Soros'tan Pekin'e transseksüel ideolojinin arkasındaki milyarderler

Aktivistler, STK'lar, medya ve hatta politikacılardan oluşan bir ordu küçük bir tıbbi durumu alıp merkezine çocukları nasıl yerleştirdi?
Soros'tan Pekin'e transseksüel ideolojinin arkasındaki milyarderler


Kaynak: theblaze.com
Erişim tarihi: 10.05.2024

Aktivistler, STK'lar, medya ve hatta politikacılardan oluşan bir ordu küçük bir tıbbi durumu nasıl ele geçirip merkezine çocukları oturttu? Glenn TV'nin en yeni özel programı “The Reckoning” ("Hesaplaşma"), "cinsiyet onaylayıcı bakım" adı verilen cinsiyet değiştirme uygulamalarının karanlık dünyasını gözler önüne serdi. Bu yozlaşmış trans ideoloji adına toplumun en savunmasız kesimlerine, yani çocuklarımıza ve özel ihtiyaçları olanlara yapılanlar karşısında dehşete düşmemek mümkün değil.

Bu hareket nereden çıktı? Son on yılda patlamış gibi görünüyor. Kendine transseksüel diyen kişiler ABD nüfusunun yaklaşık %0,5'ini oluşturuyor, ancak LGBT aktivisti kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinden oluşan bir ordu, bu trans ideolojisini empoze etmek için her türlü baskıyı yapmaktan çekinmiyor. Politikacılara lobi yapmak ve mevzuatı etkilemek için milyonlarca dolar harcanıyor.

2016'da Atlantic haber sitesinde yayınlanan bir makale, bugün ülkedeki hiçbir medya kuruluşunun sormaya asla cesaret edemeyeceği bir soru sormuştu: "'Trans lobisi' orantısız derecede güçlü mü?" Atlantic bu soruyu sormaya cesaret ettiğinde, Amerika Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nda (HHS) henüz trans kadın yoktu. Bu lobiyi kim destekliyordu, translardan oluşan bu grup Amerika’daki yetişkin nüfusun yalnızca %0,5'ini oluşturuyorken neden bu kadar büyük bir gündem maddesiydi? Cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan bazı insanlar olduğunu biliyoruz ancak bu neden bu kadar dikkat çekiyor? Neden bu kadar çok lobi faaliyeti, mevzuat ve para var?

LGBT Funders isimli internet sitesi, "trans sorunları" için sağlanan fonları takip ediyor ve en büyük destekçileri, her ikisi de George Soros tarafından finanse edilen Açık Toplum Vakıfları ve Tides Vakfı.

Peki, Soros'un toplumun küçük bir kesimi tarafından temsil edilen tıbbi bir duruma karşı bir zaafı mı var? Yoksa bu konu ülkedeki en bölücü meselelerden biri haline mi geldi? Soros, son derece bölücü konuları finanse etmek üzere büyük miktarda yatırımlar yapan tek isim değil. Çin de bu işin içinde. Çin Komünist Partisi'ne yakın iki milyarder trans meselelerine on milyonlarca dolar akıtıyor. Bunu Amerika Birleşik Devletleri'nde yapıyorlar ama ilginç bir şekilde Çin'de yapmıyorlar.

Yaklaşık on yıl öncesine kadar çoğumuz cinsiyet disforisi hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorduk. Cinsiyetsiz tuvalet yasaları tehlikeli görünüyordu ancak lobi tek bir alana odaklandığında konu gerçekten bölücü bir hal aldı: çocuklar.

Transseksüel
Transseksüel olduğunu iddia eden çocukların sayısı son birkaç yılda neredeyse iki katına çıktı.

New York Times haber sitesinin yakın tarihli bir haberine göre, transseksüel olduğunu iddia eden çocukların sayısı son birkaç yılda neredeyse iki katına çıktı. Yetişkinlerdeki oran nispeten aynı kalırken, çocuklar arasında adeta bir patlama yaşanıyor. Times'a göre: “Uzmanlar, gençlerin cinsiyetlerini keşfetmek için giderek daha fazla dile ve sosyal kabule sahip olduklarını söyledi. ... Ancak rakamlar... akran etkisinin rolü veya toplumun siyasi iklimi hakkında da soru işaretleri yaratıyor.”

Bu konunun çocuklarımız üzerinde bir "akran etkisi" oluşturmasına neden olan çok fazla para ve güç var. Neredeyse her gün bir başka öğretmenin ebeveyn izni olmadan çocuklara "cinsiyet kimliği" dayattığını ortaya koyan haberler duyuyoruz. Eğer medyanın zerre kadar güvenilirliği olsaydı, bunun bir etki operasyonu olduğunu söylerdi. "Etki operasyonu" kelimeleri kulağa fazla geliyorsa, Thomson Reuters Vakfı’nın 2019 yılında internet sitesinde yayınladığı "Sadece Yetişkinler mi? Gençler için Yasal Cinsiyet Tanımada İyi Uygulamalar" başlıklı belgeye bir göz atın.

Bu belge, ebeveynlerin rızasını ortadan kaldırmaya yönelik bir istihbarat operasyonuna benziyor. Bunu kimin yayınladığını biliyor musunuz? Belge, Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel, Queer ve İnterseks Gençlik ve Öğrenci Örgütü (IGLYO) adlı bir şemsiye örgüt altındaki aktivist gruplardan oluşan bir ağdan geliyor. Ve bu ağın, avukat sayısı bakımından dünyanın en büyük, gelir bakımından ise altıncı büyük hukuk firması olan Dentons ve Reuters Vakfı gibi bazı büyük ortakları var.

Belge, "trans gençlerin haklarını geliştirmek için çalışan aktivistler ve STK'lar için güçlü bir araç" olması amacıyla hazırlandı. Eğer bir gündemi dayatmak ve ebeveynlerin rızasını ve haklarını sona erdirmek istiyorsanız, bu belge tam olarak bunun rehberliğini sunuyor. Aktivistler, STK'lar, medya ve hatta politikacılardan oluşan bir ordunun küçük bir tıbbi durumu alıp merkezine çocukları nasıl yerleştirdiğini anlatıyor. Bir etki operasyonunun nasıl başarılı bir şekilde yürütülebileceğini derinlemesine inceliyor. 

Genç politikacılar hedef alındı. Hareketin öncülerine “cinsiyetlerin tanınmasına” odaklanmaları, kampanyayı tıbbileştirmemeleri ve tıbbi tedavileri gerektirecek şeylerden uzak durmaları talimatı verildi. STK'lar ordusuna ise, hükümet kendi mevzuatını geliştirmeye vakit bulamadan önce ilerici mevzuat bombardımanına tutarak hükümet mevzuatının önüne geçmeleri talimatı verildi. Konunun bir insan hakları meselesi olarak lanse edilmesi -ki bu düpedüz manipülasyon demektir- tavsiyesinde bulunuldu. Trans meselelerini özellikle çocuklara dayatmanın halka kabul ettirilmesinin zor olacağı konusunda uyarıda bulunuldu.

Son olarak, halkın hoşuna gitmeyeceği için trans gündeminin mümkün olduğunca medyada aşırı yer almasından kaçınılması, "gizli" tutulması tavsiye edildi. Çocukların kafasını karıştırma planının gölgede yapılması gerekiyordu. Bunun, hükümeti ve medyayı hedef alan hızlı ve sessiz bir tanıtım olması amaçlandı. Şimdi ise toplumumuzdaki en savunmasız kişiler bunun bedelini ödüyor.