Öğrencileri cinsiyet değişimlerinde teşvik etmeleri beklenen öğretmenler okulda zor zamanlar geçiriyor

Amerika'da bazı okul yönetmelikleri, trans olduğunu söyleyen öğrencilerin yeni 'cinsiyet kimliklerinin' veliler bilgilendirilmeksizin derhal onaylanmasını gerektiriyor. Öğretmenlerse transfobi ile suçlanma endişesiyle yönetmeliklere boyun eğiyor.
Öğrencileri cinsiyet değişimlerinde teşvik etmeleri beklenen öğretmenler okulda zor zamanlar geçiriyor


Kaynak: pitt.substack.com
Erişim Tarihi: 03.04.2023

Okul yılının başlarında bir toplantıya katıldım. Eğitimci olarak geçirdiğim çeyrek asırdan sonra bu yılın benim için belirgin bir şekilde farklı olacağını bilmeden odaya girdim. O zamanlar toplantının içeriğinin ve aile hayatımdaki olayların beni bir kariyer değişikliği düşünmeye iteceğini bilmiyordum.

Gündemde eşitlik vardı. Sunum yapan bölge yöneticileri, istediği takdirde bir öğrencinin tercih ettiği ismi kullanmamız gerektiğini açıklarken gülümseyerek bizi bunun bir öğrenci için takma ad kullanmaktan farklı olmadığına inandırmaya çalıştılar. Veliler bilgilendirilmeyecek, dediler. Bu, bir öğrenciyi ifşa etmek ve onu tehlikeye atmak anlamına gelirmiş. 

Yönetici, gülümsemeye devam ederken, bunu yapmamanın vatandaşlık hakkını ihlal edeceğini açıkladı. Çocuk hakkında veliye bilgi vermek. Hak ihlali. En son veli izni olmadan etkinliğe katmak hak ihlaliydi.

Bu hızlı açıklama, hem bir öğretmen hem de cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan bir gencin ebeveyni olarak aklımı sorularla doldurdu.  

  • Öğrencilerin veli izni olmadan isimlerini ve cinsiyetlerini değiştirme yetkileri varsa, neden saha gezileri için veli izni istiyorduk?
  • Bir kız öğrenciye erkek ismi vermek gerçekten takma isim kullanmakla aynı şey miydi?
  • Bu müdahaleler, okulların ebeveyn veya uzman katkısı olmadan karar verilebileceği bir şey miydi?
  • Ya cinselliği yeni gelişmekte olan, ergenliğe henüz girmiş bir öğrencinin sadece kafası karışıksa?
  • Aileler eninde sonunda yeni ismi öğrenmezler mi? Bu öğrenci için daha kötü bir durum yaratmaz mı?
  • Sunum yapanların "trans" gençlerle ilgili hangi uzmanlıkları vardı? Trans gençler için kılavuz ilkelerini kim yazdı?

Ancak eminim ki birçok deneyimli eğitimci de benim gibi hem şaşkınlık içindeydi hem de mevcut kutuplaşmış iklimde kendini yanlış ifade etmekten ve "yobaz" veya "transfobik" olarak yaftalanmaktan korkuyordu. Ve eminim ki bizden katılmamız istenen şeyin sonuçlarını tam olarak anlayamadık.  

Toplantı vites değiştirdi ve hızla kültürel duyarlılık konusuna geçildi. Aynı konuşmacı bir katılımcıdan bir hikayesini paylaşmasını istedi. Eğitimci, 2. sınıf öğretmeninin açıklanamaz bir şekilde Josefina ismini telaffuz edemediğini ve okul günlerinin geri kalanında kendisine Joan dendiğini anlattı. Eski okul arkadaşları onu hâlâ Joan olarak tanıyor. Bir öğrencinin adını telaffuz etmek için çaba sarf etmemeyi hayal bile edemiyorum. Aynı zamanda merak ediyorum, Josefina'ya Joan demek meslektaşımızın hayatını değiştiriyorsa, erkek bir öğrenciye geleneksel olarak kadın ismi vermek nasıl bu kadar kayıtsızca karşılanıyordu?

Peki, hepsi de ergen gelişimi konusunda bilgili olan öğretmenlerden biri bu yaklaşımı sorgulasaydı ne olurdu? Muhtemelen binadan dışarı çıkarılırdık. Dolayısıyla, konu tabu olduğu için, çocuklarla ve ergenlerle çalışma konusunda engin deneyime sahip olan ve ebeveynler çocuğun yararına olduğuna inanmasa bile müdahalede bulunma gücüne sahip kişiler arasında fikirsel tartışma alanı kapatılıyor.

Muhtemelen o gün, ben toplantıda noktaları birleştirme oyunu oynarken, bir zamanlar yetişkinlere hitap etmekte zorlanacak kadar aşırı düzeyde anksiyete yaşayan oğlum, okul personeliyle iletişime geçerek kendisine yeni bir isim ve zamirle hitap edilmesini talep etti. (İngilizce’de "o" zamiri cinsiyet belli eder. Trans olduğunu iddia eden kişiler kendilerinden karşı cinsiyete ait zamirlerle söz edilmesini talep eder.) Bu hareket, onu tüm hayatı boyunca tanıyan doktorunun ve ebeveynlerinin tavsiyesine aykırıydı.

Transseksüel
Trans ideolojisini benimseyen öğretmenler ebeveyn haklarını hiçe sayarak öğrencileri transseksüelliğe yönlendiriyor.

Pandemi başladığında oğlum için de ergenlik dönemi başladı. Sessizce teşhis edilmemiş depresyondan muzdarip olan teknoloji meraklısı oğlum internete yöneldi. Kodlayıcılar için bir discord sohbet odasında trans olan birkaç katılımcıyla yazışmaya başladı. Hem yeni çevrim içi topluluğu hem de öğretmenleri onun uydurduğu yeni ismi kullandığını biz ebeveynlerinden önce öğrendi.

Böylece okulların ebeveyn otoritesinin yerini almasının nasıl gerçekleştiğini ön sıradan izledim. Çocukların akademik başarısını ya da psikolojik durumlarını tamamen bir kenara bırakıp cinsiyetlerine takmaları beni çok öfkelendirdi. Çok çirkindi. Ve çok tehlikeliydi. Okuldaki isim değişikliğinden haberdar olmadığımız için, oğlumun ani davranış patlamaları ile kısmen yeni bir isme geçtikten sonra hâlâ derin bir acı ve depresyon içinde olduğunu fark etmesi arasındaki bağlantıyı kuramadık. Eğer cinsiyet değiştirirse bunun anksiyete ve depresyonunu çözeceği fikrine tutunmuştu. Ancak bunun böyle olmadığını ve ismini değiştirerek çok büyük bir hata yaptığını fark ediyordu. Ve bizim onu destekleme imkanımız yoktu, çünkü bir süre için ne olup bittiğini bilmiyorduk.

Trans olmayı bıraktığını bana söylediğinde, bu bana aniden olmuş gibi geldi. Oğlum artık trans olmadığının farkına vardığı için kendimi son derece rahatlamış hissediyordum. Ama aylar sonra, yeniden gökyüzü sanki sürekli bulutluymuş gibi hissediyorum. İşe ayaklarımı sürüye sürüye gidiyorum. Zihnim, sanki beynimin bir köşesinde sürekli çalışan küçük bir fan varmış gibi, gençlik transdemisini düşünmekle meşgul.

Bu durum, trans olduğunu söyleyen gençlerdeki keskin artış hakkında başkalarıyla konuşmak için kendi küçük çevremle görüşmek gibi bazı olumlu sonuçlar doğurdu. Artık küçük sohbetlerde konuşulamayanlar hakkında konuşuyorum.

Liberal bir kütüphaneci olan eski bir arkadaşımla bir sosyal medya paylaşımı hakkında konuştum. Bir gün sonra kaynaklar için benimle iletişime geçti. Bir arkadaşının ev okulu grubunda trans olduğunu söyleyen 8 kız vardı.

Ödüllü bir öğretmen ve son derece saygın biri ile konuştum ve bana son yıllarda önce eşcinsel sonra trans olduğunu açıklayan iki erkek öğrencisi olduğunu söyledi. Neyse ki her ikisi de tıbbi bir yol izlemeden önce yanılgıda olduklarını fark etmişler. Cinsiyetle ilgili uçuk beklentilere uymayan gençlerin, gelişimsel olarak yaşam boyu sonuçlarını anlayabilecek durumda olmadıkları halde tıbbi bir yol izleyebileceklerine dair endişelerini dile getirdi.

Bireysel eğitim programı toplantılarında ve konferanslarda velilerin öğrencinin uydurduğu isim ve zamir güncellemesinden haberdar edilmediğini keşfeden öğretmenlerle konuştum. Bir tanesi eve gidip bir İsveç belgeseli izlemiş ve rahatsız olmuş, ertesi gün bunu tartışmak için beni buldu.

Lise çağında öğrencileri olan bir komşumla konuştum ve bana liseden yeni mezun olmuş ve kendini kısırlaştıran genç bir adamdan bahsetti.

Lisedeyken tıbbi olarak cinsiyet değiştiren bir öğrenciden bahseden başka bir eğitimciyle konuştum. Öğrenci mezun olduktan kısa bir süre sonra intihara teşebbüs etmiş.

Bu okul yılının ilk döneminde 5 öğrencisi isim ve zamirlerini değiştirmek isteyen bir lise danışmanıyla konuştum. Ve bana sosyal cinsiyet değişiminin ne olduğunu soran baş danışman ile konuştum. (Sosyal cinsiyet değişimi veya sosyal geçiş, herhangi bir tıbbi müdahale olmadan sosyal hayatta karşı cinstenmiş gibi yaşamayı ifade eder.)

Cinsiyet değiştirme
"Cinsiyet değiştiren öğrencilere yönelik ebeveyn haklarının tehlikeli bir şekilde engellendiğini duyurmak için elimden geleni yapacağım."

Henüz oğlumun öğretmenleriyle konuşamayacak kadar kızgınım.

Artık bir öğretmenin oğluma mesaj attığını ve ona trans olduğunu herkese söylemesinden ve otantik bir şekilde yaşamasından ne kadar gurur duyduğunu söylediğini biliyorum. Oğlumla ve diğer 125 öğrenciyle tanıştıktan sonra geçen bir ay içerisinde, onun çocukken hiç cinsiyet uyumsuzluğu belirtileri göstermediğini öğrenmiş miydi? Oğlumu tanıyor muydu? Yüzeysel bilgisiyle, hormon terapisinin ve "cinsiyet değiştirme ameliyatının" ne anlama geldiğinin farkında mıydı?  Elbette hayır. Oğlumun her gün, bu yönde adımlar attığı fikrinden heyecan duyan biri tarafından yönetilen bir sınıfta oturduğu gerçeğini idrak etmekte zorlanıyorum.

Aylar sonra, başka bir öğretmen oğlumu bir depo odasına çekerek neden tekrar asıl adını kullanmaya başladığını sordu. Neden bunun kabul edilebilir olduğuna inanıyordu ki? Trans gençlerin de yaşıtları gibi sonuçlarına pek aldırmadan düşüncesizce hareket etmeye eğilimli oldukları gerçekten aklına gelmemiş miydi? Bir gencin bir kimliği veya inancı denediğini ve uymadığında ondan vazgeçtiğini hiç görmemiş miydi? Ya da çocuğumun geçmişini anlayan ve geleceğini düşünen "bağnaz" ebeveynlerden daha fazla çocuğumun yararına olanı bildiğine mi inanıyordu?

Ebeveynler olarak artık notlar, spor ya da üniversiteye kabul konusunda daha az endişe duyuyoruz. Artık sadece çocuklarımızın mutlu ve sağlıklı olmasını umuyoruz.

Geceleri uyumakta zorlanıyorum. Uyandığımda endişe içindeyim, fiziksel acı çekiyorum ve hayal kırıklığına uğruyorum. Okulda yetişkinler tarafından körü körüne iteklenmenin bir evde nasıl yankıları olduğunu, psikolojik sorunları olan gençlere nasıl zarar verdiğini içeriden biliyorum. Ve bir translığı teşvik etme kararının okullarda uzman olmayan, çocuğu sadece birkaç dakikadır tanıyor olabilecek kişiler tarafından verildiğini biliyorum.

Aileler yavaş yavaş uyanıyor ve okullarda neler olup bittiğinin farkına varıyor. Çocukları okullarda arkalarından cinsiyet değiştiren ya da sosyal geçiş yapan kişilerle tanıştırılan ebeveynlerin öfkesi hafife alınıyor. Önemli bir öğrenme yeri olan okullar, hızla cinsiyet savaşında bir sonraki ve belki de son savaş alanı haline geliyor.  

Özel sohbetlerden, okulda daha ne kadar çalışabileceğimi merak etmekte yalnız olmadığımı biliyorum. Ancak nerede olursam olayım, cinsiyetini değiştiren öğrencilere yönelik kusurlu rehberliği, ebeveyn haklarının tehlikeli bir şekilde engellenmesini duyurmak ve değiştirilmesi için baskı yapmak için elimden geleni yapacağım.