Gana milletvekili Sam George, ülkesinde eşcinselliği ve LGBT tanıtımını yasaklayan yasayı savundu ve 'Batının kuklası değiliz' dedi

Gana Parlamento Üyesi Sam George, Batılı devletlerden LGBT karşıtı yasanın iptal edilmesi yönünde gelen baskılara karşı, eşcinsel davranışları ve bunların teşvik edilmesini suç haline getirecek bir yasa tasarısını savundu.
Gana milletvekili Sam George, ülkesinde eşcinselliği ve LGBT tanıtımını yasaklayan yasayı savundu ve 'Batının kuklası değiliz' dedi


Kaynak: lifesitenews.com
Erişim tarihi: 08.04.2024

Gana Parlamento Üyesi Sam George, Batılı devletlerden LGBT karşıtı yasanın iptal edilmesi yönünde gelen baskılara karşı, eşcinsel davranışları ve bunların teşvik edilmesini suç haline getirecek bir yasa tasarısını savundu. George: "Gana Amerika Birleşik Devletleri'nin 51. eyaleti değildir. Gana kendi başına egemen bir devlettir” dedi. New Dawn Africa kanalında, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller'ın söz konusu yasa tasarısını kınayan sözlerini yorumlaması istenen George: "Matthew Miller'ın demokrasinin ilkelerine saygı göstermesini beklerdim" dedi ve Gana'nın kültür emperyalizmine karşı olduğunu vurgulayarak Miller'ın Amerikan okullarında silahlı saldırı nedeniyle hayatını kaybeden çocuklarla daha fazla ilgilenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Henüz yasalaşmamış olan tasarı, eşcinsel davranışları altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırırken, bu tür davranışların desteklenmesi ya da teşvik edilmesini de üç yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırıyor. Tasarı eşcinsel "evlilik", eşcinsel evlat edinme ve eşcinsel ya da transseksüel davranışların kamuya açık gösteriminin tamamen yasaklanmasını içeriyor. Tasarı ayrıca, cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) yaşayan bireylere yönelik cinsiyet değiştirme ameliyatlarını yasaklayarak transgender ideolojisini baskı altına almayı amaçlıyor.

New Dawn kanalı George'a, eşcinsellik karşıtı yasayı yürürlüğe koyduğunda Batı'nın Uganda’ya uyguladığı ekonomik cezaya benzer bir muameleyle karşılaşabileceğinden endişe edip etmediğini sordu. Dünya Bankası, yasanın kabul edilmesinin ardından 2023 yılında Uganda'ya verilecek tüm yeni kredileri durdurarak ülkeyi Çin'den fon aramaya itmiş ve Biden yönetimi geçen yıl LGBT karşıtı yasaya tepki olarak Uganda'yı Afrika ticaret anlaşmasından resmen çıkarmıştı.

George ise: "Ülkemizin liderlerinden omuzlarını dik tutmalarını ve Amerikan halkına şunu söylemelerini bekliyorum: Ya bizimle bizim şartlarımıza göre iş yaparsınız ya da çeker gidersiniz." diyerek yanıt verdi. "Gana'da faaliyet gösteren Amerikan şirketleri LGBT nedeniyle Gana'da değiller. Kâr elde ettikleri için Gana'dalar." diyen George, "100 milyon dolarlık kârını kaybetmek isteyen şirketlere toparlanıp gitmelerini" tavsiye etti, “çünkü Gana'ya başka bir şirket gelecek ve iş yapacak." dedi.

George, "Biz Batı'nın kuklaları ve yardakçıları değiliz" dedi. ABD de dahil olmak üzere Batılı ülkelerin, eşcinselliği yasal olarak hapis cezasıyla cezalandıran Katar gibi Orta Doğu ülkeleriyle ticaret yapmaya devam etmelerinin ise ikiyüzlülük olduğunu belirtti. Bunun nedeninin ABD'nin bu ülkelerle yaptığı ticaretten büyük kazanç sağlaması olduğunu söyledi.

George: "Katar 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak için 22 milyar ABD doları harcadı. Bu 22 milyarın 18 milyarı Amerikalı ve Batılı şirketlere gitti. Katar her yıl Amerika'dan bir milyar dolarlık askeri donanım da satın alıyor" dedi. Ganalı siyasetçi ayrıca Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi uluslararası bankaların Afrika ülkelerinden gelen kredileri geri çevirerek kârlarından feragat ettiklerinin altını çizdi. Afrika değerlerine ters düşen ticaret baskısı karşısında George, Afrika ülkelerini kendi aralarında daha fazla ticaret yapmaya çağırdı.

Gana'nın LGBT karşıtı yasa tasarısının neden bu kadar önemli olduğunu detaylandırması istenen George, bunun bir ulusun kimliğinin özü olan aile tanımıyla bağlantılı olduğunu söyledi. "Unutmayalım ki, kimliğini kaybeden insanlar milletlerini de kaybetmişlerdir. Avrupa ve Amerika toplulukları ve toplumu, aileyi yeniden tanımladıkları için başarısız oldular. Aile olmanın ne anlama geldiğini unuttular" diyen George Batılı ulusların, eşcinselliğin "zihinsel bozukluğunu" Gana'ya ithal etmeye çalıştıklarını söyledi.

Eşcinsellik
Gana milletvekili Sam George, ülkesinde eşcinselliği ve LGBT tanıtımını yasaklayan yasayı savundu ve "Batının kuklası değiliz" dedi.

