Kanada devlet okullarında pandemi sonrası LGBT propagandası

Kanadalı bir veli, öğrencilerin pandemi sonrası okullarına geri döndükten sonra ağır dozda trans propaganda bombardımanına nasıl maruz kaldığını kaleme aldı.
Kanada devlet okullarında pandemi sonrası LGBT propagandası


Kaynak: pitt.substack.com
Erişim Tarihi: 26.03.2023

Covid nedeniyle devlet lisesine adım atmadığım iki yılın sonunda, diğer birçok Kanadalı veli gibi ben de kısa bir süre önce veli-öğretmen görüşmeleri için okula gittim.

Okulun ön girişinde hem öğrencileri hem de velileri karşılayan LGBTQ sembolü bir bayrak gördüm. Ayrıca okulun "translar için güvenli" olduğunu ima etmeye çalışan başka semboller de vardı. Bahçede, hepsi de aynı "kapsayıcılık" (LGBTQ kapsayıcılığı) mesajını haykıran en az üç tabela ve bayrak daha vardı ki bunların gözden kaçması imkansızdı.

Erkek olduğunu iddia eden kızım ve gerçek oğlumla bir öğretmenden diğerine zikzak çizerken; kapı, duvar, pencere ve yazı tahtalarındaki "trans" temsili bayrak, afiş ve tabelalardan kaçmamız inkamsızdı. Çocuklarımızı güvenli olduğunu düşündüğümüz için gönderdiğimiz devlet okulu tabandan tavana trans propagandasıyla doldurulmuştu.

On birinci sınıfların dersine giren bir İngilizce öğretmeniyle konuştum. Gelen veliler için devasa bir "trans" bayrağının tam karşısında oturacakları bir alan hazırlanmıştı. Tartışmanın, kızımın sınıfta "trans erkek" olarak kendini nasıl daha rahat hissettiği etrafında dönmesi amaçlanmıştı. Kızıma şimdiden sanki hep erkekmiş gibi davranmaya başlamışlardı. Spontane bir "trans hakları insan haklarıdır" ya da "trans kadınlar kadındır" sloganı bu konuşmaya eşlik etti.

Kızımın görüşme listesindeki ilk öğretmeni, tüm görüşmemiz boyunca ona atıfta bulunurken isim ve zamir kullanmadı (İngilizcede "o" zamiri cinsiyet belli eder, trans olduğunu iddia edenler kendilerinden söz edilirken karşı cinsiyete ait veya cinsiyet ifade etmeyen zamirlerin kullanılmasını talep eder. Burada öğretmenin zamir kullanmayıp çocuğun erkek ya da kız olduğuna dair imalardan kaçındığı ifade edilmiştir). Güler yüzlü görsel sanatlar öğretmeni görevine odaklandı ve ödevler ve ders planlarından bahsedip çocuğumun bunlara katılım düzeyinin nasıl olduğu hakkında konuştu. Çocuğumun yetenek ve becerilerini "erkek" ya da "kız" demeden ustalıkla övdü. Bunu gerçekliğe bağlılıktan mı yoksa "trans çocuğu potansiyel olarak bağnaz bir ebeveynden korumak" için mi yaptığını merak ettim. 

Öğretmen gezintimizin bir başka durağında, gerçekten nazik ve kapsayıcı olmaya çalıştığı izlenimini veren 10. sınıf matematik öğretmeni, beceriksiz bir şekilde kızıma “yeni erkek ismiyle” hitap etti, ancak benim tavrım dolayısıyla bunu yapmayı hemen bıraktı. Kendisi iyi niyetli ancak yanlış yönlendirilmiş bir yetişkin örneğidir ve çocuğumun benimsediği "cinsiyeti" günlük olarak sağlamlaştırmaya yardımcı olduğu için suçludur. Bazen iyi niyet de yetmez, uyanık ve bilinçli olmalısınız. Diğer öğretmenlerden gelebilecek zorbalığa göğüs germelisiniz. Bu öğretmen bunu yapamadı.

LGBTQ
"LGBTQ bayrağına bağlılık yemini etmeyen bizler, çocuklarımızın gittikçe politikleşen devlet okullarına girmekten alıkonulduk."

Kızıma birçok kez, etrafındaki yetişkinlerin onun uydurduğu erkek ismi kullanıyor ve ona erkek diyor olmalarının, onun gerçekten erkek olduğuna inandıkları anlamına gelmediğini söyledim. Oldukça zeki ve son derece anlayışlı olan genç kızımı tanıyorum, ona böyle şeyleri söylüyorum ki aklında bir yerde kalsın ve farkındalığı çabuk gelişsin.

Umut verici bir şekilde, kızımın başka bir öğretmeniyle görüşmemizde yaşanan garip sessizlikler, aramızda sağduyulu bir dostluğun varlığını işaret ediyor gibi görünüyordu. Bizi izleyenler olmasa konuşmamızın nereye gideceğini merak ettim. Bu öğretmen, iki ergen çocuğumun huzurunda LGBTQ propagandasının etrafından ihtiyatlı bir şekilde dolaşıyor gibiydi. 

Cinsiyet ideolojisine kapılmamış bu öğretmen, derslerinde öğrencilerine muhakeme duygusu aşılama planlarına büyük önem verdiğini söyledi. İnternette okuduğunuz her şeye inanmamalısınız sözüne vurgu yaptı, ben de aynı fikirde olduğumu belirttim. Konuşmamızın genelinde, bu öğretmende artık nadir görülen bir rahatlama hissi buldum.

Çocuklarımızın her gün maruz kaldığı propaganda dilini allayıp pullayan saçma sapan anlatılara karşı çıkan birini görmek sevindiriciydi. Kanada’nın küçük bir ilçesinde, sorunlu olduğu aşikar olan bir gencin annesinin ve öğretmeninin hükümet destekli bir ideoloji tarafından gözünün korkutulması ve kameraların karşısındaymış gibi konuşmaya zorlanması korkutucudur. 

Koridorları, sınıfları, rehberlik ofisini ve kafeteryayı dolduran aşırı "trans" propagandası karşısında, bu müstehcen sosyal hastalığa kapılmayan öğretmenlerin de olduğunu biliyorum. İki ergen çocuğumla birlikte öğretmen turunu tamamladım. Evde eleştirel düşünme ve sağduyu konusunda sürekli eğitim alan çocuklarımın, okuldaki tutum değişikliklerini fark edip edemediklerini merak ettim. Özellikle benimle aynı düşünen öğretmenlerinin duruşu hakkında ne düşündüklerini duymak istedim. Henüz istediğim cevabı alamadım ama mimiklerinden bana yaklaştıklarını sezdim.

Ülkem, "trans gündemi" ile ittifakını sağlamlaştırdı ve devlet okullarımız bunun canlı reklamlarına dönüştü. Pandemi sonrası birdenbire ortaya çıkmış gibi görünen LGBTQ ile dolu lobi ve kütüphane manzarasını fark eden tek veli ben olamazdım.

LGBTQ bayrağına bağlılık yemini etmeyen bizler, çocuklarımızın gittikçe politikleşen devlet okullarına girmekten alıkonulduk. Ancak hâlâ herkesi bu okullara girmeye ve gelinen hali kendi gözleriyle görmeye teşvik ediyorum.