Amerika'da bir polis teşkilatı gerçekleri yansıtmak yerine pedofili mahkumun duygularını korumayı tercih etti

4 yaşında bir çocuğa karşı cinsel suç işlediği için hapis cezasına çarptırılan bir erkeğin Manchester Polisi tarafından 'vahşi bir kadın' olarak tanımlanması tepkilere yol açtı.
Amerika'da bir polis teşkilatı gerçekleri yansıtmak yerine pedofili mahkumun duygularını korumayı tercih etti


Kaynak: spiked-online.com
Erişim tarihi: 09.01.2024

Görünüşe göre Greater Manchester Polisi (GMP) için pedofililerin duyguları gerçeklerden çok daha önemli. Geçtiğimiz haftalarda polis, Naomi (Nathan) O'Brien ve Jonathan Walker adlı iki mahkûmun bir çocuğa karşı işledikleri cinsel suç nedeniyle mahkûm edildiklerini bildirdi. GMP X'te şu paylaşımı yaptı: 'Bir erkek ve bir kadın, bir çocuğun cinsel istismarı nedeniyle toplam 16 yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırıldı." Ancak bu tam olarak doğru değildi. Metne, erkek olduğu çok açık olan transseksüel O'Brien'ın sabıka fotoğrafı da eşlik ediyordu.

Kendisini trans olarak adlandıran O'Brien, yeni yürümeye başlayan bir çocuğa eşgüdümlü olarak tecavüz edilmesindeki rolü nedeniyle dört yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı - bu arada bu böylesine korkunç bir suç için son derece az bir ceza. O’Brien’ın Jonathan Walker ile mesajlaşmalarında ahlaksız ve pedofilik düşüncelerini birbirleriyle açıkça paylaştıkları görülüyor. Walker, O'Brien'ın yönlendirmesi altında çocuğu istismar etmiş ve ikili saldırı görüntülerini internetteki diğer pedofililerle paylaşmış. Kamuoyu bu korkunç suçun arkasında gerçekten kimin olduğunu bilmeyi hak ediyor.

Ancak GMP sadece sosyal medyada değil, basına verdiği demeçlerde de kamuoyunu etkili bir şekilde aldatıyor. GMP'nin Çevrimiçi Çocuk İstismarı Araştırma Ekibinden dedektif müfettiş Zoe Marsden, O'Brien'ı yanlış bir şekilde 'vahşi bir kadın' olarak tanımladı. Bu bariz yalan, BBC'den yerel gazetelere kadar pek çok yayın organı tarafından haberleştirildi ve O'Brien'ın biyolojik olarak erkek olduğu gerçeğinden hiç bahsedilmedi.

Keep Prisons Single Sex (KPSS; Hapishaneleri Tek Cinsiyetli Tutun) adlı baskı grubunun yöneticisi Dr. Kate Coleman bu aldatmacayı hiç şaşırtıcı buluyor. Coleman, “erkekler tarafından işlenen suçların kadınlar tarafından işlenmiş gibi kaydedilmesi ve rapor edilmesi” konusunda GMP'nin yalnız olmadığını söylüyor. KPSS her yıl ülke genelindeki polis teşkilatlarına şüphelilerin cinsiyetlerinin veri tabanlarına nasıl girildiğini soruyor. Bu yıl, KPSS'nin taleplerine cevap veren 32 kurumdan 'hiçbiri, doğumda kaydedilen cinsiyeti standart olarak doğru kaydetmedi'. Bir şüpheli tecavüzle suçlandığında bile bu durum devam ediyor; bu suç, İngiliz yasalarına göre yalnızca penisini kullanan bir erkek tarafından işlenebilir. Bu tür yanlış kayıtların sonuçları ciddi ve geniş kapsamlıdır. Coleman'ın açıkladığı gibi: “Bazı suç kategorileri kadınlar tarafından çok nadiren işleniyor. Bu, bir veya iki erkek suç vakasının bile kadın alt grubuna tahsis edilmesinin, bu veriler üzerinde önemli bir etkiye sahip olabileceği ve hem güvenilirliği hem de yararlılığı ve hizmet geliştirmeyle olan ilişkisini tehlikeye atabileceği anlamına gelir.”

Transseksüel Naomi (Nathan) O'Brien, Jonathan Walker'ı bir çocuğa karşı cinsel suç işlemeye teşvik ettiği için hapis cezasına çarptırıldı. 

Cinsiyet farklılıklarının kabul edilmesi artık trans-pandering (genellikle bir kişinin veya bir kurumun, transları desteklemek amacıyla bilinçli olarak çaba gösterdiği, reklam yaptığı veya politika izlediği durumları ifade eder) çevrelerinde hoş karşılanmıyor olabilir, ancak erkek sanıkların her suç kategorisinde kadınlardan daha fazla olması inkar edilemez bir gerçek olmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı'nın verileri, erkeklerin tüm suçlar için kendilerini mahkemede bulma olasılıklarının çok daha yüksek olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Cinsel suçlardan yargılananların yüzde 98'i ve kişiye karşı şiddet suçundan ceza alanların yüzde 82'si erkeklerden oluşuyor.

Daha da rahatsız edici olanı, özellikle cinsel suçluların arasında trans mahkumların orantısız bir şekilde daha fazla görülmesi. Hükümet rakamları, 2020 itibariyle, transseksüel olarak tanımlanan 129 erkek mahkumdan 76'sının cinsel suçtan en az bir mahkumiyeti olduğunu gösteriyor. Bu mahkumiyetlerin 36'sı tecavüz, 10'u ise tecavüze teşebbüs suçlarından. Hiç şüphesiz birçoğu 'trans olduğunu’ tutuklandıktan sonra keşfetmiş, belki de sadece bir kadın hapishanesinde yer bulmak istemiştir. Kim bilir…

Bir bütün olarak cezaevi sistemi, kadın olduğunu iddia eden erkek suçlular tarafından o kadar işgal edildi ki, İngiltere'nin HMP Downview hapishanesinde cinsiyet tanıma sertifikası (kişinin yasal cinsiyetinin değiştirildiğini ve artık başka bir cinsiyete büründüğünü resmi olarak tanımlayan belge) bulunan mahkumlara kolaylık sağlamak için özel bir koğuş kurulmuştur.

Bu trans mahkumların çoğunun peruk takmış erkekler olduğu açık olmasına rağmen, onlara kadınlardan farklı davranmamamız bekleniyor. Kraliyet Savcılık Servisi'nden polise ve BBC'ye kadar birçok kurum onlara kadın demekte ve onları dişil zamirlerle adlandırmakta ısrar ediyor. Bu suçluların kendi beyan ettikleri cinsiyetlerinin biyolojik cinsiyetlerinden daha önemli olduğu yalanına sarılıyorlar. GMP de dahil olmak üzere pek çok polis teşkilatının Stonewall ve LGBT Vakfı da dahil olmak üzere trans lobi gruplarıyla yakın ilişkileri olduğu düşünüldüğünde bu durum çok da şaşırtıcı değil.

Bu suçları soruşturanlar ve bunu haberleştirenler, görevlerinin ahlaksız pedofililerin duygularını korumak değil, gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu unutmamalıdır. Tüm insanların bu korkunç suçları gerçekten kimin işlediğini bilmeye hakkı vardır.