Finlandiya'da yapılan önemli bir araştırma “trans çocuklara' yaklaşımı değiştiriyor

Finlandiya'da yapılan yeni bir araştırma, ergenlere ve genç yetişkinlere karşı cinsiyet hormonları ve cinsiyet değiştirme ameliyatları yapılmasının intihar kaynaklı ölümler üzerinde önemli bir etkisi olmadığını ortaya koydu.
Finlandiya'da yapılan önemli bir araştırma “trans çocuklara' yaklaşımı değiştiriyor


Kaynak: nypost.com
Erişim tarihi: 26.02.2024

Çocuklar için cinsiyet değiştirme ameliyatını destekleyen hareket, pediatrik tıbbi müdahalelerin yalnızca "tıbbi açıdan gerekli" olmadığı, aynı zamanda bu tür müdahalelerin "hayat kurtarıcı" olduğu yönündeki asılsız iddialar üzerine kurulmuştur. Ancak hiçbir araştırmacı bu iddianın doğru olup olmadığını anlamaya çalışmamıştı. Ta ki şimdiye kadar.

Finlandiya'da yapılan yeni bir araştırma, ergenlere ve genç yetişkinlere karşı cinsiyet hormonları ve cinsiyet değiştirme ameliyatları yapılmasının intihar kaynaklı ölümler üzerinde önemli bir etkisi olmadığını ortaya koydu. Dahası, gençleri bir cinsiyet kliniğine gönderecek kadar şiddetli cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) rahatsızlığı da daha yüksek bir intihara bağlı ölüm oranıyla bağlantılı değildi.

Peki genç yetişkinlerde daha yüksek intihar olasılığı ile bağlantılı olan şey neydi?

Ruh sağlığı uzmanlarıyla çok sayıda randevu ya da bir başka deyişle, ciddi ruh sağlığı sorunlarına sahip olmak. Ve böylece araştırmacılar iki sonuca vardılar:  Birincisi, intihara bağlı ölümlerin daha yüksek olduğu ancak yine de cinsiyeti konusunda sıkıntı yaşayan gençlerde nadir görüldüğü. İkincisi ise bu grupta daha yüksek görülen intihar oranının, cinsiyet sıkıntılarına değil, daha yüksek oranda ciddi psikiyatrik sorunlara sahip olmalarına bağlı olması.

Çalışmanın yazarları, bu gençlerin en acil ihtiyaç duydukları şeyin cinsiyet değiştirme ameliyatları değil, kapsamlı bir ruh sağlığı tedavisi olduğu sonucuna vardı. Ayrıca bu çalışma, şiddetli bir tartışmanın da merkezine inmeye başladı: Trans olduğunu iddia eden gençler arasında görülen yüksek ruh sağlığı sorunlarının, toplumun transları yargılamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusu.

Ya da birçok şüphecinin iddia ettiği gibi, en azından bazı gençlerin esasen cinsiyet algılarından kaynaklanmayan ruh sağlığı sorunlarıyla başa çıkmanın bir yolu olarak kendilerini trans olarak tanımlayıp tanımlayamayacakları konusu.

Kendisini trans kadın olarak tanıtan psikolog ve aynı zamanda trans-tıp derneği WPATH'ın bir parçası olan USPATH'ın eski başkanı Erica Anderson, Finlandiya'da yapılan yeni çalışmanın "büyük ses getireceğini" söyledi. Cinsiyet klinikleri tarafından ebeveynlere sorulduğu söylenen yaygın bir soruya ise kaşlarını çattı: "Yaşayan bir oğlunuz mu yoksa ölü bir kızınız mı olsun istersiniz?"

Finlandiya'nın Tampere Üniversite Hastanesi'nde üst düzey ergen psikiyatristi olarak görev alan ve 17 Şubat'ta yayınlanan yeni çalışmanın da lideri olan Dr. Riittakerttu Kaltiala ise: "Ebeveynlere bu tür şeyler söylemek hiç etik değil" dedi. "Bu gerçeklere dayanmıyor."

Cinsiyet değiştirme ameliyatı cerrahı ve WPATH başkanı Dr. Marci Bowers ise gençlere yönelik tıbbi müdahaleler üzerine konuşmaya yeniden odaklanmanın zamanının geldiğini söyledi. Çünkü "intihar, cinsiyet değiştirme ameliyatlarının etkinliğini ölçmenin zayıf bir yoludur ve her zaman da öyle olmuştur" dedi.

Cinsiyet değişimi
Dr. Riittakerttu Kaltiala, Finlandiya'nın ilk pediatrik cinsiyet kliniklerinden birini kurduktan kısa bir süre sonra cinsiyet değişimi konusunda bilimin yetersiz ve belirsiz olduğunu gördü.

