Trans mahkumların kadın hapishanelerine yerleştirilmesine ilişkin tartışmalar İngiltere ve İskoçya gündemini meşgul ediyor

Trans mahkumların kadın cezaevlerinde kalmasına müsaade eden İskoç Cezaevi Servisi, kadın rolüne giren erkeklerin haklarını kadınların güvenliğinden üstün tutuyor.
Trans mahkumların kadın hapishanelerine yerleştirilmesine ilişkin tartışmalar İngiltere ve İskoçya gündemini meşgul ediyor

 

Erişim tarihi: 10.01.2024

Kaynak: spiked-online.com

 

İki yüz yıl önce, İngiliz cezaevi reformcusu Elizabeth Fry 1823 Gaols Act'ın kabul edilmesi için başarılı bir kampanya yürüttü. Bu yasa, kadın ve erkek suçluları birbirinden ayırmış ve cezaevlerinde yaygın olarak görülen cinsel istismarı sona erdirmişti.

Fry bugün hayatta olsaydı, trans aktivistlerin bu başarıyı iptal etmeye çalışmasını ve saldırgan erkeklerin savunmasız kadınları sömürmesine izin vermesini izlerken dehşete düşerdi. Ama aynı zamanda İngiltere'de son zamanlarda özellikle Keep Prisons Single Sex (KPSS; Hapishaneleri Tek Cinsiyetli Tutun) gibi gruplardan gelen tepkileri görmekten de memnun olurdu.

Kampanyalarının gerçekten bir etkisi oldu. Bu yılın başlarında Adalet Bakanı Dominic Raab, trans mahkumların erkek cinsel organına sahip olmaları ya da cinsel bir suçtan hüküm giymiş olmaları halinde kadın cezaevlerinde barındırılmalarını yasaklayan yeni kurallar getirdi. Bu kurallar, cinsiyet tanıma sertifikasına -kişinin yasal cinsiyetinin değiştirildiğini ve artık başka bir cinsiyete büründüğünü resmi olarak tanımlayan belge- sahip trans mahkumlar için de geçerli. Geçtiğimiz hafta Kadın ve Eşitlik Bakanı Kemi Badenoch, mevcut politikanın daha da katı hale gelebileceğini öne sürdü.

İngiltere'de iyi bir ilerleme kaydedilmiş olsa da, sınırın kuzeyinde hikaye çok daha kötü durumda. İskoçya'da Fry'ın mirası ayaklar altına alınmış durumda; çünkü Fry, erkek bedenine sahip bir tecavüz suçlusu olan Isla Bryson'ın tamamı kadınlardan oluşan bir cezaevine girebilmesini akıl almaz bulurdu. Bryson kamuoyundan gelen tepkiler üzerine daha sonra bir erkek hapishanesine geri gönderilse de bu işlemin gerçekleşmiş olması bile bir rezalet. İki yüzyıl sonra, kadın haklarını ayaklar altına alan kimlikçi bir ideolojinin sarhoşu olan İskoç Cezaevi Servisi (SPS), görünüşe göre kapıları yırtıcılara açık tutmaya niyetli.

Trans mahkum
Trans mahkum Isla Bryson'ın kadın cezaevine yerleştirilmesi kamuoyunda öfkeye neden olmuştu.

SPS, cezaevi personelinin ‘trans kadın mahkûmların’, yani erkek olarak doğan ancak kadın olduğunu iddia eden mahkumların kadın mahkûmlar için bir tehdit olmadığına dair "ikna edici deliller" bulmasını zorunlu kılacak yeni kurallar yayınladı. Kanıtlar “yeterince ikna ediciyse”, trans mahkûmlar erkek cinsel organına sahip olsa veya cinsel suçlardan hüküm giymiş olsalar bile, tamamı kadınlardan oluşan bir cezaevinde kalabilecekler. 

Kadın cezaevlerinde erkek mahkûm bulunmamalıdır. Hapishanedeki kadınların, erkeklerin fiziksel, duygusal ve cinsel istismarının kurbanı olma olasılıkları çok daha yüksektir. Üstelik elimizdeki veriler, İngiltere'deki trans mahkumların çoğunun cinsel suçlu olduğuna işaret ediyor.

Cezaevindeki erkek cinsel suçlular toplumun her kesiminden geliyorlar ama ortak bir paydaları var: kadınları ve kız çocuklarını kontrol edebilecekleri, sömürebilecekleri ve mağdur edebilecekleri ortamlara girme kararlılıkları. İskoç devletinin bu insanlarla işbirliği yapmış olması çok şaşırtıcı. SPS'yi yeni kurallar getirmeye zorlayan da zaten Isla Bryson vakasının ardından kamuoyunda oluşan öfke oldu - sağduyu ya da ahlak değil.

SPS'nin yeni kuralları, bir politikacının vaadinden daha fazlasını içeriyor ve potansiyel olarak erkek cinsel suçluların kadınlara erişebilmesine izin veriyor.

SPS politikasında vaat edilen güvencelerin içi tamamen boş. ‘'Trans mahkumların kadın hapishanesinde bulunanlara kabul edilemez bir zarar verme riski taşımadığına dair ‘ikna edici kanıtlar' olmalıdır.’’ Kelimeleri dikkatlice okuyun. Kabul edilebilir risk tam olarak nedir? Sadece hafif bir cinsel saldırı mı? SPS yetkililerinin kadınların güvenliğini, kadın rolüne giren erkeklerin haklarından üstün tutmadığı açık.