Cass Raporu, online pornografi ve sosyal medyanın erkek olmak isteyen kızların sayısında büyük bir artışa yol açtığı konusunda uyarıyor

Çocuk doktoru Dr. Hilary Cass tarafından yayınlanan ve oldukça ses getiren Cass Raporu, sosyal medya ve çevrim içi pornografinin erkek olarak yaşamak isteyen kızların sayısında artışa yol açmış olabileceği uyarısında bulundu.
Cass Raporu, online pornografi ve sosyal medyanın erkek olmak isteyen kızların sayısında büyük bir artışa yol açtığı konusunda uyarıyor


Kaynak: dailymail.co.uk
Erişim tarihi: 16.04.2024

Cass Raporu, sosyal medya ve çevrim içi pornografinin erkek olarak yaşamak isteyen kızların sayısında artışa yol açmış olabileceği uyarısında bulundu. Raporu yöneten danışman çocuk doktoru Dr. Hilary Cass, Z kuşağı kadınları arasında transseksüel olma eğiliminin giderek arttığının altını çizdi. 

Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisinin (NHS), Cinsiyet Kimliği Geliştirme Servisi (GIDS) 1989'da açıldığında, her yıl ondan az kişiyi tedavi ediyordu ve çoğu uzun bir cinsiyet sıkıntısı geçmişi olan erkeklerdi. Ancak 2009 yılına gelindiğinde 15 ergen kız tedavi edilmekteydi ve bu sayı 2016 yılında 1.071'e yükselmişti.

Dr. Cass raporunda, 1995-2009 yılları arasında doğan ve günümüzün dijital yaşam tarzlarından yara alan kaygılı ve sıkıntılı bir neslin endişe verici tablosunu çizdi. Cass, kadınların artık önceki nesillere kıyasla çevrim içi pornografiye daha fazla maruz kaldığını söyledi. Daha da önemlisi, kadınlar sosyal medyada daha fazla vakit geçiriyorlar ve erkek akranlarına göre daha düşük özgüvene ve daha fazla vücut takıntısına sahipler.

Anketler, ikiden fazla cinsiyet olduğuna inandırılan Z kuşağı yetişkinlerinin sayısının 2019'un sonlarında %39'dan yaklaşık bir yıl sonra %51'e fırladığını gösteriyor. Bu arada, 1946-1964 yılları arasında doğan ve 2021 yılında bu görüşü paylaşan 'Baby Boomers' kuşağının oranı sadece %33 iken, 1981-1996 yılları arasında doğan Y kuşağında ise bu oran %35 olarak gösteriliyor.

Transseksüel
Sosyal medyada erkek akranlarına göre daha fazla vakit geçiren genç kızlar çevrim içi pornografinin de etkisiyle transseksüel olma eğilimi geliştiriyor.

Söz konusu rapor, transseksüel sorunları için yardım arayan kız çocuklarındaki ani artışın yalnızca transseksüelliğin daha fazla kabul görmesiyle açıklanamayacağı sonucuna varıyor. Çünkü bu görüş, hasta profillerinde ağırlıklı olarak görülen erkekten kadına (MtF) cinsiyet değişimini yeterince açıklamıyor. Çevrim içi pornografi tüketimi ve cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Cass, gençlerin öz saygı ve beden imajı üzerinde zararlı etkileri olabilecek ve sıklıkla şiddet içeren çevrimiçi materyallere giderek daha erken yaşta maruz kaldıklarına işaret ediyor.

Raporda şu ifadeler yer alıyor: “Z kuşağı, cinsiyet kimlikleri konusunda NHS'den destek isteyenlerin sayısının arttığı bir kuşaktır. Bu nedenle onların deneyimlerini ve etkilerini anlamak önemlidir. Daha geniş bir bağlamdan bakıldığında, Z kuşağı ve Alfa kuşağı [2010'dan bu yana doğanlar] küresel durgunluk, iklim değişikliğine ilişkin endişeler ve son olarak Covid-19 salgını ile büyüdü. Küresel düzeyde bağlantı kurma, uluslararası akran ağlarının avantajlarının yanı sıra, küresel tehditlerle ilgili endişelere daha fazla maruz kaldıkları anlamına geliyor.” 

Cass Raporu, 2014 yılından itibaren NHS cinsiyet kliniklerine yapılan başvurularda dramatik bir artış olduğunu bildiriyor. Bu artışın, ergenlik engelleyicilerin endikasyon dışı kullanımı (bir ilacın prospektüsünde belirtilen amaçlar haricinde kullanımı) ve daha geniş bir genç gruba sunulmasıyla aynı zamana denk geldiğine dikkat çekiliyor. Raporda ayrıca çocukların YouTube videoları ve Reddit forumları gibi çevrim içi kaynaklardan aynı sorunları yaşayan diğer kişiler hakkında bilgi edindikleri vurgulanıyor. Dr. Cass, cinsiyet karmaşaları nedeniyle kliniklere başvuran gençlerin sayısındaki çarpıcı artışın daha geniş ergen nüfus arasındaki kötü ruh sağlığı ve duygusal sıkıntı bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Bu sorunlar ile bir gencin aniden cinsiyet değiştirme isteği arasındaki 'karmaşık etkileşim' konusunda daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulunuyor.