Cinsiyet ideolojisinin toplum ve eğitim sistemi üzerindeki etkileri ve transseksüel çocuğun inşası

Cinsiyet ideolojisinin dayattığı 'trans olduğunuzu söylüyorsanız transsınızdır' anlayışı toplumu ve eğitim sistemini etkilemenin ötesinde, 2 yaş kadar küçük çocukları dahi transseksüellik ağına çekmeyi amaçlıyor.
Cinsiyet ideolojisinin toplum ve eğitim sistemi üzerindeki etkileri ve transseksüel çocuğun inşası

 

Erişim tarihi: 04.05.2023

Kaynak: thecritic.co.uk

 

Cinsiyet ideolojisinin batı toplumu üzerinde derin bir etkisi vardır. "Doğuştan gelen ve değişmez cinsiyetli bir öz" konsepti (belki de cinsiyetli bir ruh gibi bir şey?), hukuk ve politikada anatomik cinsiyet gerçeğinin yerini almış, hatta erkek ve kadın gibi temel kelimelerin anlamını bile sarsmıştır. Özellikle çocuklar üzerindeki etki bizi daha da endişelendirmelidir. 

Açık olalım. 1960'larda Amerikalı psikiyatristler tarafından ortaya atılmış ve 2006'da Endonezya’nın Yogykarta kentinde yapılan cinsiyet prensip anlaşmasında yazılmış olsa da “cinsiyet kimliği” gerçeklikte karşılığı olmayan bir ifadedir. Sözde cinsiyet kimliğine olan saplantı, transseksüellerin kafasında gerçekten neler olup bittiğine dair araştırmaları da engellemektedir.

Bilindiği üzere Tavistock Cinsiyet Servisi (GIDS) "güvenli ya da uygulanabilir uzun vadeli bir seçenek olmadığı" tespit edildiğinde kapatıldı. Daha da önemlisi, Ulusal sağlık hizmetleri "ruh sağlığı hizmetleriyle güçlü bağlantılar" içeren daha "bütüncül" bir yaklaşım geliştirmeyi planlamakta. Ancak sorunlar bu tek klinikten daha büyüktür. Kabul ve teşvik yaklaşımı, yani "trans olduğunuzu söylerseniz transsınızdır" kabulü tüm topluma yayılmıştır.

Childline'a (Çocuk hattı) başvuran çocuklara "Cinsiyetiniz anatominizden farklı olabilir" deniyor. Peki o zaman cinsiyet nedir? Kuruluş ekliyor, "cinsiyetinizi oluşturan pek çok şey vardır, bunlara ... nasıl giyindiğiniz veya davrandığınız da dahildir". Bu tanımın yetersiz kalması durumuna karşın, Childline'ın bağlı olduğu Çocuklara İşkenceyi Önleme Derneği (NSPCC) bunu çözmeyi gençlerin kendilerine bırakıyor: "Cinsiyet kişisel bir duygudur ve bir çocuk ya da genç, hislerine en uygun olanı en iyi bilecek kişidir".

Transseksüel
Cinsiyet ideolojisi küçük çocukların dahi transseksüel olabileceğine dair yanlış algı oluşturmayı hedefliyor.

Bu sorumluluktan kaçışın bir sınırı yok gibi görünüyor. LGBT aktivisti bir kuruluş olan Stonewall, araştırmaların 2 yaşından küçük çocukların trans olduğunu bildiklerini gösterdiğini iddia ediyor ancak herhangi bir kaynak belirtemiyor. Bu gerçekten de bir fikrin sebepsiz yere kök saldığı ve okulların bunu beslediği bir alan. Sorunları dikkate alan okullar bile sadece izliyor.

Örneğin geçen yıl, Girls' Day School Trust'ın (GDST - Kızlar Günü Okul Vakfı), kızlar için tek cinsiyetli eğitime olan bağlılığını yeniden teyit eden yeni politikası tartışmalara yol açmıştır. İngiltere ve Galler'de 25 okul işleten vakıf, "GDST okullarına kabuller, aday öğrencinin doğum belgesinde kayıtlı olan yasal cinsiyetine göre yapılır" şeklinde bir karar almıştır.

