Çocuklara 100'den fazla cinsiyet olduğunu söylemek büyük bir sorumsuzluktur.

İngiliz okullarında küçük çocuklara öğretmenleri tarafından 100'den fazla cinsiyet olduğunun söylenmesi veliler arasında artan endişelere neden oluyor.
Çocuklara 100'den fazla cinsiyet olduğunu söylemek büyük bir sorumsuzluktur.

 

Erişim tarihi: 11.01.2024

Kaynak: spiked-online.com

 

İngiliz okullarında "toplumsal cinsiyet" ideolojisinin yükselişi toplumda endişeye neden oluyor. Bunun aşırı olduğunu düşünebilirsiniz, ancak İngiliz okullarının translar tarafından ele geçirilmesi ufak bir mesele değil. Bilimsel olmayan bir inanç sistemi artık gerçekmiş gibi dayatılıyor ve çocuklarımız saçma fikirler bombardımanına tutuluyor: bir kişinin cinsiyet değiştirebileceği ve aralarından seçim yapabileceği sayısız uydurma cinsiyet olduğu fikri gibi.

Endişe verici bir şekilde, pek çok öğretmen bunu kabul ediyor ya da en azından okulun bu yöndeki yönergelerine uyuyor. Bu durum çocuklarımızın gelişmekte olan kişilikleri açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Transgenderizm son derece gericidir ve cinsiyet rollerine ilişkin eski moda tutumlara dayanmaktadır - erkek çocuklar mavi giymeli ve oyuncak askerlerle oynamalı, kızlar ise pembe giymeli ve bebeklerle oynamalıdır. Ve endişe verici bir şekilde, eğer çocuklar bu basmakalıp kalıplara uymazlarsa, doğrudan bir sorunları olduğu varsayılır.

Az da olsa aklı olan herkes, küçük kız ve erkek çocuklarının, birçoğunun "cinsiyetlerine uygun olmayan" çeşitli ilgi alanları ve davranışları olabileceğini bilir. Çocukları bir dizi fantezi etiketle kısıtlamak yerine bu davranışların doğal bir gelişim süreci olabileceğini bilmeliyiz.

Kim olduklarını yeni yeni anlamaya başlayan çocuklara kafa karıştırıcı suni cinsiyetler yüklemek mantıklı değildir - özellikle de bu etiketler aktivistler tarafından uydurulduğunda. Örneğin, bir grup insan, seçilebilecek 58 cinsiyet olduğunu iddia ediyor. Bir diğer grup 72 cinsiyet olduğunu öne sürüyor. 9 ila 11 yaş çocuklara yönelik bir BBC programı ise 100'den fazla cinsiyet olduğunu söylüyor. Yani sürekli yeni cinsiyetler icat ediliyor.

Bu uydurma "cinsiyet kimlikleri" çocuksu, hayalperest zihinlere hitap etmeyi amaçlıyor. Sonuçta, bilime ve uzaya ilgi duyan hangi çocuk kendisini 'astral cinsiyet' olarak adlandırmaktan ve bir şekilde galaksilerle bağlantılı hissetmekten hoşlanmaz ki? Çocukların kişiliklerinin ortaya çıkmasına izin vermenin, onlara yeni bir 'cinsiyet atamaktan’ çok daha mantıklı olduğunu anlamak için sadece bir parça sağduyu yeterli.

Ayrıca, çocukların kişiliklerinin bedenlerine uymadığı düşüncesini benimsemelerini isteyemeyiz. Bu, çocukları ergenlik engelleyicilere ve transseksüel ameliyatlarına doğru iten korkunç bir yola sürükleyebilir ve bu da onlara kalıcı zararlar verebilir. Bunun yerine, çocukların insan biyolojisinin temel gerçeklerini ve bunların yeni gelişen kişilikleriyle nasıl etkileşime girdiğini anlamalarına yardımcı olmalıyız.

Birçok yetişkin bu ideolojinin saçmalığını kabul etse de, çocukların da bu saçmalığı göreceğini düşünüyor. Çocukların gerçeği kurgudan ayırma konusunda becerikli olduğunu sanıyorlar. Ancak, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışırken öğrendiğim en önemli şeylerden biri, küçük çocukların genellikle yetişkinler tarafından kendilerine hayat hakkında söylenenleri, özellikle de otorite konumundaki yetişkinlerin söylediklerini özümsedikleridir.

Cinsiyet kimliği
Okullarda çocuklara 100'den fazla cinsiyet olduğunun söylenmesi veliler arasında artan endişelere neden oluyor.

Küçük çocuklar öğretmenlerinin anlattıklarını eleştirel bir gözle değerlendirmezler. Onlar genellikle öğretmenlerin üzerine yazı yazabileceği boş levhalardır. Ve eğer bu 'yazı' kızların erkek olabileceğini ya da tam tersini söylüyorsa, çocuklar ne yazık ki bunu gerçek olarak kabul edeceklerdir.

Çocuklar çoğu yetişkinin sahip olduğu şüphecilik seviyesine sahip değildir. Tam da bu nedenle onların masumiyetinin farkına varmalıyız. İlginç bir rapor, çocukların okula başladıklarında, ebeveynlerinin söylediklerinden çok öğretmenlerinin söylediklerine inandıklarını ortaya koymuştur. Çünkü bizler de çocuklarımıza öğretmenlerinin sözünü dinlemelerini söylüyoruz.

Araştırmalar ayrıca küçük çocukların öğretmenler gibi yetişkinlerden onay almak istediklerini ortaya koymuştur.[1] Ve bu onayı elde etmek için öğretmenlerinin isteklerine uyarlar. Eğer öğretmenleri onlara renkli bir tablodan cinsiyetlerini seçmelerini söylerse, muhtemelen bunu yapacaklardır. 

Geleneksel olarak, çocuklara etiketlenmeye ihtiyaç duymayan benzersiz kişiliklere sahip olduklarını öğrettik. Psikolojik olarak bu çok daha sağlıklı bir tutum, özellikle de günümüzde çocukların mücadele etmesi gereken bunca çok şey olduğu için. Yeni nesil, müfredattaki düzenli değişiklikler ve sorunlu ekonomi nedeniyle ailelerde yaşanan stres gibi büyük zorluklarla karşı karşıya. Tüm bunlara çocukluk ve ergenlik dönemindeki arkadaşlık ilişkileri ve diğer karmaşık durumlar da eklenince çocuklarda anksiyete ve depresyon oranlarının son yıllarda hızla artması hiç şaşırtıcı olmamalı. 'Cinsiyet kimliği' uydurması konusunda da üzerlerine biraz daha yük bindirilmesine hiç ihtiyaçları yok.

Gerçek şu ki, ebeveynler evde buna ne kadar karşı koymaya çalışırsa çalışsın, çocuklar okulda etkilenme riski altındadır. Kısaca 100'den fazla cinsiyetten bahsetme saçmalığının okullarda yeri olmamalıdır.

 

[1] Rudolph KD, Caldwell MS, Conley CS. Need for approval and children's well-being. Child Dev. 2005 Mar-Apr;76(2):309-23. doi: 10.1111/j.1467-8624.2005.00847_a.x. PMID: 15784084; PMCID: PMC3294263.