Eski transtan cinsiyet değiştirmek isteyen evlatları olan ebeveynlere tavsiyeler

Eski trans Michelle Alleva otizm, uyumsuzluk, anneyle güvenli bağlanamama veya çocuk yaşta istismar gibi altta yatan nedenlerle trans olduklarına inanan çocuklara sahip ebeveynlere bu zorlu süreçte onlara yardımcı olacağına inandığı bazı önerilerde bulundu.
Eski transtan cinsiyet değiştirmek isteyen evlatları olan ebeveynlere tavsiyeler


Kaynak: pitt.substack.com
Erişim Tarihi: 31.03.2023

Ebeveynlere tavsiye vermekte zorlanıyorum. Kendim ebeveyn değilim, cinsiyet değiştirme sürecine başladığımda reşit değildim ve genel olarak sağlıklı ve duygusal olarak olgun ilişkiler sürdürmekte zorlanıyordum. İlişki sürdürmede zorluk çekmem otizmli olmamdan, çocukluk travması yaşamış olmamdan ve biraz da ailemden kaynaklanıyor olabilir. Ebeveynlerim de tıpkı kendi ebeveynleri ve büyükanne ve büyükbabaları gibi duygularını ifade etmekte zorlanan insanlardı. Kötü insanlar değillerdi; sadece kendi ailelerinin onlara öğrettiklerini biliyorlardı.  

Bir ilişkiyi neyin sağlıklı kıldığını anlama konusundaki eksikliklerim, muhtemelen internetteki zehirli sosyal adalet kültürüne kapılmamın nedeni oldu (bu da sonunda cinsiyet değiştirmeme yol açtı). Pozitif ilişkiler, her iki tarafın da belli ölçüde savunmasız olmasını gerektirir. Savunmasızlık, en iyi ihtimalle memnun olmadığınız bir yanıtla karşılaşabileceğiniz ve en kötü ihtimalle de reddedildiğinizi hissedebileceğiniz anlamına gelir. Pozitif ilişkiler aynı zamanda iyi niyetle ilişki kurmaya istekli olmayı da gerektirir. Her konuda aynı fikirde olmasanız da karşı taraftaki kişinin sizi ele geçirmeye çalıştığını düşünmemek gerekir. Bu tür ilişkilerde genel olarak belirli bir miktarda duygusal kontrol, risk kabullenme, güven ve emniyet duygusu söz konusudur.

Sosyal adalet dünyasında ise duygusal kontrol gerekli görülmüyor. Hatta kontrolü kaybetmek çoğu zaman ödüllendiriliyor. Doğru anlatıyı bilmeniz, dünyaya doğru mercekten bakmanız ve hangi kelimelere izin verilip hangilerinin hakaret kabul edildiğini hatırlamanız gerekiyor. Eğer "kendinizi eğitirseniz" ve yerinizi bilirseniz, o zaman bu dünyaya ait olabilirsiniz. İzole edilmiş, endişeli ve sosyal açıdan beceriksiz bir gençtim ve iyi ve kötü arasındaki farkı ezberlediğim takdirde benim gibi düşünen insanlardan oluşan bir topluluğa sahip olabileceğimi düşünmek benim için çok cazipti. Otizmli biri olarak zaten kurallara uymaya hazırdım. "İyi bir insan" olarak görülebilir, dünyayı daha iyi bir yer haline getirdiğimi hissedebilir ve bunu yaptığım için sosyal ödüller (beğeniler, takipler ve hatta bazı arkadaşlar) elde edebilirdim.  

