilerini dışlanmış hissederek büyüdüler, ebeveynleri ve akranları tarafından dışlandılar.

Tüm bunlara katlandılar, enerjilerini olgunlaşmak pahasına hayatta kalmaya harcadılar. Ve sonra, kendi kimlikleri hakkında çok az fikir sahibi olarak, bir trans akran grubuyla tanıştılar ve yanlış bedende doğdukları fikrini benimsediler. Yanlış olanın kendi bedenleri olduğuna ve bedenlerinin değişmesi gerektiğine inandılar. Bu görüş daha sonra Ulusal Sağlık Servisi (NHS), okullar ve hatta politikacılar tarafından da onaylandı. Kimse onlara şöyle demedi: "Sen olduğun gibi iyisin. Hadi sana yardım edelim."

Hastaların tüm psikiyatrik raporlarını ve psikolojik değerlendirmelerini okudum. Ancak birilerinin, bedenlerini kabul etmeleri için onlara yardımcı olduğuna dair çok az kanıt gördüm. Bulduğum kanıtlar hastaları İskoçya'nın transseksüel kliniklerine yönlendirmenin yanı sıra anksiyete, depresyon veya travmaya da atıfta bulunuyordu.

İskoç klinisyen, kız çocuklarının sorgusuz sualsiz bir şekilde karşı cinsiyet hormonlarına yönlendirilerek kısırlaştırıldığı konusunda uyarıyor.

Profesyoneller, cinsiyet değiştirmenin bu hastaların gerçekten ihtiyaç duyduğu şey olup olmadığını sorgulamaktan çok korkuyor gibi görünüyor. Bu gençler cinsiyet değiştirme süreçlerinde farklı aşamalardalar; ancak bazıları testosteron hormonu (erkeklik hormonu) alıyor. Oysaki, karşı cinsiyet hormonlarının uzun süreli kullanımının, ilaç alımı durdurulsa bile kısırlığa neden olabileceği konusunda yapılan uyarılar gayet açık. Çocuklukları ellerinden alınan bu kızlar, gebe kalma şanslarını genç yaşta potansiyel olarak kaybediyorlar. Geçmişlerini ve geleceklerinin neler getirebileceğini düşünmek üzücü.

Bu hastalardan bazıları memeleri alındığında kendilerini daha iyi hissedeceklerine inanır. Bu inanç, şu anda terapi almalarını zorlaştırır. Çünkü cevaplarının ameliyat masasında yattığına inanırlar. Benim profesyonel görüşüm, cinsiyet değiştirmenin hayatlarını iyileştirmeyeceği yönünde. Bu hastalardan bazıları otizm spektrumunda yer alıyor ve okulda desteklenmiş olsalardı farklı bir bakış açısına sahip olabilirlerdi.

Birçok kişinin birkaç yıl sonra NHS'ye dönerek şöyle diyeceğinden endişe ediyorum: "Bana ne yaptınız? Göğüslerim yok ve çocuk sahibi olamıyorum. Tıpkı çocukluğumun mahvolduğu gibi hayatım da mahvoldu." Gözlerimin önünde tıbbi bir skandal yaşandığını hissediyorum.

Glasgow'daki Sandyford cinsiyet kliniği bir ruh sağlığı hizmeti kliniği değildir. 2022'de The Daily Telegraph’a sızan bir haber, hastalara sadece temel ruh sağlığı değerlendirmeleri yapılarak onların geri dönüşü olmayan cinsiyet değiştirme uygulamalarına yönlendirildiğini bildiriyordu. Personeller, ana görevlerinin hastaları bu uygulamalara yönlendirmek olduğunu düşünüyordu.

Ancak burada tedavinin ilk basamağı kişinin neden yanlış bedende olduğunu hissettiğini sormak ve araştırmak olmalıdır. Destek de bu doğrultuda düşünülmelidir. İnsanların sahip oldukları bedeni kabul etmelerine yardımcı olmak bir tabu değil, bu işin temeli olmalıdır. Anonim kalmayı tercih ettim çünkü işimi kaybetmekten veya trans aktivistler tarafından hedef alınmaktan korkuyorum.