Büyük trans araştırması detranslardan bahsetmekten kaçınıyor

Ulusal Trans Eşitliği Merkezi'nin yayınladığı ABD Transgender Araştırmasının anket verileri, aktivistlerin kullandığı argümanların hiçbirini desteklemiyor.
Büyük trans araştırması detranslardan bahsetmekten kaçınıyor


Kaynak: unherd.com
Erişim tarihi: 13.02.2024

Amerika’da, Ulusal Transseksüel Eşitlik Merkezi, kendini trans olarak adlandıran 92,329 kişinin demografik özellikleri, tutumları, inançları ve deneyimlerinin anlık bir görüntüsünü - ya da belki de anlık bir görüntünün anlık bir görüntüsünü - sağlayan ABD Transgender Araştırmasının ön bulgularını yayınladı.

Başlıca bulgular arasında demografik bir genel bakış (translık iddiasındaki insanlar ABD nüfusunun genelinden daha beyazdır), insanların kendilerini nasıl “tanımladıklarının” dökümü (örneklemin %35'i trans kadın, %25'i trans erkek ve %38'i nonbinary, yani iki cinsiyeti reddeden olarak tanımlanmış, son %2'lik kısmı ise crossdresser’lar yani karşı cinsiyetin kıyafetlerini giyenler oluşturmuştur) ve cinsiyet değiştirme sonrası yaşamdan duyulan memnuniyet oranları yer almaktadır.

Sonuçlar arasında ilginç bulgular da yer almaktadır. Örneğin, çocuk sahibi olan trans yetişkinlerin %17,6'sı aynı zamanda trans olduğunu iddia eden bir çocuğa sahip olduğunu bildirmiştir. Muhabir Evan Urquhart, bazı açılardan bu rakamın çok yüksek olduğunu ve "cinsiyet kimliğinin bazı yönlerinin genetik olarak kalıtsal olabileceği hipotezini" destekleyebileceğini belirtiyor. Ancak gerçekleştirilen çalışmalar transseksüelliğe ilişkin bir gen bulunmadığını gösteriyor. Bu noktada, trans ebeveynlerin, çocuklarının esas cinsiyet algıları üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiliyor.

Araştırmacılar, örneklemin rastgele seçilmediğini dolayısıyla sonuçların, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki transları temsil edemeyeceği gibi, anketin birçok sınırlaması olduğunu da kabul etmektedir. Katılımcılar ise trans savunucusu örgütler, LGBT destek grupları, sağlık merkezleri ve çevrimiçi topluluklar aracılığıyla toplanmış ve nakit ödüller kazanma olasılığı ile katılmaya teşvik edilmiştir. (Bu anket en son 2015 yılında yapıldığında, katılımcıların birden fazla kez katılmalarını - dolayısıyla ödül kazanma şanslarını artırmalarını ve sonuçları çarpıtmalarını - önleyecek herhangi bir mekanizma mevcut değildi ve araştırmacıların, katılımcıların kimliklerini doğrulamak ve tekrar yanıt vermelerini önlemek için herhangi bir adım attığını gösteren bir kanıt bulunmamaktadır).

Transgender
ABD Transgender Araştırmasının anket verileri, aktivistlerin kullanacağı argümanların hiçbirini desteklemiyor.

Aktivistler ise bu anketin sonuçlarını, amaçları doğrultusunda kullanmak için hiç vakit kaybetmiyor. Ancak ABD Transgender Araştırmasının anket verileri, aktivistlerin kullanacağı argümanların hiçbirini desteklemiyor. Aktivistler anket sonuçlarını, cinsiyet değiştirme sürecinin olumsuz sonuçlarını rapor eden ya da ergenlik çağındaki kadınlar arasında transseksüelliğin hızla arttığına işaret eden yayın organlarına bir "çalım" olarak sunarken bile, anket, transseksüellikten vazgeçme ile ilgili kritik sorulara cevap vermekten özellikle kaçıyor.

Elbette sonuçlarda, yetişkin katılımcıların büyük kısmı cinsiyet değiştirdikten sonra kendilerini hayatlarından çok ya da biraz daha memnun olarak tanımlıyor. Çünkü (bu araştırmada olduğu gibi) yalnızca halihazırda transseksüel olduğunu ve cinsiyet değişiminin başında olan kişilerle anket yaparsanız, olumsuz sonuçları dışarıda bırakmış olursunuz. Dolayısıyla, şu anda trans olduğunu söyleyen yetişkin katılımcılar, aslında bize gelecekte kaç ergen ve genç yetişkinin cinsiyet değiştirmekten pişman olabileceği hakkında hiçbir şey söylemiyor. Hastaların cinsiyet değiştirme sunağında yaptıkları fedakarlıklar - sağlıklı vücut parçalarını kesip aldırmak, kalıcı kısırlık ve cinsel zevki kaybetmek - cinsiyet değiştirme prosedürlerinin işe yarayıp yaramadığını yeniden düşünmeyi acı verici bir hale getiriyor.

Ankette cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirdiğini bildiren katılımcıların çoğu ameliyat sonrasında memnun olduklarını söylüyor. Ancak hasta memnuniyeti, tıbbi bir durumun tedavisi olarak görülen bir prosedürün, amaçlandığı gibi işe yarayıp yaramadığının güvenilir olmayan bir ölçütü niteliğindedir. Toplum içinde işlev görebilme ve semptom yönetimi gibi daha güvenilir göstergeler yerine hasta memnuniyetinin kullanılması, transseksüel ameliyatlarının belirsiz durumuna dikkat çekiyor. Aktivistler, cinsiyet değiştirme ameliyatlarının "hayat kurtarıcı" olduğunu iddia ediyor ancak genel olarak hasta memnuniyetini, insülin tedavisi veya kemoterapi gibi hayat kurtarıcı müdahalelerle değil, kozmetik cerrahinin sonuçları ile ölçüyor.