Bir grup insanla bir ideolojiyi paylaşmanın sizi mutlaka bir topluluk haline getirmediğini anlamam uzun yıllarımı aldı. Arkadaşlarınız bakış açılarınızı merakla ve sakince sorgulamak yerine sizi hemen "kötü insan" kutusuna itiyorsa topluluğunuz size güven ve emniyet duygusu sağlamıyor demektir. Sizinkinden farklı dünya görüşlerine sahip insanların yanında kendinizi paniklerken buluyorsanız, topluluğunuz size gerçek dünyada hayatta kalmanız için gereken araçları vermiyor demektir. Bu grup dinamikleri sizi yıpratır, itaatkar hale getirir, dayanıklılığınızı aşındırır ve topluluğa bağımlı yapar. Grup içinde sahte bir güvenlik duygusu hissedersiniz. Trans topluluğunuz pişmanlığınızı duymaya tahammül edemiyorsa, bu nasıl güvenli bir ortam olabilir ki? 

Cinsiyet değiştirme sürecinde olan ve bu şekilde davranan aile üyeleriniz varsa, muhtemelen böyle bir deneyim yaşıyorlardır. Etraflarındaki insanlar her düşüncelerine veya her seçimlerine katılmazlarsa gerçekten tehlikede olduklarına inanabilirler. Trans topluluğu da bu sebeple onların her iddiasını destekleyip teşvik eder ve onları kendilerine bağlayıp ailelerinden koparır. Onaylanmaya alışan gençler, inandıkları herhangi bir şey hafifçe sorgulandığında bile savunmaya geçebilir ve öfkelenebilirler. Önerdiğiniz karşı argümanlara tuhaf yorumlar getirebilirler. Bilişsel uyumsuzluğun stresini yatıştırmak için düşünceyi sonlandıran klişelerle yanıt verebilirler. Genel olarak, onlara ulaşmak çok zordur. Peki nereden başlayacaksınız?

Üç önerim var. İlk olarak, kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanın. Dünya darmadağın oluyormuş gibi hissettiğinizde, sizi ayakta tutacak olan şey budur. İkinci olarak, iyi sınırlar koyarak kendinizi koruduğunuzdan emin olun. Bu sayede, kişisel olarak kontrol ettiğiniz şeyleri daha iyi yönetebilir ve sağlıklı sınırlar koymak ile manipülatif olmak arasındaki farkı anlayabilirsiniz. Son olarak, söz konusu aile üyenizle güvene dayalı bir ilişki kurmaya çalışın. Bir kişinin derinden sahip olduğu görüşlere meydan okuyabilmeniz için önce bu ilişkiye ihtiyacınız olacaktır.

Trans
Trans topluluklarının dinamikleri sizi yıpratır, itaatkar hale getirir, dayanıklılığınızı aşındırır ve topluluğa bağımlı yapar.

Kontrol

Bana göre kontrol, nelerden sorumlu olduğumuzu ve nelerden sorumlu olmadığımızı bilmekle ilgilidir. Reşit olmayan birinin ebeveyni iseniz, sorumluluğunuz 18 yaşından büyük birinin ebeveyni olmaktan farklı olacaktır. Benzer şekilde, çocuğunuzun veya aile üyenizin kişisel olarak nelerden sorumlu olduğu da 18 yaşından sonra genç bir yetişkin olduklarında değişir.

Cinsiyet değişimi sürecindeki kişiler, hayatlarında bir tür kontrol kaybı yaşadıklarını ve çaresiz olduklarını hissederler. Bunun kaynağı bir akıl hastalığı, engellilik ya da gidecek hiçbir yerleri yokmuş gibi sıkışıp kaldıklarını hissetmeleri olabilir. Reşit olmayanlar ise genellikle reşit olana kadar çok da makul düşünemez ve git-gellerle yaşarlar; bu nedenle ergenlik yıllarının özellikle isyankar geçmesi alışılmadık bir durum değildir. 

