Dini özgürlükler cinsiyet ideolojisi yüzünden saldırı altında

Amerika'nın temel özgürlüklerinden biri olan dini özgürlükler, hükümet tarafından saldırıya uğruyor.
Dini özgürlükler cinsiyet ideolojisi yüzünden saldırı altında


Erişim tarihi: 16.01.2024
Kaynak: nationalreview.com

Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletindeki inançlı aileler, toplumsal cinsiyet ideolojisine itiraz etmeleri nedeniyle çocuk evlat edinme ya da koruyucu aile olma şansından mahrum bırakılacaklar. Bu ideolojiye boyun eğdiği oldukça açık olan Biden yönetimi, koruyucu bakıma muhtaç çocuklar için "güvenli ve uygun" bir evlat edindirmeyi, çocuğun sözde “cinsiyet kimliğini onaylayacak" bir uygulama olarak tanımlayan yeni kurallar öne sürdü ve birçok dindar Amerikalıyı cinsiyet disforisi (cinsiyet hoşnutsuzluğu) ile mücadele eden çocukları evlat edinmekten men etti. Bu sapkın standartların tüm ebeveynlere dayatılması sadece an meselesi.

Özel işyerlerinde ise, işverenlerin cinsiyet ideolojisinin "kişisel cinsiyet zamirlerini" kullanmaları konusunda ısrar eden bir uygulama kılavuzu önerildi. (İngilizcede “o” zamiri cinsiyet belli eder, kendi cinsiyetini reddedenler kendilerinden söz edilirken cinsiyetsiz veya karşı cinsiyete ait zamirlerin kullanılmasını talep eder.) Eğer dini açıdan bir itirazınız varsa, nefret suçu ve tacizden suçlusunuz demektir.

Devlet okullarında da dini ayrımcılığın söz konusu olduğunu görebiliyoruz. Örneğin, Montgomery County, Md. okul yönetim kurulu, çok küçük yaştaki çocukların cinsiyet disforisini teşvik eden hikaye kitaplarına ve diğer yüksek derecede cinselleştirilmiş materyallere maruz kalmasını talep ediyor. 

Katolikler, Protestanlar, Müslümanlar ve Yahudiler gibi çeşitli inançlara sahip ebeveynler çocuklarının bu materyallere maruz kalmasını istemiyor, okul yönetim kurulu ise bu isteği reddediyor. Bunun üzerine bu ebeveynler cesurca bir dava açarak alt mahkemede kaybetseler de daha sonra temyize gittiler. 

Peki inançlı insanlar ötekileştiriliyor mu? Biraz öyle gibi görünüyor. Sözde ilerici politikalar kürtajı ve cinsiyet ideolojisini desteklerken vicdan haklarını ve dini özgürlüğü kıskacına alıyor.

İster yurtiçinde ister yurtdışında olsun, din özgürlüğünü savunmak bir insanlık görevidir. Nijerya, Nikaragua ve Çin gibi ülkelerde pek çok inanç sahibi insan akıl almaz zulümlerle karşı karşıyadır ve bizim ahlaki yükümlülüğümüz her yerde herkesin inanma hakkını savunmaktır.