Transgenderizm: Kapsayıcılık anlatısı ile gerçekliği savunanların dışlanması

Kimlik krizi yaşayan erkek kardeşini Transgender ideolojisine kaybeden bir kadının kaleminden bir gerçek hayat hikayesi - 6. Bölüm
Transgenderizm: Kapsayıcılık anlatısı ile gerçekliği savunanların dışlanması


Kaynak: frc.org
Erişim Tarihi: 28.03.2023

Editörün Notu: Bu gerçek hikaye 6 bölümlük bir serinin son bölümüdür.

Hayır, kardeşim bir kadın değil. Adı Melissa değil. O sadece toplum içinde karşı cinsten gibi giyinmek isteyen Josh adında bir adam. Ve elbise giymesinin onu gerçek bir kadın yaptığını söylemesi geri kalanımıza gerçekliği inkar ettirmeye çalışmaktan başka bir şey değil.   

Terapistler daha önce cross-dressing'in (karşı cinsiyetin kıyafetlerini giymek) stres ve kaygı sonucu ortaya çıktığını söylemişti. İnsanlar stres ve kaygıyı hafifletmek için her türlü şeyi yaparlar. İçki içerler. Çok fazla abur cubur yerler. Kendilerine zarar verirler. Ancak sağlıklı her insan, daha derin acıları hafifletmek için kullanılan bir takıntıyı alıp bu takıntıyı birinin kimliği olarak kutlamaya başlamamamız gerektiğini bilir. Oysa kardeşime ve "cinsiyet değiştiren" diğer herkese yapılan budur.

Şimdi Amerika'da, sporu ve kamyonları seven ya da "Ben bir periyim! Ben bir ninjayım! Ben bir erkeğim!" gibi hayali şeyler söyleyen 3 yaşındaki kız çocuklarına doktorlar (ve Charlize Theron gibi ünlü anneler) tarafından cinsiyet değiştirmeleri gerektiği söyleniyor. Yanlış bir şekilde kızların erkek beyniyle doğabileceğini ya da tam tersini iddia eden kitaplar devlet okullarındaki her çocuğa dayatılıyor (10 yaşındaki çocuğuma geçenlerde okul kütüphanesinde okuması söylendi). Ülkenin dört bir yanında ergenlik öncesi çocuklara, ergenliğin başlangıcını durdurmak için güçlü, üremeyi sonlandıran ergenlik engelleyici ilaçlar veriliyor. Gençler sırf geleneksel olarak karşı cinsle ilişkilendirilen şeyleri sevdikleri için göğüslerini aldırıyor ve penislerini kestiriyorlar.

Cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu), çok sayıda insanın mücadele ettiği bir şeydir. Ben şahsen bu insanlara minnet borçluyum. Onların çabaları sayesinde ben de geleneksel olarak "erkeksi" olan pek çok özelliğini benimsemiş, güçlü ve kendine güvenen bir kadın olarak büyüdüm. Açık sözlü ve inatçıyım. Yüzleşmekten korkmuyorum. Haftanın herhangi bir günü bir bebek partisine katılmaktansa bir NFL (Ulusal Futbol Ligi) maçı izlemeyi tercih ederim. Üniversitede ceza hukuku okudum. Chicago'da çete üyeleriyle çalıştım. Kişisel ilgi alanlarımın ve yaşam deneyimlerimin çoğu klasik anlamda "kadınsı" olarak değerlendirilemez. Ancak çeşitli niteliklere sahip olmam ve geleneksel olarak karşı cinsle ilişkilendirilen faaliyetlerden hoşlanmam o cinsiyet olmam gerektiği anlamına gelmez. 

Kızlar, erkeklerin hoşlandığı her şeyle ilgilenebilir. Ya da tam tersi. Geçenlerde üç kızıma da Formula 1 yarışı izlettim. Neden mi? Çünkü kızlar da yarış arabalarını, futbolu ve genellikle erkeklerin egemen olduğu ekstrem sporları sevebilir. Aynı şekilde erkekler besleyici, sezgisel, sıcak ve nazik olmak gibi niteliklere sahip olabilir. Bu niteliklere sahip olmak onları transseksüel yapmaz.

Kültürümüz kadınları güçlendirme mesajı vermeye devam etse de, göz ardı edilmemesi gereken bir algıyı da oluşturuyor: Herkesin kadın olabileceğini söylüyor. Şu anda yanınızdan geçen adam bile (bu öğleden sonra nasıl hissettiğine bağlı olarak) kadın olabilir diyor. Bu arada, trans olan erkekler sporda egemenlik dönemini başlatıyor ve kızların atletizm rekorlarını birbiri ardına kırmaya devam ediyor.

Kadın olduğunu iddia eden erkek kardeşim cinsiyetinin, kim olduğunu oluşturan şeylerin sadece küçük bir parçası olduğunu söyleyecektir. (Eğer öyle ufak, göz ardı edilebilecek bir parçaysa, neden değiştiriyor?) Ancak kadın olursa "hâlâ kendisi olacağını" düşünmesi belki de trans anlatısı tarafından sürdürülen en çılgın yalan. Kardeşim artık yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya gelen çalışkan bir göçmen olan büyükbabamın adını taşıyan Josh adında bir adam değil. Kardeşim artık sahte bir kadın karikatürü; onunla ilişkinizi sürdürebilmeniz için belirli zamirleri kullanmanızı şart koşan bir kadın.

