Transgenderizm: Trans hareketinin kültürel gücü

Kimlik krizi yaşayan erkek kardeşini Transgender ideolojisine kaybeden bir kadının kaleminden bir gerçek hayat hikayesi - 4. Bölüm
Transgenderizm: Trans hareketinin kültürel gücü


Kaynak: frc.org
Erişim Tarihi: 28.03.2023

Editörün Notu: Bu gerçek hikaye 6 bölümlük bir serinin 4. bölümüdür.

Cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan bir kişiye "cinsiyet değiştirmesini" söylemek, bulimia hastası birine "Bak, sadece 40 kilo olduğunu ve eriyip gittiğini görüyoruz...ama hala şişman olduğunu düşündüğüne göre, kendini daha iyi hissettireceğini düşünüyorsan midene kelepçe taktırabilirsin" demek gibidir.

Amerika'da "non-binary" (cinsiyetsizlik, her iki cinsiyeti de reddetme) cinsiyet sınıflandırması alan ilk kişi olan James Shupe'nin transseksüel tıbbın kötülükleri hakkında söyleyecek çok şeyi var. Altı yıl boyunca karşı cinsiyet hormonları aldıktan sonra, bunun kendisinde "ebediyen yaralı bir ruh" ve sayısız fiziksel sağlık sorunu bıraktığını söylüyor. James'in terapisti 2013 yılında testosteron blokerleri ve östrojene başlamasını önermiş çünkü James kadın olduğuna kanaat getirmiş. James, The Daily Signal için yazdığı bir makalede şöyle diyor: "Uzun bir peruk, elbiseler, topuklu ayakkabılar ve makyaj yapmanın beni kadın yapacağına inanıyordum... Olabilecek en iyi şey birinin derinlemesine terapi almamı önermesi olurdu. Bu beni kadın gibi giyinme eğilimimden koruyabilirdi... Bunun yerine tıp camiasındaki şarlatanlar 'Senin cinsiyetin kadın' dediler."

James cinsiyet değiştirme sürecine başladığında, doktorlar ve terapistler ona kısa süre içinde ruh sağlığında bir iyileşme yaşayacağını söylemişler. "Tam tersi oldu" diyor. "Ruh sağlığım bozuldu çünkü yanlış bir gerçeklikte yaşıyordum... Bunun insanları neden öldürdüğünü ve intihar oranının neden bu kadar yüksek olduğunu çok iyi anlıyorum... Bizi öldüren programın kendisi."

Kadın olmak James'e aradığı mutluluğu sağlamayınca, bir yargıcı kendisini non-binary ilan etmesi için ikna etti. Amerika'da yasal olarak tanınan ilk non-binary olarak LGBTQ topluluğunda ün kazandı. Topluluk liderleri, ek yasal mücadeleler (adını değiştirmek, pasaportundaki cinsiyeti değiştirmek, vb.) için ihtiyaç duyacağı parayı sağlamada acele ettiler. Çok geçmeden, vergi mükelleflerinin milyonlarca doları, 11 eyalette sürücü belgelerine üçüncü bir "non-binary" cinsiyet seçeneği eklemek için kullanılmaya başlandı.

Cinsiyet değişimi
Amerika'nın ilk non-binary'si kabul edilen James Shupe, cinsiyet değişimi yerine terapiye yönlendirilmiş olması gerektiğini söylüyor.

Ancak James 2017 yılında cinsiyet değiştiren çocukların kısırlaştırılmasına karşı olduğunu açıkladığında, LGBTQ topluluğu onunla bağlarını hemen kopardı. James daha sonra esas cinsiyetine geri döndü ve şu anda trans tıbbına karşı konuşuyor. Şimdi itiraf ediyor: "Tüm cinsel kafa karışıklığım kafamın içindeydi. Tedavi edilmem gerekirdi. Bunun yerine, her adımda doktorlar, yargıçlar ve savunucu gruplar kurgumu destekledi... Tıp camiası trans toplumundan çok korkuyor. Trans erkekler tıpta kazanıyor ve dil savaşını da kazandılar. 'Travesti' kelimesini düşünün. Sadece kadın gibi giyinen erkekler anlamına gelmesine rağmen onu kaba bir kelime olarak kabul ettirmeyi başardılar. İnsanların artık benim gibi erkekler hakkında gerçeği söylemelerine izin verilmiyor. Artık herkes bize transseksüel demek zorunda."

Ve James haklı. Bağımlılıkla ilgili dil, insanları kişisel sorumluluktan muaf tutmak için kasıtlı olarak değiştirildiği gibi, cinsiyet disforisi ile ilgili kelime dağarcığı da değiştirildi. Artık bir uyuşturucu bağımlısının uyuşturucu almayı seçtiğini söylemek siyaseten yanlış kabul ediliyor. Bunun yerine kişinin bir hastalığı olduğunu söylemeliyiz. Uyuşturucu "salgını" hakkında bir şeyler duyuyoruz. Bu tür bir dil, seçimi denklemden çıkarır. Aynı şekilde, kadın gibi giyinmek isteyen erkeklere artık "travesti" diyemeyiz, çünkü bu onların karşı cinsiyetin kıyafetlerini giymesi konusunda bir seçime sahip olduğu anlamını taşır. Yeni sözlük bunun yerine "transseksüel" kelimesini kullanmamızı dayatıyor. Bu kelime, karşı cinsiyet kıyafetlerini giyip giymemenin kişiye bağlı olmadığını ima etmektedir. Sözümona bu konuda seçenek yoktur. Ne de olsa beyni yanlış bedende doğmuştur(!).

40 yaşında bir kadın olarak, çocuk sahibi olduktan sonra hayatımın son on yılını hormon seviyelerimi tekrar rayına oturtmaya çalışarak geçirdim. Östrojen ve progesteronun iniş çıkışları vücuduma zarar verdi. Ancak kadın olduğuna karar veren erkek kardeşime de aynı tehlikeli ve öngörülemez hormonlar büyük miktarlarda reçete ediliyor. Bunun neden olabileceği azalan doğurganlık (ve genellikle kısırlık) ve artan kanser riski vb. sağlık sorunları iyi bir şekilde belgelenmiştir. Yine de trans aktivistler günümüzde çocukların 8 yaşından itibaren vücutlarının doğal olarak herhangi bir hormon üretmesini durdurmak için ergenlik engelleyici almaya başlamalarını önermektedir.  

Bir gün hormon tedavileri ve cinsiyet değiştirme ameliyatlarının hakikati anlaşılacak. Bunlar zamanımızın lobotomileri. Şimdi geriye dönüp baktığımızda binlerce Amerikalıyı lobotomize etmenin ne kadar çılgınca olduğunu görebiliyoruz, ancak o zamanlar bu prosedür mantıklı görünmüştü. Herkes bunu yapıyordu. Günümüzdeki transseksüel çılgınlığı da geçmişteki lobotomilere benziyor.

Beşinci bölümü okumak için tıklayınız.