Halter şampiyonu trans kadınların neden kadın sporuna ait olmadığını açıklıyor

Trans kadınların esasen erkek oldukları için kadınlar karşısında ciddi avantajlara sahip olduğunu savunan Deborah Acason, erkeklerin kadın klasmanlarında yarışmasının adil olmadığına dikkat çekiyor.
Halter şampiyonu trans kadınların neden kadın sporuna ait olmadığını açıklıyor

 

Erişim tarihi: 12.06.2023

Kaynak: www.binary.org.au

 

Deborah Acason Avustralya'nın en başarılı atletlerinden biridir. Tüm İngiliz Milletler Topluluğundaki sadece iki atletten biri olarak beş kez üst üste İngiliz Milletler Topluluğu Oyunlarına katılmış ve 2006'da bir altın, 2002'de üç gümüş ve 2010'da bir bronz madalya kazanmıştır. Deborah çifte Olimpiyat sporcusudur ve yedi dünya etkinliğinde yarışmıştır.

Deborah, İngiliz Milletler Topluluğu düzeyindeki ilk kadın halter takımının üyesidir. Bisiklet, disk ve ragbi dallarında da yüksek seviyelerde yarışmış elit bir sporcudur. Deborah'ın adı, inanılmaz başarıları nedeniyle Avustralya’daki her evde bilinmelidir. Ne var ki, 2018 İngiliz Milletler Topluluğu Oyunlarında kadınlar klasmanında yarışan Yeni Zelandalı erkek halterci Laurel (Gavin) Hubbard'ı daha çok kişi tanıyor. Erkeklerin kadın sporlarına ve soyunma odalarına erişimi olması gerektiğine inanan eski yüzücüler Keiren Perkins ve Grant Hackett'e ise çok daha fazla insan hayran.

Kadın sporuyla ilgili bir tartışmada kimin görüşünün daha önemli olduğunu düşünürsünüz?

Geçen yılın sonlarında Perkins, transseksüel (kişinin biyolojik cinsiyetine belli yollarla müdahalede bulunup bir diğer biyolojik cinsiyete bürünme hali) sporcuların spordaki yerine ilişkin gizli bir toplantı düzenledi. Deborah, transların çıkarlarını temsil eden 80 kişilik bir grup içinde toplantıya davet edilen TEK kadın sporcuydu.

Trans kadın
Transseksüel kadınların kadın sporlarında yer almamasını savunan halter şampiyonu Deborah Acason

Esasen erkek olan trans kadın Hubbard'ın kadınlar kategorisinde yarışmasına izin verildiğinde yapması gereken tek şey ismini ve yasal belgelerini değiştirmek, 12 ay boyunca erkekler klasmanında yarışmamak ve testosteron seviyelerini litre başına 10 n/mol'ün altında tutmaktı. Ortalama bir elit kadın sporcunun litre başına 0.8-1.3 n/mol testosterona sahip olduğunu unutmayın. Bu adil (!) görünüyor, değil mi? Ancak ellerinin ve ayaklarının büyüklüğü, boyu, kas lifleri ve erkek olmanın getirdiği diğer pek çok avantaj tamamen göz ardı edildi. Üstelik Hubbard 34 yaşına gelene ve erkekler kategorisinde şampiyonluklar kazanana kadar kadın olduğunu iddia etmeye başlamamıştı bile.

Deborah, geçtiğimiz günlerde erkeklerin kadın klasmanlarında yarışmasına izin vermenin neden asla adil olmadığını açıklamak için bir dinleyici kitlesine hitap etti ve kadın sporcuların Olimpiyat yarışmalarında sahip oldukları bariz dezavantajları açıkladı: adet döngüleri, hamilelik ve emzirme. Bunlar erkek sporcuların asla mücadele etmek zorunda olmadıkları faktörler.

Bir kadın Olimpiyatçı, adet döngüsü nedeniyle ayda bir hafta, yılda üç ay, yani her dört yılda bir tam bir yıl, yani bir Olimpiyat döngüsü kaybeder. Adet döneminde bir kadının sakatlanma riski daha yüksektir ve güç kapasitesi azalır. Hiçbir erkek bu dezavantaja katlanmak zorunda kalmayacaktır.

Bu şampiyonun hikâyesi her yerde paylaşılmalıdır. Sesi birçok platformda duyulmalıdır. Kadın sporunu korumak için tüm spor organizasyonlarının onun sağduyulu sesine kulak vermesi ve bir an önce harekete geçmesi gerek. Eğer erkekler de bu kategoride yarışabiliyorsa, kadın kategorilerinin ne anlamı var?