Transgenderizm
Geleneksel olarak karşı cinsiyetin ilgi alanlarına sahip olmak bir kişiyi transseksüel yapmaz.

Tabii ki aynı huya ve zevklere sahip. Ancak bir kişinin cinsiyetinin büyük şemada nihai olarak önemli olmadığını iddia etmek, bu çılgınlığın ne kadar ileri gittiğini gösteriyor. Eğer kocam erkek olmasaydı onunla evlenmeyeceğimden oldukça eminim. Ve evli bir kadın olarak, eğer yakın arkadaşım kadın olmasaydı bu öğleden sonra onunla yemeğe çıkmazdım. Anneme, neredeyse kırk yıl boyunca büyüttüğü oğlunun şimdi aniden "kızı" olmasının önemli olmadığını söyleyebilir misiniz?  

Ailemin, geniş ailemizin ve dostlarımızın bu gerçekliğin inkârı sonucunda katlanmak zorunda bırakıldıkları acı ve ızdırap ancak zalimce ve olağandışı bir ceza olarak nitelendirilebilir.  

Kardeşimi çok seviyoruz. İhtiyacı olan profesyonel yardımı almasını istiyoruz. Ancak trans lobisi Amerikan Psikoloji Derneği'ni ortak kabul ettiği için bu artık mümkün değil. Bir terapistin kardeşim gibi biri için cinsiyet değiştirmekten başka bir şey önermesi artık bir seçenek değil. Zorbalar bu hakkı uzmanların ellerinden aldılar. LGBT aktivistleri, profesyonellerin homoseksüelden heteroseksüele geçmek isteyenlere  yardım edilmesini yasadışı hale getirmek için çalışırken, erkekten kadına geçmek isteyen herkese yardım etmeyi neredeyse zorunlu hale getirmeye doğru ilerliyor.

Trans lobisi Dünya Sağlık Örgütü'nü de "cinsiyet kimliği bozukluğu" adlı ruh hastalığını tamamen ortadan kaldırmaya ikna ettiğine göre, gerçekten yeni bir dünyadayız. Terapistlere göre kardeşimin artık hiçbir sorunu yok. Sorunu olan sadece onun artık Melissa adında bir kadın olduğunu kabul etmeyen bizleriz.  

Karşı cinsiyet hormonları gerçekten çok etkili. Hiçbir aile benim ailemin yaşadıklarına maruz kalmamalı. Birilerinin trans kültüne karşı çıkmasının ve "artık yeter" demesinin zamanı geldi. Sırf terapistler, doktorlar ve şimdi de teknoloji şirketleri trans lobisi tarafından seçildi diye fiziksel gerçekliği inkâr etmeye devam edemeyiz.

Kardeşimi seviyorum. Ancak sevgi, kendini yavaş yavaş yok etmesini desteklemek anlamına gelmiyor. Çok sevdiğim alkolik bir arkadaşım var. Bu arkadaşımı seviyorum. Ancak sevgimi onu barlara götürerek göstermiyorum. Sevgi, doğruyu söylemek demektir. Twitter'dan atılmanıza neden olsa bile. Ölüm tehditleri getirse bile.

Kardeşim ve dünyanın dört bir yanındaki yüz binlerce trans, kişisel kimlik arayışlarında fena halde istismar ediliyor. Ait olacakları bir grubun, uğruna çalışacakları anlamlı bir amacın özlemini çekiyorlar. Kardeşim ve eşi (diğer pek çok kişi gibi) bunları LGBTQ topluluğunda bulduklarına inanıyorlar.

Trans kültü onları kucakladı; ve şimdi kültün dogmasını sosyal medyada çocuğunuzun tercih etmediği cinsiyeti değiştirmesiyle ilgili uzun konuşmalar yayarak bu külte bağlılıklarını gösteriyorlar. Kardeşim, ailesine kesinlikle kapsayıcı olmayan bir ültimatom verirken bile çeşitlilik ve kapsayıcılık üzerine seminerler veriyor: Ya Melissa olduğumu kabul edin ya da ileride torunlarınızla istediğiniz gibi görüşemeyin.   

Kardeşim bunun sadece kendisine ait bir hikâye olduğunu söyleyip duruyor. Öyle değil. Bu benim hikayem. Bu benim ailemin hikayesi: Bir adamın “Gerçek Benliğini” kucaklamayı seçmesi yüzünden parçalanan bir aile. Orta Batı'da her bireyin bir karar vermek zorunda bırakıldığı bir topluluğun hikayesi: ya transseksüel çılgınlığı destekleyecek ve popüler kültürde övgüler kazanacak ya da gerçeği inkar etmeyi reddedecek ve hoşgörüsüz ve "transfobik" olarak adlandırılma riskini göze alacak. Bu, artık gerçekliğin doğası üzerinde bile anlaşamayacak kadar kaybolmuş ve kafası karışmış bir ülkenin hikayesi.