Pediatri grubu, araştırmaların 'cinsiyet değiştirme prosedürlerini' desteklemediğini söyledi

Transseksüel gençlerin ruh sağlığı üzerine yapılan 60 çalışmanın gözden geçirilmesi sonucunda, 'cinsiyet değiştirme sürecinde kullanılan ilaç ve cerrahi protokollerin, ruh haline fayda sağladığına dair uzun vadeli bir kanıt bulunmadığı' tespit edildi.
Pediatri grubu, araştırmaların 'cinsiyet değiştirme prosedürlerini' desteklemediğini söyledi


Kaynak: dailywire.com
Erişim tarihi: 09.02.2024

Pediatristleri temsil eden bir gruba göre, transseksüel gençlerin ruh sağlığı üzerine yapılan 60 çalışmanın gözden geçirilmesi sonucunda, "cinsiyet değiştirme sürecinde kullanılan ilaç ve cerrahi protokollerin, ruh haline fayda sağladığına dair uzun vadeli bir kanıt bulunmadığı" tespit edilmiştir.

Amerikan Pediatri Derneği, mevcut literatür taramasına dayanarak gençlerin cinsiyet değiştirme sürecine karşı çıkan bir bildiri yayınladı. Bu açıklama, bir gözlemci grubunun, Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığı (HHS) yetkilisi Rachel Levine hakkında, "tıp uzmanları arasında cinsiyet değiştirme ameliyatlarının değeri ve önemi konusunda herhangi bir tartışma olmadığını" iddia ettiği için bilimsel dürüstlük şikayetinde bulunmasının hemen ardından geldi.

Bakanlık, çocuklar için cinsiyet değiştirme prosedürlerinin "gerekli" olduğu fikrini savunmak üzere yalnızca iki sayfalık bir metin sunmuştu. Kadın olduğunu iddia eden ancak esas cinsiyeti erkek olan HHS yetkilisi Levine, "akredite tıbbi meslek gruplarının, cinsiyet değiştirme prosedürlerinin tıbbi olarak gerekli olduğu konusunda hemfikir olduğunu" söyleyerek bu konuda sorulan soruları geçiştirmiştir.

Amerikan Pediatri Derneği, çoğunluğu muhafazakar pediatristlerden oluşan küçük bir gruptur ve kısmen çok daha büyük bir pediatri grubu olan Amerikan Pediatri Birliği'nin aktivist bildiriler yayınlaması ve daha sonra bu bildirilerin -sadece bir avuç pediatristin dahil olmasına rağmen- sanki tüm pediatristlerin görüşlerini temsil ediyormuş gibi kullanılmasından duyulan rahatsızlık nedeniyle kurulmuştur.

Grup, transseksüel olmanın beraberinde getirdiği kanıta dayalı sorunlar göz önüne alındığında, cinsiyetlerini sorgulayan gençlerin sayısındaki keskin ve ani artışın hekimler için alarm zillerini çaldıran bir şey olması gerektiğini söyledi.

Makalede, Avrupa'da cinsiyet değiştirme kliniği tarafından yapılan giriş anketlerinin "cinsiyet disforik (cinsiyet hoşnutsuzluğu yaşayan) ergenlerin ‘cisgender’ (trans olmayan) akranlarına göre psikopatolojik anormallikler gösterme olasılığının önemli ölçüde daha yüksek olduğunu" ortaya koyduğu belirtildi. Bu tür araştırmalar, genellikle toplumun translar için hayatı zorlaştırdığını gösteriyormuş gibi lanse edilir. Ancak pediatristlerin makalesine göre, çocuklar toplumun cinsiyet değiştirme kararını kabul etmemesi nedeniyle ruhsal sorunlar yaşamak yerine, diğer ruhsal sorunların bir sonucu olarak transseksüel oldukları inancına kapılabilmektedir. Örneğin, makalede otizm spektrum bozukluğuna sahip çocukların otizmli olmayan çocuklara kıyasla transseksüel olma ihtimalinin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Ancak trans aktivistler, depresyon, kendine zarar verme ve diğer rahatsızlıkları çocukların cinsiyetleri konusunda kafalarının karışmasına neden olabilecek altta yatan koşullarla ilişkilendirmek yerine, cinsiyet değiştirmemenin etkisi olarak lanse ediyor.

Trans aktivist
ABD Sağlık Bakanı Yardımcısı Rachel Levine'in de aralarında yer aldığı trans aktivistler, cinsiyet değişiminin kanıta dayalı olmadığı gerçeğini inkar etmektedir.

120.617 ergen üzerinde yapılan bir araştırma, kadından erkeğe (FtM) cinsiyet değişimi gerçekleştiren transseksüellerin çoğunluğunun intihar girişiminde bulunduğunu ve bu oranın tüm gruplar arasında en yüksek oran olduğunu gösteriyor.[1] Trans aktivistler ise sıklıkla ebeveynlere, cinsiyet değiştirme sürecini desteklemekle ölü bir çocuğa sahip olmak arasında seçim yapmaları gerektiğini söyleyerek cinsiyet değiştirme ameliyatlarının “hayat kurtarıcı” olduğunu savunuyor.

Aktivistler, cinsiyet değiştirme sürecinden sonra işlerin iyiye gitmediğini gösteren çalışmalardan da bahsetmiyorlar. Çok sayıda çalışma, transseksüel olduğunu iddia eden gençlerin cinsiyet değiştirme ameliyatı olsalar da olmasalar da sosyal sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

Araştırmalar ayrıca, cinsiyetlerini sorgulayan birçok gencin sonunda fikirlerini değiştirdiğini, buna karşın cinsiyet değiştirme süreci geçirenlerin, eşlik eden zihinsel sorunlarla birlikte transseksüel bir hayata mahkum olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Toronto Üniversitesi'ne bağlı bir cinsiyet disforisi kliniği, hastalarını yıllar sonra takip ettiğinde, %88'inin "trans olmaktan vazgeçtiğini" ya da transseksüel olma fikrini değiştirdiğini tespit etmiştir - bu da kliniğin cinsiyet ameliyatı yapması halinde hastaların ciddi pişmanlık yaşayacağını göstermektedir.

Trans aktivistler, cinsiyet değiştirme süreci geçiren transların, geçirmeyenlere göre daha iyi durumda olduğunu iddia eden çalışmalardan alıntı yapmaktadır, ancak iki grup arasındaki intihar eğilimlerini gösteren mevcut verilerde, her iki grup arasında intihar etme eğilimlerinde çok küçük farklılık olduğu bilinmektedir. Örneğin, cinsiyeti konusunda karmaşa yaşayan gençlere ergenlik engelleyici ilaçların verilmesinin ne kadar gerekli olduğunu teşvik etmek amacıyla yapılan bir çalışmada, ilaç kullananların %42'si yine de kendilerini öldürmeye çalışmıştır.

Danimarka'nın ulusal veri tabanını kullanarak kırk yıl boyunca 6,6 milyon kişiyi inceleyen bir araştırma ise, transların normal insanlara kıyasla kendilerini öldürme olasılıklarının 3,5 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Transları barındırmak ve desteklemek yeterli bir muamele olsaydı, Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Derneği (ILGA-Europe) tarafından LGBT haklarını koruma konusunda Avrupa'daki en iyi üçüncü ülke olarak kabul edilen Danimarka’da böyle bir farkın olmaması gerekirdi.

İsveç Ulusal Sağlık ve Refah Kurulu, cinsiyet disforik gençlere yönelik hormonal müdahalelerdeki risklerin faydadan daha ağır bastığı sonucuna vararak, özellikle son yıllarda transseksüel olduğu iddia edilen genç nüfusta patlama yaşandığı ve uzmanların bunun nedenini açıklayamadığı düşünüldüğünde, sözde transseksüel tedavi yöntemlerinin işe yaradığını gösteren yeterli kanıt olmadığını belirtti. (Pediatri grubu, bunun bir nedeninin, gelişmekte olan bir beyinde "yeni davranışlar yoluyla heyecan arzusunun ergenleri alternatif cinsiyet rollerini denemeye ikna edebileceğini" öne sürmektedir.)

Amerikan Pediatri Derneği, "grubumuz, transseksüel olarak tanımlanan veya cinsiyet disforisi yaşayan çocuk ve ergenlerde sosyal cinsiyet değişimine, tıbbi müdahaleye veya cerrahi olarak sakat bırakılmaya göz yumamaz. Bunun yerine, cinsiyet hoşnutsuzluğunun altında yatan nedenler belirlenmeli ve tedavi için birey ve aileye yönelik yoğun psikoterapi uygulanmalıdır. Kalıcı kısırlık ve cinsel işlev kaybı da dahil olmak üzere hayat boyu sürecek sonuçlar doğuracak bir kararı ergenlik çağında verdikten sonra cinsiyet değiştirmekten vazgeçme konusunda yardım isteyenlere ise daha fazla ilgi ve destek sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.

 

[1] Toomey RB, Syvertsen AK, Shramko M. Transgender Adolescent Suicide Behavior. Pediatrics. 2018 Oct;142(4):e20174218. doi: 10.1542/peds.2017-4218. Epub 2018 Sep 11. PMID: 30206149; PMCID: PMC6317573.