Tıp grubu Do No Harm, tıp alanında 'kimlik politikalarının feci sonuçları' ile mücadele ediyor

Kâr amacı gütmeyen savunma grubu Do No Harm, transseksüel ideoloji ve eleştirel ırk teorisi dahil olmak üzere modern tıptaki 'kimlik politikalarının feci sonuçları' ile mücadelede ilerleme kaydetmeyi umuyor.
Tıp grubu Do No Harm, tıp alanında 'kimlik politikalarının feci sonuçları' ile mücadele ediyor


Erişim tarihi: 31.01.2024
Kaynak: www.catholicnewsagency.com

Kâr amacı gütmeyen bir savunma grubu olan Do No Harm, 2024 yılı boyunca transseksüel ideoloji ve eleştirel ırk teorisi dahil olmak üzere modern tıptaki "kimlik politikalarının feci sonuçları" ile mücadelede ilerleme kaydetmeyi umuyor.

Do No Harm, web sitesinde "kimlik politikalarını tıp eğitimi, araştırma ve klinik uygulamalardan uzak tutmayı amaçlayan hekimleri, hemşireleri, tıp öğrencilerini, hastaları ve politika yapıcılarını temsil ettiğini" belirtiyor. 

Grup, "Sağlık hizmetlerini herkes için daha iyi hale getirmeye inanıyoruz - siyasi bir gündem uğruna baltalamaya değil" diyerek, bölücü ve tartışmalı eğilimlere karşı mücadele ettiğini vurguluyor. Bu eğilimlere örnek olarak "Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık" (DEI) programları ve "gençlik odaklı cinsiyet ideolojisi"ni gösteriyor.

Grubun kurucularından ve eskiden Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi'nde tıp profesörü olan Stanley Goldfarb, CNA'ya verdiği bir röportajda, yıllar öncesinden başlayarak, "ülke genelinde tıp fakültelerine ve sağlık hizmetlerine kimlik politikaları ve sosyal konuların enjekte edilmesi eğiliminin giderek daha fazla farkına vardığını" söyledi. Bu çabanın, özellikle “eleştirel ırk teorisi çerçevesinde tıp eğitimine ve sağlık hizmetlerine” entegre edilmeye çalışıldığını belirtti. 

Goldfarb, 2019'da Wall Street Journal için yazdığı bir köşe yazısında siyasallaşmış tıbbın "tıp biliminde titiz bir eğitim pahasına geldiği" görüşünü savundu. Bu makale, geniş yorumlar ve tepkiler alarak dikkat çekti. "Ben sadece tıp fakültesi müfredatının uygun olmayan alanlara kaymaya başladığını düşündüğümü söyledim," dedi Goldfarb. "Ama bu bile uygun değildi." Doktor, fikirlerini bir kitap haline getirdi; Do No Harm'ın kuruluşu ise kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Transseksüel
Do No Harm Grubu kurucu üyesi ve Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi eski tıp profesörü Stanley Goldfarb

'Tüm ayrımcı uygulamaları ortadan kaldırın'

Do No Harm, web sitesinde yaptığı yüzlerce Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası başvurusu ve ABD Eğitim Bakanlığı Sivil Haklar Ofisi'ne yaptığı onlarca yasal şikayetle övünüyor. Grup, ayrımcı ve bölücü ideolojilere karşı mücadele etmek için üyeleri adına açtığı davalar dahil olmak üzere çeşitli araçları kullandığını belirtiyor.

Goldfarb, grubun hem "sağlık hizmetleri ve tıp eğitimindeki tüm ayrımcı uygulamaları ortadan kaldırmayı" hem de özellikle çocuklara yönelik cinsiyet değiştirme prosedürleri ile mücadele etmeyi amaçladığını belirtti. Bu iki hedefin birbirine bağlı olduğunu, çünkü her iki durumda da kişilerin bir grup üyesi gibi muamele gördüğünü vurguladı.

Goldfarb, Do No Harm'ın misyonunu ilerletmek için "üç yönlü" bir yaklaşım benimsediğini söyledi. Grup, ABD'nin önde gelen gazetelerindeki yayınlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir köşe yazısı ve medya kampanyası aracılığıyla "kamuoyunu bilgilendiriyor". Do No Harm'ın açtığı davalar da misyonunun bir başka parçası. Goldfarb, grubun "her seferinde ayrımcı uygulamalar sergileyen kuruluşlara karşı" birden fazla dava açtığını söyledi.

Grubun çalışmalarını olumlu bir şekilde değerlendiren çocuk doktoru Michelle Cretella, Do No Harm'ın "harika işler yaptığını" söyledi. Ayrıca, grupla gelecekte ortak projeler için görüşmeyi planladıklarını ifade etti. Cretella, Do No Harm'ın bilime ve doğal hukuka dayalı argümanlarının takdir edilecek bir yaklaşım olduğunu belirtti.

Grup, eyalet düzeyinde çeşitli yasaların oluşturulmasına katkıda bulunma amacıyla çalışıyor. Goldfarb, özellikle cinsiyet değişimine yönelik yasalar ve eyalet tıbbi programlarındaki DEI hükümlerinin ortadan kaldırılması gibi konularda etkin olduklarını ifade etti.