Biden yönetimi 'LGBT ideolojisini' ihraç etmeyi temel dış politika önceliği haline getirdi

Aile Araştırma Konseyi tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, Biden yönetimi LGBT gündemini yurt dışına taşımayı en önemli dış politika önceliği haline getirdi.
Biden yönetimi 'LGBT ideolojisini' ihraç etmeyi temel dış politika önceliği haline getirdi

 

Erişim tarihi: 15.12.2023

Kaynak: dailycaller.com

 

Aile Araştırma Konseyi tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, Biden yönetimi LGBT gündemini yurt dışına taşımayı en önemli dış politika önceliği haline getirdi.

2021'de Portekiz'deki ABD Büyükelçiliği, "drag queenlerin performansları, ensest ve pedofili tasvirleri" ile "Queer Lisboa" film festivaline 10.000 dolar bağışta bulundu ve ardından 2022'de Ekvador'daki ABD Büyükelçiliği, Centro Ecuatoriano Norteamericano Abraham Lincoln (CENA) adlı kültür merkezine "drag tiyatro performansları ve LGBT temalı medya" için 20.600 dolarlık bir hibe verdi.

FRC'nin (Family Research Council, dini özgürlük, aile değerleri, yaşam hakkı gibi konulardaki muhafazakâr görüşleri savunan, kâr amacı gütmeyen düşünce kuruluşu) Dini Özgürlük Merkezi Direktörü ve raporun yazarı Arielle Del Turco Daily Caller News Foundation'a verdiği demeçte, "Amerikalı vergi mükellefleri, zar zor kazandıkları vergi gelirlerinin bu programlardan bazılarını finanse ettiğini bilse gerçekten çok şaşıracaklardır, özellikle de bu Amerika Birleşik Devletleri'nde çözülmüş bir sorun değilken... O halde neden tüm bu sorunları başkalarına ihraç ediyoruz?’’ dedi.

Aile Araştırma Konseyi'nin "LGBT İdeolojisini İhraç Etmek: Biden Yönetiminin Dış Politika Önceliği" başlıklı raporu, yönetimin LGBT gündemini yabancı topraklara empoze etmeye yönelik çabalarını ve harcamalarını nasıl artırdığını ortaya koyuyor. Rapora göre yönetim 2021'den bu yana "LGBT aktivizmini, programlarını ve araştırmalarını" finanse ediyor, "LGBT anma günlerini resmen tanıyor", "LGBT mültecilere öncelik veriyor ve Onur Ayı'nı ABD elçiliklerinde bir demirbaş haline getiriyor.”

2011 yılında Obama yönetimi, LGBT haklarının "küresel bir sorun" olduğunu ve önemli bir insan hakları meselesi olarak ele alınması gerektiğini savunan bir genelge yayınladı. On yıl sonra, Biden yönetimi görevi devraldı ve kendi mutabakatını yayınlayarak bunu ABD için bir ulusal güvenlik meselesi olarak gösterdi ve "cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya ifadesi veya cinsiyet özellikleri temelinde ayrımcılığa son vermeyi" ve hem yurtiçinde hem de yurtdışında LGBT haklarını ilerletmede dünyaya liderlik etmeyi görev edindi.

FRC'nin Dini Özgürlük Merkezi Direktörü ve raporun yazarı Arielle Del Turco, Daily Caller News Foundation'a yaptığı açıklamada, yönetimin mevcut gidişatının devam etmesini beklediğini söyledi.

LGBT
Aile Araştırma Konseyi'nin raporu, ABD yönetiminin LGBT programları için milyonlarca dolar fon desteği sunduğu ortaya koydu.

Del Turco, "LGBT ideolojisini yurt dışına nasıl taşıdıkları konusunda çok açık sözlüler ve bundan gurur duyuyorlar" dedi. "Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bir kongre duruşmasında kendisine Ekvador'da bir drag show'u finanse etmek için sunulan bir devlet departmanı hibesi hakkındaki soruya bunu savunmaktan çok mutlu olduğunu ifade ederek cevap verdi. Bu yüzden bu, Biden yönetiminin kaçındığı bir şey değil... ve bu raporla yapmak istediğimiz şey, Biden yönetiminin yurt dışında ne kadar ileri gittiğini Amerikan halkına tam olarak göstermektir."

Raporda ayrıca ABD'nin, 2011 yılında eski Başkan Barack Obama tarafından "100'den fazla ülkede" LGBT önceliklerini desteklemek amacıyla kurulan ve ABD'nin başkanlık ettiği bir kamu-özel sektör ortaklığı kuruluşu olan Küresel Eşitlik Fonu'na (GEF) önemli miktarda bağış yaptığı belirtiliyor.

Rapora göre, yakın tarihli bir GEF hibesi "LGBT Programları" için 1,5 milyon dolara kadar destek sunmuş ve 2021 itibariyle GEF "100 milyon doların üzerinde fon desteği" almıştır. Yine rapora göre, 2022 yılında Dışişleri Bakanlığı 67 ülkeyi LGBT vatandaşlarına yönelik "onarım terapisini*" yasaklamadıkları için eleştirmiştir. 

Del Turco, "Biden yönetimi 'onarım terapisi' terimini kullandığında, aslında bir kişinin aynı cinsiyetten etkilenmesine sebep olan duygularıyla mücadele ettiği ve bu [duyguları] hakkında konuşmak için bir danışmana gitmek istediği her türlü durumdan bahsediyor," dedi. "Dolayısıyla Biden yönetimi bu ülkeleri sözde 'onarım terapisi' uyguladıkları için kınarken, aslında kınadıkları şey Hıristiyan danışmanların ifade özgürlüğüdür, cemaatlerine bu konuda danışmanlık yapabilecek papazları kınıyorlar."

Dışişleri Bakanlığı ayrıca LGBT vatandaşlarını tanımadığı için 48 ülkeye ve 'yasal cinsiyet tanınırlığına’ sahip olmadığı için 154 ülkeye de dava açmıştır.

 

*Onarım/dönüşüm terapisi, kişilerin yaşadığı cinsiyet memnuniyetsizliği ya da cinsiyet konusundaki kafa karışıklıklarını ele alan terapi türüdür. Kişilerin radikal bir karar almadan önce sorunlarının kökenine inip genel psikolojik durumlarını iyileştirmeyi amaçlar ve bu yolla kişilerin yaşadığı memnuniyetsizliği/kafa karışıklığını büyük ölçüde tedavi eder