Eurovision yarışması LGBT kültürünü yaygınlaştırmak için bir platform haline geldi

Eurovision'un son galibi olan İsviçreli 'non-binary' sanatçı ve İrlanda'yı temsil eden 'non-binary cadı' ile birlikte bu sene şarkı yarışmasına katılan sekiz sanatçı LGBT spektrumunda yer alıyordu.
Eurovision yarışması LGBT kültürünü yaygınlaştırmak için bir platform haline geldi


Kaynak: lifesitenews.com
Erişim tarihi: 17.05.2024

Eurovision nihayet sona erdi ve Avrupa'nın en büyük kültürel etkinliklerinden biri haline gelen şarkı yarışması bu yıl her zamankinden çok daha fazla ilgi çekti. Öne çıkan anlar arasında İsrail'in katılımı nedeniyle çıkan kargaşa; Ukrayna delegasyonunun "Azovstal Savunucularına Özgürlük" yazılı tişörtleri nedeniyle para cezasına çarptırılması; ve elbette İrlanda'nın non-binary (iki cinsiyeti de reddeden, cinsiyetsiz olduğunu iddia eden) bir cadı tarafından temsil edilmesi vardı. 31 yaşındaki Bambie Ray Robinson, müziği kullanarak insanları büyücülüğe dahil etmeye çalıştığını açıkça ilan etti.

Bu tuhaf, şeytani figür İrlanda'nın süregelen ahlaki çöküşü için iyi bir mikrokozmos. Bu görüntü, kürtaj destekçilerinin İrlanda anayasasından prematüre çocukları koruyan 8. maddenin çıkarılmasını talep ettikleri ve siyahlar giymiş kadınların birlikte "Bizler yakamadığınız cadıların torunlarıyız" sloganı attıkları son derece rahatsız edici bir reklamı hatırlatıyor. Hristiyanlık sonrası kültür Hristiyanlık karşıtı bir hale geldi ve cadılar ahlaki tiranlığa direnen cesur muhaliflere dönüştü. Eurovision performansı sırasında Bambie,  sahneye bir “şeytan” çağırdı. Şeytani imgeler son birkaç yıldır popüler müzikte popüler bir tema haline geldi.

Eurovision yarışmasının son galibi olan Nemo isimli İsviçreli şarkıcının da "non-binary" olduğu ve yarışmayı "cinsiyet ayrımı gözetmeyen bir kimliği kucaklama yolculuğunu" anlatan bir marşla kazandığı gerçeği daha az tartışılıyor. Şarkının adı "The Code" ve biyolojik sınırların yıkılması çağrısında bulunuyor. Nemo, "Oyun oynamaktan bıktım, zincirleri kıracağım," diyor. Bu bağlamda "zincirler", erkek-kadın cinsiyet ikiliğine atıfta bulunuyor. Oldukça popüler olan şarkı, toplumsal sınırların yıkılmasını savunuyor ve "non-binary" ifadesine "kodu kırmak" olarak atıfta bulunuyor.

Nonbinary
İrlanda'yı temsil eden Bambie Ray Robinson adlı nonbinary cadının trans bayrağı renklerinde kıyafetler giymesi dikkatlerden kaçmadı.

Şarkının bir LGBT marşı olması amaçlanıyor ve Nemo zafer konuşmasında şunları belirtiyor: "Umarım bu yarışma vaadini yerine getirebilir ve her insan için barış ve haysiyeti savunmaya devam eder." Nemo daha önce de kazanan şarkısının "gerçek benliğini bulma yolculuğuyla ilgili" olduğunu belirtmişti.

Nemo ve İrlandalı cadıya ek olarak, bir başka şarkıcı da "non-binary" olduğunu söyledi. Yarışmaya katılan sekiz sanatçı LGBT spektrumunda yer alıyordu. Eurovision'un sıklıkla "Queer Noeli" olarak anılması şaşırtıcı değil çünkü yarışma son yıllarda sadece LGBT hareketinin kendi dünya görüşünü yayınlaması için değil, aynı zamanda Nemo ve Bambi örneğinde olduğu gibi sosyal sınırları daha da zorlamak ve "akışkan cinsiyet" gibi yeni ideolojileri daha da yaygınlaştırmak için bir fırsat haline geldi.

Gerçek şu ki, bu etkinlikler görmekte olduğumuz kültürel değişimler için hızlandırıcı görevi görüyor. Andrew Fletcher bir keresinde "Bırakın bir ulusun şarkılarını ben yapayım, yasalarını kimin yaptığı umurumda değil" demişti. Çünkü LGBT hareketinin uzun zamandır uyguladığı şeyi biliyordu: kültürü ele geçirirseniz, kaçınılmaz olarak gücü de ele geçirirsiniz.