Transgenderizm: Transfobi ve nefret söylemi

Kimlik krizi yaşayan erkek kardeşini Transgender ideolojisine kaybeden bir kadının kaleminden bir gerçek hayat hikayesi - 5. Bölüm
Transgenderizm: Transfobi ve nefret söylemi


Kaynak: frc.org
Erişim Tarihi: 28.03.2023

Editörün Notu: Bu gerçek hikaye 6 bölümlük bir serinin 5. bölümüdür.

Toplumumuz transgender (biyolojik cinsiyetine belli yollarla müdahalede bulunup bir diğer biyolojik cinsiyete bürünme) hareketinin tehditlerini hala anlamış görünmüyor. Kadın olduğunu iddia eden erkek kardeşim de eşi de Melissa'yı (erkek kardeşimin trans olduktan sonra kullanmaya başladığı isim) benimsemeyen insanları "tehlikeli" olarak görüyor. Buna çocuklarının her iki büyükanne ve büyükbabası da dahil. Bu tatlı, sevgi dolu büyükanne ve büyükbabalar neden "tehlikeli" olarak adlandırılıyor? Çünkü kardeşimi Melissa olarak kabul etmeyi ve ona kadın demeyi reddediyorlar. Başka bir deyişle, transgender hareketinin ilerlemesine engel oluyorlar.

Trans hareketini desteklemeyen herkese "tehlikeli" ya da "transfobik" demek cahilliğin ötesinde bir şey. Benim gibi trans ideolojisine kesinlikle katılmayan insanların "fobisi" yoktur. Translardan korkmuyorum. Onları seviyorum. Onlarla akrabayım. Onları sevdiğim için kendilerine bunu yapmalarına karşıyım.

Ancak tüm Amerika şu anda trans örgütünü körü körüne benimsiyor ve buna katılmayanları susturuyor. Birini "yanlış cinsiyetlendirdiğimizde" bize "nefret söyleminden" suçlu olduğumuzu söylüyorlar. Kardeşime karşı sevgiden başka bir şey beslemediğim halde bana nefret dolu olduğum söyleniyor. Düşünen herhangi bir insan bunun bir çıkmaz sokak olduğunu görebilecekken, kardeşimin kimlik krizini transseksüel olmakla çözeceğine inanması beni üzüyor.    

Geçenlerde biri bana gönderdiği e-postada "kız kardeşimle iyi geçinemememin" ne kadar talihsiz bir durum olduğunu söyledi. Benim bir kız kardeşim yok. Bu gezegende yaşadığım 40 yıl boyunca hiç kız kardeşim olmadı. Yine de bundan birkaç yıl sonra, bulunduğumuz yolda ilerlemeye devam edersek, Melissa adında bir kız kardeşim olduğunu kabul etmeyi reddettiğim için muhtemelen akıl hastası olarak görüleceğim.

Diğer yandan kardeşimin tuzu kuru olacak. Elbiseleri içinde, topuklu ayakkabıları ve makyajıyla, böylesine ilerici, ileri görüşlü, eşitlikçi bir ülkeden çoktan silindiğini düşüneceğiniz eski, modası geçmiş bir kadın klişesi rolünü oynayacak.

Transgenderizm, kadınların tüm hayatları boyunca karşısında mücadele ettikleri her şeyi pekiştirmektedir. Saçma sapan modası geçmiş cinsiyet kalıplarını (kadın olmak etek ve topuklu ayakkabı giymek demektir) teşvik etmektedir. Oysa şimdi, hayat boyu feminist ikonların bile sosyal medya hesapları "Bir erkek kadın olamaz" gibi şeyler söyledikleri için askıya alınıyor.  

Akademisyen ve Melbourne Üniversitesi Siyaset Bilimi eski profesörü Sheila Jeffreys Cinsiyet Acıtır: Transgenderizmin Politik Analizi kitabında cinsiyet değiştirme ameliyatının aslında "daha köklü sorunlara kozmetik çözümler sunan güzellik endüstrisinin bir uzantısı" olduğunu yazmıştır.

Kesinlikle katılıyorum.

Jeffreys, "transseksüellerin büyük çoğunluğunun hâlâ geleneksel kadın stereotipini benimsediğini", tıbbi ve sosyal olarak cinsiyet değiştirerek bir kadının nasıl olması gerektiğine dair bir "fantezi" inşa ettiklerini ve "son derece aşağılayıcı ve kısıtlayıcı bir kadınlık özü" icat ettiklerini savunuyor. Kadınlara pes etmeleri ve bir grup erkeğin gruba katılmasına izin vermeleri söyleniyor.  

Trans hareketine karşı konuşanlar, çocukların birkaç terapist ziyaretinden sonra giderek daha küçük yaşlarda cinsiyet değiştirmeye itilmesinden derin rahatsızlık duyanlar ana akım medya tarafından susturuluyor.

Güçlü hiçbir kadın asla transseksüel ideolojiyi savunamaz. Penisi olan birinin elbise ve topuklu ayakkabı giymesinin onu otomatik olarak kadın yapacağını öne sürmek dünyanın her yerindeki kadınlara hakarettir. Her gerçek kadın bilir ki biz kıyafetlerimiz ya da ayakkabılarımız değiliz. Biz saçımız ya da makyajımız değiliz. Dış güzelliğin kadın olmamızla hiçbir ilgisi yoktur.

Altıncı bölümü okumak için tıklayınız.