Dr. Kaltiala'nın araştırma bulguları, WPATH, Amerikan Pediatri Akademisi gibi büyük Amerikan tıp toplulukları ve ACLU, GLAAD ve Human Rights Campaign gibi LGBT grupları da dahil olmak üzere, gençlere yönelik cinsiyet değiştirme ameliyatlarının sözde hayat kurtardığını iddia eden geniş ve güçlü bir destekçi koalisyonunun karşısında yer alıyor. 

Dr. Kaltiala da bir zamanlar ergenler için cinsiyet değiştirme ameliyatlarının destekçisiydi. Ancak kendisi, 2011 yılında Finlandiya'nın ilk pediatrik cinsiyet kliniklerinden birini kurduktan kısa bir süre sonra bu ameliyatların doğruluğu konusunda şüphelenmeye başladı. O zamandan beri çok sayıda araştırma ekibi, çocuklar için cinsiyet değiştirme tıbbı hakkındaki mevcut çalışmaları sistematik olarak gözden geçirdi. Hepsi de bu noktada bilimi yetersiz ve belirsiz buldu.

Dr. Kaltiala'nın ekibi, yeni çalışma için Finlandiya'nın ulusal sağlık kayıtlarından yararlandı. 1996'dan 2019'a kadar, ülkenin iki cinsiyet kliniğinden birine ilk ziyaretini 22 yaşında veya daha genç yaşta (en küçüğü sekiz olmak üzere ortalama 18 yaşına kadar) yapan 2.083 kişinin kayıtları incelendi. Araştırmacılar yaklaşık 17.000 Finliden oluşan bir karşılaştırma grubu oluşturdu. Bu grupta, cinsiyeti hakkında kafa karışıklığı yaşayan her bir kişi için, yaş ve doğum yerlerine göre eşleştirilen sekiz kişi yer aldı.

Haziran 2022'ye kadar her bir kişi hakkında ortalama yaklaşık 7 yıllık sağlık bilgisi vardı. Cinsiyeti hakkında kafa karışıklığı yaşayan gençlerin %38’i karşı cins hormon kullanımına başladı veya cinsiyet değiştirme ameliyatları geçirdi. Dr. Kaltiala, birçoğunun bu tedaviye 18 yaşından önce başladığını söyledi. Araştırma grupları arasında toplamda 55 ölüm gerçekleşti. Yirmisi intihardı ve bunların 7'si ya da yüzde 0,3'ü toplumsal cinsiyet baskısı altında olduğu iddia edilen gençlere aitken, yüzde 0,1'i ise karşılaştırma grubuna aitti.

Bir cinsiyet kliniğine gitmenin ya da cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmenin intihar oranında anlamlı bir fark yaratmadığı yönündeki bulgular, Dr. Kaltiala'nın 2023 yılında yaptığı bir çalışmaya dayanmaktadır. Söz konusu çalışma, insanların cinsiyet değiştirme uygulamalarından sonra psikiyatri uzmanlarını daha az sıklıkta görmediklerini ortaya koymaktadır. Bu da cinsiyet değiştirme ameliyatlarının kişinin ruh sağlığını iyileştirmediğine işaret etmektedir. Dr. Kaltiala cinsiyeti konusunda kafa karışıklığı yaşayan gençler için: "İhtiyaç duydukları tek yardımın cinsiyet değiştirme olduğunu düşünmemeliyiz" demiştir.

Gençlerin cinsiyete dayalı sıkıntılarında öncelikli tedavinin psikolojik danışmanlık olması çağrısında bulunan Therapy First (Önce Terapi) oluşumunun başkanı Paul Garcia-Ryan da, gazetecilerin ve doktorların intiharı basite indirgememeleri ya da herhangi bir faktöre verilebilecek olası bir tepki olduğunu söylememeleri gerektiğini belirtmiştir. Garcia-Ryan bunu yapmanın "savunmasız gençlerde intihar düşüncelerine neden olabileceğini ya da bu düşünceleri daha da kötüleştirebileceğini" söylemiştir. 

Gençler için cinsiyet değiştirme ameliyatına erişimi destekleyenlerin Finlandiya'daki çalışmanın bulgularını dikkate alıp almayacakları ise henüz belli değil. Örneğin GLAAD isimli bir LGBT kuruluşu, bu tür bir tedavinin (transseksüel ameliyatının) faydaları konusunda "bilimin kesinleştiğini" iddia etmektedir. Ancak, bu sözde tedavilerin faydadan ziyade zarar getirdiğine işaret eden araştırmaların sayısı giderek artmaktadır. Çığır açan ve veri odaklı olan bu Finlandiya çalışması ise, cinsiyet değiştirme ameliyatlarının gençler için hayat kurtarıcı olduğu iddialarından uzaklaşmanın ve bunun yerine ruh sağlığı hizmetlerine desteği artırmanın zamanının geldiğini güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır.