14 yaşındaki bir çocuk devlet tarafından alınıp ailesinin isteği dışında cinsiyet değişimine sevk edildi

Amerika'da psikolojik sorunları olan bir kız çocuğu, Çocuk Koruma Hizmetleri tarafından cinsiyet değiştirmesi gerektiğine karar verilerek evinden alındı.
14 yaşındaki bir çocuk devlet tarafından alınıp ailesinin isteği dışında cinsiyet değişimine sevk edildi

Kaynak: dailymail.com
Erişim tarihi: 01.02.2024

Amerika Birleşik Devletleri'nde psikolojik sorunları olan bir genç kız, Çocuk Koruma Hizmetleri (CPS) tarafından cinsiyet değiştirmesi gerektiğine karar verilerek evinden alındı. Ancak söz konusu ebeveynler “ihmalkâr bağnazlar” gibi görünmüyor. Onlar da pek çok mantıklı insan gibi, bir genci geri dönüşü olmayacak şekilde tıbbileştirmenin yarardan çok zarar getireceğini düşünüyor.

Bu ebeveynler, 13 yaşındaki kızları erkek olmak istediğini söylediğinde onu dinlediklerini söylüyorlar. Kızlarının cinsiyeti hakkındaki kafa karışıklığının nedenini anlamak için onu bir terapiste göndermeyi kabul ediyorlar. Ama en sorunlu devlet kurumlarından birinde çalışan bir yabancı, ebeveynlerin çocuk üzerindeki haklarını gasp ediyor ve çocuğu hormon tedavilerine ve hatta cinsiyet değiştirme ameliyatına (diğer adıyla transseksüel ameliyatına) yönlendiriyor. 

Söz konusu dava, Glasgow, Montana'da yaşayan ve şu anda 14 yaşında olan Jennifer Kolstad ile ilgili. Ağustos 2023'te Jennifer (takma ismi), okuldaki arkadaşlarına intihar etmek istediğini söylüyor. Bunun üzerine arkadaşları polise gidiyor ve o gecenin ilerleyen saatlerinde Çocuk Koruma Hizmetleri Kolstad'ların evine geliyor. Jennifer'ın babası Todd ve üvey annesi Krista işbirliğine hazır bulunuyor. Vaka çalışanının evlerine bakmasına ve Jennifer'la yalnız görüşmesine izin veriyorlar. Ancak bunun öncesinde çalışana kritik bilgiler de veriyorlar: Jennifer'ın doğruyu söylemekle ilgili sorunları olan sorunlu bir çocuk olduğunu söylüyorlar.

Vaka görevlisiyle konuşurken Jennifer, aşırı dozda hap aldığını ve tuvalet temizleyicisi yuttuğunu söylüyor - Krista bütün gün evde olduğunu ve hiçbir sorun olmadığını söylemesine rağmen. Yine de Jennifer'ı hastaneye götürüyorlar ve burada yapılan kan tahlillerinde vücudunun temiz olduğu tespit ediliyor. Ancak tıbbi notlarda Jennifer'ın kendisini bir erkek olarak gördüğü ve 'Leo' olarak çağrılmayı tercih ettiği de söyleniyor. İşte kabus o zaman başlıyor. Todd ve Krista o zamandan beri velayeti kaybetmiş durumda. Todd, "Kızımı koşulsuz seviyorum ve ondan tek istediğim, davranışlarının sonuçlarını anlayacak olgunluğa ve hayat tecrübesine sahip olana kadar karar vermekten kaçınması" diyor.

Krista'nın söylediğine göre, Jennifer hastanede kaldığı süre boyunca görevlilerin onunla çift mastektomi (cinsiyet değiştirmek isteyen kadınlarda her iki göğsün alındığı transseksüel ameliyatı) hakkında konuşmasına izin veriliyor. Henüz on dört yaşında olmasına rağmen.

İnsan beyninin 20'li yaşların ortasından sonuna kadar tam olarak gelişmediğini biliyoruz. Araştırmalar, yetişkinlerin bir karar verirken beyinde rasyonel düşünmeyi sağlayan prefrontal korteksi kullandığını, ancak gençlerin duygusal kısım olan amigdalayı kullandığını gösteriyor. Kolayca etki altına girebilen genç zihinlere, bedenlerinde kalıcı kısırlığa neden olan veya sağlıklı vücut parçalarını tahrip eden prosedürlerin, doğru karar olduğu düşüncesini telkin etmeyi yeniden düşünmek delilik değildir. Aslında hiçbir şey bundan daha mantıklı olamaz. 'Önce zarar verme' ilkesine ne oldu?

