Fransız gazeteci transseksüellikle ilgili görüşlerini dile getirdiği için dava edildi

Fransız gazeteci Dora Moutot, Fransa'nın ilk transseksüel belediye başkanının 'transfeminen bir erkek' olduğunu söylemesinin ardından nefret suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
Fransız gazeteci transseksüellikle ilgili görüşlerini dile getirdiği için dava edildi

 

Erişim tarihi: 04.05.2023

Kaynak: 4w.pub

 

Gazeteci Dora Moutot, cinsiyetin biyolojik gerçeğini dile getirdiği için transseksüellere karşı "alenen hakaret ve nefret" suçlamasıyla karşı karşıya.

Fransız SOS Homophobie ve Mousse dernekleri, gazeteci Dora Moutot hakkında "kimliği nedeniyle bir grup insana karşı alenen hakaret ve nefret veya şiddete alenen tahrik" suçlamasıyla şikayette bulundu. Moutot'nun Quelle Époque adlı televizyon programında Fransa'da belediye başkanı seçilen ilk trans kadın olan Marie Cau'nun "transfeminen bir erkek" olduğunu söylemesinin ardından, bu iki dernek 15 Şubat 2023 tarihinde ortak bir açıklama yayınladı.

Dora Moutot'un trans kadın Marie Cau'nun esasen erkek olduğunu belirttiği açıklama, gazeteci Léa Salamé'nin Moutot'ya "Marie Cau size göre bir kadın mı?" diye sormasının ardından geldi.

Moutot, 25 Ağustos 2022 tarihinde yaptığı ve Hanneli Escurier adlı bir kişiden "trans olduğunu iddia eden kadın" şeklinde söz ettiği Instagram paylaşımı nedeniyle de "transfobi" ile suçlanıyor. Escurier kadın anatomisiyle doğmuştur ancak erkek olduğunu söylemektedir. Moutot bu sözlerini, trans aktivist Escurier tarafından yayınlanan ve "Çok yakında bir gün, transların gidip TERF'leri (transların kadın olmadığını söyleyen radikal feministler) parçalayacağını düşünüyorum(...) Bu bir şiddet çağrısı değil, sadece kaçınılmaz hale gelecek bir şey hakkında kamusal bir önsezi." şeklinde yazdığı metne tepki olarak yazmıştı. 

Transseksüel
Dora Moutot, cinsiyetin biyolojik gerçeğini dile getirdiği için transseksüellere karşı nefret söylemiyle suçlanan gazeteci

Moutot'nun kendisine karşı yapılan şikayete karşı yasal masrafları için bir yardım kampanyası oluşturduğu söyleniyor.

Geçtiğimiz günlerde Fransız yayın organı Marianne'de gazeteciler, tarihçiler ve doktorlardan oluşan çeşitli kişilerin yer aldığı bir görüş yazısı Moutot'ya yönelik iddiaları protesto etti. Yazıya göre, 27 Şubat'ta internette Moutot'yu "şiddet yanlısı, transfobik ve trans karşıtı bir aktivist" olarak tanımlayan amansız bir "tepki" vardı.

Makalenin yazarları şunları yazdı: "Sözlerinde nefret yok, kimseye zarar verme arzusu [yok]. Ne gördüğünü anlatıyor. Kendi algısından, kendi gerçekliğinden bahsediyor. Bunu birkaç kez tekrarlıyor: onun için kadın kadındır. Kendisine hakaret eden birkaç erkek ve onu yuhalayan bir seyirciyle karşı karşıya kaldığında, argümanlarını sakince ortaya koyuyor. Transseksüel ideolojinin kadınlar, çocuklar ve bir bütün olarak toplum için doğurduğu pratik sonuçlar hakkında endişeleniyor. Transları damgalamaya çalışmadı, kadınları savunmaya çalıştı."

Görüş yazısında ayrıca, insanların Moutot'nun sözlerine katılmama hakkına sahip olması gerektiği savunuluyor, ancak gazetecinin Voltaire'e atfedilen sözlerden alıntı yapılarak "yanlış düşünmekle" suçlandığı ifade ediliyor.

Transseksüel
Marie Cau, Fransa'da belediye başkanı seçilen ilk transseksüel erkek

2022 yılında Moutot, Fransız feminist Marguerite Stern ile bir araya gelerek bir grup kurdu ve her iki kadın da kadın hakları konusundaki görüşleri nedeniyle yıllarca tacize maruz kaldı. Moutot, Instagram hesabında kadın cinselliği hakkında konuşurken, trans aktivistler kadın cinsel organından bahsetmenin trans kadınlar için kapsayıcı olmadığını söylüyordu.

İkilinin web sitesi, kadın sorunları hakkında konuşmaya cesaret eden kadınların maruz kaldığı tacizin kanıtlarını topluyor ve arşivliyor. 9 Ocak 2023’te yayınladıkları manifestoyla kuruluşlarının 'TERF' olarak adlandırılan kadınlara yönelik taciz, şiddet ve sansüre karşı mücadele etme arzusundan doğduğunu ifade ediyorlar. 

"Maruz kaldığımız taciz, hakaret, tehdit ve linç kültürü büyüyor. Son üç yıldır yaşadıklarımızı arşivliyoruz. Binlerce ekran görüntüsünü indiriyor, dosyalıyor ve analiz ediyoruz."

Grup, kadın hakları konusundaki görüşleri nedeniyle tacize uğrayanların sadece kendileri olmadığı konusunda uyarıyor: 

"Dünyanın her yerinde bizimle aynı pozisyonda olan diğer kadınlar da sürekli tacize uğruyor. Onlar da bize yaptıkları gibi TERF'ler olarak adlandırılıyorlar. Hakaret olarak kullanılan ve çoğu zaman tehditlerin eşlik ettiği bu terim, biyolojik gerçekleri dile getirerek transgender ideolojisine karşı çıkan kadınları diskalifiye etmenin yeni bir yoludur. Fransa'da bazı dernekler ve aktivistler "TERFler dışarı" sloganıyla, trans kadınların kadın olmadığı gerçeğini savunan kadınların dışlanması çağrısında bulunuyor."