Hatırlatmakta fayda var. Kendi davranışlarınızı kontrol edebilirsiniz. Diğer insanlara ne söylemeyi seçtiğinizi kontrol edebilirsiniz. Durumlara verdiğiniz tepkileri kontrol edebilirsiniz. Kendiniz için verdiğiniz kararları kontrol edebilirsiniz. Eğer reşit olmayan birinin velayetine sahipseniz, onun kararlarını da bir dereceye kadar kontrol edebilirsiniz. Ancak buradan sonra işler karışıyor. Kişi büyüdükçe, kendi hayatıyla ilgili kararlara katılma konusunda daha yetenekli hale gelir. İdeal olan, başkaları hakkında alınan kararlarda onların da görüşlerinin alınmasıdır, ancak ebeveynler genellikle çocukları adına tek taraflı kararlar almak zorunda kalırlar. Translık gibi bir gündem olduğunda ise ebeveynler kontrolü (çocuklarını) kaybettikleri hissine kapılırlar. Alacağı eşyaya bile karar verirken zorlanan ve desteğe ihtiyacı olan ergenlerin bir anda böyle bir KARAR alması ebeveynler için haklı olarak ürkütücüdür. Çocuğu koruma güdüsü ve doğru karar alma kaygısı ebeveynler için oldukça zorlayıcıdır.

Yine hatırlatalım. Diğer insanların ne düşündüğünü ya da ne söylediğini kontrol edemezsiniz. Diğer insanların nasıl davrandığını kontrol edemezsiniz. Kendinizi içinde bulduğunuz koşulları genellikle kontrol edemezsiniz. Toplumu, hükümet politikalarını ya da hava durumunu kontrol edemezsiniz. Diğer insanların inançlarını ve fikirlerini kontrol edemezsiniz. Onları ikna etmeye çalışabilirsiniz, ancak öncesinde onlarla sağlam bir temel inşa etmediyseniz, ikna çabalarınız genellikle anlamsızdır. Ne tür sınırlar koyduğunuzu da kontrol edebilirsiniz.

Trans olduğu iddiasıyla karşınıza gelen çocuğunuzu destekleyen doktorları, teşvik eden öğretmenleri ve daha nicesini tam anlamıyla kontrol edemezsiniz, ama çocuklarınıza sahip olduğunuz birikimi aktarabilirsiniz.

Cinsiyet değiştirme
Trans olduğunu iddia eden çocuğunuzu teşvik eden doktorları, teşvik eden öğretmenleri ve daha nicesini tam anlamıyla kontrol edemezsiniz, ama çocuklarınıza sahip olduğunuz birikimi aktarabilirsiniz.

Sınırlar

Neleri kontrol edebileceğinizi anlamak, nasıl sağlıklı sınırlar koyacağınızı belirlemenize yardımcı olur. Yalnızca kendiniz için sınırlar belirleyebilirsiniz; başkaları için değil. Örneğin, belki de saldırgan bir dil kullanan bir tanıdığınız var. Bu tanıdığınızın nasıl bir dil kullandığını kontrol edemezsiniz. Ancak, bu dilin konuşulduğu ortamdan uzaklaşıp uzaklaşmamaya karar verebilirsiniz. Veya sizin yanınızda farklı bir dil kullanmalarını da talep edebilirsiniz. Eğer vazgeçmezlerse, kalan tek seçeneğiniz onlarla konuşmayı kesmektir. Bence biriyle konuşmayı tamamen kesmek gerçekten son çare olmalıdır. Konuşma rahatsız edici bir hal aldığında konuşmayı bırakmak gibi küçük adımlarla başlayın. 

Sınır koymak zorlayıcı olabilir, çünkü bazı insanlar kendileri için bir sınır belirlemek ile birinin davranışını kontrol etmek için ültimatom vermek arasındaki farkı bilmez. Ayrıca, bir kişi belirli bir ideolojiye bağlıysa, erkenden uzaklaşmayı seçebilir. Bir sınır koyduğunuzda, bunu kendi sağlığınızı ve esenliğinizi korumak için yapıyor olmalısınız. Birini sosyal medyada engelleyebilirsiniz, ancak diğer kişilerden de o kişiyi engellemelerini (veya sonuçlarına katlanmalarını) istemek sınır belirlemek değildir. Tekrar ediyorum, diğer insanlar için sınır koyamazsınız. Neyi kontrol edebileceğinizi ve neyi edemeyeceğinizi unutmayın.