Cinsiyet değişimi
Psikolojik sorunları olan kız, Çocuk Koruma Hizmetleri tarafından cinsiyet değiştirmesi gerektiğine karar verilerek ailesinden koparıldı.

Yine de Kolstad'lar, Jennifer'ın bir akıl sağlığı kurumunda yatılı olarak tedavi görmesi için Çocuk Koruma Hizmetleri’nin tavsiyelerini kabul ettiklerini söylüyorlar. Ancak, kurum onlara uygun tek yerin Wyoming'de olduğunu söylediğinde endişeleniyorlar. Çünkü bu eyalet reşit olmayanların ergenlik engelleyici ilaçlar, karşı cins hormon tedavisi ve cinsiyet değiştirme ameliyatı gibi cinsiyet değiştirme prosedürlerine tabi tutulmasına izin veriyor. Bunlar yaşadıkları eyalette, yani Montana'da yasa dışı.

Kolstadlar, bu duruma rıza göstermeden önce cevaplanması gereken sorular olduğunu söyleyerek itirazlarını dile getirmeye çalışıyorlar. Ancak sadece on dakika sonra Çocuk Koruma Hizmetleri polisle birlikte kapılarına dayanıyor ve Jennifer'ı Wyoming'e götürüyor. Bir ay sonra, bir grup evinde yaşamak üzere Montana'ya geri gönderilen Jennifer’ın burada göğüs bağlamasına, kafasını tıraş etmesine ve erkek gruplarına katılarak 'sosyal cinsiyet değişimine' (tıbbi müdahale olmaksızın günlük hayatta karşı cinstenmiş gibi yaşamasına) izin veriliyor. Genç kız halen orada kalıyor.

Eğer Çocuk Koruma Hizmetleri’nin elinde Jennifer'ın babası ve üvey annesi tarafından istismar ve ihmal edildiğine dair kanıt varsa, bunu göstermeleri yerinde olacaktır. Hatta Kolstad'lar gerçekten de istismarcı ya da ihmalkâr ebeveynler olsalardı, şimdiye kadar cezai suçlamalarla karşı karşıya kalmaları gerekmez miydi? Krista, sistemin Jennifer'ın geçmişini (öz annesi tarafından terk edilmesi, yalan söyleme alışkanlığı ve ilgi çekme çabaları) görmezden gelerek, onun acısını yalnızca cinsiyet meselesine indirgemesinden endişe duyuyor. Haklı da. 

Cinsiyet değiştiren gençlerin, tıp kurumları tarafından ameliyat olmaya zorlandıklarını iddia ederek açtıkları davalar yeni başlıyor. İzlenmesi gereken davalardan biri, Amerikan Pediatri Akademisi'ne ve Rhode Island'daki doktorlarına, henüz 14 yaşındayken kendisine kadından erkeğe (FtM) cinsiyet değiştirme ameliyatı uyguladıkları için dava açan Isabelle Ayala.

Şimdi 20 yaşında olan Ayala, 'çocukların güvenliği, sağlığı ve refahı yerine politika ve ideolojiye öncelik veren bir aktörler topluluğu' tarafından hızla hareket eden bir taşıma bandına bindirildiğini söylüyor. Ayala, çocukluğunda yaşadığı cinsel istismarın ve fiziksel olarak gelişirken genç kızlara eşlik edebilen bazı sorunların - kendisi erken ergenlik denilen ve kız çocuklarında daha yaygın görülen bir endokrin sorunu sebebiyle 8 yaşında ergenliğe girmiş - erkek olarak daha iyi olabileceğini düşünmesine neden olduğunu söylüyor. Bunun üzerine internete giren Ayala, orada çocuklara şu tavsiyeyi veren bir transseksüel aktivist grupla tanışıyor: Hızlıca cinsiyet değiştirmek istiyorsanız, intihara meyilli olduğunuzu söyleyin.

Ayala, "Bunu öğrendim... [Doktorlarımı ve ailemi] beni onaylamazlarsa kendimi öldüreceğime ikna etmek zorunda kaldım," diyor. Ayala'nın avukatı New York Post'a yaptığı açıklamada, "Hiçbir tıbbi sağlık teşhisi, hiçbir psiko-davranışsal teşhis yoktu, sadece Isabelle'in neye ihtiyacı olduğuna dair sözünü almaktan başka bir şey yapılmadı" diyor.

Joe Biden'ın Amerika'sında yasalara saygılı vatandaşlar için tehdit oluşturan ve akli dengesi yerinde olmayan evsizler zorla hastaneye yatırılamıyor. Ancak cinsiyeti konusunda kafa karışıklığı yaşayan çocuklar, ellerinden gelenin en iyisini yapan sevgi dolu ebeveynlerinden koparılabiliyor.