"Ganalılar olarak kimliğimiz bizim temel meselemizdir. İşte bu yüzden bu tasarıyı hazırladık." diyen George ayrıca, eşcinselliğin ülkelere hem finansal hem de psikolojik zarar verdiğine dikkat çekerek, AIDS hastalarına bakmak için harcanan paranın yanı sıra eşcinseller arasında daha yaygın olan intihar oranlarına da dikkat çekti. George: "2021'de Gana AIDS Komisyonu, erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkeklerin HIV/AIDS hastalığıyla ilgilenebilmek üzere anti-retroviral ilaçlara 200 milyon dolar harcadı. Seçim bölgemde 200 milyon dolara kaç okul binası inşa edilebileceğini veya kaç tane hastane yatağı satın alınabileceğini biliyor musunuz?” dedi. “Bu yüzden birinin, eşcinselliğin çözülmesi gereken acil bir sorun olmadığını söylemesi, bu durumun toplum üzerindeki etkisini tam olarak anlamamasından kaynaklıdır" dedi. George: "Git ve Amerikan sistemine bak ve eşcinsellik nedeniyle kaç kişinin intihar ettiğini gör. Amerika’da Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), eşcinsellerin intihara meyilli olma olasılığının %400 daha fazla olduğunu söylüyor."  diye devam etti.

George, Gana'nın eşcinsellik karşıtı yasa tasarısının LGBT’yi savunanlara, sodomi eyleminin kendisinden daha sert cezalar öngördüğünü ve yasanın bu tür davranışları teşvik edebilecek tüm teknoloji ve medya platformlarını hedef aldığını açıkladı. George: "Gana'da yasa dışı olan şeyleri yaymak için teknoloji ve medya platformlarını kullanamazsınız. Sosyal medya fenomeni olup ülkenin yasalarına aykırı içerik oluşturamazsınız." dedi ve kimsenin medyayı Gana’da yasa dışı olan herhangi bir şeyin - kara para aklamak da dahil - tanıtımını yapmak için kullanamayacağını ekledi.

George, "Aslında yasa tasarımıza bakarsanız, savunuculuğun cezası eylemin cezasından daha yüksektir çünkü biz çocuklarımızın masumiyetini korumak istiyoruz" dedi. Liberaller ve ana akım medya kuruluşları Gana'nın yasa tasarısını eşcinsellere yönelik kötü muameleyi artıracağı iddiasıyla sık sık protesto etti ancak George, yasanın aslında eşcinsellere kötü muamele edenleri cezalandırdığına dikkat çekti. “Aslında biz yargısız infaz yapan herkese 3 yıla kadar hapis cezası veriyoruz… Siz bu kişiyi döveceğinize, linç edeceğinize tek başınıza karar veremezsiniz. Eğer bunu yaparsanız hapse girersiniz. Dolayısıyla bu yasa, her türden insanın temel insan haklarını korumayı amaçlayan çok dengeli bir yasadır." dedi.

George, Gana anayasasını hazırlayanların ülkenin ahlakı ve ahlaki yapısı konusunda endişe duyduğunu belirterek: “Anayasamızın 39. maddesini okursanız, bu maddenin devlete, uygun sosyal ve kültürel normların devletin ahlaki dokusuna entegre edilmesini sağlama görevi yüklediğini göreceksiniz.” dedi.

Öte yandan çok sayıda araştırma, HIV/AIDS ve çeşitli kanserler gibi yaşamı tehdit eden çok sayıda hastalıkla ve psikolojik sorunlarla ilişkili olan eşcinselliğin zararlı etkilerini ortaya koymuştur. Eşcinsel gençlerin intihara teşebbüs etme olasılığının heteroseksüel yaşıtlarına göre beş kat daha fazla olduğunu ortaya koyan bir araştırmanın yayınlanmasının ardından Aile Araştırma Konseyi'nden Peter Sprigg, araştırmadan çıkan sonucun eşcinsel gençlerin "destekleyici" bir ortamda intihara teşebbüs etme olasılıklarının marjinal olarak daha az olduğu değil, genel olarak bu gençlerin eşcinsel olmayan yaşıtlarına göre intihara teşebbüs etme olasılıklarının çok daha fazla olduğu şeklinde olduğunu belirtmiştir - "bu fark, sosyal çevreden kaynaklanan her türlü farkı çok aşan bir farktır."

Yeni Zelandalı bilimsel araştırma danışmanı ve “Genlerim Yüzünden” kitabının yazarı Dr. Neil Whitehead, National Association for Research & Therapy of Homosexuality (NARTH) isimli web sitesinde yer alan bir makalede, Hollanda'da yapılan bir araştırmanın yazarlarının "eşcinselliğe hoşgörünün neredeyse tüm diğer ülkelerden daha fazla olduğu bir ülkede eşcinsel insanlarda bu kadar çok akıl hastalığı bulduklarına şaşırdıklarını" belirtti. Dr. Whitehead, "Hollanda, Danimarka ve ABD'deki ruh sağlığına ilişkin kültürler arası karşılaştırmasında Ross'un (1988) ülkeler arasında önemli bir fark bulamadığını, yani ABD'deki daha yüksek sosyal düşmanlığın daha yüksek düzeyde psikiyatrik sorunlara yol açmadığını" belirtti.