Konu translık olduğunda, kontrol edemediğiniz diğer insanlara sınır koyabilirsiniz. Size ya da çocuğunuza bu ideolojiyi empoze etmeye çalışanlar söz konusu olduğunda kontrol edebileceğiniz şey sizin sınırlarınızdır. Size yaklaşmalarına ne kadar izin verdiğinizdir.

Translık söz konusu olduğunda sıkça gündeme gelen bir durum da cinsiyet değiştirme sürecinde olan kişilerin tercih ettiği isimlerin kullanımıdır. "Benim seçtiğim isme saygı göstermelisin" şeklinde bir sınırın kendi iyilikleri için kişisel olarak gerekli olduğuna ikna edilmişlerdir. Yanılıyor olabilirler, ancak yine de onların inançları sizin kontrol edebileceğiniz bir şey değildir.  Sanırım izleyebileceğiniz birkaç yol var. Nasıl hissettiğiniz konusunda dürüst olabilir ve bir orta yol bulup bulamayacağınızı sorabilirsiniz. (Belki onlar için bir takma ad kullanabilirsiniz. Tanıdığım bir transın babası onu kendi isminin ilk harfiyle çağırıyordu). Bu sınır sizin elinizdedir. Bu kesinlikle üstesinden gelinmesi kolay bir durum değil. 

Toplumsal cinsiyet ideolojisinin aşıladığı meşhur "eğer cinsiyet değiştirmeme izin vermezsen kendimi öldürürüm" tehdidi bir sınır koyma örneği değildir. Unutmayın, sınırın amacı öz bakımdır. Kendine zarar vermekle tehdit etmek bir öz bakım uygulaması değildir. Çocuğunuzun sizi bu şekilde tehdit etmesini sağlıklı bir durum gibi algılamayın, dikkatli olun. İnsanlar, örneğin, onlara borç para vermezseniz, onları bir yere götürmezseniz veya onlar için bir tür iyilik yapmazsanız, sizinle konuşmayı bırakacaklarını söyleyerek sınır belirleyemezler. Bunlar bir ilişkinin gereklilikleri değildir ve sizi böyle şeyler yapmaya zorlayamazlar.  

Güvenli bağlanma
"Cinsiyet değiştiren birçok kişinin güvenli bağlanma stillerine sahip olmadığı görülmektedir."

İlişkiler ve Bağlanma

Çocukluk ve ilişkilerin oluşumu hakkında "bağlanma teorisi" adı verilen bir teori vardır. Bebekken çoğunlukla annemizle bağ kurmaya başladığımız ve bu ilk ilişkiye dayanarak bir "bağlanma stili" oluşturduğumuz söylenir. Annenin çocuğunun ihtiyaçlarına ne kadar duyarlı olduğu bu bağlanma stilini etkiler. Kime sorduğunuza bağlı olarak üç veya dört farklı bağlanma stili olduğu söylenir, ancak en sağlıklı (ve en yaygın) sonuç güvenli bağlanmadır. Çocuk, annesinden ayrıldığında üzülür; ancak terk edilmediğine güvenir; annesi geri döndüğünde mutlu olur ve korktuğunda güvence için annesine döner. Bağlanma stilimiz hayatımızın geri kalanında kurduğumuz ilişkileri etkiler.

Cinsiyet değiştiren birçok kişinin güvenli bağlanma stillerine sahip olmadığı görülmektedir. Alternatif olarak, eğer ergenlerse, kişisel bir kimlik yaratıp kendilerini ebeveynlerinden farklılaştırdıkları bir bireyleşme sürecinden geçiyor olabilirler. Her iki durumda da, "bağlanma yaralarını iyileştirme" süreçlerine bakmanın faydalı olabileceğini düşünüyorum.  

