Kadınlar kendi sporlarından uzaklaştırılıyor

Kanadalı bir kadın halterci, transseksüellerin kadın kategorisinde yarışmaması gerektiğini söylediği için tehdit ediliyor.
Kadınlar kendi sporlarından uzaklaştırılıyor

 

Erişim tarihi: 11.01.2024

Kaynak: spiked-online.com

 

Trans ideoloji kadın sporunu yok ediyor. Erkeklerin spor müsabakalarında kadınların yerlerini almasına müsaade etmekle kalınmıyor, aynı zamanda buna karşı çıkmaya cesaret eden kadınlar da spordan men edilmekle tehdit ediliyor.

Kanadalı halterci April Hutchinson, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımla erkeklerin kadın kategorilerinde yarışmasına izin veren kararı eleştirdi. Özellikle de Kanadalı kadınların ulusal halter rekorunu kıran trans kadın -gerçekte bir erkek- Anne Andres'in durumuna değindi.

Hutchinson TalkTV'ye verdiği bir röportajda, bir erkeğin kadınlar kategorisinde yarışıp kadınların dünya rekorunu kırdığını görmenin “cesaret kırıcı” olduğunu söyledi. "Bu sadece bir erkeğin bir kadına göre sahip olduğu fiziksel avantajları gösteriyor.”

Gerçekten de öyle. Tüm kanıtlar erkeklerin ergenlikle beraber kadınlara göre önemli fizyolojik avantajlar sağladığını göstermektedir. Kemik yoğunluğu, fiziksel güç, kas kütlesi, boy uzunluğu ve akciğer kapasitesi erkek ergenliği ile büyük ölçüde artmaktadır. Bu nedenle, çoğu insan erkeklerin kadın sporlarında yarışmasına izin vermenin son derece adaletsiz olduğunu kabul etmektedir. Ancak Kanada Powerlifting Birliği (CPU) hariç.

Hutchinson, Andres'le ilgili bariz gerçeği dile getirmesinden sonra CPU'dan sert bir mektup aldı. Mektup, Hutchinson’ın Andres'ten bir erkek olarak bahsedemeyeceğini belirtiyor ve kadın sporunun sadece kadınlara özel kalması için kampanya yürüttüğü için onu eleştiriliyordu. CPU'nun şimdi Hutchinson'a iki yıl uzaklaştırma cezası vermeyi düşündüğü söyleniyor.

CPU trans ideolojisi karşısında kadın sporlarının bütünlüğünü korumalı, karşı çıkma cesaretini gösterenleri susturmamalıdır.

Trans kadın
Kanadalı trans halterci Anne Andres

Pek çok spor kuruluşu ve federasyon, transseksüel sporcuların kadın yarışmalarına katılımı konusundaki kurallarını sıkılaştırdı. Ancak CPU öyle değil. CPU'nun "Trans Dahil Etme Politikası" transseksüel sporcuların herhangi bir kısıtlama olmaksızın istedikleri cinsiyet kategorisine katılabileceklerini belirtiyor.

Gerçekten de kurallar o kadar gevşek ki, erkek powerlifting antrenörü Avi Silverberg bir kadın yarışmasına katıldı ve hemen ardından Kanada bench press rekorunu kırdı. Silverberg trans değil, hatta trans gibi de davranmıyordu. Yarışmaya sadece CPU'nun "kendi kendine kimlik tayin etmeye" izin veren kurallarının ne kadar saçma olduğunu göstermek için katıldı.

Andres ise haksız yere rekabet ettiği kadınlara karşı kendini beğenmiş ve küçümseyici bir tavır takındı. Sosyal medyada yayınlanan bir videoda, alaycı bir şekilde "Kadınların bench press'i (halter sporundaki bir hareket) neden bu kadar kötü?" diye sordu. Küçük oğlunun bile kadın halterciler kadar ağırlık kaldırabildiğini söyledi. Daily Mail gazetesi Andres'e ulaşarak Hutchinson'ın potansiyel yasağı hakkındaki düşüncelerini sorduğunda, Andres muhabiri “bağnaz” olarak nitelendirdi. Andres kadınlarla alay edip muhabirlere hakaret ederken, CPU'nun cezalandırmak istediği kişi, sadece erkeklerin kadınlar üzerinde haksız bir avantaja sahip olduğunu söyleyen Hutchinson oldu. Yani CPU sadece kadın sporunu baltalamakla kalmıyor, aynı zamanda adaletsiz “trans dahil etme” politikalarına karşı konuşan kadınları da susturmaya çalışıyor.

Bu elbette CPU'ya özgü bir sorun değil. Sporun her alanında, pek çok kadın trans ideolojisinin yarattığı tehdit hakkında konuşmaktan korkuyor. Amerikalı yüzücü Riley Gaines'in durumunu ele alalım. Kendisi, San Francisco Eyalet Üniversitesi'nde kadın sporlarında adaleti savunan bir konuşma yaptıktan sonra trans aktivistlerden oluşan bir çete tarafından saldırıya uğramıştı.

Kadın sporculara yönelik bu zorbalığa hem kadın sporlarında haksız yere yarışan erkekler hem de onlara olanak sağlayan spor federasyonları tarafından bir son verilmelidir. Biyolojik gerçekliği görmezden gelmeye ve adalet için konuşan cesur kadınları susturmaya devam edersek, kadın sporlarını sonsuza dek kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız.