Trans sporculara karşı yarışan kız çocukları ve kadınlar sakatlık korkusuyla sporu bırakıyor

Endişe verici bir rapora göre, İngiltere'nin dört bir yanındaki kadınlar ve kız çocukları, transseksüel rakipleri tarafından yaralandıktan ve korkutulduktan sonra sporu bırakıyor.
Trans sporculara karşı yarışan kız çocukları ve kadınlar sakatlık korkusuyla sporu bırakıyor


Kaynak: dailymail.co.uk
Erişim tarihi: 17.04.2024

Endişe verici bir rapora göre, İngiltere'nin dört bir yanındaki kadınlar ve kız çocukları, transseksüel rakipleri tarafından yaralandıktan ve korkutulduktan sonra sporu bırakıyor. Farklı 25 spor dalından gelen tanıklıklar, 12 yaşından küçük kız çocuklarının, kadın olduklarını öne süren yetişkin erkeklerle aynı soyunma odalarını paylaşmaya nasıl zorlandıklarını detaylandırıyor. 28 sayfalık rapor, bazı kadın ve kız çocuklarının kendilerinden çok daha ağır ve kaslı transseksüel sporcularla yarışmaya zorlandıkları için vücutlarında çıkıklar ve hatta kemik kırıkları oluştuğunu ortaya koyuyor. 

Fair Play For Women (Kadınlar İçin Fair Play) adlı kampanya grubu tarafından yayınlanan dosyada yer alan diğer vakalar ise şöyle sıralanıyor:

·         Judo turnuvası sırasında bir kadının parmağını kıran ve bir diğerinin omzunu yerinden çıkaran 1.80 boyundaki trans sporcu, 

·         Kadın rugby oyuncularının, kadın olduklarını iddia eden erkek takım arkadaşlarıyla açık duşu paylaşmak zorunda bırakılması, 

·         Trans sporculara karşı yarışmakla ilgili endişelerini dile getirdiği için ölüm tehditleri alan bir atlet,

·         Kız futbol takımındaki kalecilik pozisyonunu kız olduğunu öne süren bir erkek çocuğa kaptıran 13 yaşındaki kız çocuğu,

·         Bir üniversite kürekçisinin, esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadınla aynı soyunma odasını paylaşmaya zorlanması ve başka bir takım arkadaşından ise kızlarla aynı yerde konaklamasının istenmesi,

·         15 yaşındaki bir futbol forvetinin, erkek kalecisi olan takımlara karşı mücadele etmenin çok riskli olması nedeniyle sporu bırakmak zorunda kaldığını söylemesi.

Trans kadın
Olimpiyat madalyalı yüzücü Sharron Davies, trans kadınların kadın kategorisinde yarışmasına izin verilmesine tepki gösteren sporculardan yalnızca biri.

Dünya madalyalı bir judo sporcusu, 1.80 boyundaki biyolojik erkeğin antrenman sahasında bir kadının parmağını kırdığını ve bir diğerinin omzunu yerinden çıkardığını gördükten sonra bir gecede sporu bıraktığını söyledi. Annesi, erkek sporcunun 'kızını ağzında fare olan bir terrier gibi minderin etrafına fırlattığını' görünce yaşadığı dehşeti anlattı. Fair Play For Women'a konuşan bir kadın futbolcu ise bir erkek tarafından cinsel saldırıya uğradıktan sonra bir esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadınla aynı soyunma odasını paylaşmaktan korktuğunu ve izole edildiğini söyledi.

Kadın oyuncu şöyle dedi: “Soyunma odasında soyunurken bir erkekle karşılaşma ihtimalimin olduğu bir kulübe gitmeye dayanamıyorum. Ayrıca bir erkek tarafından saldırıya uğramaktan da korkuyorum. Tüm bu ihtimaller beni hasta ediyor.” Bir başka tanıklık ise, 12 yaşındaki kız çocukları yüzme kıyafetlerini değiştirirken 60 yaş üstü bir transın soyunma odalarında defalarca yürümesine izin verildiğini iddia ediyor.

Olimpiyat madalyalı Sharron Davies ise şunları söyledi: “Bu ayrımcı politikalar genç kızları ve kadınları spordan soğutuyor. Bu rapor, bunun zaten büyük bir sorun olduğunu ve hiçbir şey yapılmazsa daha da kötüye gideceğini gösteriyor.” Geçtiğimiz yıl Birleşik Krallık Atletizm Yönetim Organı UK Athletics, transseksüellerin tüm etkinliklerinde kadınlar kategorisinde yarışmasını yasakladığını duyurmuştu. Ancak bazı organizatörler hala trans atletlerin kadınlara karşı yarışmasına izin veriyor.

Koşucu Amanda Martin, kendisine karşı yarışmasına izin verilen bir trans yarışmacı tarafından birincilik madalyasının iki kez elinden alındığını söylüyor. 56 yaşındaki Gloucester'lı oyuncu: “Biyolojik bir erkeği yenmemin imkanı yok. Bu çok sinir bozucu. Kurallar değiştiğinde her şeyin biteceğini düşünmüştüm. Ama kurallara uymuyorlar. Organizatörlere, UK Athletics'e ve England Athletics'e e-posta gönderdim ve sonunda sonuçlardan çıkarıldı. Yaklaşık altı hafta sonra postayla bir ödül aldım.” diyor.

İngiltere'nin yüzme sporları yönetim organı Swim England ise geçen yıl kadın yüzücülerin transseksüel yarışmacılara karşı yarışmak zorunda kalmayacağını duyurdu. İngiliz bisiklet sporu kuruluşu British Cycling de trans kadınları kadın etkinliklerinden men etti. Trans bisikletçi Emily Bridges ise bu kararı 'translara karşı bir soykırım' olarak nitelendirerek bisiklet yöneticilerini Nazilere benzetti. Transseksüel rugby oyuncusu Julie-Anne Curtiss de geçen yıl, erkek oyuncuları sadece kadınlara özgü olan spordan men eden yeni güvenlik yasalarını iptal etme sözü verdi.

Fair Play For Women, spor yönetim organlarını sporun her kademesinde kadınları daha iyi korumaya çağırdı. Grubun spor direktörü Fiona McAnena şunları söyledi: “Bu rapor, bir kadın etkinliğinde ya da takımında yer alan her erkeğin birçok kadını nasıl etkilediğini göstermektedir. Kadınların ve kız çocuklarının hiçbir seviyede erkeklere uyum sağlamak zorunda kalmaması gerektiğini söylüyoruz.”

Muhafazakâr Milletvekili Nick Fletcher ise şunları söyledi: “Spor kulüpleri ve organlarının trans aktivistler ve lobi grupları tarafından zorbalığa uğratılması ya da yanlış yönlendirilmesi nedeniyle bu ülkede kadınlara ve kız çocuklarına uygulanan zorbalık, adaletsizlik ve fiziksel risk hepimizi utandırmalıdır.”