Çok doğru! Cinsiyetin bir anlamı vardır ve gözlemlenebilirdir. Ancak politika, kafa karışıklığı yaratacak bir kara deliğe yuvarlanıyor. Transgender ağı geniş bir alana yayılmıştır ve "cinsiyet değiştirmek istemeyen ancak cinsiyet disforisi (cinsiyetten duyulan hoşnutsuzluk) yaşayanları ve interseksleri" de kapsamaktadır. (Türk toplumunda hünsalık olarak bilinen interseksüellik, doğuştan çift cinsel organa sahip olmak demektir ve bunun görülme oranı istatistiklere yansıtılmayacak kadar azdır )

Cinsel gelişimlerinde farklılıklar olan kişilerin neden transgender şemsiyesi altına sokulduğu elbette açıklanmamıştır. Bunu bir kenara bıraksak bile herhangi bir öğrencinin taciz ve zorbalıktan korunması için neden transseksüel etiketi alması gerekiyor? Eğer bir kız çocuğu saçını kısa kestirmek ve feminen giysiler giymemek istiyorsa, bırakın yapsın. Bunu yapmak için kendisini erkek olarak ya da non-binary (iki cinsiyeti de reddeden, cinsiyetsiz olduğunu iddia eden kişi) olarak tanımlaması gerektiğini söylemeyin. Bunun yerine okullar "trans çocuklar" kavramını benimsedi. Onları etiketledi ve ayrı bir yere koydu. Bu çocukların gelecekte karşı karşıya kalacağı sonuçlar çok büyüktür, üstelik sadece tıbbi müdahaleye sevk edilebilecek olanlar değil, hepsi. Daha önce çocukların hayallerini hiç bu şekilde gerçek addetmemiştik. Diğer cinsiyette oldukları ya da belki de hiçbir cinsiyette olmadıkları yanılsaması altında yetiştirilmelerinin uzun vadeli psikolojik gelişimleri üzerinde nasıl bir etkisi olacak? Bunu kimse bilmiyor.

Transseksüel
Eğer bir kız çocuğu saçını kısa kestirmek ve feminen giysiler giymemek istiyorsa bu onun transseksüel olduğu anlamına gelmez.

Başka okullar da diğer çocukların haklarını çiğneyen cinsiyet politikaları geliştirmiştir. Leeds'te bir devlet okulu olan Ralph Thoresby Okulu, "Trans gençlerin, iddia ettikleri cinsiyetlerinin tuvaletlerini kullanma konusunda yasal hakları vardır" açıklamasında bulunmuştur. Öyle mi? (İngiltere) Okul Binaları Yönetmeliği 2012'ye göre, "8 yaş ve üzeri kız ve oğlan çocuklar için ayrı tuvalet olanakları sağlanmalıdır" ve bunun tek istisnası her iki cinsiyetin de erişebileceği tek kişilik bağımsız kabinlerdir. "Oğlan ve kız çocuklarının" her zaman olduğu gibi çocuk yaştaki erkek ve kadın anlamına geldiğini varsayarsak, bu okul yasayı yanlış uygulamaktadır. Bu da ilginç bir durum çünkü okulun yönetim kurulu başkanı Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu'nda çalışıyor.

Yöneticisi olduğu okul, soyunma odaları konusunda ‘bırakın yapsınlar’cı liberal bir tutum sergilerken, yani transseksüel olduğunu iddia eden öğrenci "eğer erkek veya kız soyunma odalarında rahat hissetmiyorsa, ayrı soyunma tesisleri sağlanabilir" derken, çalıştığı Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu (EHRC) oldukça farklı tavsiyelerde bulunuyor. İngiltere'deki Okullar için Teknik Kılavuz, tüm çocukların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaktadır: “Bir okul, transseksüel bir öğrenci için … öğrencinin personel soyunma odası veya başka bir uygun alan gibi özel soyunma tesislerini kullanmasına izin verebilir.” Görüldüğü üzere EHRC trans olduğunu iddia eden öğrenciler uğruna cinsiyetiyle sorunu olmayan öğrencilerin feda edilmesine onay vermemektedir. EHRC'nin yaklaşımında, kız ve erkek çocuklar tek cinsiyetli alanları korunurken, cinsiyet disforik çocuklar için alternatif hükümler önerilmektedir. Peki EHRC'nin bir çalışanı, yönettiği okulun EHRC'yi dikkate alması konusunda neden ısrarcı olmuyor? Çalıştığı okul iyi uygulamaların kalesi olabilirdi; bunun yerine, siyaseti insanların önüne koyan aktivist bir lobinin iteklediği cinsiyet ideolojisinin esiri olan pek çok okuldan biri.

"Trans çocuğun" yaratılması kimseyi özgürleştirmedi, özellikle de tek cinsiyetli alanlarından vazgeçmeleri istenen diğer çocukları. Ancak bu fırtınanın merkezindeki çocuklara, kendilerine bir cinsiyet dayatılmasına ihtiyaç duymayan cinsiyet hoşnutsuz çocuklara da yardımcı olmadı. Kadın hakları geri alınabilir, ancak çocuklar yalnızca bir kez büyürler. Onlara önyargılarımızı ve takıntılarımızı dayatmayı bırakmanın ve kız ve erkek çocukları olarak huzur içinde büyümelerine izin vermenin zamanı geldi.