İlişkiler iki yönlü, yani karşılıklı bir yoldur. İnsanları bizimle ilişki kurmaya zorlayamayız, kimseyi kontrol edemeyiz. Bu nedenle, kendi başınıza yapabileceklerinize odaklanın ve çocuklarınıza sağlıklı bir ilişkinin sunulabileceği bir ortam yaratın. Buradaki fikir, her zaman geri dönebilecekleri bir güvenlik ve emniyet ortamı yaratmak ve birçok ebeveynlik tarzında olduğu gibi, onlardan görmek istediklerinizi modellemektir.  

Güvenli bağlanma ile büyümüş yetişkinler, ilişkilerinin çoğunda kendini güvende hisseder. Yapışkan değildirler veya reddedilmekle meşgul olmazlar. Yüzleşmekten veya zor konuşmalardan kaçınmazlar. İhtiyaç duydukları şeyi istemekten korkmazlar ve genellikle ihtiyaçlarının karşılanacağına güvenirler. Duygularını düzenleyebilirler. İlişkileri kaotik ve öngörülemez olmaktan ziyade genellikle sıcak ve sevgi doludur. Translık söz konusu olduğunda, güvenli bağlanmayan kişiler ebeveynlerinden alamadıklarına inandıkları ilgiyi trans topluluğundan görürler. Bu ilginin ve trans oldukları için aldıkları tebriklerin kaybından korkarlar. Trans olduğunu iddia eden karşınızdaki çocuğun bağlama konusunda zayıf olduğunu ve dünyaya bu gözle baktığını unutmayın. 

Eğer sınır koymaya çalışırken çok sert davrandığınızı düşünürseniz, bundan sonra yapacaklarınız yine sizin kontrolünüzdedir. Aşırı tepki verdiğinizi düşünüyorsanız, bunun sorumluluğunu üstlenin ve özür dileyin. Birçok ebeveyn çocuklarından özür dilemez, ancak bunu yapmak çocuğunuzla iletişiminizi düzeltebilir. Bunu yaparak değerlerinizden geri adım atmış olmazsınız, bunu çocuğunuza da kendinize de hatırlatın. Özür dilemek üslup hatasını telafi eder, sizin de bir insan olduğunuzu ve hata yapabileceğinizi bilmelerini sağlar. (Aynı zamanda size karşı savunmasız olabileceklerini ve karşılığında hatalı olduklarını ifade edebileceklerini de gösterir). Onları yargılamadan dinleyin. İlgilendikleri şeylere ilgi gösterin. Onlarla kaliteli zaman geçirin. Ortak noktalarınızı arttırın, farklılaştığınız noktalar zaten çok aşikar.

Her zaman ulaşılabilir olacağınızı; ihtiyaç duydukları ve onların lehine olan konularda onlara yardımcı olacağınızı; size güvenebileceklerini belirtin. Reddedilme korkusu olmadan size gelebiliyorlarsa, sizi kaybetmeden size her şeyi söyleyebileceklerini biliyorlarsa, gerektiğinde güvence alacaklarını anlıyorlarsa ve duyulduklarını ve değer verildiklerini hissediyorlarsa, işte güvenli bağlanma tam olarak budur. 

Bu süreçlerden geçen her ebeveynin çocuklarını derinden önemsediğinden hiç şüphem yok. Her biriniz çok zor bir yolda yürüyorsunuz. Hepiniz çocuğunuzla nasıl ilişki kuracağınız konusunda farklı seçimler yapacaksınız. Her biriniz bildiğinizin en iyisini yapıyorsunuz.  

Evrensel tavsiyelerde bulunmak zordur. Bunu bir kullanım kılavuzu olarak görmek yerine, umarım sizde yankı uyandıran kısımları alır ve bu kısımları ilerlemeye devam etmenize yardımcı olacak kılavuzlar olarak kullanırsınız.