Almanya, transseksüellerin isimlerini ve yasal cinsiyetlerini kolaylıkla değiştirmelerini sağlayan yasa tasarısını onayladı

Alman milletvekilleri, transseksüel ve nonbinary insanların resmi kayıtlarda isim ve cinsiyetlerini değiştirmelerini kolaylaştıracak yasayı onayladı.
Almanya, transseksüellerin isimlerini ve yasal cinsiyetlerini kolaylıkla değiştirmelerini sağlayan yasa tasarısını onayladı

Kaynak: voanews.com
Erişim tarihi: 15.04.2024

Alman milletvekilleri, transseksüel ve nonbinary (iki cinsiyeti reddeden) insanların resmi kayıtlarda isim ve cinsiyetlerini değiştirmelerini kolaylaştıracak yasayı onayladı. Şansölye Olaf Scholz'un liberal eğilimli koalisyon hükümetinin 2021’in sonunda göreve gelirken vaat ettiği sosyal reformlardan biri olan "kendi kaderini tayin yasası" 1 Kasım'da yürürlüğe giriyor. Avrupa Birliği'nin en kalabalık ülkesi olan Almanya, bu değişikliği yapan diğer ülkeleri takip ediyor. 

Parlamentonun alt kanadı Bundestag, 11 çekimser oyla birlikte 251'e karşı 374 oyla söz konusu değişikliği onayladı. Buna göre yeni Alman mevzuatı, yetişkinlerin başka formaliteler olmaksızın nüfus müdürlüklerinde ilk isimlerini ve yasal cinsiyetlerini değiştirmelerine izin verecek. Yasaya göre insanların isim veya cinsiyet değişikliği için üç ay önceden kuruma bildirimde bulunmaları gerekecek.

Kırk yıl öncesine dayanan mevcut "transseksüel yasası", resmi belgelerde cinsiyet değiştirmek isteyenlerin önce "transseksüalizmin özel sorunlarını yeterince bilen" iki uzmandan değerlendirme alınmasını ve ardından mahkeme kararı alınmasını gerektiriyordu. Bu yasanın hazırlanmasıyla birlikte Almanya'nın en üst mahkemesi, transseksüellerin boşanmasını, kısırlaştırılmasını ve cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmesini gerektiren diğer hükümleri iptal etti.

Cinsiyet değiştirme
Alman milletvekilleri, transseksüel ve nonbinary'lerin resmi kayıtlarda isim ve cinsiyetlerini değiştirmelerini kolaylaştıracak yasayı onayladı.

Yeni mevzuat kişilerin sadece yasal kimliklerine odaklanıyor. Ülkenin mevcut cinsiyet değiştirme ameliyatı kurallarında herhangi bir revizyon içermiyor. Yeni kurallar, 14 yaş ve üstü çocukların ebeveynlerinin veya vasilerinin onayıyla isimlerini ve yasal cinsiyetlerini değiştirmelerine izin veriyor ancak onlar kabul etmezse, gençler bir aile mahkemesinden ebeveynlerinin / vasilerinin kararını geçersiz kılmasını talep edebiliyor. On dört yaşından küçük çocuklar söz konusu olduğunda ise, ebeveynlerin veya vasilerin onlar adına nüfus müdürlüğüne başvuruda bulunmaları gerekiyor. Resmi bir isim ve cinsiyet değişikliği yürürlüğe girdikten sonra, bir yıl boyunca başka bir değişikliğe izin verilmiyor. Yeni mevzuat, örneğin kadınlar için spor salonları ve soyunma odaları işletenlerin bu mekanlara kimin erişebileceğine karar vermeye devam edeceğini öngörüyor.

Ana akım muhafazakâr muhalefet ise, söz konusu yasayı istismar ve kötüye kullanımı engellemek üzere herhangi bir önlem sunmaması ve gençler için yeterli koruma sağlamaması nedeniyle eleştiriyor. Muhafazakar milletvekili Susanne Hierl, hükümetin birçok kadının ve kız çocuğunun haklı endişelerini görmezden gelmesinden şikayet ediyor. Hierl, "Gürültülü ama çok küçük bir grubu tatmin etmek istiyorsunuz ve bunu yaparken toplumu bölüyorsunuz" ifadelerini kullanıyor. Sağcı ve Almanya için Alternatif Partisi'nden Martin Reichardt ise "ideolojik saçmalık" olarak nitelendirdiği bu durumu eleştiriyor. Adalet Bakanı Marco Buschmann ise yaptığı açıklamada istismar ihtimaline karşı çok sayıda önlem alındığını iddia ediyor. Yeni yasanın toplumun tamamının çıkarlarını dikkate aldığı konusunda ısrar eden Buschmann, "bu yasayla bazılarının söylediğinden çok daha az şey değişecek" şeklinde bir ifadede bulunuyor.

Diğer ülkelerin yanı sıra Danimarka, Norveç, Finlandiya ve İspanya'da da halihazırda benzer yasalar bulunuyor. Birleşik Krallık'ta ise İskoç parlamentosu 2022 yılında 16 yaş ve üzeri kişilerin kimlik belgelerindeki cinsiyet ibaresini kendi beyanlarıyla değiştirmelerine olanak tanıyan bir yasa tasarısını kabul etti. Bu karar İngiliz hükümeti tarafından veto edilmiş ve İskoçya'nın en yüksek hukuk mahkemesi de Aralık ayında bu kararı onaylamıştı.

Diğer sosyal liberal reformlarda ise Olaf Scholz’un hükümeti sınırlı miktarda esrar bulundurmayı yasallaştırdı, Alman vatandaşlığı kazanma kurallarını hafifletti, çifte vatandaşlığa sahip olma kısıtlamalarını sona erdirdi ve doktorların kürtaj hizmetlerinin reklamını yapma yasağını sona erdirdi. Eşcinsel evlilik ise 2017 yılında yasallaşmıştı.