Esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadın tarafından işletilen tecavüz kriz merkezi, danışmanlarının cinsiyetini saklamakla suçlandı

Bir istihdam mahkemesi, esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadın tarafından yönetilen tecavüz kriz merkezinin, danışmanlarının biyolojik cinsiyetini cinsel saldırı mağdurlarından 'gayrimeşru' bir şekilde gizlediğini duyurdu.
Esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadın tarafından işletilen tecavüz kriz merkezi, danışmanlarının cinsiyetini saklamakla suçlandı

Kaynak: thetimes.co.uk
Erişim tarihi: 05.04.2024

Bir istihdam mahkemesi, esas cinsiyeti erkek olan bir trans kadın tarafından yönetilen tecavüz kriz merkezinin, danışmanlarının esas cinsiyetini (biyolojik cinsiyetini) cinsel saldırı mağdurlarından "gayri meşru" bir şekilde gizlediğini duyurdu. Mridul Wadhwa isimli trans aktivist bir transseksüel başkanlığında çalışan Edinburgh Tecavüz Kriz Merkezi'nin "toplumsal cinsiyet ideolojisinin aşırı ve sert versiyonunu uygulamak üzere disiplin süreçlerini" kullandığı söylendi. 

Söz konusu işten çıkarma davası, haksız yere "transfobi" ile suçlanarak dokuz aylık bir disiplin sürecine maruz kaldığını iddia eden ve hayır kurumunda destek çalışanı olarak görev yapan Roz Adams'a odaklanıyor. Adams, şu anda JK Rowling tarafından finanse edilen, kadınlar tarafından yönetilen ve kadınlara yönelik cinsel şiddete karşı destek hizmeti sunan Beira's Place adlı merkezde çalışıyor. Avukatı Naomi Cunningham'a göre 52 yaşındaki Adams, tecavüz kriz merkezine katıldığında, cinsel saldırıya uğrayan herkesin destek almaya hakkı olduğuna inandığı için merkezin transları da kapsayan politikalarını kabul etmişti.

Tartışmalar ise Adams’ın, bir erkekle konuşmaktan rahatsızlık duyacağı için danışmanının kadın mı erkek mi olacağını soran bir tecavüz mağduru hakkında meslektaşlarına danışması üzerine başladı. Tartışma nonbinary (ikili cinsiyeti reddeden) bir merkez çalışanının başkan Wadhwa'yı e-posta zincirine kopyalamasıyla şiddetlendi ve Adams'ın davranışları hakkında bir soruşturma başlatıldı.

Aynı zamanda dil, politika ve yasalarda cinsellikle ilgili netlik için kampanya yürüten Sex Matters oluşumunun başkanı olan avukat Cunningham, tecavüz kriz merkezinin prosedürlerinin kabul edilemez olduğunu savundu ve şöyle dedi: "[Merkez] toplumsal cinsiyet ideolojisinin aşırı ve sert versiyonunu uygulamak için disiplin süreçlerini kullanmayı haklı göstermeye çalışıyorsa, mahkeme şunu sormalıdır: burada amaç nedir? Amaç meşru mudur ve seçilen araçlar orantılı mıdır? Tecavüz mağdurlarıyla çalışan destek görevlilerinin cinsiyetlerini bu mağdurlardan gizli tutma amacının meşru olup olmadığına bu nesnel temelde karar vermek mahkemenin görevidir. Ben bunun açıkça meşru bir amaç olmadığını söylüyorum. Bundan daha gayri meşru bir amaç hayal etmek zor."

Trans kadın
Edinburgh'da aile içi taciz ve tecavüz mağdurları için sadece kadınlara özel bir sığınma evi olan Tecavüz Kriz Merkezi JK Rowling tarafından finanse ediliyor.

Tecavüz kriz merkezini savunan David Hay ise, mahkemede yaptığı kapanış konuşmasında, hizmet alan insanların merkezin hizmetlerinden hayal kırıklığına uğradığına dair bir kanıt bulunmadığını söyledi. Cunningham onun yanıldığını söyledi. Adams ise yazılı ifadesinde, çocukken istismara uğramış ve bu konuda daha yeni konuşmaya başlamış 60 yaşındaki bir kadının durumunu aktardı. Kadın, kriz merkezine grup terapisi için başvurmuş ve "Bunun sadece kadınlara özel bir grup olduğu konusunda bana güvence verebilir misiniz?" diye sormuştu. Kadına defalarca bu tür toplantıların "trans-kapsayıcı" olduğu söylenmişti. 

Avukat Cunningham: "Konuşmanın tonu değişti ve birkaç gün sonra kadın 'Hizmetlerimiz için uygun değilsiniz' şeklinde bir e-posta aldı." Ne başkan Wadhwa ne de iç disiplin prosedürünü yöneten merkezin eski işletme müdürü Nico Ciubotariu, merkezin hukuk ekibi tarafından ifade vermeye çağrılmadı.

David Hay, Ciubotariu'nun mahkemede bulunmamasının bir eksiklik olduğunu kabul etti. Cunningham şunları ekledi: "Ciubotariu'nun kendileri için kötü bir tanık olacağından korkmadıkları sürece onu çağırmamaları anlaşılamaz bir durumdur."

Mahkemeye daha önce Wadhwa'nın bir dinleyiciye, personelin trans kapsayıcılık politikalarını desteklemesini sağlamanın en iyi yolunun onları "kovmak" olduğunu söylediği de bildirildi. Eski bir öğrenci olan Nicole Jones, duruşmada "transfobikler" kelimesinin aşağılayıcı bir şekilde kullanıldığını söyledi ve ekledi: "Wadhwa’ya personeli kapsayıcılık politikalarına dahil etmenin en iyi yolunun ne olduğu soruldu ve o da açık bir şekilde 'Onları kovun' yanıtını verdi."