Medya, çocuklarda transgenderizmin tehlikelerine ilişkin bilimi görmezden gelerek trans yanlısı bir anketi yayınlıyor

Medya, çocuk ve ergenlerde cinsiyet değişimine onay verilmesinin yanlış olduğunu gösteren bilimsel raporlara rağmen trans aktivistlerin internet üzerinden düzenlediği bilimsellikten uzak bir anketi öne çıkarıyor.
Medya, çocuklarda transgenderizmin tehlikelerine ilişkin bilimi görmezden gelerek trans yanlısı bir anketi yayınlıyor


Kaynak: thefederalist.com
Erişim tarihi: 28.02.2024

Cinsiyetlerinden psikolojik olarak rahatsızlık duyanlar için kullanılan bir şemsiye terim olan "transgender" popülasyonuna ilişkin iki rapor bu ay yayımlandı. Amerikan Pediatri Koleji tarafından hazırlanan raporlardan biri, cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) olan ergenlerde ruh sağlığı üzerine yapılan 60'tan fazla çalışmanın gözden geçirilmesinin sonuçlarını detaylandırdı ve yanlış bir şekilde "cinsiyet olumlama" olarak adlandırılan cinsiyet değiştirme sürecinin hastaların psikososyal refahı üzerinde kanıtlanmış uzun vadeli bir faydası olmadığı sonucuna varıldı.

Öte yandan, U.S. Trans Survey isimli oluşum, çeşitli trans aktivist gruplardan oluşan bir koalisyon tarafından "trans" olduğunu iddia eden on binlerce erkek, kadın ve ergene uygulanan ve cinsiyet değiştirenlerde çok yüksek memnuniyet oranları olduğunu iddia eden açık erişimli bir internet anketinin sonuçlarını bildirdi.

Medyanın hangi raporu yerleşik bilimin kanıtı olarak lanse ettiğini tahmin edebilirsiniz. Çok kararlı bir şekilde cinsiyet değiştirme sürecinin iyi bir fikir olduğunu söylüyorlar!

Oysaki birçok devlet, cinsiyetlerini sorgulayan çocuk, ergen ve özellikle de genç kızlar için bir "trans boru hattı" haline gelen cinsiyet değiştirme ameliyatlarından keskin bir şekilde dönüş yapıyor. Aynı zamanda detranslar da (transseksüellikten vazgeçenler) daha sesli ve görünür hale gelmiş durumda. Bu insanlar, anlayamayacakları veya rıza gösteremeyecekleri kadar küçük yaşta göğüslerini ve cinsel organlarını alan ve vücutlarında kalıcı kısırlığa neden olan doktorlara ve kliniklere dava açıyorlar.

Peki bu raporlardan hangisine inanmak gerekiyor? Pediatristlerin çalışması, geniş bir tıbbi araştırmanın özenli bir incelemesi. Diğeri ise trans aktivistler tarafından hazırlanmış olup, toplum tarafından ayrımcılığa uğradıklarına inanan ve anketin sonucundan çıkarı olan kişilere ulaşmak için tasarlanmış anonim bir internet anketi. İkincisi taraflılığın tanımı - istatistik dersinde bu tür bir ürün şöyle bir özlü söz ile tanımlanır: "Çöp girerse, çöp çıkar."  

Eski adıyla Ellen Page olarak bilinen transseksüel aktris Elliot Page, diğer tanınmış medya figürleriyle birlikte bu anket için katılımcıların toplanmasına yardımcı oldu. Bir ünlü katılım çağrısı yaptığında, o ünlünün duruşunu paylaşan kesimin çağrıya yanıt verme olasılığı daha yüksektir. Trans aktris Page ise cinsiyet değiştirme sürecini neşeden başka bir şey olarak nitelendirmedi ve bunun büyük bir yaratıcılık patlamasına neden olduğunu söyledi. Ayrıca Page, çocukların ergenlik engelleyicilere, karşı cinsiyet hormon ilaçlarına ve cinsiyet değiştirme ameliyatlarına aceleyle yönlendirilmelerini önleyen eyalet mevzuatını kınamakta da oldukça kararlı.

İngiltere, İsveç ve Norveç gibi pediatristler grubu da çocuk ve ergenlerde cinsiyet değiştirme ameliyatına onay verilmesinin yanlış olduğu sonucuna varmıştır.

Dolayısıyla Page gibi karşı cinsten biriymiş gibi yaşayan katılımcılar da aynı şekilde neredeyse mükemmel bir memnuniyet oranı (yüzde 94-98) bildirmektedir. Ancak bu tür memnuniyet oranlarını, transseksüellerin yüzde 82'sinin kendilerini öldürmeyi düşündüğü ve yüzde 40'ının intihara teşebbüs ettiği gerçeğiyle bağdaştırmak oldukça zor. Ve bu korkunç istatistikler, neredeyse tüm cinsel yaşam tarzlarına geniş bir toplumsal kabul gösteren ülkelerde bile geçerli.

Bu anket bilimsel bir çalışma değildir. Bu anketin yapılmasındaki amaç, trans anlatısını eleştirenlere veya cinsiyet disforisine verilecek tek yanıtın - çocuklar söz konusu olduğunda bile - cinsiyet değiştirme ameliyatı olduğuna inanmayanlara karşı silah olarak kullanmaktır. Trans aktivist örgütlerin Amerika’da en az 22 eyalette çocuklara yönelik terapötik ve bekle-gör yaklaşımlarını yasaklamayı başardığını ve diğer eyaletlerde de kısmi yasaklar getirdiğini hatırlayın. U.S Trans Survey, kız takımlarında ve kızlar tuvaletinde erkek varlığına izin vermeye zorlayacak federal yasa değişiklikleri gibi yürütme eylemlerinin arka planı olarak kullanılmak üzere tasarlanmıştır.

Buna karşılık, pediatristler grubu, çeşitli ülkelerden 60'tan fazla uygun tıbbi çalışmayı gözden geçirmiş ve ergenlik engelleyiciler, kastrasyon (kısırlaştırma), mastektomi (göğüslerin alındığı bir transseksüel ameliyatı) veya karşı cinsiyet hormon ilaçları gibi transseksüel müdahalelerin cinsiyet disforisi olan çocuk ve ergenlerin psiko-sosyal sıkıntılarını hafiflettiğine dair hiçbir kanıt bulamamıştır.

İngiltere, İsveç ve Norveç gibi pediatristler grubu da çocuk ve ergenlerde cinsiyet değiştirme ameliyatına onay verilmesinin yanlış olduğu sonucuna varmıştır.

O halde bu bulgular, kısırlaştırılan, bodur bırakılan, hadım edilen, cinsel olarak işlevsiz hale getirilen, göğüsleri alınan ve başka şekillerde kalıcı olarak değiştirilen binlerce Amerikalı çocuğun bir hiç uğruna zarar gördüğü anlamına mı geliyor?

Cevap hem evet hem de hayır. Çocuklar için evet, dönüşü olmayan zararlar gördüler ve üzüntüleri ve cinsiyet disforileri tedavi edilemedi. Ancak, yıllık yüzde 11'in üzerinde bir artış göstereceği tahmin edilen 2,1 milyar dolarlık transseksüel cerrahi pazarından parasal olarak yararlananlar için, bu uygulamalar kazançtan başka bir şey getirmedi.